İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/799 E. 2026/498 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/799
- Karar No
- 2026/498
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/799 Esas KARAR NO : 2026/498
DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 25/10/2025 KARAR TARİHİ : 09/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı ... arasında 17/03/2025 tarihinde bir protokol akdedildiğini, bu protokol uyarınca davalı ...'ın ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... plakalı toplam 7 adet çekiciyi (tır) 25.200.000,00 TL bedelle müvekkiline satmayı taahhüt ettiğini, müvekkilinin de bu bedel karşılığında davalı ...'a 17 adet çek verdiğini, dava konusu iki çekin de bu 17 çek içerisinde yer aldığını, protokolde öngörülen sürelerde araçların devrinin yapılmadığını, davalının çeşitli bahanelerle oyaladığını, bunun üzerine ... 24. Noterliği'nin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile taraflar arasındaki 17/03/2025 tarihli protokolün feshedildiğinin bildirildiğini ve verilen çeklerin iadesinin talep edildiğini, davalı ...'ın ise ... 9. Noterliği'nin... tarih ... yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesi ile bu talebi kabul etmediğini, protokol gereği yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen karşılığında araçları alamaması nedeniyle müvekkilinin ciddi bir ekonomik krize girdiğini ve konkordato talebinde bulunmak zorunda kaldığını, dava konusu çeklerin bu itibarla bedelsiz kaldığını, davalı ...'a karşı ileri sürülebilecek def'ilerin, 6361 sayılı Kanun'un 9/2. maddesi ve TBK'nun 188/1. maddesi uyarınca alacağın temliki hükümleri çerçevesinde diğer davalı ...'e karşı da ileri sürülebileceğini belirterek, dava konusu çeklerden dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve çeklerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile dava dışı ... arasında akdedilen faktoring sözleşmesi çerçevesinde 18/03/2025 ve 03/04/2025 tarihlerinde faktoring işlemleri gerçekleştirildiğini, ...'ın davalı ...'dan olan ve ... (13/03/2025 tarihli, 23.482.500,00 TL bedelli) ile ... (26/03/2025 tarihli, 18.869.696,68 TL bedelli) numaralı faturalarla tevsik edilen alacağının (her birinin 1.500.000,00 TL'lik kısmının) müvekkiline temlik edildiğini, dava konusu çeklerin de bu temlik edilen alacağın ödeme aracı olarak müvekkiline cirolandığını, ciro silsilesinin şeklen düzenli olduğunu, müvekkilinin 6361 sayılı Kanun ve ilgili Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde iyiniyetli meşru hamil sıfatıyla çekleri iktisap ettiğini, davacı ile davalı ... arasındaki temel ilişkiden (protokol/araç satışı) haberdar olmasının mümkün olmadığını, faktoring şirketlerinin cirantalar arasındaki hukuki ilişkiyi araştırma yükümlülüğü bulunmadığını, şahsi def'ilerin 6361 sayılı Kanun'un 9/3. maddesi uyarınca kendisine karşı ileri sürülemeyeceğini, davaya konu çeklerin bankaya ibrazında konkordato nedeniyle işlem yapılamadan iade edildiğini ve alacağının tahsili için ... İcra Dairesi'nin ... ve ...Esas sayılı dosyalarıyla takibe geçildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın yetkisiz yer mahkemesinde açıldığını, müvekkilinin yerleşim yerinin Batman olması nedeniyle İİK'nun 72/8. maddesi uyarınca yetkili mahkemenin Batman mahkemeleri olduğunu ileri sürerek yetki itirazında bulunmuş; esasa ilişkin olarak ise davacı tarafça dayanılan 17/03/2025 tarihli protokolün müvekkili şirket tarafından imzalanmadığını, protokolü ve protokol altındaki imzayı kabul etmediklerini, dava konusu çeklerin taraflar arasındaki ayrı bir ticari iş karşılığında müvekkiline verildiğini, kambiyo senedine ilişkin bedelsizlik iddiasının HMK'nun 200 ve 201. maddeleri uyarınca yazılı delille ispatlanmasının zorunlu olduğunu, davacının tacir sıfatıyla basiretli davranma yükümlülüğü bulunduğunu, kıymetli evrakın mücerretliği ilkesi gereği temel ilişkideki bir aksaklığın çekin geçerliliğini etkilemeyeceğini savunarak davanın reddine, davacının kötüniyetli dava açması nedeniyle asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: 1. 