Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/2246 E. 2026/1331 K. – İtirazın İptali

Konu: İtirazın İptali

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/2246
Karar No
2026/1331
Karar Tarihi
Konu
İtirazın İptali

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2022/2246

KARAR NO:2026/1331

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:23/02/2022

NUMARASI:2021/130 E. - 2022/207 K.

DAVANIN KONUSU:İtirazın iptali

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya lojistik hizmeti sağladığını, bu sırada 07.02.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davalı tarafından, müvekkiline 75.000,80 TL zarar bildiriminde bulunulduğunu, 27.02.2020 tarihinde davalı yanca davacıya hasar bedeli faturası kesildiğini, hasar görmeyen malların iadesi akabinde, davacı tarafından davalı yanın bildirimlerine dayalı olarak 19.03.2020 tarihinde 35.000,00 TL iade faturası kesildiğini, davacının davalının bildirimlerine dayalı olarak, davalı ile aralarındaki cari hesaptan 40.000,80 TL hasar bedeli mahsup ettiğini, fakat sigorta şirketi (... AŞ)'nin 282340 sayılı hasar dosyası üzerinden ekspertiz incelemeleri ve taşınmasına aracılık edilen malların birim fiyat değerlerinin üreticisinden alınması sonucunda 40.000,80 TL hasar bedelinin sigorta şirketi tarafından reddedildiğini, davalıya ait malların toplam fatura değerinin 25.502,19 TL olduğu, bunların 7.500,00 TL'lik kısmının zarar görmediği gerekçesiyle 7.500,00 TL sovtaj bedeli düşülerek 18.000,00 TL kısmının zarar gördüğünün tespit edildiğini, davacıya bu miktarın ödendiğini, i bu doğrultuda Beyoğlu .... Noterliğinin ... yevmiye numarası ile davalı yana ihtar çekildiğini, ancak davalının Bakırköy .... Noterliğinin 13.07.2020 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile olumsuz cevap verildiğini, kazada zarar gören mallara karşılık sigorta şirketi tarafından ödenen 18.000,00 TL nin mahsubu ile cari hesap bakiyesinden düşülen 40.000,00 TL'dan bu bedelin tenzili ile kalan 21.997,82 TL nin cari hesap borcuna ilavesiyle davacının bu bedel kadar alacaklı olduğunu, bu bedelin davalı yanca iadesi gerektiğini, iade edilmemesi üzerine Bakırköy 10. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyayla davalıya karşı icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından haksız olarak borca itiraz ediliğini ve takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; davacının iddia etmiş olduğu zararla davalının hiç alakası olmadığını, sigorta şirketinden alamadığı ücreti müvekkiline yüklemeye çalıştığını, davacının asıl muhatabının malları aldığı ... ... Şti. ya da sigorta şirketi olduğunu, davalının, davacının dava dışı firmadan aldığı malları taşıma görevini gördüğünü, davalının satıcı ... firması ile davacı arasında bir köprü görevi gördüğünü, tüm edimlerini yerine getirdiğini, bu nedenle huzurdaki davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğini, davanın ayrıca ...Şirketi ve ... AŞ'ye ihbar edilmesi gerektiğini, davacı tarafın iddialarının somut olmayıp davayı somutlaştırması gerektiğini, davanın esastan da reddi gerektiğini, müvekkilinin dava dışı ...Şirketi ne verdiyse, onu taşıdığını, ne fatura kestiyse o faturayı kestiğini, ne kadar iade yaptıysa o kadar iade işlemi gerçekleştirdiğini, davacının istemiş olduğu faiz, faiz oranı ve faizin başlatıldığı tarihlerin de yanlış olduğunu, icra inkar tazminatı isteyebilmenin şartlarının da oluşmadığını savunarak, davanın reddini ve %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; ''...İncelenen tüm dosya kapsamı,tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine göre; davalı firma dava dışı ...'nin İstanbul içi taşıma işlemini yapan firma olup, şehir dışı taşımalarında davalı tarafından taşeron şirketlere yaptırıldığı, ... tarafından davalı ...'ye teslim edilen malların Konya'ya taşınması için davalı ... tarafından davacıya verildiği, davacının işvereninin davalı ... firması olduğu dikkate alındığında, davalının husumet itirazı yerinde görülmemiştir.Davacının, davalıdan teslim aldığı malların Konya'ya taşınması sırasında 07/02/2020 tarihinde meydana gelen kazada, malların bir kısmının zarar görmesi üzerine davacıya ait aracın sigortası ... Sigorta tarafından zarar gören malların bedellerinin bir kısmı tazmin edilmiş olup, ...'nin davacıdan talebi üzerine davalıdan malların değerinin sorulduğu ve davalının 27/02/2020 tarihinde 75.000,80 TL hasar bedeli faturası kestiği, hasar görmeyen mal bedeli faturasının 35.000,00 TL olduğunu söylemesi üzerine davalının beyanına istinaden 35.000,00 TL yönünden iade faturası kesilip, 40.000,80 TL hasar bedelinin ise davalının cari hesabından düşüldüğü, ancak daha sonra sigorta tarafından malların toplam bedelinin 25.502,19 TL olduğu, bununda 7.500,00 TL'lik kısmının zarar görmediği belirtilerek 18.002,19 TL ödeme yapılması üzerine davalının beyanına göre