İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/277 E. 2026/698 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/277
- Karar No
- 2026/698
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/277 Esas - 2026/698 T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2026/277 Esas KARAR NO : 2026/698 HAKİM : KATİP :
DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. Av. DAVALI : ... VEKİLİ : Av. DAVA : Alacak (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/03/2026 KARAR TARİHİ : 10/07/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 14/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; Davalı Vakıfbank tarafından İstanbul Anadolu Banka Alacakları İcra Dairesi’nin 2024/42193 E. sayılı dosyası üzerinden Üniversite çalışanı ... aleyhinde icra takibi başlatıldığı, kesinleşen takibe ilişkin icra dairesince düzenlenen maaş haciz müzekkeresinin Üniversite tarafından 08.07.2024 tarihinde tebliğ alındığı, gereği işlemler için Hukuk Müşavirliği Birimimize havale olunduğu, borçlu ...’ın Üniversitede Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı hizmetli kadrosunda çalıştığının tespit edilerek bu birime 08.07.2024 tarih ve E-63235324-641.03.03-96561 sayılı Hukuk Müşavirliği yazısı ile işlemin süreli olduğu da belirtilerek dosya borcu olarak gösterilen 22.618,37-TL'nın çalışanın aylıklarından kesilerek gönderilmesi hususunda gereği yapılmak üzere iletildiğini, Üniversite Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı’na yazının iletilmesinden itibaren gereği hazırlık yapılarak 10.07.2024 tarih ve E-26686037-641.03.03-96739 sayılı yazının hazırlandığı ve Üniversite Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı’na borçlu ... adına icra borç dosyası açılması istemiyle gönderildiği, gelen yazı üzerine Üniversite Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı tarafından 11.07.2024 tarih ve E-32527947-641.03.03-96879 sayılı yazıları ile ilgi müzekkere kapsamında ... adına icra borç dosyası açıldığına ilişkin cevabi bilginin ilgili birime gönderildiği, haciz müzekkeresinin Üniversiteye tebliğ olunduğu 08.07.2024 tarihinden itibaren gereği iç yazışmaların hızla ve yasal süresinde yapıldığı, yine Üniversite Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı tarafından 12.07.2024 tarih ve E-26686037-640-96975 sayılı yazıları ile “Adalet Bakanlığına, İstanbul Anadolu Banka Alacakları İcra Dairesi Müdürlüğü” başlığı ve “Maaş haczi (...-2024/42193)” konulu yazının, borçluya ait işlemi devam etmekte olan maaş haciz dosyalarını ve haciz sırasını gösterir hesap cetveli eklenerek EBYS üzerinden gönderildiği, yazının icra dairesine gönderilmesinden sonra borçlu ...’ın tahakkuk eden aylığından 15.01.2025 tarihinde ilk kesinti yapılarak 8.771,99 TL., 17.02.2025 tarihinde 700.-TL., 17.03.2025 tarihinde 10.005,00.-TL., 15.04.2025 tarihinde 3.141,38.-TL. olmak üzere toplamda 22.618,37.-TL. ödeme yapıldığı, ancak yapılan son ödeme olan 3.141,38.-TL. “dosya kapalı” açıklaması ile Üniversite hesaplarına iade edildiği, bu miktarın borçlu ... maaş hesabına 24.04.2025 tarih ve HYS-2025-21192482 numaralı ödeme emrine bağlanarak iade edildiği, Üniversitece icra takip dosyasına borçlu ...’ın aylıklarından kesilerek gönderilen toplam tutar 19.476,99-TL olarak dosyaya girdiğini, gönderilen maaş haczi müzekkeresinde gösterilen 22.618,37-TL’lık tutardan gönderildiği halde iade edilen 3.141,38-TL bakiye borç dosyanın kapalı olması nedeniyle ödenemediğini, konu ile ilgili olarak SGK Kayseri İl Müdürlüğü Muhasebe Merkez Müdürlüğü ile yapılan harici görüşmelerde iade taleplerine ilişkin alacak tutarlarının İstanbul Anadolu Banka Alacakları İcra Dairesi’nde açılı bulunan 2024/42193 E. (Kapalı) sayılı dosyasından ve Uyap portal üzerinden haczedilmek suretiyle doğrudan çekildiğinin öğrenildiğini, davaya konu edilen dosya alacağına ilişkin olarak hem Üniversite tarafından borçlu ...'