17/03/2025 tarihli protokol (davalı ... tarafından varlığı ve imzası kabul edilmemiştir), 2. Dava konusu çeklerin görüntü/asılları, ... İcra Dairesi'nin ... ve...Esas sayılı takip dosyaları, 3. ... 24. Noterliği'nin ...tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ve ... 9. Noterliği'nin... tarih ... yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesi, 4. ... Arabuluculuk Bürosu'nun ...sayılı anlaşamama son tutanağı, 5. Gelir İdaresi Başkanlığı'nın ... tarihli, ...sayılı yazı cevabı (davaya konu faktoring işlemine dayanak faturaların sistemde kayıtlı, geçerli ve iptal/itiraz konusu edilmediğine ilişkin), 6. Finansal Kurumlar Birliği'nin ...tarihli,... sayılı yazı cevabı (dava konusu çekler hakkında Birliğe ulaşmış bir çalıntı bildirimi bulunmadığına ilişkin), 7. Türkiye Bankalar Birliği'nin ... tarihli, ... sayılı yazı cevabı, 8. ... Vergi Dairesi ve ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün yazı cevapları ile taraflara ve dava dışı ...'a ilişkin vergi kimlik sorgu sonuçları (... ve ...'ın vergi/sicil kayıtlarının faal olduğuna ilişkin), 9. ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...Talimat sayılı dosyası kapsamında SMMM ... (Sicil No: ...) tarafından düzenlenen bilirkişi raporu (davalı ...'ın ve dava dışı ...ın 2025 yılı ticari defter ve belgelerinin incelenmesine ilişkin), 10. ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin... Talimat sayılı dosyası kapsamında bilirkişi ... (Sicil No: ...) tarafından düzenlenen bilirkişi raporu (davacının 2024-2025 yılı ticari defter ve belgelerinin incelenmesine ilişkin), 11. Davalı ...'in ibraz ettiği faktoring sözleşmesi ve faktoring işlem evrakları, faturalar, banka kayıtları, 12. Taraf ticaret sicil kayıtları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, ... Bankası A.Ş./... Şubesine ait ... keşide tarihli, ... çek numaralı, 1.500.000,00 TL bedelli çek ile ... keşide tarihli, ... çek numaralı, 1.500.000,00 TL bedelli çek olmak üzere davacı tarafından keşide edilip davalı ... Şirketi (bundan sonra “...” olarak anılacaktır) lehtar gösterilerek düzenlenen ve akabinde ciro yoluyla dava dışı ...Şirketi (bundan sonra “...” olarak anılacaktır) üzerinden davalı ... Şirketi'ne (bundan sonra “...” olarak anılacaktır) devredilen iki adet çekten dolayı davacının davalılara borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların; ...Bankası A.Ş./... Şubesine ait 25/08/2025 keşide tarihli, ... çek numaralı ve 18/10/2025 keşide tarihli, ... çek numaralı çeklerden dolayı davacının davalılara borçlu olup olmadığının sübutu ve buna bağlı olarak davacının söz konusu çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespiti isteminden ibaret olduğu görülmüştür. Dosya kapsamına göre; davacı ile davalı ... arasında 17/03/2025 tarihinde bir protokol düzenlendiği, bu protokol uyarınca davalı ...'ın davacıya 7 adet çekiciyi (tır) 25.200.000,00 TL bedelle satmayı taahhüt ettiği, davacının da bu bedel karşılığında davalı ...'a 17 adet çek verdiği, dava konusu iki çekin de bu 17 çek içerisinde yer aldığı, protokolde öngörülen sürelerde araç devirlerinin gerçekleştirilmemesi üzerine davacı tarafça ... 