Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1179 E. 2026/920 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1179
Karar No
2026/920
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1179 - 2026/920 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (HMK. 353/1-b.1 Maddesi Uyarınca Başvurunun Esastan Reddine)

ESAS NO : 2024/1179 KARAR NO : 2026/920

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/09/2024 NUMARASI : 2023/655 Esas - 2024/975 Karar

DAVACI : ADRES : VEKİLİ : Av.

DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesine Dayalı İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 01/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 01/10/2026

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde; İDDİA : Davacı vekili; müvekkilinin, davalı şirketin iş yerinde yapılacak beton atma işinin işçilik, koordine ve kontrollük hizmetini üstlendiğini ve yükümlülüğünü gereği gibi ifa ederek davalı yana eksiksiz teslim ettiğini, müvekkili şirketin üstlenmiş olduğu işin tüm malzeme alımları ve ödemelerinin davalı şirket tarafından karşılanmak üzere yapılması ve tüm harcama kalemleri hesaplanıp çıkan maliyet üzerinden müvekkili şirkete %10 hizmet bedeli ödeme şartlarında anlaşılan işin ifa edilerek davalı yana teslim edildiğini ve işe ilişkin 15.08.2022 Tarih 983.494,60TL bedelli fatura düzenlenerek davalı yana tebliğ edildiğini, davalı tarafça yapılan toplam 898.500,00TL haricinde davalı yanın fatura bedelinin tamamını ödemediğini ve bakiye 84.994,60 TL'nin ödenmesi hususunda birçok kez şifahi talepte bulunulduğunu, davalı yanın sürekli ödeme tarihleri verdiğini ve fakat verilen ödeme tarihlerinde de bakiye alacağın ödenmediğini, bakiye alacağın tahsiline ilişkin davalı yan aleyhinde Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2022/18464 E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı yanın itirazı ile icra takibinin durduğunu, davalı-borçlunun itirazlarının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun, salt icrai işlemleri durdurmak amaçlı ve kötü niyetli olduğunu, hizmet bedeli bakiyesini ödemekten kaçınan davalı yanın tamamen kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğini ve itirazlarının kabulünün mümkün olmadığını ileri sürerek, davalı yanın Ankara 19. İcra Müdürlüğü 2022/18464 sayılı takip dosyasına vaki itirazının iptaline, icra takibinin devamına, davalı aleyhine asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA : Davalı vekili; Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğunu, dolayısıyla yetkisizlik nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, harcın da eksik yatırıldığını, zamanaşımı, husumet ve görev itirazlarının da bulunduğunu, davacı tarafça anlaşma ile yüklenilmiş olan işlerin eksik ve ayıplı olarak yapıldığını, tüm bedellerin ödendiğini, temerrüt koşulu oluşmadığından faiz talebinin de yersiz olduğunu, icra inkar tazminatının şartlarının oluşmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; "Dava; taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesi kapsamında faturaya dayalı alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı alacaklı taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesi nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla faturaya dayalı icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya 30.11.2022 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 7 günlük yasal süresi içinde 28.11.2022 tarihinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır. Tarafların tacir olduğu ve uyuşmazlığın tarafların ticari işlerinden kaynaklandığı anlaşılmakla davanın nispi ticari dava olduğu ve mahkememizin görevli olduğu kabul edilerek bu itiraza itibar edilmemiştir. Yine husumet itirazının değerlendirilmesinde, dosya kapsamından taraflar arasında eser sözleşmesi bulunduğu, davacının yüklenici davalının işveren olduğu anlaşıldığından yerinde olmayan itirazın reddine karar verilmiştir. Zamanaşımı defi yönünden ise, eser sözleşmelerinde zamanaşımı süresinin TBK'nın 