fatura keserek davacıyı takibe konu miktar kadar zarara uğrattığı iddiasıyla eldeki dava açılmış olup, yaptırılan bilirkişi incelemesinde, dava konusu emtiaların 4 adet faturaya dayalı olup, bu emtiaların KDV hariç iskontolu fiyatının 25.502,18 TL olduğu, ekspertiz tarafından da belirtilen miktarın hasar bedelinin kadri maruf olduğu, hasarlı emtia yönünden sigorta tarafından yapılan ödemenin 20.112,84 TL olduğu, hasar bedelinin davalı firma tarafından davacıya KDV'li fatura edildiğinden iadede de KDV dahil fatura edilmesi gerektiğinden KDV dahil mahsup edilecek tutarın 23.733,15 TL olduğu, hasar bedeli faturasının tanzim edildiği tarihte ekspertiz işlemleri tamamlanmadığından mahsuplarında davalı tarafından düzenlenen hasar bedeli yansıtma faturasında dikkate alınmadığının anlaşıldığı bildirilmiş olmakla davacının talep edebileceği fazla fatura edilen kısmın 16.267,65 TL olduğu belirtilmiş olup, rapor teknik olarak yeterli görüldüğünden hükme esas alınmış ve yapılan hasar tespitleri ve mahsuplar sonucu davacıya fazla fatura edilen kısmın 16.267,65 TL olduğu anlaşılmakla bu miktar yönünden asıl alacak talebinin kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.Dava İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, faturadan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen miktarın % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine karar verilerek" gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 16.267,65 TL asıl alacak yönünden davalının Bakırköy 10. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takibe vaki itirazının iptaline, takibin asıl alacak yönünden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 2/2.maddesi gereğince Merkez Bankasının kısa vadeli krediler için öngördüğü değişen oranlarda avans faiz oranı uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, hükmedilen alacağın %20'si üzerinden hesap edilen 3.253,53 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.Bu karara karşı, davacı ve davalı vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, katılma yoluyla sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 02.11.2022 tarihli bilirkişi raporu ile davacının davalıdan alacaklı olduğunun tespit edildiğini, bilirkişi raporunda takip öncesi dönem için talep edilen faiz yönünden hesaplama yapılması için ihtarnamenin tebliğ evrakının sunulması gerektiğinin belirttiğini, ihtarnamenin tebliğ şerhi celbedilmeden dosyanın bilirkişiye tevdii edildiğini, bu sebeple hem usul ve yasaya aykırı hem de davanın esasına etki edecek nitelikte hatalı ve eksik bir rapor oluşturulduğunu, işbu tebliğ şerhinin dosyaya celbedilmeden karar verilmesinin HMK 27. Maddesindeki Hukuki Dinlenilme Hakkı ve Anayasa'nın 36. Maddesinde yer alan Adil Yargılanma Hakkı'na aykırılık teşkil ettiğini, bu sebeple işbu tebliğ şerhi celbedilmeden alınmış olan bilirkişi raporundaki hesaplama doğrultusunda eksik incelemeye dayalı hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu sebeple işbu tebliğ şerhini sunduklarını ve tebliğ şerhi dikkate alınarak işlemiş faiz hesaplanması ve diğer hatalı hesaplamaların düzeltilerek yeniden hesaplama yapılması sonrası davanın tümden kabulüne ve sadece müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı aleyhine neden icra inkar tazminatına hükmedildiğinin anlaşılamadığını, borcu dahi olmayan, bilirkişi raporu lehine olan, kısmen itirazları kabul edilen müvekkilinin neden kötü niyetli görülerek aleyhine tazminat hükmedildiğini anlaşılamadığını, raporda somut bir şekilde müvekkili firmanın bu bedelden sorumlu olup olamayacağı yönünde beyanda bulunulmadığını, rapor içeriğinden iş bu bedelden dava dışı 3.firma ve sigortanında sorumlu olabileceği anlamı çıktığını, müvekkilinin, davacının dava dışı firmadan aldığı malları taşıdığını, davacı dava dışı firmadan ne mal aldıysa ona taşıdığını, davacının sigortaya eksik bildirim yapmasının sorumlusunun müvekkili olmadığını, davacı alması gereken bedelin tamamını sigortadan tanzim ettiğini, eksik yada kalan bir bakiye varsa bunun sorumlusunun müvekkili firma olmayıp dava dışı ya da sigorta firması olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, davacı fiili taşıyanın, davalı akdi taşıyana fazla ödediğini iddia ettiği hasar bedelinin iadesi için başlattığı ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın, İİK'nın 67.maddesi kapsamında iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili ve davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili; davalının dava dışı ...