Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/2342 E. 2026/1350 K. – İtirazın İptali

Konu: İtirazın İptali

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/2342
Karar No
2026/1350
Karar Tarihi
Konu
İtirazın İptali

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2022/2342

KARAR NO:2026/1350

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:26/09/2022

NUMARASI:2019/306 Esas, 2022/834 Karar

DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan)

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacı bankanın dava dışı .... Şti. ile akdedilen 05.06.2017 tarihli Genel Ticari Kredi Sözleşmesi ile adı geçen firmaya kredi tahsis ettiğini ve kullandırdığını, davalı ...'ın söz konusu kredi sözleşmesini 770.000,- TL limitle müteselsil kefil sıfatıyla ve asıl borçlunun davacı bankaya olan doğmuş ve doğacak her türlü borcunu ödemek üzere imzaladığını, borçlunun kredi koşullarına uymaması, borcun zamanında ödenmemesi sebebiyle borçlulara Ankara ... Noterliğinden 06.12.2018 tarihinde ... numaralı ihtarname keşide edildiğini, anılan ihtarname ile kredi hesaplarının kat edilmiş olduğunu, 06.12.2018 tarihi itibarı ile baliğ olunan tutarın 153.875,32 TL olduğunu, kredi alacağının ilgili sözleşme gereğince tamamen ödenerek tasfiye edileceği tarihe kadar %32,5 temerrüt faiz oranı üzerinden işleyecek faiz ve ferileriyle birlikte 1 gün içinde ödenmesi gerektiğinin, aksi takdirde yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiğini, Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/50 D. İş. numarası ile ihtiyati haciz kararı ile Bakırköy 6. İcra Müdürlüğünün ... dosyası ile 30.01.2019 tarihinde 167.939,84 TL üzerinden takibe başlandığını, takip emrini 05.04.2019 tarihinde tebellüğ eden borçlunun 12.04.2019 tarihli itiraz dilekçesinde özetle herhangi bir borcunun bulunmadığı bu nedenle ödeme emrine, faiz oranına ve işlemiş faiz ve ferilerine itiraz ettiğini belirttiğini ve takibin durduğunu, icra dosyasına yapılan itirazın bankaya tebliğ edilmediğini, alacağın usulüne uygun kat edilerek icra takibine başlanmasının kredi sözleşmesi, usul ve yasalara uygun olduğunu, borçlunun davacı bankaya borçlu olmadığı iddiasının tamamen gerçek dışı olduğunu, borçlunun dava dışı ... Şti. nin davacı bankadan kullandığı kredilerin kefili olduğu ifade edilerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla itirazın iptali, takibin devamı, davalının %20 icra inkâr tazminatına mahkum edilmesi, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yüklenmesini talep ve dava etmiştir.Davalı, cevap dilekçesi sunmamıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Davacı banka ile dava dışı .... Şti. arasında 05.06.2016 akdedilen 770.000,- TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesini davalı ... müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzalandığı, bu sözleşme kapsamında 08/05/2017 tarihinde 250.000,00 TL tutarlı, 36 ay vadeli %10,92 faiz oranlı kredi kullanıldığı, taksitlerin ödenmemesi üzerine noterlik aracılığı ile borcun ödenmediğine, kefil olarak sorumlu olduğuna dair ihtarname çıkartıldığı akabinde icra takibi başlatıldığını, icra takibine yapılan itiraz üzerine itirazın iptali talepli olarak mahkememiz iş bu davanın ikame edildiği, incelenen tüm dosya kapsamı, incelemeye sunulan belgeler, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriği ile tüm dosya kapsamında göre; davacının takip ve dava tarihi itibariyle davalıdan 154.215,34 TL asıl alacak, 5.180,59 TL işlemiş faiz, 259,02 TL %5 oranında BSMV , 100,20 TL ihtiyati haciz masrafı, 606,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 160.361,15 TL alacağının bulunduğu anlaşıldığından davalının itirazının bu miktar bakımından iptaline, davalının aleyhine girişilen icra takibinin tamamına haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiği, dava İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi cari hesaptan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen miktarın % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine karar verilerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçesiyle, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 154.215,34 TL asıl alacak, 5.180,59 TL işlemiş faiz, 259,02 TL %5 oranında BSMV , 100,20 TL ihtiyati haciz masrafı, 606,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 160.361,15 TL yönünden Bakırköy 6. İcra dairesinin ... sayılı dosyasında yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, 154.215,34 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren %25,68 oranında temerrüt faizi ve %5 oranında BSMV uygulanmasına, hükmedilen asıl alacak üzerinden %20 hesaplanan 32.072,23 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, gayri nakit alacak sistemine ilişkin olarak usulen açılmış bir dava bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir.Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili bankaca temerrüt faizi hesaplamalarında değişen faiz oranlarının baz alındığını, bilirkişi raporunda yapılan hesaplamada ve gerekçeli kararda ortaya çıkan tutar farklılıklarının, değişen faiz oranları değil takip tarihi itibariyle alacağa uygulanması gereken faiz oranı dikkate alınmak suretiyle yapıldığından müvekkili banka alacağı ile çeliştiğini, takip tarihi olan 30.01.2019'da müvekkili bankanın uyguladığı temerrüt faiz oranı %25,68 olduğundan, takipte talep edilen faiz oranının da %25,68 olduğunu, 06.12.2018 ihtarname tarihinde, dosyada mübrez banka faiz tabelalarından da görüleceği üzere, uygulanan temerrüt faiz oranının %32,50 olduğunu, bankaca ihtarname tarihi ile takip tarihi arasında değişen faiz oranlarının 12.11.2018- 11.12.2018 tarihleri arası %32,50, 12.12.2018- 22.01.2019 tarihleri arası %28,60, 23.01.2019- 14.04.2019 tarihleri arası %25,68 olduğunu, değişen faiz oranları dikkate alınmaksızın hesaplama yapıldığından işlemiş faiz kaleminde farklılık ortaya çıktığını, hesap kat tarihinden temerrüt tarihine kadar asıl alacağa cari faiz oranı uygulanarak alacağın kapitalize edilmesi gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, İİK'nın 67. maddesi uyarınca, ticari nitelikteki genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan banka alacağının davalı müteselsil kefilden tahsili için başlatılmış olan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya kapsamında bulunan Bakırköy 6.İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 154.535,97 TL asıl alacak, 11.032,58 TL temerrüt faizi, 820,77 TL BSMV 100,20 TL ihtiyati haciz masrafı, 606,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 167.095,52 TL alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25.01.2019 tarihli 2019/50 D.iş. Sayılı kararının gösterildiği, davalı tarafından borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Davacı banka ile davalı asıl borçlu ....Şti. arasında 05.06.2017 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davacı banka tarafından akdedilen genel kredi sözleşmesi kapsamında davalı asıl borçluya ticari kredi kullandırıldığı, davalının bu sözleşmeye 770.000,00 TL limitle müteselsilen kefil olduğu görülmektedir.TBK'nın 583/1.maddesine göre kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır. Somut olayda davacı, genel kredi sözleşmesinden doğan borcun ödenmemesi üzerine davalı asıl borçlu ve müteselsil kefil olan davalılar aleyhine başlattığı icra takibine itiraz edilmesi üzerine eldeki davayı açmış olup dosya kapsamına göre, davacı ile davalı asıl borçlu ....Şti. arasında 05.06.2017 tarihinde genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalının bu krediye müteselsil kefil olduğu, TBK'nın 583/1 maddesine göre davalının müteselsil kefaletinin geçerli olduğu, genel kredi sözleşmesi kapsamında davalı asıl borçlu şirketin kullandığı ticari kredi taksitlerinin geri ödeme süresi içinde ödenmemesi üzerine davacı tarafından 06.12.2018 tarihi itibariyle kredi hesabı kat edilerek Ankara.... Noterliğinin 06.12.2018 tarihli ve ... yevmiyeli ihtarnamesinin davalı asıl borçlu, davalı müteselsil kefillere gönderildiği anlaşılmaktadır.Hükme esas alınan 24.06.2022 tarihli ek bilirkişi