147/6. maddesi uyarınca 5 yıl olduğu, takip ve dava tarihi itibariyle bu sürenin dolmadığı anlaşıldığından zamanaşımı definin reddine karar verilmiştir. Davacı yan yapmış olduğu malzemeli şap yapılması ve çukur yapılması işine yönelik düzenlemiş olduğu fatura sebebiyle bakiye kalan tutar yönünden alacaklı olduğunu iddia ederek davalının takibe vaki haksız itirazının iptalini talep etmiş, davalı yan ise yapılan işin eksik ve ayıplı teslim edildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. Uyuşmazlık, davacının 15/08/2022 tarihli KDV hariç 833.470,00TL, KDV dahil 898.500,00TL tutarlı faturadan bakiye kalan 84.994,60TL kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı ve işlemiş faiz talep edip edemeyeceği hususundadır. Tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerinden 2022 yılına ait BA-BS formları HMK m.221 uyarınca resen celp edilmiştir. İncelenmesinde; davacı tarafça davalı adına, 1 adet belge karşılığında KDV hariç 833.470,00TL tutarında mal/hizmet satışı bildiriminde bulunulduğu, davalı tarafça davacı adına 1 adet belge karşılığında KDV hariç 833.470,00TL tutarında mal/hizmet alışı bildiriminde bulunulduğu, taraflarca yapılan bildirimlerinin örtüştüğü tespit edilmiştir. Uyuşmazlık konusuna ve dava değerine göre iddia ve savunmanın tanıkla ispatı mümkün olmadığından tanık dinlenmesi talebinin reddine karar verilmiştir. Mahkememizce iddia ve savunma kapsamında bildirilen deliller toplanarak tarafların davalının ticari defter ve kayıtları ile mahkememiz dosyası üzerinde ve mahallinde yapılan keşif ile bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Düzenlenen 17/01/2024 tanzim tarihli bilirkişi raporunda, itirazın 75.536,60TL yönünden iptali gerektiği rapor edilmiştir. Mahkememizce gerek tarafların beyan ve itirazlarının değerlendirilmesi gerekse taraf defterlerinin mukayese edilerek incelenmesi ve takip tarihi itibariyle alacak borç dökümü yapılması için dosya yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 07/06/2024 tanzim tarihli ek rapora göre incelenen davalı defter ve kayıtları ile uygulanan %5 oranındaki nefaset bedeli kesintisi neticesinde itirazın 75.536,60TL asıl alacak ve 800,89TL işlemiş faiz yönünden iptali gerektiği belirtilmiştir. Dava konusu alacak, faturadan kaynaklanan bakiye alacağa dayanmaktadır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır. Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir. Taraflar arasında malzemeli şap ve çukur yapılması işine ilişkin ticari ilişki bulunduğu, bu ilişki kapsamında davacının işi yapıp davalıya teslim ettiği ve uyuşmazlık konusu faturayı tanzim ettiği, bu faturayı vergi dairesine BS formuyla bildirdiği, davalının da işi kabul ederek teslim aldığı, davacının düzenlediği faturayı ticari defter ve kayıtlarına işleyerek vergi dairesine BA formuyla bildirdiği, davalı tarafça faturaya süresi içerisinde itiraz edilmediğinden faturanın taraflar yönünden kesinleştiği, davacı yanın sözleşmesel ilişkiyi ve işin ifası yönündeki iddiasını ispatladığı, nitekim davalının da işin ifa edilmediğine yönelik bir savunmasının bulunmadığı, davalı yanın savunmasının ayıplı ifaya yönelik olduğu, davalı yan bu savunmasına dayanak olarak davacı yana gönderilmiş 29/11/2022 tarihli 14814 yevmiye numaralı ihtarnameyi ve dava tarihinden sonra yaptırmış olduğu tespite ilişkin 18/04/2023 tanzim tarihli tespit raporunu sunduğu, ayıplı ifaya yönelik karşı dava/birleşen davasının bulunmadığı, davalının tacir olduğu ve basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunduğu, davalının teslim aldığı işi yasada açıklanan sürede incelettirmediği ve davacıya süresi içerisinde ihbar etmediği gibi faturayı defterlerine işlediği ve vergi dairesine bildirdiği, bu sebeple davalının ayıp savunmasına itibar edilemeyeceği, davalının kendi ticari defter ve kayıtlarında dahi davacı yana borçlu olduğu, eksik ifa yönünden ise taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığından yapılan işin sözleşmeye aykırı veyahut sözleşmede belirtilen şekilde