ın aylıklarından kesilerek gönderilen ve hem de dosya alacağı ile hiçbir ilgisi olmaksızın Üniversiteye ait SGK alacaklarından tahsil edilerek mükerrer tahsilat yapıldığı, alacaklı Banka hesaplarına aktarıldığı, Üniversite tarafından İstanbul Anadolu 20. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2025/521 esasına kayden açılan davada aldırılan bilirkişi raporunda; 15.01.2025 tarihinde 8.771,99.-TL., 17.02.2025 tarihinde 700.-TL., 17.03.2025 tarihinde 10.005.-TL. olmak üzere toplam 19.476,99.-TL. dosya borcu ödemesinin Üniversite tarafından borçlu ...’ın aylıklarından kesilmek suretiyle dosyaya ödendiği, Uyap-SGK haciz entegrasyonu üzerinden; 26.11.2024 tarihinde 2.849,73.-TL., 26.11.2024 tarihinde 3.100,06.-TL., 03.04.2025 tarihinde 4.258,34.-TL., 19.06.2025 tarihinde 3.463,85.-TL. olmak üzere 13.671,98.-TL tahsil edildiği, 20.06.2025 tarihinde Üniversite tarafından borçlu ...’ın aylıklarından kesilen 3.463,85.-TL. iade edildiğinin tespit edildiği, yapılan bu tespitlerin değerlendirilmesinde; icra dosyasına Uyap-SGK haciz entegrasyonu üzerinden aktarılan miktarın 10.208,13-TL olduğu ve Üniversitenin davalı Vakıfbank’tan bu miktar kadar alacaklı bulunduğunun tespit edildiğini belirterek İstanbul Anadolu Banka Alacakları İcra Dairesi tarafından 2024/42193 E. sayılı dosyası üzerinden haciz kararına istinaden tahsil olunan 10.208,13-TL Asıl alacağın, davalı Banka tarafından davacı Üniversiteye ödenmesine, SGK tarafından iadesi gereken tarihler dikkate alınarak, haczedilen alacağın tahsil tarihini izleyen ay başından itibaren haciz tarihine kadar işleyecek kanuni faiz, her bir haciz tarihinden ödeme tarihine kadar işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte Üniversiteye ödenmesine, Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde, İstanbul Anadolu Banka Alacakları İcra Dairesi’nin 2024/42193 E. sayılı dosyasından vaki her bir haciz tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte ödenmesine, vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; Öncelikle yetki itirazlarının olduğunu, davalı Bankanın merkez adresinin İstanbul olduğunu, yetkili mahkeme İstanbul Mahkemeleri olduğunu, dava şartlarının yeri getirilmediği ve hukuki yararın olmadığını, davalı bankanın malvarlığında meydana geldiği iddia edilen artış, tamamen kesinleşmiş icra takibine dayalı olarak ve cebri icra marifetiyle gerçekleştirildiğini, bu tahsilatın dayanağının hukuken geçerli ve mevcut bir alacak ilişkisi olduğunu, dolayısıyla ortada “haklı sebep olmaksızın” gerçekleşmiş bir zenginleşmenin bulunmadığını, dosya kapsamından da anlaşılacağı üzere banka tarafından mükerrer tahsil edilen herhangi bir bedel söz konusu olmadığını, tahsil edilen tutarların, ya borçlu tarafından ya da kanuni yükümlülük çerçevesinde üçüncü kişi sıfatıyla ödeme yapan davacı kurum tarafından icra dosyasına yatırıldığını, hukuka uygun şekilde alacağa mahsup edildiğini, davacının iddia ettiği gibi SGK nezdindeki bir alacağın haczi söz konusu olsa dahi, bu alacak niteliği itibarıyla dava dışı borçluya ait olduğunu, tahsil edilen tutarın da borçlunun alacağı kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, bu durumda davacının malvarlığında doğrudan bir azalma meydana geldiğinden söz edilemeyeceğini, bu nedenle davacının fakirleştiği yönündeki iddiasının soyut ve dayanaksız olduğunu, zira icra dosyasına yapılan ödemelerin, kanuni yükümlülük kapsamında ve borçlunun borcuna mahsuben gerçekleştirildiğini, davacının malvarlığında sebepsiz bir eksilme yaratmadığını, iddia edilen zenginleşme ile davacının malvarlığı arasında uygun bir illiyet bağının bulunduğunun da ileri