Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/2372 E. 2026/1343 K. – İtirazın İptali

Konu: İtirazın İptali

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/2372
Karar No
2026/1343
Karar Tarihi
Konu
İtirazın İptali

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2022/2372

KARAR NO:2026/1343

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:06/07/2022

NUMARASI:2021/300 Esas, 2022/637 Karar

DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, taraflarca istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; 31.08.2020 tarihli, ... BANK .. Şubesine ait, ... iban numaralı, keşidecisi ...A.Ş, aval vereni ... olan 50.000 euro bedelli çekin ödeme vadesi gelmesine rağmen, borçlunun talebiyle iyiniyetli olarak iş bu çekin karşılığının olmadığını, bankaya yazdırılmadığını, borçlu firmanın kötü niyetli olarak devamlı olarak ödeme taahhüdünde bulunduğunu, ancak bu zamana kadar borcunun tamamını ödemediğini, bakiye 27.471,17 EURO müvekkili şirketin alacağının mevcut olduğunu, buna ilişkin Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/ 322 D. İş dosyasıyla, 27.417, 17 EURO asıl alacak için ihtiyati haciz başvurusunda bulunulduğunu ve 12.11.2020 tarihinde bu alacak yönünden ihtiyati haciz kararı verildiğini, verilen ihtiyati haciz kararının müvekkilinin adresi yetkisinde olan K.Çekmece 2. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasıyla işleme konulduğunu, aynı anda dosya ile esasa geçildiğini ve borçlulara ödeme emri tebliğe çıkartıldığını, borçlular tarafından haksız olarak kendilerine tebliğ edilen ödeme emirlerine itiraz edilerek, takibin durdurulduğunu, zorunlu dava şartı gereği arabulucuya başvurulduğunu, davalılara bildirim yapılmasına rağmen toplantıya katılmadıklarını, 2021/ 28602 numaralı Arabuluculuk başvurusundan 31.03.2021 tarihinde Uzlaşmama son tutanağı tutulduğunu, davalıların icra takibine vaki haksız itirazının iptali ile icranın devamına ve haksız itirazından mütevellit % 20 inkar tazminatına hükmedilmesini, arabuluculuk ve dava ücret-i vekaleti ile dava masraflarının davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar vekili, savunmasında özetle;Davacı tarafça müvekkili aleyhinde başlatılan Gaziantep İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile gönderilen ödeme emrine müvekkilin muaccel borcunun bulunmaması nedeni ile itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, bunun üzerine itirazın iptali istemi ile dava açıldığını, davanın reddinin gerektiği, dava dilekçesinin 2. maddesinde açıklanan alacaklı olduğunu iddia eden davacının, mükerrer alacak peşinde olduğundan öncelikle alacağını ispat etmesi gerektiğini, açılan davanın reddini, davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "Dava, çeke dayalı ilamsız icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; bir adet çekin kısmen ödenmediğini, çekin vadesinin gelmesine rağmen borçlunun talebiyle iyi niyetli olarak çek karşılığının olmadığının bankaya yazdırılmadığını, asıl alacak için ihtiyati haciz kararı alındığını, bu kararın icra takibine konulduğunu, borçluların icra takibine itiraz ettiklerinden takibin durdurulduğunu, arabuluculuk dava şartının sağlandığını, davanın kabulünü talep ettiği,Davalılar vekilinin cevap dilekçesinden özetle; yetkili mahkemelerin Gaziantep Asliye ticaret Mahkemesi olduğunu, davacı tarafa muaccel borcun bulunmadığını, davanın reddinin talep edildiği,Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, mahkememizin yetkili olup olmadığı, davacının davalılardan alacaklı olup olmadığı varsa miktarın hesaplanmasına ilişkin olduğu,Küçükçekmece 2. İcra Dairesinin ... sayılı dosyasının 27.471,17 EURO asıl alacak miktarına ilişkin olduğu, davacının alacaklı, davalıların borçlu taraf oldukları, takibin 31.8.2020 tarihli 50.000euro bedelli çeke ilişkin olduğu, davalıların icra takibine ve icra dairesinin yetkisine itiraz ettikleri, itirazın iptali davasının hak düşürücü sürede açıldığı,Çekin keşide yerinin Gaziantep olduğu, keşide tarihinin 31.08.2020, tutarının 50.000 euro olduğu, davacının lehdar, davalı ... keşideci, davalı ...'nin aval olduğu, çekin ibraz için bankaya sunulmadığı, çek arkasındaki ciroların iptal edildiğinin görüldüğü,Davacı tarafın davalı ... ile ticari ilişkisine yönelik faturaları sunduğu, fiyat tekliflerini, mutabakat belgelerini sunduğu, BA ve BS kayıtlarının celp edildiği, ihtiyati haciz kararının celp edildiği, taraflar arasındaki ticari ilişkiye yönelik belgeler, çek, davacının yerleşim yeri de dikkate alınarak icra dairesinin ve Mahkememizin yetkisine itirazın yerinde görülmediği,Davacı tarafın ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapıldığı, bilirkişi raporundan, davacı tarafın 2019-2020 