yapılmadığının, eksik yapıldığının ispata muhtaç olduğu, bunun ispat yükünün ise davalıda olduğu, bu hususta dosyaya ispata yarar herhangi bir delil sunulmadığı, bu kapsamda eksik ifa savunmasına da itibar edilemeyeceği, davalının kendi ticari defter ve kayıtlarında dahi davacıya 84.994,60TL borçlu olduğu, bilirkişi raporunda nefaset indirimi yapılmışsa da somut uyuşmazlık bakımından bu indirimin uygulanmasına yer olmadığı değerlendirilerek davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 84.994,60TL kadar alacaklı olduğu ve davalının itirazının haksız olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. İşlemiş faiz talebi yönünden ise her ne kadar davalıya ihtarname gönderildiği görülmüşse de ihtarnamenin davalıya tebliğine ilişkin dosya kapsamında tebliğ mazbatası bulunmadığından ve taraflarca sunulan bilgi ve belgeler ile mahkememiz bağlı olduğundan süresinden sonra da delil sunulamayacağından temerrüt hususunun ispat edilemediği kanaatiyle işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmiştir. Neticeten davanın kısmen kabul kısmen reddine, Ankara 19. İcra Dairesinin 2022/18464 esas sayılı icra dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın 84.994,60TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin 84.994,60TL asıl alacak yönünden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacak likit(bilinebilir/belirlenebilir) olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden asıl alacağın %20'si olan 16.998,92TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir" İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacının taraflar arasındaki anlaşmada belirtilen malzeme kalitelerine riayet etmediğini, yapılan imalatların ayıplı olduğunu, imalatlarda taraflarca belirlenen ölçülere, malzeme miktarına ve kalitesine uyulmadığını, davacı tarafça yapıldığı belirtilen iş teslimine ilişkin herhangi bir tutanak veya form da bulunmadığını, imalatı yapılan betonun kısa süre sonra çatlamaya, çökmeye ve dökülmeye başladığını, bu hususun da söz konusu imalatların ayıplı olduğunu açıkça gösterdiğini, Ankara Batı 3. Sulh Hukuk Mahkemesi dosyasından alınan bilirkişi raporunda; "müvekkili tarafından düz bir zemin imalatının yapılmasının talep edildiği, 2 tabaka halinde beton dökümün gerçekleştiği, temel betonu üzerine dökülen 2. katmanın zayıf kalması sonucu ayrılmaların meydana geldiği, işlerin eksik, ayıplı ve hatalı yapılmış olduğu ve işleri hala sözleşmeye uygun şekilde tamamlanmamış olduğu, anlaşmada belirtilen sürenin çok fazlasıyla aşılmış olduğu," hususlarının tespit edilmiş olmasına rağmen, bu hususlar değerlendirilmeden dosyanın karara bağlanmasının hatalı olduğunu, yerel mahkemece alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, hükme esas alınamayacağını, bilirkişi raporuna karşı yaptıkları itirazların dikkate alınmadığını, tek taraflı şekilde düzenlenen faturaların dikkate alınarak karar verilmesi sebebiyle müvekkilin borçlu olduğu sonucuna varılmasının davacının sebepsiz zenginleşmesine neden olacağını, temerrüt koşulları oluşmadığından faize hükmedilmesinin de hatalı olduğunu, yine icra inkar tazminatı şartlarının da oluşmadığını, yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın isabetli olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 84.994,92 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiş olup, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı taraftan alınması gereken 5.805,98 TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.451,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.354,48 TL harcın davalıdan tahsili ile hazine'ye irat kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının davalı üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 01/10/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan E-imzalıdır

Üye E-imzalıdır

Üye E-imzalıdır

Katip E-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1179, K. 2026/920, T. 01.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1179-e-2026-920-k-0a90c7082f39