İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/595 E. 2026/670 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/595
Karar No
2026/670
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2026/595 Esas KARAR NO : 2026/670

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ... VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : 1- ... - ... VEKİLİ : Av.... - DAVALI : 2- ... - ... VEKİLİ : Av. ... - DAVALILAR : 3- ... - ... 4- ... - ... DAVA : Tapu İptali Ve Tescil DAVA TARİHİ : 11/05/2026 KARAR TARİHİ : 07/07/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 07/07/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; davacı müvekkili yüklenici şirket ile dava dışı arsa sahibi ... arasında Kayseri İli Melikgazi İlçesi Eğribucak Mah. 5953 ada 8 parsel sayılı taşınmaza villa yapımına ilişkin Kayseri 5. Noterliğinin 20.09.2023 tarih ve 15305 yevmiye sayılı Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi yapıldığını, müvekkili firmanın sözleşme gereğince işi yapmış ve hak ettiği villalardan biri olan A Blok sayılı Villa'yı/ bağımsız bölümü davalı ...'ye 2025 yılı Mayıs ayında 20.000.000TL bedelle satıldığını, satış sözleşmesi gereğince davalı alacaklı satış bedelini 2025 yılı sonuna kadar ödeyeceğini, ancak davalı vadesinde borcu ödemediğini, bugüne kadar sadece yaklaşık 7.000.000TL ödediğini, bu bedelin de 9 adet çek vermek suretiyle ödendiğini, söz konusu çeklerin ... ait 25.10.2025 keşide tarihli 3.000.000TL bedelli çek, ... ait 10.10.2025 keşide tarihli 1.150.000TL bedelli çek, ... ait 05.07.2025 keşide tarihli 900.000TL bedelli çek, ... ait 21.09.2025 keşide tarihli 500.000TL bedelli çek, ... ait 28.09.2025 keşide tarihli 500.000TL bedelli çek, ... ait 18.10.2025 keşide tarihli 290.000TL bedelli çek, ... ait 08.11.2025 keşide tarihli 200.000TL bedelli çek, ... ait 12.06.2025 keşide tarihli 200.000TL bedelli çek, ... ait 13.09.2025 keşide tarihli 240.000TL bedelli çek olduğunu, müvekkilinin satış sözleşmesi gereğince davaya konu Kayseri İli Melikgazi İlçesi Eğribucak Mahallesi 5953 Ada 8 Parsel A Blok sayılı villayı 22.05.2025 tarihinde satmış, arsa sahibi aldığı muvafakatname ile taşınmazı devrettiğini, taşınmazın alıcı ... tarafından kendi adına değil, alım vekaletnamesi gereğince davalı ... adına devredildiğini, ilk başta müvekkilinin bu durumu çok önemsemediğini, ilgili vekaletnamenin Manavgat 10. Noterliği 08.05.2025 tarih 02956 yevmiye olduğunu, davalı ... vekaleten, 22.05.2025 tarih ve 38181 yevmiye sayılı işlem ile arsa sahibinden davalı ... üzerine tapuyu aldıktan 5 gün sonra, yani 30.05.2025 tarih ve 40244 yevmiye sayılı işlemle ve yine vekaletle taşınmaz davalı ...'a devredilmiş; ondan da 5 ay sonra yine satış gösterilmek suretiyle 31.10.2025 tarih ve 85231 yevmiye sayılı işlemle davalı ...'a devredildiğini, devirlerin düşük bedellerle yapıldığını, müvekkilinin, dava dışı arsa sahibinde olan hakkını, yani A Blok Villayı 20.000.000TL bedelle sattığını, ancak 2025 yılı sonuna kadar ödenmesi gereken yaklaşık 13.000.000TL bedeli alamadığını, bakiye bedelin ödenmediğine ilişkin mesajların sunulduğunu, yıl sonunda borç ödenmeyince durumu araştıran müvekkilinin yukarıda gösterilen seri devrilerin yapıldığını, davalı ... öncülüğünde kandırıldığını ve aldatıldığını öğrendiğini, açıklanan nedenlerle; öncelikle, davaya konu ve davalı ... adına kayıtlı Kayseri İli Melikgazi İlçesi Eğribucak Mahallesi 5953 Ada 8 Parsel A Blok sayılı bağımsız bölüm villa üzerine üçüncü kişilere devrin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulmasına, davalılar adına kayıtlı olan Kayseri İli Melikgazi İlçesi Eğribucak Mahallesi 5953 Ada 8 Parsel A Blok sayılı bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile, davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, olmadığı takdirde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere rayiç bedel üzerinden hesaplanacak şimdilik 100.000 TL bakiye tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle birlikte kötü niyetli davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalılara dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edildiği, ancak cevap süresinin dolmadığı anlaşıldı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, irade sakıtlığı (hile) nedeniyle tapu iptal tescil, olmadığı takdirde taşınmazın rayiç bedelinin tahsiline ilişkindir. Davacı vekili, dava konusu taşınmazda, KKİS ile sözleşme gereği arsa sahibi tarafından kendisine verilen villalardan birini, davalılardan ...'ye sattığını, karşılığında ödemenin tamamını alamadığını beyan etmiştir. Davacı, davalıların kısa sürelerde satış yapmak sureti ile kendisinden taşınmazı kaçırdıklarını ve hile nedeniyle taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tescilini, aksi halde bedelinin tahsilini talep etmiştir. Davalılar bakımından henüz cevap süresinin dolmadığı, davalılardan nihai malik ...'ın, Mahkememizce verilen ihtiyati tedbir kararına itiraz dilekçesi ibraz ettiği görülmüştür. Dava, Kayseri 3. Tüketici Mahkemesinde açılmış, 2026/512 Esas 2026/93 Karar sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilmek sureti ile Mahkememize gönderilmiştir. Gerekçede davalılardan ...'nin tacir kaydından bahsedilmiş, davanın nispi ticari dava olması nedeniyle Mahkememizin görevli olduğu ifade edilmiştir. Karar istinaf edilmeksizin kesinleşmiş ve mahkememize gönderilerek 2026/595 Esas numarasını almıştır. Tüm davalıların GİB kayıtları dosyamız arasına alınmıştır. Davalılardan ...'nin 2012 yılınca 1. Sınıf tacir sıfatının sona erdiği görülmüştür. Dava konusu işlemlerin tarihi olan 2025 yılında ise tacir sıfatının bulunmadığı görülmüştür. Davalılardan ara malik konumundaki ...'