sürülemeyeceğini, tüm bu nedenlerle, TBK m.77’de düzenlenen sebepsiz zenginleşme koşulları somut olayda oluşmadığından, davacının bu hukuki sebebe dayalı taleplerinin kabul edilemeyeceğini, husumete yönünden itirazlarının olduğunu, Uyap-SGK entegrasyonu üzerinden gerçekleştirilen haciz ve tahsil işlemlerinin icra müdürlüğünün tasarrufu kapsamında yürütüldüğünü, davalı bankanın bu süreçte hukuka aykırı herhangi bir müdahalesi bulunmadığını, davalı bankanın SGK’dan doğrudan bir tahsilatı söz konusu olmadığını, aksine dosya kapsamındaki tahsilat makbuzlarından açıkça anlaşılacağı üzere, 2.849,73 TL ve 3.100,06 TL tutarındaki ödemelerin ... Hukuk Müşavirliği tarafından icra dosyasına yatırıldığını, 4.258,34 TL tutarındaki ödemenin ise doğrudan borçlu ... tarafından gerçekleştirildiğini, her ne kadar tahsilat makbuzlarının açıklama kısmında “SGK” ibaresi yer almakta ise de, bu ifadenin işlemin teknik altyapısına ilişkin olduğunu, fiilen SGK’dan davalı banka lehine tahsil edilmiş bir bedel bulunmadığını, bu durumda davacı tarafın “SGK’dan mükerrer tahsilat yapıldığı” yönündeki iddiasının hukuki dayanaktan tamamen yoksun olduğunu, ayrıca, davacı tarafın ileri sürdüğü şekilde bir alacak hakkı bulunduğu kabul edilse dahi, bu alacağın muhatabının davalı bankanın olmadığını, varsa ilgili icra işlemini tesis eden merci veya borçlu nezdinde ileri sürülmesi gerektiğini, davalı bankanın kanundan doğan alacak hakkını icra yolu ile tahsil ettiğini, davacıya ait bir parayı haksız şekilde almadığını, bu nedenle davalı bankaya yöneltilebilecek bir sorumluluğunun bulunmadığından, işbu davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, dosyada Sosyal Güvenlik Kurumu’na yönelik herhangi bir İİK m.89/1 haciz ihbarnamesi talebinin bulunmadığını, davacı tarafın, 08.07.2024 tarihli müzekkerede belirtilen 22.618,37 TL tutarın esas alınarak işlem yapıldığı yönündeki iddiasının gerçeği yansıtmadığını, icra dosyasının seyri ve kapak hesabı dikkate alındığında bu tutarın sabit bir borç olmadığını, 17.03.2025 tarihli kapak hesabında toplam alacağın 29.163,59 TL’ye ulaştığını, bu tarihe kadar yapılan tahsilatın 25.426,78 TL olduğunu ve bakiye borcun 3.736,81 TL olarak devam ettiğini, her ne kadar başlangıçta müzekkerede belirli bir tutar gösterilmiş ise de, icra hukukunun gereği olarak borç, dosya tamamen infazen kapanıncaya kadar işleyecek faiz ve fer’ileri ile birlikte artmaya devam eder ve tüm fer’ileriyle birlikte kapatılması zorunlu olduğunu, bu kapsamda 03.04.2025 tarihli 4.258,34 TL tutarındaki tahsilatın dosyaya girdiğini, akabinde 07.04.2025 tarihinde 258,34 TL masraf tahsil edilerek dosyanın masraflarıyla birlikte kapandığını, sonrasında 19.06.2025 tarihinde dosyaya sehven aktarılan 3.463,85 TL tutarındaki “diğer- SGK’dan gelen para” açıklamalı ödemenin ise iade edildiğinin anlaşıldığı, bu nedenle dosyada davacının iddia ettiği şekilde mükerrer bir tahsilat söz konusu olmadığını, tüm işlemler icra dosyası kapsamında hukuka uygun şekilde gerçekleştirildiğini, davacı tarafın, 5510 sayılı Kanun’un 89. maddesine dayanarak SGK nezdindeki alacaklarının haczinin hukuka aykırı olduğu yönündeki iddiası yerinde olmadığını, anılan madde açıkça, yanlış veya yersiz alınan primlerin iadesinin işverenlere değil, “hisseleri oranında sigortalılara veya hak sahiplerine” yapılacağını düzenlemekte olduğunu, bu tür alacakların niteliği itibarıyla sigortalıya ait şahsi alacak hakkı kapsamında değerlendirileceğini, bu kapsamda davacı tarafın ileri sürdüğü SGK prim iadesi alacağının, üniversiteye ait bir alacak niteliğinde olmadığını, doğrudan doğruya sigortalı ...’