Şirketine ait bir kısım emtiaların İstanbul'dan Konya'ya taşınması işini üstlendiğini, bu taşımayı da davacı şirket aracılığı ile gerçekleştirdiğini, davacının taşıması sırasında aracın kaza yapması sebebiyle davacının davalıya hasar bedeli ödemesi yaptığını, ancak davacının sigorta şirketinin yaptığı ekspertiz incelemesinde hasarlanan emtia bedelinin daha düşük olduğunun tespit edildiğini ileri sürerek, davalıya fazla ödenen bedelin iadesi için takip başlatmış, itiraz üzerine eldeki davayı açmıştır.Davalı vekili ise; davalının, satıcı ... firması ile davacı arasında bir köprü görevi gördüğünü, tüm edimlerini yerine getirdiğini, davalıya husumet yöneltilemeyeceğini savunmuştur. Dosya kapsamında bulunan Bakırköy 10. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı takip dosyasının incelenmesinde; 27.10.2020 tarihinde davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 21.997,82 TL asıl alacak, 1.706,33 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 23.704,15 TL üzerinden takip başlatıldığı, alacağın avans faizi ile birlikte tahsilinin talep edildiği, davalı borçlunun süresi içinde takibe itiraz ettiği, itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği ve bu sebeple davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmaktadır. Davacı vekilinin istinaf başvurusu yönünden yapılan istinaf incelemesi sonucunda;Dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgeler ile taraf vekillerinin beyanlarının incelenmesi sonucunda; davalının dava dışı ...Şirketine ait bir kısım emtiaların İstanbul'dan Konya'ya taşınması işini üstlendiği, bu taşımayı da davacı şirket aracılığı ile gerçekleştirdiği, buna göre davacının fiili taşıyıcı, davalının ise akdi taşıyıcı olduğu, taşıma sırasında 07.02.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle bir kısım emtiaların zarar gördüğü ve hasarlandığı, bu sebeple davalının davacıya 27.02.2020 tarihli ve 75.000,80 TL hasar bedeli faturası düzenlediği, daha sonra tarafların anlaşması ile davacının 35.000,00 TL iade faturası kestiği, kalan 40.000,80 TL bedelin davacı tarafından aradaki açık hesap ilişki kapsamında mahsup edildiği, bir diğer ifade ile davacının davalıya meydana gelen zarar sebebiyle 40.000,80 TL ödeme yaptığı, bu hususlarda esasen taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı anlaşılmaktadır. Daha sonra davacının yurt içi taşıyıcı sorumluluk abonman sigorta poliçesi kapsamında sigortacısı olan dava dışı ... AŞ tarafından yapılan ekspertiz incelemesi ile davalının akdi taşıyıcısı, davacının da fiili taşıyıcısı olduğu ve taşıma sırasında hasarlanan mal bedelinin daha düşük olduğunun tespit edilmesi üzerine davacı tarafça davalıya fazla yapılan ödemenin 21.997,82 TL olduğu belirtilerek bu miktar asıl alacak ile 1.706,33 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 23.704,15 TL üzerinden davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, itiraz üzerine eldeki davanın açıldığı görülmektedir. Bu açıklamalara göre uyuşmazlık, dava konusu taşıma sebebiyle davacının davalıya ödediği hasar bedelinin fazla olup olmadığı, fazla ise iade etmesi gereken miktarın ne kadar olduğu noktasında toplanmaktadır. Mahkemece alınan bilirkişi raporu ile davacının davalıya ödemesi gereken miktarın 23.733,15 TL olduğu, buna göre davacının ödediği 40.000,80 TL'den bu miktarın düşülmesi ile davalının iade etmesi gereken hasar bedelin 16.267,65 TL olduğu tespit edilmiş olup bilirkişi raporu Dairemizce de hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunmuştur. Bu sebeple hesaplamaya yönelik davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Davacı vekili, işlemiş faiz hesabı yönünden ihtarnamenin tebliğ şerhini sunduklarını, ancak mahkemece bu tebliğ şerhi olmadan bilirkişi incelemesi yaptırıldığını, eksik inceleme bulunduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de; davacı tarafça takipteki asıl alacak miktarı olan 21.997,82 TL üzerinden itirazın iptali davası açılmış, bu miktar üzerinden harç yatırılmış, 1.706,33 TL işlemiş faiz miktarı ise itirazın iptali davasına konu edilmemiştir. Dava konusu edilmemiş bu miktar bakımından herhangi bir karar verilemeyeceğinden tebliğ tarihine göre faiz hesabı yapılmasına da gerek bulunmamaktadır. Bu sebeple, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi de yerinde görülmemiş ve istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Davalı vekilinin istinaf başvurusu yönünden yapılan istinaf incelemesi sonucunda; Yukarıdaki bentte açıklandığı üzere mahkemece bilirkişi raporu kapsamında davanın kısmen kabulü usul ve yasaya uygun olup davalının sorumluluğu bulunmadığı yönündeki davalı istinaf sebebi yerinde değildir. Ancak, davalının fazla tahsil ettiği ve iadesi gerektiği anlaşılan miktarın tespiti yapılan bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkmış olup İİK'nın 67/2 maddesi kapsamında alacağın likit olduğundan söz edilemez. Bu sebeple mahkemece, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının bu yönden düzeltilmesi için kaldırılarak Dairemizce yeniden hüküm kurulması gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;Davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararın düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda;