24. Noterliği'nin ...tarihli ihtarnamesi ile protokolün feshedildiğinin bildirildiği ve verilen çeklerin iadesinin talep edildiği, davalı ...'ın ise ... 9. Noterliği aracılığıyla gönderdiği cevabi ihtarname ile bu talebi kabul etmediği anlaşılmaktadır. Davalı ...'ın usule ilişkin yetki itirazı, mahkememizin 02/04/2026 tarihli 1. celse ara kararı ile HMK'nun 7. maddesi gereğince mahkememizin yetkili bulunduğu gerekçesiyle reddedilmiştir. Dava konusu her iki çek de davacı tarafından keşide edilerek davalı ... lehtar gösterilmek suretiyle düzenlenmiştir. ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...Talimat sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda, davalı ...'ın ticari defter kayıtlarında söz konusu çeklerin önce 101 Alınan Çekler hesabında, karşılığı 340 Alınan Sipariş Avansları hesabında ve herhangi bir fatura düzenlenmeksizin izlendiği, akabinde davalı ...'ın kendi tedarikçisi olan dava dışı ...'a olan faturalı alış borcuna (320 Satıcılar Hesabı) karşılık olarak aynı çeklerin ciro yoluyla ...'a devredildiği tespit edilmiştir. ...'ın defter kayıtlarında da bu çeklerin ...'dan olan alacağına karşılık alındığı, akabinde 18/03/2025 ve 03/04/2025 tarihli faktoring işlemleri kapsamında ...'e cirolanmak üzere kayıtlardan çıkarıldığı görülmüştür. Buna göre çeklerin ciro silsilesinin davacı (keşideci) → davalı ... (lehtar) → dava dışı ... (ikinci ciranta) → davalı ... (faktoring işlemiyle temlik alan/son hamil) şeklinde ve şeklen düzenli biçimde gerçekleştiği, silsilede herhangi bir kopukluk bulunmadığı anlaşılmaktadır. 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu'nun 9. maddesi çerçevesinde faktoring işleminin (üçlü ilişkinin) tarafları; faktoring müşterisi ..., fatura borçlusu ... ve faktor ...'dir. Davacı ise bu üçlü faktoring ilişkisinin herhangi bir köşesinde yer almamakta; ciro silsilesinde faktoring işleminden önceki ve ondan bağımsız bir aşamada, salt çekin keşidecisi sıfatıyla yer almaktadır. Bu itibarla davacının davalı ...'a karşı ileri sürebileceği şahsi def'ilerin (temel ilişkinin bedelsiz kaldığı iddiasının) davalı ...'e karşı da ileri sürülebilmesi, 6361 sayılı Kanun'un 9/2. maddesi ve TBK'nun 188/1. maddesindeki alacağın temliki hükümleri çerçevesinde değil, aynı Kanunun 9/3. maddesindeki ağırlaştırılmış standart çerçevesinde mümkün olabilecektir; zira davacı, faktoring işleminin tarafı olmayıp ciro zincirinde ondan önceki bir noktada yer alan bir kambiyo borçlusu konumundadır. Bu standart uyarınca davacının, davalı ...'in çeki iktisap ederken bile bile davacının zararına hareket ettiğini (kötüniyet/ağır kusur düzeyinde bir bilgiye sahip olduğunu) ispatlaması gerekmektedir. Bu konuda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesinin ... esas, ...karar sayılı kararında "6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketler Kanunu'nun 9/2. maddesine göre; faktoring şirketi, kambiyo senetlerine dayalı olsa bile fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz ve tahsilini üstlenemez. Anılı Kanun'un 9/3 maddesinde; "Bir kambiyo senedinin ciro yoluyla faktoring şirketine devri hâlinde, kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan defileri faktoring şirketine karşı ileri süremez; meğer ki, faktoring şirketi kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun." hükmüne yer verilmiş olup Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 5 maddesinde; "Kuruluş tarafından ... gerektiğinde fatura borçlusu ve kambiyo senedi veya diğer senedin keşidecisine de başvurularak borcun teyit edilmesini sağlayacak yöntemler geliştirilmesi..." gerektiği belirtilmiştir. Somut