ın şahsi hakkı olduğunın açık olduğunu, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 89. maddesi çerçevesinde tamamen yasal ve yerinde olduğunu, Uyap-SGK entegrasyonu üzerinden gerçekleştirilen haciz ve tahsil işlemlerinin icra müdürlüğünün tasarrufunda olduğunu, davalı bankanın bu işlemlerde hukuka aykırı bir müdahalesi bulunmadığı gibi, borçlunun doğmuş ve doğacak alacaklarının haczi yönündeki talep ve tahsil yetkilerinin de kanundan kaynaklandığını, bu nedenle, iddia edilen tahsilatın sorumluluğunun bankaya değil, işlemi tesis eden icra merciine ait olduğunu, davacı tarafın mükerrer tahsilat iddiası hukuki dayanaktan yoksun olup kabulü mümkün olmadığını, davacı tarafın faiz talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, herhangi bir iade yükümlülüğünün varlığı halinde dahi uygulanabilecek faiz ancak yasal faiz ile sınırlı olduğunu, davacı tarafın reeskont faizi talebi hukuken yerinde olmadığını belirterek davanın reddine, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: İstanbul Anadolu Banka Alacakları İcra Dairesinin 2024/42193 Esas sayılı dosyası, İstanbul Anadolu 20.İcra Hukuk Mahkemesi. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde verilen 25/03/2026 tarih ve 2026/297 Esas 2026/270 Karar sayılı gönderme kararı ile mahkememize tevzi edilen dava dosyası, Mahkememizin yukarıda esası yazılı sırasına kaydı yapılarak yargılamaya bu esas üzerinden devam olunmuştur. İstanbul Anadolu Banka Alacakları İcra Dairesinin 2024/42193 Esas sayılı dosyasına ait Uyap kayıtlarının incelenmesinde; Alacaklısının ... Türk Anonim Ortaklığı, borçlusunun ... olduğu, toplam 14.984,21-TL alacak üzerinden takip başlatıldığı anlaşılmıştır. Dava, niteliği itibariyle istirdat davasıdır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2023/5228 E, 2023/6468 K. sayılı Bölge Adliye Mahkemesi Daire kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin içtihadında, 2004 sayılı Kanun'un 89' uncu maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasında, görevli mahkemenin; davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının görevin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığına karar verilmiş ve kararlar arasındaki farklılık bu şekilde giderilmiştir. Bu durumda İİK 89/III maddesine istinaden gönderilen haciz ihbarnamesine karşı açılan menfi tespit/istirdat davalarında, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelinin kredi sözleşmesinden kaynaklanmasının görevin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığı, görevli mahkeme, davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle asliye hukuk mahkemesi olduğundan görevsizlik kararı verilmiştir. (Bkz. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin 2026/810 esas 2026/1222 karar sayılı ilamı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'nin 2025/2317 esas 2026/475 karar sayılı ilamı bu yöndedir.) HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Mahkememizin görevsizliği ve davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olması sebebiyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın USULDEN REDDİNE 2-6100 sayılı HMK nın 20. Maddesi gereği kararın kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden itibaren, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize başvurulurak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmesi halinde dosyanın görevli KAYSERİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmek üzere Kayseri Hukuk Tevzi Bürosuna gönderilmesine, 3-Kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık süre içinde görevli mahkemeye gönderme talebinde bulunulmaması durumunda HMK. 20. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine, 4-6100 sayılı HMK. 331/2. maddesi uyarınca harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli mahkemede değerlendirilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/07/2026
Katip ¸E-imzalıdır
Hakim ¸E-imzalıdır