1-Davanın kısmen kabulü ile 16.267,65 TL asıl alacak yönünden davalının Bakırköy 10. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takibe vaki itirazın iptaline, takibin asıl alacak yönünden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 2/2.maddesi gereğince Merkez Bankasının kısa vadeli krediler için ön gördüğü değişen oranlarda avans faiz oranı uygulanmasına,

2-Fazlaya ilişkin talebin reddine,

3-İcra inkâr tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine,

4-Kabul edilen miktar üzerinden alınması gerekli 1.111,24 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 375,67‬ TL harcın mahsubuyla bakiye 735,57 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,

5-Davacı tarafından yapılan 59,30 TL başvurma harcı, 375,67‬ TL peşin harç olmak üzere toplam 434,97‬ TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6-Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı UYAP'ta kayıtlı) 2.476,70 TL yargılama giderinden kabul ve red oranı üzerinden takdiren 1.831,54 TL'lik bölümünün davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

7-Kabul edilen kısım üzerinden AAÜT gereğince hesaplanan 5.100,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8-Reddedilen kısım üzerinden AAÜT gereğince hesaplanan 5.730,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

9-Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,

10-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde, yatıran tarafa iadesine,

11-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden:

a-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,

b-Davalı tarafından harcanan 220,70 TL istinaf başvuru harcı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

c-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, ,

12-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

13-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.09.07.2026

KANUN YOLU : HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca karar kesindir.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/2246, K. 2026/1331, T. 09.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-2246-e-2026-1331-k-acaf00fcc471