olayda davalı faktoring şirketi olup ibraz edilen sözleşme, fatura ve çekte görünüş itibariyle şüphe uyandıracak bir eksiklik bulunmadığından ek bir araştırma yapma yükümlülüğünden söz edilemeyeceği, nitekim Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 5. maddesinde faktoring şirketine "gerekmesi halinde" istihbari araştırma yükümlülüğünün getirilmiş olduğu, somut olayda 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketler Kanunu'nun 9/3. maddesine göre; davalının çeki yasal mevzuata uygun olarak iktisap ettiği, meşru hamil olduğu, kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiğini, çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğunu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğunu gösterir ispata elverişli delil bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu tespitler ışığında, ilk derece mahkemesi tarafından davanın reddine yönelik karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur." şeklinde hüküm kurulmuştur. Dosya kapsamında; davalı ...'in dava konusu çekleri iktisap ettiği... ve ... tarihleri itibariyle, faktoring işlemine dayanak ... ve ... numaralı faturaların Gelir İdaresi Başkanlığı'nın yazı cevabına göre sistemde kayıtlı, geçerli ve iptal/itiraz konusu edilmemiş faturalar olduğu, Finansal Kurumlar Birliği'nin yazı cevabına göre dava konusu çekler hakkında Birliğe ulaşmış herhangi bir çalıntı/kayıp bildiriminin bulunmadığı, Türkiye Bankalar Birliği nezdinde de bu hususta bir tespit yapılamadığı, davacı ile davalı ... arasındaki 17/03/2025 tarihli protokolün/araç satışı ilişkisinin faktoring işleminin tarafı olmayan ... bakımından bilinmesinin veya bilinmesinin beklenmesinin hayatın olağan akışına uygun düşmediği, ciro silsilesinin şeklen düzenli olduğu ve TTK'nun 801. maddesi uyarınca faktoring şirketinin cirantaların birbirleriyle olan hukuki ilişkilerini araştırma yükümlülüğünün bulunmadığı, yukarıda özetlenen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesinin ... esas, ... karar sayılı kararında da belirtildiği üzere faktoring şirketinin sözleşme, fatura ve çekte görünüş itibariyle şüphe uyandıracak bir eksiklik bulunmadığından ek bir araştırma yapma yükümlülüğünün bulunmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafça davalı ...'in çekleri iktisap ederken bile bile davacının zararına hareket ettiği ispatlanamamıştır. Bu itibarla davalı ... yönünden 6361 sayılı Kanun'un 9/3. maddesindeki ağırlaştırılmış kötüniyet/ağır kusur standardı gerçekleşmediğinden, davacının bu davalıya karşı ileri sürdüğü şahsi def'ilere dayalı menfi tespit talebinin reddi gerekmiştir. Davalı ... yönünden değerlendirme ise farklıdır. Zira ..., davacının çekleri doğrudan kendisine verdiği, faktoring ilişkisinin dışında kalan asıl/temel ilişkinin tarafıdır; bu nedenle davacının ...'a karşı ileri sürdüğü def'i bakımından 6361 sayılı Kanun'un uygulanmasına gerek olmaksızın, doğrudan temel ilişkiye dayalı bedelsizlik def'i incelemesi yapılması gerekmektedir. Davalı ..., taraflar arasındaki 17/03/2025 tarihli protokolün varlığını ve protokol altındaki imzayı kabul etmediğini, çeklerin ayrı bir ticari iş karşılığında verildiğini savunmuş ise de; gerek ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin...Talimat sayılı dosyasında düzenlenen bilirkişi raporunda davalı ...'