yılına ilişkin ticari defterlerinin lehlerine delil niteliğinde olduğu, davacının 2019 yılında 11 adet 2020 yılında 5 adet olmak üzere toplam 16 adet fatura düzenlediği, 16 adet faturanın 13 adetinin karşılıklı olarak BA ve BS kaydının olduğu, bildirilmeyen 3 adet faturanın ise ilgili oldukları dönemle BA ve BS beyan sınırı altında olduğu, davacı tarafın hesabını EURO ve TL olarak tuttuğu, 3.2.2020 tarihinde davacı tarafın takibe dayanak çeki davalı lehine kayıtlarına aldığı, 28.08.2020 tarihinde davaya konu çekin müşteriye iade edilen çek olarak davacı lehine kayıtlara alındığı, davacı tarafın davalı taraftan 27.471,17 euro alacaklı olduğu, takibe konu edilen 24.471,17 EURO'nun 30.06.2020 tarihli cari hesaptan kalan 4.971,17 Euro ile 28.08.2020 tarihli takibe dayanak 50.000 EURO tutarlı çekin toplamından 11.11.2020 tarihli 27.500 TL ödemenin mahsubu sonrasında ortaya çıktığı, 27.500 EURO ödemenin ... tarafından davacı tarafa yapıldığı açıklamanın ... Halı Teslimat Para Transferi olduğu, diğer davalı ... Leblebicinin aval olduğunun tespit edildiği,Davalı tarafın ticari defterlerinin talimat yoluyla incelendiği, bilirkişi raporundan davalı ...'ün 2019 ve 2020 yılı ticari defterlerinin usule uygun tutulduğu, hesap hareket dökümlerinin çıkartıldığı, miktar düşüklüğü sebebiyle BA BS bildirimi olmayan üç adet faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, davaya konu çekin 3.2.2020 tarihinde davalı defterine çek ile ödeme olarak kaydedildiği, 27.500 Euro ödemenin de davalı defterine kayıtlı olduğu, davalı defter kayıtlarından davalının davacıdan 22.528,84 euro alacaklı olduğu, raporda çekin karşılıksız olup olmadığı keşideciye muamelesiz iade edilip edilmediğine göre iki seçenekli olarak düzenlendiği, TTK'nun 796 maddesi gereğince çekin muhatap bankaya ibraz edilmemesi sebebiyle kambiyo senedi niteliğini yitireceği, kambiyo hukukuna dayalı müracaat haklarının kaybedileceği, ancak bu durumda müracaat hakkını yitiren tarafın alacağına kavuşabilmesi için çeke yazılı delil başlangıcı olarak dayanmak suretiyle diğer taraf ile arasındaki temel ilişkiye yönelik dava açması ya da süresi içerisinde TTK'nın 818. madde atfıyla çeklerde uygulanması gereken 732. madde gereğince sebepsiz zenginleşme hükümleri doğrultusunda keşideciden alacağını talep etmesi gerektiği, hakimin bir davada sadece tarafların ileri sürdükleri maddi vakalar ve netice-i taleple bağlı olduğu, tarafların dayandıkları kanun hükümleriyle ve onların tavsifleriyle bağlı olmadığı, davanın hukuki sebebini belirlemenin mahkemenin görevi olduğu,Somut olayın incelenmesinde, itirazın iptali isteminin icra takibi ile sıkı ilişki içerisinde olduğu, icra takibinde borcun dayanağının 31.08.2020 tarihli çek olarak belirtildiği, çekin süresinde bankaya ibraz edilmediği, davacının lehdar davalı ... keşideci olduğu, davacının temel borç ilişkisine dayandığı, davacının davalı ... ile ticari ilişki olduğunun tarafların ticari defter ve kayıtlarından anlaşıldığı, davacının çek bedelinin ödenmemiş bakiye kısmını davalılardan talep ettiği, davacı ve davalı kayıtlarının esasında uyumlu olduğu, uyuşmazlığının çek bedelinin davalı taraflarca davacıya ödenip ödenmediğine ilişkin olduğu, çekin her iki taraf kayıtlarında olduğu, ancak çek bedelinin ödendiğinin tespit edilemediği, bu nedenle davacının 27.471,17 Euro alacağını sadece davalı ... şirketinden talep edebileceği, diğer davalı ... yönünden ise çekin süresinde ibraz edilmediğinden kambiyo vasfının ortadan kalkması sebebiyle aval olarak sorumluluğunun da kalmayacağı, bu davalıya ilişkin alacak istemine konu belgede ibraz edilmediğinden " gerekçesiyle, itirazın iptali davasının davalı ... A.ş. yönünden kabulü ile; davalının Küçükçekmece 2. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasındaki itirazının iptali ile, takibin 27.471,17 Euro alacak üzerinden devamına, devamına karar verilen icra takibindeki 27.471,17 EURO asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanun 4/A maddesi uyarınca devlet bankalarının 1 yıllık Euro hesaplarına uyguladıkları en yüksek faiz oranının uygulanmasına, alacak likit olduğundan ve itiraz kısmen haksız olduğundan asıl alacağın (27.471,17 Euro ) takip tarihindeki TL kur karşılığı 252.366,65 TL’nin %20 si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalı ... A.