İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1182 E. 2026/692 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1182
- Karar No
- 2026/692
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1182 Esas KARAR NO : 2026/692
DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) DAVA TARİHİ : 11/10/2021 KARAR TARİHİ : 01/10/2026
Mahkememiz ...Esas - ... Karar sayılı dosyasında verilen ''davanın kabulü'' kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine istinaf başvurusu değerlendirilmek üzere dosyanın İstanbul BAM 43. HD'ye gönderildiği, İstanbul BAM 43. HD tarafından ... Dosya -... Karar numaralı 02/07/2026 tarihli karar ilamı ile mahkememiz kararının ''usulden kaldırılmasına'' karar verildiği, akabinde dosyanın yeniden mahkememize tevzii edilerek... Esas sırasına kaydının yapıldığı görülmekle, yapılan yargılama sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirkette 18 adet pay ile %9 oranında hissedar olduğu, murisi babasından 9 adet %4.5 oranındaki hissenin intikali ile davalı şirketteki hissesinin 27 adet pay ile %13.5 oranına çıktığı, şirket sermayesinin onda birinin üzerinde pay sahibi olan müvekkili adına temsilcisinin genel kurulda Türk Ticaret Kanunu'nun 420. maddesi gereğince 1 ay süre ile genel kurulun ertelemesi talebinde bulunmasına rağmen davalı tarafından müvekkiline babasından intikal eden bir kısım hisseler için oy kullanamayacağı gibi TTK. 493. maddesi uyarınca bu hisselerin sahibi olmadığını ileri sürerek erteleme talebinin reddedildiği, red talebinin yasaya aykırı olduğu ve TTK 420. maddesi gereğince erteleme talebinde bulunulduğunda şirketin kabul etmek zorunda olduğunu bu nedenle alınan davalı şirketin 17.09.2021 tarihli tarihli genel kurulun yasaya aykırı olarak yapıldığını belirterek anılan genel kurulda alınan tüm kararların iptaline ve icrasının durdurulmasına karar verilmesini, davanın kabulü ile; 17/09/2021 tarihinde yapılan genel kurulda alınan kararların tamamının iptali ile dava sonuna kadar alınan kararların yürütülmesinin tedbiren durdurulmasına dair karar verilmesini, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; genel kurulun ve alınan kararların yasaya ve ana sözleşmeye uygun olduğu gibi davacı tarafından hiç bir karar muhalefet şerhinin yazılmadığı, davacının, müvekkili şirket yönetim kuruluna 11.09.2020 tarihinde gönderdiği e-posta ile; müvekkil şirketin diğer bir pay sahibi olan babası ...'nın 30.08.2020 tarihinde vefatı üzerine kendisine miras kalan şirket paylarının diğer mirasçı ... 'ya kalmasını arzu ettiğini belirterek, şirket açısından yerine getirilmesi gereken herhangi bir sorumluluk veya işlem olup olmadığını sorduğu, bunun üzerine yönetim kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile, pay sahibi ...'nın vefatı üzerine yapılan müzakere neticesinde, ana sözleşmesinin 9. maddesi ve Türk Ticaret Kanunu'nun 493.maddesi uyarınca; müteveffa ...'nın sahip olduğu şirket paylarının hangi mirasçılara ne oranda ait olduğunun ve söz konusu şirket payları üzerinde hangi mirasçının/mirasçıların hangi oranda mirasçı sıfatıyla hak talep ettiğinin belli olması üzerine, söz konusu payların gerçek değeri ile şirket adına devralınması yönünde söz konusu mirasçılara teklifte bulunulmasına ve bu doğrultuda söz konusu mirasçının/mirasçıların ....'nın sahip olduğu şirket paylarının kendi adına kaydedilmesi hususunda talepte bulunması halinde bu taleplerinin reddedilmesinin karar altına alınarak bu doğrultuda işlemler yapıldığı ve daha sonra yönetim kurulu tarafından...tarih ve... sayılı kararı ile; şirket paylarının gerçek değerinin belirlenmesi ve mirasçılara bildirilmesi yönünde karar alındığı ve gerçek değerlerin tespitinden sonra davacının miras payı 9 adet hissenin satın alınmasının teklif edildiği ancak davacı tarafından miras payının pay defterine işlenmesinin istendiği TTK 493. maddesi hükmü gereği bu talebin reddedildiği, yönetim kurulunun davacıya miras kalan payların davacı adına pay defterine işlenmemesine ilişkin kararın batıl olduğunun tespiti amacıyla işbu dava konusu genel kurul tarihinden sonra 11.10.2021 tarihinde ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde ... Esas sayılı dosyasında dava açıldığı, davacının sermayenin onda birine sahip olmadığından TTK 420. Maddesine göre erteleme talebinde bulunma hakkının olmadığını belirterek davanın ve icranın durdurulması talebinin reddine karar verilmesini, fazlaya ve saire ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile usul ve yasaya aykırı davanın reddini, davacının usul ve yasaya aykırı tedbir talebinin reddini, davacı tarafından teminat yatırılmasına ilişkin taleplerinin kabulünü, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 29/09/2026 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiklerini, yapılan işlemlere ilişkin herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmadığını beyan etmiştir. Davalı vekili 05/10/2026 tarihli dilekçesi ile feragat beyanına bir itirazı olmadığı, müvekkili şirket lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesi talebinin bulunmadığını beyan etmiştir. Feragat, davaya son veren taraf işlemlerinden olmakla davacı vekilinin vekaletnamesinde de feragate yetkili olduğu görülmekle, feragat nedeniyle davanın reddine, taraf vekillerinin karşılıklı olarak vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını bildirmekle bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan alınması gerekli 488,00 TL karar ilam harcından peşin alınan 59,30-TL harçtan mahsubu ile bakiye 428,70 TL harç bedelinin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-Yapılan yargılama giderlerinin yapan üzerinde bırakılmasına, 4-Yargılama ve vekalet ücreti taleplerinin taraflarca talep edilmediğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 5-Bakiye gider avansının yatırana iadesine, Dair, tarafların yokluğunda dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 01/10/2026
Başkan ... E-imza Üye ... E-imza Üye ... E-imza Katip ... E-imza