Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/2222 E. 2026/1327 K. – İtirazın İptali

Konu: İtirazın İptali

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/2222
Karar No
2026/1327
Karar Tarihi
Konu
İtirazın İptali

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2022/2222

KARAR NO:2026/1327

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:21/09/2022

NUMARASI:2019/182 E.- 2022/530 K.

DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında ticari iş ilişkisi kurulduğunu, hukuki ilişki çerçevesinde davalı yanın, müvekkili nezdindeki borcunun 65.064,92 TL'ye ulaştığını, her iki tarafa ait cari hesap ekstreleri ile borcun sabit olduğunu, alacağın tahsili için İstanbul 25. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı yanca takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; davalı şirket ile davacı arasındaki ilişkide mal verenin davalı müvekkili olduğunu, davalının Uluslar arası Standartlarda Üretim Yapma ve Bayilik Verme Yetkisine haiz CE Belgesi sahibi bir firma olduğunu, davacı ile davalının ticari ilişkisinin 2017 senesinde başladığını, davalı tarafından davacı şirkete bayilik verildiğini, davacı adına medikal ürünler üretilerek teslim edildiğini, halen dahi aktif olarak bayi statüsünde olan davacı şirket ile üretici statüsünde olan müvekkili şirket arasındaki ticari ilişkinin devam ettiğini, davacının bayiliğinini halen devam ettiğini, davacının adına üretilen ve taraflar arasındaki cari hesaba yansıtılmamış ürünlerin davacı uhdesinde bulunduğunu, müvekkilinin borçlu değil aksine alacaklı olduğunu, davalı tarafından davacı şirketin talebi üzerine üretilen, davacı uhdesinde bulunan ve listesi sunulan 162.666,70 TL tutarındaki ürünler gereğince alacaklı konumda olduğunu, davacının kendisine teslim edilen ürünlere karşılık olarak bir kısım ödemeleri müvekkiline yaptığını, ancak kendisine teslim edilen ve faturalandırılmamış ürün miktarları ve ücretleri göz önüne alındığında halen dahi müvekkiline borçlu konumunda olduğunu, davacı tarafa teslim edilen/stoklarında bulunan ürünler yönünden takas taleplerinin bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Tüm bu açıklamalar ışığında; her ne kadar davalı taraf, davacı taraf ile bayilik ilişkisi kurulduğunu iddia etmiş ise de davacı tarafın bayilik ilişkisini kabul etmediği, bayilik sözleşmesi kanunen herhangi bir şekle tabi değil ise de davalı tarafın bayilik ilişkisini ispat edemediği, taraflar arasında alım satım ticari ilişkiden kaynaklı açık hesap ilişkisinin olduğu göz önünde bulundurularak incelemeye devam olunmuş, davalı yanca davacı tarafın alacaklı olduğu iddia ettiği miktar yönünden ticari ilişki konusu malların davacıya teslim edildiği yönünde beyanda bulunulmuşsa da bunlara ilişkin herhangi bir fatura/sevk irsaliyesi gibi ispata yarar belge sunulamadığından mahkememizce aldırılan bilirkişi raporlarıyla davacı yanın davalı taraftan alacaklı olduğu hususu sabit olduğu ve davalı tarafça da davacıya ürün gönderildiği ve teslim edildiği olgusu ispat edilemediğinden; davanın kısmen kabulü ile; Davalının İstanbul 25. İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile 65.064,92 TL asıl alacak, üzerinden takibin aynı koşullarla devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, İstanbul 25. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 65.064,92 TL asıl alacak üzerinden üzerinden aynı koşullarla devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan asıl alacağın %20'si oranında 13.012,98 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava dosyasına sunulan tüm belgeler, mailller, yazışmalar ile hem taraflar arasındaki bayilik ilişkisinin hem de davacı tarafta müvekkiline ait davacı adına üretilmiş bir çok ürünün varlığının ispat edildiğini, mal gönderenin üretenin davalı olduğunu, davacı ile davalının ticari ilişkisinin 2017 senesinde başladığını, davalı tarafından davacı şirkete bayilik verildiğini, davacı adına medikal ürünler üretilerek teslim edildiğini, halen dahi aktif olarak bayi statüsünde olan davacı şirket ile üretici statüsünde olan müvekkili şirket arasındaki ticari ilişkinin devam ettiğini, davacının bayiliğinini halen devam ettiğini, davacının adına üretilen ve taraflar arasındaki cari hesaba yansıtılmamış ürünlerin davacı uhdesinde bulunduğunu, davalının borçlu konumunda değil aksine alacaklı konumda olduğunu, takas taleplerinin dikkate alınması gerektiğini, 09/01/2019 tarihli bu mailde davacı tarafın devam eden bayilik sözleşme ve devam eden ticari ilişki kapsamında uhdesinde bulunan ve kullandığı bir kısım ürünlere ilişkin fatura talebinde bulunduğunu, ancak bu hususun da dikkate alınmadığını, davalının bizzat davacı adına üretim gerçekleştirdiğini, davacının bayi olarak bunları aldığını, bu konuda uzmanlığı olan bilirkişiden rapor alınmamasının hatalı olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, ticari alım satım ilişkisi kapsamında avans olarak ödenen bedel karşılığı malın teslim edilmediği iddiasına dayalı olarak ödenen fazla bedelin iadesi için başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı vekili, dosya kapsamında yer alan dava dilekçesi ve diğer dilekçelerine göre; davacının davalıdan ticari ilişki kapsamında mal satın aldığını, davalıya duyulan güven nedeniyle mal teslim almadan peşinen ödemeler de yaptığını, ancak teslim edilmeyen mallar sebebiyle mal talebini kestiğini, ancak peşin yaptığı ödemelerin iade edilmediğini ileri sürerek, bu bedelin iadesi için icra takibi başlatmış, itiraz üzerine eldeki davayı açmıştır. Davalı vekili ise; davacının davalının bayisi olduğunu, davalının, davacı adına medikal ürünler üreterek teslim ettiğini, halen dahi aktif olarak bayi statüsünde olan davacı şirket ile üretici statüsünde olan davalı arasındaki ticari ilişkinin devam ettiğini, davacının bayiliğinini halen devam ettiğini, davacının adına üretilen ve taraflar arasındaki cari hesaba yansıtılmamış ürünlerin davacı uhdesinde bulunduğunu, müvekkilinin borçlu değil aksine alacaklı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Dosya kapsamında bulunan İstanbul 25. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 65.064,92 TL asıl alacak, 34,76 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 65.099,68 TL alacak yönünden icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak 30.011.2019 tarihli '' cari hesap'' alacağının gösterildiği, ödeme emrinin 04.02.2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından 08.02.2019 tarihinde süresinde verilen itiraz dilekçesi ile borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece, taraf defterlerinin incelendiği bilirkişi raporları uyarınca davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı yanca karar istinaf edilmiştir. Öncelikle, belirtmek gerekir ki, davalı taraf davacı ile arasında bayilik ilişkisi olduğunu ileri sürmüş ve bu konuda bir sertifika ile faturalandırılmayıp davacıda olan ürün listesi sunmuştur. Bu listede davacı imzası bulunmadığı gibi mevcut imzanın kime ait olduğu da anlaşılamamaktadır. Bayilik sözleşmesinin yazılı olma şartı bulunmamakla birlikte somut olayda, dosya kapsamı ve davalı yanca sunulan belgeler, taraflar arasında bayilik ilişkisi bulunduğunu ortaya koymamaktadır. Bu sebeple davalı vekilinin bayilik ilişkisi bulunduğu yönündeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Mahkemece, tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle bilirkişi raporları alınmış olup raporlarda; taraf defterlerinin tasdiklerinin süresi içinde yaptırıldığı, usulüne uygun tutulduğu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2017 yılında başladığı, her iki taraf ticari defterlerine göre 31.12.2018 