İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/175 E. 2026/462 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/175
Karar No
2026/462
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/175 Esas KARAR NO : 2026/462

DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 27/02/2026 KARAR TARİHİ : 02/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Temlik eden ... A.Ş. ile asıl borçlu/davalı ... arasında 10.10.2022 ve 30.01.2024 tarihinde Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiğini, Davalı işbu sözleşmeleri ticari faaliyeti için akdetmiş ve dava konusu işlemler ticari faaliyet kapsamında yapıldığını, Buna ilişkin taraflar arasında akdedilen sözleşmelerin metninden ve kullandırılan kredi ve hesapların niteliğinden anlaşıldığını, Bu sözleşmeler kapsamında davalıya tahsis edilen krediler kullandırılmış olup, ödenmeyen kullanımlar neticesinde borç bakiyesi oluşmuştur.Davalı borçlu tarafından, ... Banka Alacakları İcra Dairesi ...E. sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibine haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz edilmiş olup, işbu itirazın iptali ile takibin devamını sağlamak maksadıyla huzurdaki davayı ikame etme zarureti hasıl olduğunu, Öncelikle teminatsız olarak; mahkemeniz aksi görüşte ise ölçülülük ilkesi çerçevesinde kararlaştırılacak olan teminat bedeliyle davalının menkul, gayrimenkul malları ile 3. Kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, davalı tarafından; ... Banka Alacakları İcra Dairesi ...E. Sayılı icra dosyasına yapılan borca ve ferilerine yönelik itirazlarının iptali ile takibin devamına, davalı yanın aleyhine alacak tutarının %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına, Yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini, talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalıya yasaya uygun olarak tebligat yapılmış olmasına karşın, davayı takip etmediği gibi, yazılı bildirimde de bulunmadığından, HMK'nın 128. maddesi hükmü gereğince davayı inkar ettiği varsayılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE / Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67/1. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. ... Banka Alacakları İcra Dairesi’nin ... esas sayılı genel haciz yoluyla ilamsız takip dosyasının incelemesinde, alacaklının dava dışı ... AŞ, borçlusunun ise davalı ..., alacak tutarının toplam 799.878,66 TL olduğu, 26.01.2025 tarihli takibin genel kredi sözleşmesi, ihtarname hesap özeti ve ödeme planına dayandığı, ödeme emrinin 02.04.2025 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, davalı borçlu vekilinin 09.04.2025 tarihinde borca ve takibe itiraz ettiği, aynı tarihli tensip tutanağı ile icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür. İcra takibindeki borca itiraz dilekçesinin takip alacaklısı vekiline tebliğ edilememesi ve dava tarihi dikkate alındığında iş bu itirazın iptali davasının İİK'nun 67/1. maddesi uyarınca 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Dosyaya sunulu alacağın devri sözleşmesi gereğince dava dışı ...'ın davaya ve takibe konu alacağı davacıya devrettiği, davacının temlik alan sıfatıyla TBK 183 uyarınca aktif husumet ehliyetinin bulunduğu görülmüştür Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının, dava dışı ... AŞ ile davalı ... ile imzalanan genel kredi kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredi nedeniyle davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının itirazında haklı olup olmadığı, itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, İİK'nun 67/2. Maddesi uyarınca davacının icra inkar tazmınatı talep edip edemeyeceği hususlarına ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın 1/1. maddesinde; "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir." hükmü düzenlenmiştir. Görev, belirli bir konudaki davaya o yerdeki mahkemelerden hangisinin bakabileceğini ifade eder. HMK'nun 115. Maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması dava şartıdır ve hüküm kesinleşinceye kadar yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi mahkemece de resen incelenir. 6102 Sayılı TTK’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın TTK veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerektiği, dava tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 2. maddesi gereğince kapsamını her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları oluşturduğu, Kanun’un “Tanımlar” başlıklı 3. maddesinin (k) bendinde Tüketici “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi”, (l) bendinde ise Tüketici İşlemi “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade eder şeklinde tanımlandığı ve Yasa koyucunun, bu hükümle, tüketicinin taraf olduğu konut satış sözleşmelerini tüketici işlemi olarak kabul ettiği, 6502 sayılı TKHK'nun 73/1. maddesinde de; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakma görevinin tüketici mahkemelerine ait olduğu, 83. maddesinde ise, taraflardan birinin tüketici olduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği, ... Vergi Dairesinin 08.06.2026 tarihli müzekkere cevabında davalının potansiyel vergi mükellefi kaydının bulunduğunun belirtildiği, 6502 sayılı TKHK'nun 73/1. Maddesi uyarınca huzurdaki dava dosyasında Tüketici Mahkemesinin görevli mahkeme olduğu anlaşıldığından iş bu dava dosyamız açısından HMK'nın 114 maddesinde düzenlenen GÖREV dava şartının sübut bulmadığı değerlendirilerek; davanın, HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM / Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere; 1-Mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; Davanın, HMK md. 114/1-(c) ve HMK'nun 115/2.maddeleri uyarınca dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin, görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA, 3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli İstanbul Tüketici Mahkemelerine tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA, 5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA, -Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.02/07/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/175, K. 2026/462, T. 02.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-175-e-2026-462-k-8b9cc0f4dfb4