ın kendi ticari defter kayıtlarının (HMK 222/2 uyarınca delil teşkil eden, usulüne uygun tutulduğu tespit edilen defterler), dava konusu çeklerin davacıdan “sipariş avansı” olarak alındığını ve bu işleme ilişkin herhangi bir fatura düzenlenmediğini göstermesi, gerekse ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Talimat sayılı dosyasında düzenlenen bilirkişi raporunda davacının kendi ticari defter kayıtlarının da aynı yönde, çeklerin 17/03/2025 tarihli protokol uyarınca 7 adet çekici (tır) alımı karşılığında verildiğini ve davacı ile davalı ... arasında bu çekiciler dışında başkaca bir ticari ilişki bulunmadığını doğrulaması karşısında; davalı ...'ın protokole yönelik münferit imza inkârına rağmen, birbirinden bağımsız iki ayrı bilirkişi incelemesiyle her iki tarafın usulüne uygun tutulmuş ve HMK 222/2 uyarınca delil niteliğinde olan ticari defter kayıtlarının birbirini doğrulaması, dava konusu çeklerin ileride teslim edilecek çekicilere (araçlara) ilişkin sipariş avansı olarak verildiğini, karşılığında herhangi bir fatura düzenlenmediğini ve mal/hizmet ifasının gerçekleşmediğini HMK'nun 200 ve 201. maddeleri anlamında yazılı delille ortaya koymaktadır. Kaldı ki davalı ...'ın taahhüt ettiği araç devirlerini süresinde gerçekleştirmediği, davacı tarafça 27/05/2025 tarihli ihtarname ile protokolün feshedildiği ve çeklerin iadesinin talep edildiği, davalı ...'ın buna karşı sunduğu cevabi ihtarnamede de somut ve yazılı delille desteklenen bir karşı iddia ileri sürülmediği görülmüştür. Bu durumda, davalı ...'a verilen dava konusu çeklerin karşılığını oluşturan edimin (araç/çekici teslimi) gerçekleşmediği, çeklerin bu itibarla bedelsiz kaldığı sabit olmakla, davacının davalı ...'a karşı borçlu olmadığının tespiti talebinin kabulü gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle; dava konusu... keşide tarihli ... çek numaralı ve ... keşide tarihli ... çek numaralı, toplam 3.000.000,00 TL bedelli çeklerden dolayı, davacının davalı ...'a borçlu olmadığının tespiti talebinin KABULÜNE; davalı ... yönünden ise şahsi def'ilerin 6361 sayılı Kanun'un 9/3. maddesindeki ağırlaştırılmış standart karşılanamadığından REDDİNE, Mahkememizce verilmiş bir tedbir kararı bulunmadığından İİK 72/4 gereği davalı lehine tazminat takdirine yer olmadığına karar vermek gerekmiş, davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile; ...Bankası A.Ş./ ...Şubesine ait ... keşideli ... çek no.lu 1.500.000,00 TL'lik ve 18/10/2025 keşideli ...çek no.lu 1.500.000,00 TL'lik çeklerden dolayı davacının davalı .... Şirketi'ne borçlu olmadığının tespitine, 2-Davalı ... Anonim Şirketi yönünden davanın REDDİNE, 3-Mahkememizce verilmiş bir tedbir kararı bulunmadığından İİK 72/4 gereği davalı lehine tazminat takdirine yer olmadığına, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 204.930,00 TL karar harcından mahkememiz veznesine yatırılan 51.232,00 TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 153.698,00 TL karar harcının davalı ... Şirketi'den tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan toplam 51.934,90 TL (615,40 TL başvurma harç, 51.232,00 TL peşin harcın, 87,50 VSH) harcın davalı ... Şirketi'nden tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 432.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ... Şirketi'nden tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre red edilen miktar üzerinden hesaplanan 432.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ...'e verilmesine, 8-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 17.290,00 TL (15.000,00 TL bilirkişi ücreti, 2.290,00 TL tebliğler ve posta) yargılama giderinin davalı ... Şirketi'nden tahsili ile davacıya verilmesine Dair, davacı vekilinin (e duruşma), davalı ... vekilinin (e duruşma) ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı; 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/07/2026
Başkan e-imzalı Üye e-imzalı Üye e-imzalı Katip e-imzalı