tarihi itibari ile tarafların 65.064,92 TL borç-alacak bakiyesinde mutabık oldukları, defterlerin bu konuda uyuştuğu, davacı tarafın 2019 yılı ticari defterlerine göre 31.01.2019 takip tarihi itibari ile davalı taraftan 65.064,92 TL alacaklı olduğu göründüğü, davalı taraf ticari defterlerine göre, davalı tarafın davacı tarafa 09.01.2019 tarihli ... numaralı 1.080,00 TL. bedelli satış faturası düzenlediği, davacı tarafa olan borcundan düştüğü, ancak davalı tarafın ticari defterlerinde yer alan 09.01.2019 tarihli ... numaralı 1.080,00 TL bedelli faturanın davacı taraf ticari defterlerinde yer almadığı, tarafların ticari defterleri arasındaki farkın ise davalı tarafın davacı taraf adına düzenlemiş olduğu 09.01.2019 tarihli, ... numaralı 1.080,00 TL. bedelli faturadan kaynaklandığı tespit edilmiştir. HMK'nın 190. maddesinde, ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, TMK'nın 6. maddesinde ise taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir.TBK'nın 207. maddesine göre, asıl olan peşin satış olup peşin satışta mal teslimi ile bedelin teslimi aynı anda olur. Bir başka anlatımla alıcı ve satıcının yüklendiği edimler aynı anda ifa edilmektedir. Öte yandan, HMK'nın 222. maddesine göre ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulması, açılış ve kapanış onaylarının yaptırılması ve defter kayıtlarının birbirini doğrulaması gerektiği, bu şartlara uygun biçimde tutulmuş defter kayıtlarının, sahiplerinin lehine delil olarak değerlendirilmesinin ise diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması şartlarına bağlı olduğu düzenlenmiştir. Somut olayda, davacı avans olarak yaptığı ödeme karşılığında malların teslim edilmediğini ileri sürerek ödediği miktarın iadesini talep etmekte olup taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, aksine bir sözleşme olmadığından aradaki satışın peşin satış niteliğinde olduğu, peşin satış karinesine göre alıcı ve satıcı edimlerini aynı anda ifa ettiğinden bunun aksini iddia eden davacının malların teslim edilmediğini, yaptığı ödemenin avans ödemesi olduğunu kesin delillerle ispat etmekle yükümlüdür. Gerek davacı ticari defterlerinde, gerekse davalı ticari defterlerinde davacının davalıdan 65.064,92 TL alacaklı olduğu anlaşılmaktadır. Bizzat davalı defterlerinde davalının bu miktar borçlu olduğu kaydı karşısında davalının borçlu olmadığı yönündeki savunması yerinde olmayıp, davacının avans ödemesi yaptığını, kesin delil niteliğindeki davalının ve kendisinin ticari defterleri ile ispat ettiği görülmektedir. Bunun aksi ise yani davalının alacaklı olduğu hususu ise davalı yanca kesin bir delille ispat edilememiştir.

Davalı yanca davacı adına düzenlendiği iddia edilen ancak dosya kapsamında bulunmayan 09.01.2019 tarihli, ... numaralı, 1.080,00 TL bedelli faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı, davalının bu fatura konusu malları davacıya teslim ettiğine ilişkin bir delilin sunulmadığı, bu haliyle davalının söz konusu fatura sebebiyle alacağı bulunduğu savunması ve bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir. Bu açıklamalara, mahkemece alınan bilirkişi raporları ve dosya kapsamı itibariyle gerekçesi yazılmak suretiyle usul ve yasaya uygun şekilde hüküm kurulduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,

2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 3.333,43 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsiline,

3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;

HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 09.07.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.

KANUN YOLU: HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.09.07.2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/2222, K. 2026/1327, T. 09.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-2222-e-2026-1327-k-1b283f2bc9ba