raporunda; ''davacı banka Metrokent/Başakşehir Şubesinde yapmış olduğumuz incelemelerimizde davacı banka tarafından dava dışı ası borçlu şirkete kullandırılmış olan taksitli ticari kredi ile ilgili olarak geri ödeme planı ile dava dışı asıl borçlu şirkete ait vadesiz mevduat hesap ekstrelerinin sunulduğu, davacı bankanın, 30.01.2019 takip tarihi itibariyle, 154.215.34 TL asıl alacak, 5.180.59 TL. işlemiş faiz, 259.02 TL. 405 BSMV, 100.20 TL. ihtiyati haciz masrafı ve 606.00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 160.361.15 TL alacaklı olduğu, davacı bankanın, 30.01.2019 takip tarihi itibariyle, tespit üstünde kalan 154.535.97 TL. asıl alacak ve 167.095.552 TL. toplam alacak taleplerinin yerinde olmadığı, borç tamamen ödeninceye kadar takip tarihinden itibaren 154.215.34 TL, matrah üzerinden %25.68 oranında faiz ve bu faiz üzerinden %5 BSMV talep edilebileceği'' tespit edilmiştir.Davacı banka açısından genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın hesabında, hesap kat tarihine kadar ve kat tarihinden temerrüt tarihine kadar ana paraya akdi faiz yürütülüp kapitalize edildikten sonra belirlenen asıl alacağa, temerrüt tarihinden itibaren temerrüt faizi hesaplaması yapılma imkanı bulunmaktadır. Bankanın kat tarihinden itibaren işleyen akdi faizi asıl alacağına ilave ederek asıl alacak olarak talep etme, bir başka deyişle faizleri kapitalize etme hakkı bulunmaktadır. Böylelikle temerrüt tarihindeki akdi faizler ile asıl alacağın tamamı asıl alacak niteliğinde olup, bu miktara temerrüt faizi işletilebilecektir.Davacı vekilince ihtarname tarihi ile takip tarihi arasında değişen faiz oranlarının 12.11.2018- 11.12.2018 tarihleri arası %32,50, 12.12.2018- 22.01.2019 tarihleri arası %28,60, 23.01.2019- 14.04.2019 tarihleri arası %25,68 olduğu, değişen faiz oranları dikkate alınmaksızın hesaplama yapıldığından işlemiş faiz kaleminde farklılık ortaya çıktığı, hesap kat tarihinden temerrüt tarihine kadar asıl alacağa cari faiz oranı uygulanarak alacağın kapitalize edilmesi gerektiği ileri sürülmüştür. Bilirkişinin davacı banka şubesinde yaptığı incelemeden; banka tarafından asıl borçlu şirkete kullandırılmış olan taksitli ticari kredi ile ilgili ödeme planına göre akdi faizin % 10, 92 oranında olduğu, taksitlerin 06.06.2017 tarihinde başlayıp 06.05.2020 tarihinde sona erdiği, sunulan kredi ekstresi ve dava dışı asıl borçlu şirket vadesiz mevduat ekstrelerine göre, 06.09.2018 tarihli taksit dahil olmak üzere 16 adet taksit ödendiği, geri ödeme planında son ödenen taksit tarihinde anapara borcun 149.362,99 TL kaldığı,17.12.2018 temerrüt tarihi itibariyle asıl alacak tutarının tespiti için 06.09.2018 taksit tarihine kalan ana para borç tutarı üzerinden 06.09.2018 tarihinden 17.12. 2018 tarihine kadar olan süre için geri ödeme planında belirtilen oranda akdi faiz uygulanarak hesaplama yapıldığı buna göre asıl alacak tutarının hesap edildiği, temerrüt faizi için ise hesaplamada davacı banka tabela faiz oranları esas alınarak hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır. Diğer bir anlatımla kullanılan ticari krediye ticari uygulanan akdi faiz belirlendikten sonra temerrüt tarihine kadar bulunan alacağa akdi faiz işletilip, temerrüt tarihinden icra takip tarihine kadar temerrüt faizi olarak uygulanıp takip tarihi itibariyle alacak tespit edilmiştir.Davacı vekilince bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğu ileri sürülmüş ise de, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olup banka kayıtları üzerinde ve dosya kapsamı itibariyle inceleme yapıldığı, bu kapsamda alacağı tespit edildiği anlaşıldığından aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,

2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline,

3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 09.07.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.

KANUN YOLU:HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/2342, K. 2026/1350, T. 09.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-2342-e-2026-1350-k-78e893c61000