ş.’den alınarak davacıya verilmesine, davalı ... yönünden açılan davanın reddine, davalıların kötüniyet tazminat talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı, taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemenin, davalı ... yönünden açılan davanın reddine ilişkin kararı istinaf ettiklerini, aval verenin sorumluluğunun lehine aval verdiği kişinin sorumluluğuyla aynı olduğunu, ayrıca bu sorumluluğun lehine aval verilen kişinin sorumluluğundan da bağımsız olduğunu, aval ile teminat altına alınan kambiyo taahhüdü geçersiz dahi olsa avalin geçerliliğini sürdürmeye devam ettiğini, Mahkemece davalı ... aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesine rağmen ... vekili lehine maktu vekalet ücretine hükmetmesi gerekirken nisbi vekalet ücretine hükmettiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar verilmesini istemiştir.Davalılar vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davaya ilişkin icra takibine konu çekin kambiyo vasfında olmadığını, bedelsiz ve hükümsüz kaldığını, dava konusu takibin ilamsız takip olduğunu, salt davacının kayıtlarına göre alacak hesaplanmasının hukuki olmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun terditli hazırlandığını, raporun sonuç kısmında davacı firmanın davaya konu söz konusu çeki ilgili bankaya takas/tahsil için başvurarak çekin karşılıksız olduğunu tevsik etmesi veya çekin keşideciye muamelesiz iade edildiğini tevsik etmesi durumunda alacağının olması gerektiğini belirttiğini, farazi ve afaki hesaplama yaptığını, mahkemenin müvekkili ... yönünden davanın reddine karar verdiği gibi diğer davalı müvekkili ... A.Ş. yönünden de davanın reddine karar vermesi gerektiğini, mahkemenin likit olmayan alacak için de icra-inkar tazminatına hükmettiğini, hükmedilen faiz oranı ve vadesinin de hatalı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, ticari satıma ilişkin alacağın tahsili amacı ile başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davalı şirket aleyhine açılan davanın kabulüne, davalı ... aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince ve davaşılar vekilince, yasal süreleri içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya kapsamından; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı şirket tarafından davalı şirket ve diğer davalı hakkında Küçükçekmece 2. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında 27.471,17 Euro asıl alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalıların itirazı üzerine takibin durduğu ve itirazın iptali için eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesinde; Davalı tarafın yasal defter ve kayıtlarına göre davalı tarafın icra takip tarihi olan 04.01.2021 tarihi itibariyle davacı şirketten 22.528,84 Euro alacaklı konumda olduğu, davacı tarafı yasal defter ve kayıtlarına göre davacı tarafın 27.471,17€ alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Somut olayda ibraz müddeti geçen çek yazılı delil başlangıcı niteliğinde olup; davacı alacağının varlığını tanık dahil her türlü delil ile ispatlayabilir. Öncelikle davalı ... takip dayanağı çekte avalist olarak yer almakta olup, zamanaşımına uğrayarak kambiyo senedi vasfını kaybetmiş olan çekteki avalin hükmü kalmadığından, bu davalının avalist olarak sorumluluğu sona ermiştir. Mahkemece bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.Dava itirazın iptali davası olup, somut olayda dava davalı ... yönünden esastan reddedilmiştir. Bu durumda mahkemece haklarında davanın esastan reddine karar verilen ve kendilerini vekil ile temsil ettiren davalı ... lehine hüküm tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca dava değeri üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmuştur.Öte yandan tarafların defter ve kayıtlarının incelenmesi sonucunda davacı ve davalı şirket arasında ticari ilişki olduğunun ve çekin her iki taraf defterinde kayıtlı olduğunun tespit edilmiş olması ve söz konusu çekin davacının elinde bulunması ve çekin ödendiğine ilişkin herhangi bir delilin sunulmaması nedeniyle davacının davalı şirketten alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Alacak likit olduğundan kararda davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gibi asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/A maddesi uyarınca faiz işletilmesinde de hukuka aykırılık bulunmamaktadır.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usule ve yasaya uygun olup davacı ve davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, her iki taraf vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine,

2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline,

3-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 12.848,47 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsiline,

4-Taraflarca yapılan kanun yolu giderlerinin kendilerinin üzerinde bırakılmasına,

5-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 09.07.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.

KANUN YOLU:HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/2372, K. 2026/1343, T. 09.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-2372-e-2026-1343-k-875067cafd53