ın 1.sınıf tacir sıfatının bulunduğu, somut olaydaki iddiaya göre ise bu davalının dosyada yer almasının nedeni muvazaa iddiasıdır. Diğer davalıların 2025 yılında 1.sınıf tacir sıfatı bulunmamaktadır. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalar olup, TTK'nın 4/1. maddesinde sayılmışlardır. Ayrıca, Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalar olup, iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi ve iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı TTK, 6762 sayılı TTK'dan farklı olarak mutlak ticari davalar (kanundan dolayı ticari dava sayılanlar) haricindeki ticari davaları "ticari iş" kriterine göre değil de "ticari işletme" kriterine göre belirlemiştir. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2014/1026 E, -2015/1765 K) TTK 11. maddesinde ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletme şeklinde tanımlanmıştır. TTK’nın 15. maddesinde esnaf, ister gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11. maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır." şeklinde tanımlanmıştır. Mülga 6762 sayılı yasanın 1463. maddesine göre, Bakanlar Kurulu’nca 18.06.2007 tarihinde kararlaştırılıp, 21.07.2007 tarih ve 26589 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 2007/12362 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında esnaf - tacir ayırımının nasıl yapılacağı belirlenmiş, 6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 10. maddesinde ticari işletmeler hakkında 6102 sayılı TTK'nın 11/2 madde ve fıkrasında öngörülen Bakanlar Kurulu kararı çıkarılıncaya kadar yürürlükte bulunan düzenlemelerin uygulanacağı belirtilmiş olduğundan Bakanlar Kurulu kararının uygulanmasına devam edilerek esnaf ve tacir ayrımının anılan kararda belirtilen kıstasların değerlendirilmesi suretiyle yapılması gerekmektedir. Bir kimsenin vergi mükellefi olması, TTK yönünden de tacir kabul edilmesini gerektirmez. Ticaret siciline ya da Oda'ya kayıtlı olmamak da tacir olmamanın kesin bir kanıtı olmadığı gibi, vergi mükellefi olup olmamak da tacir ve esnaf ayrımında kesin bir ölçüt olarak kabul edilemez. Hile iddiasına dayalı tapu iptal tescil davaları TTK 4.maddesinde düzenlenmiş mutlak ticari davalardan değildir. İşbu davamızda davanın mutlak ticari dava olmadığı, dava konusu tapu iptal tescil davasına temel olayın hile ve muvazaa nedenine dayandığı, işlem tarihinde tarafların sıfatına bakılaması gerektiği, temeldeki ilişkinin ... ile gerçekleştiği, bu şahıs bakımından 2025 yılında 1.sınıf tacir sıfatının bulunmadığı; davalılardan ara malik ...'ın 2025 yılında 1.sınıf tacir olduğu görülse de bu davalı bakımından muvazaa iddiası nedeniyle tacir sıfatının dosyaya etkisinin bulunmadığı; hukuki işlemlerin gerçekleştiği 2025 tarihi itibari ile davalılar ..., ... ve ...'ın GİB yazı cevaplarına göre 1.sınıf tacir olmadığı görülmekle ortada incelenecek nisbi bir ticari davadan da söz edilemeyeceği anlaşılmış ve neticede Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu görülmekle Mahkememizce görevsizlik kararı verilmesi gerekmiştir. 6335 Sayılı Yasanın 2. Maddesi ile 6102 Sayılı TTK'nun 5. Maddesinin 3 ve 4 nolu fıkraları değiştirilerek Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki iş bölümü ilişkisi görev ilişkisine dönüştürülmüştür. Görev hususu HMK'nun 114/1-c maddesi uyarına dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır. Mahkememizce açıklanan nedenlerle görevsizlik kararı verilmesi gerekmiş, HMK'nun 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurulması halinde dava dosyasının görevli Asliye Hukuk mahkemelerine gönderilmesine hükmedilmiş, HMK'nun 331/2 maddesi uyarınca görevsizlik kararından sonra Asliye Hukuk mahkemelerinde davaya devam edilmesi halinde tedbir itirazının bu mahkemece değerlendirilmesi gerektiği ve yargılama giderlerine Asliye Hukuk Mahkemelerince hükmedileceğinden bu aşamada yargılama harç ve giderlerine hükmedilmemiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Mahkememizin görevsizliği sebebiyle 6100 Sayılı HMK. 115/2 maddesi gereğince davanın usulden reddine, 2-Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde talep halinde dosyanın görevli Kayseri Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 3-Kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık süre içinde görevli mahkemeye gönderme talebinde bulunulmaması durumunda HMK. 20. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine, 4-6100 sayılı HMK. 331/2. maddesi uyarınca harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli mahkemede değerlendirilmesine, 5-DAVALI VEKİLİNİN İHTİYATİ TEDBİRE İTİRAZ TALEBİNİN, GÖREVLİ MAHKEMECE DEĞERLENDİRİLMESİNE, Dair, tarafların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize veya bulunan yer asliye hukuk (ticaret) mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.07/07/2026 Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/595, K. 2026/670, T. 07.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-595-e-2026-670-k-987b292bd193