Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1025 E. 2026/1128 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1025
- Karar No
- 2026/1128
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1025
KARAR NO: 2026/1128
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 02/04/2024
NUMARASI: 2022/134 E. - 2024/63 K.
DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/06/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 26/06/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının ... tarihinde ilk olarak ...olarak eğitim sektöründe faaliyet başladığı, Çocuk Gündüz Bakımevi, Çocuk Kulübü, kreş, dil okulu, Özel Öğretim kursu, muhtelif kurs ve özel okullar olarak İzmir'de çeşitli kollarda hizmet bölgede mevcut şubeleri ile ismini duyurduğunu, .... yılı aşkın süredir ....'ü Aşkın öğretmenle bugüne kadar hizmet verdiğini, ... metrekarelik alanda 42 derslikle okul binasında da 7 milyon TL'nin üzerinde yatırım yaptığını, sosyal medyada markasını kullandığını, dolayısıyla markanın eğitim ve öğretim hizmetleri yönünden gerçek hak sahibi olduğunu, bu nedenlerle davalıya ait markanın hükümsüzlüğünü ve sicilden telkinine karar verilmesi için iş bu davaya açma zorunluluğunun olduğunu, davalının ...markasının davacı markası ile benzer olup markalar arasında tüketici nezdinde iltibas ihtimalinin mevcut olduğunu, bu nedenlerle davalıya ait ... tescil nolu ... Gelişim artı şekil markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesinin talep etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalının cevap dilekçesinde söz konusu markanın karıştırılma ihtimalinin mevcut olmayacağını markanın hitap ettiği tüketicinin orta düzeyde tüketici olmadığını karıştırılma ihtimalin markalar arasında benzerlik olmadığını markanın bütün olarak ... gelişim ibaresinden oluştuğunu davacının ise markasının sadece ... ibaresinden oluştuğunu davacının İzmir'de faaliyet yürütmekteyken davalının İstanbul'da faaliyet gösterdiğini Bu nedenle görsel Fonetik olarak çağrışım yapmayacağını ve davanın haksız olduğunu bu nedenle reddine karar verilmesi gerektiğini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesin kararıyla; dava markanın hükümsüzlüğüne ilişkin olup davacının ... esas unsurlu çok sayıda markanın tescilli sahibi olduğu, davalının ise davaya konu ...numaralı ... ... Yayınları markasının tescilli sahibi olduğu, her ne kadar davacının ... unsurlu birçok markanın sahibi olduğu anlaşılmış ise de bu markaların tescil tarihinin davalı markasından sonraki tarihte olduğu, davacı tarafından gerçek hak sahipliği iddiası ile hükümsüzlük talebinde bulunulduğu, tüm deliller toplandıktan sonra aldırılan 07/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda davacının ilk olarak 2009 yılında ... ibareli kullanımlara başladığı, 2012 yılından ise ... ibaresinin 41. Sınıfta eğitim ve öğretim hizmetleri bakımından markasal olarak kullanmaya başladığının tespit edildiği, davalının marka tescilinin ise 22/10/2015 başvuru tarihi itibariyle yapıldığı, buna göre tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde davacı tarafından dosyaya sunulan faturalar incelendiğinde bu faturaların 2013 yılına ait olduğu, yine davacı tarafından 04/09/2012 tarihinde ... Eğitim Kurumu ibareli Facebook hesabının oluşturulduğu, rotaegitimkurumları.com alan adının da 2014 yılında tahsis edildiği, davacı tarafından ... esas unsurlu ilk eğitim merkezinin 18/10/2007 tarihinde faaliyete başlaması için izin verilip bu tarihten sonra bu ibarei ile eğitim merkezlerinin açıldığı ve kullanılmaya başladığı, davacı kullanımlarının markasal kullanımlar olduğu, davalı markası ile karşılaştırıldığında her iki taraf markasının da esas unsurunun ... ibaresi olup davalı markasının davacının ticari faaliyet kapsamı olan 43. Sınıftaki eğitim öğretim hizmetleri alanında olduğu, davalı markasının tescil tarihi itibariyle 2015 yılında ise de yayın tarihinin 31/07/2017 tarihi olup dava tarihi itibariyle 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçmediğinin görüldüğü, bu nedenle davacının 6769 sayılı SMK nun 6/3. Maddesi uyarınca ... ibaresi üzerinde Eğitim Öğretim Hizmetleri bakımından davalıya nazaran gerçek hak sahibi olduğu anlaşıldığından,"
Davanın KABULÜ ile,
1-Davalı adına tescilli ... numaralı markanın 41. Sınıfta yer alan eğitim ve öğretim hizmetleri bakımından hükümsüzlüğüne, karar verilmiştir.
İSTİNAF:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporundaki çelişkiler giderilmeden hüküm kurulduğunu, raporun maddi gerçeklikten uzak olduğunu, markalar arasında görsel, yazılış, okunuş ve sessel açıdan iltibas oluşturacak bir benzerlik bulunmadığını, ortalama tüketicinin markaları karıştırmasının mümkün olmadığını, müvekkile ait "... Gelişim" markasının davacıya ait "..." ibaresinden hem kavramsal hem de görsel olarak farklı bir özgünlüğe sahip olduğunu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 14.05.2002 tarihli ve 2002/1890 E. -2002/4750 K. sayılı kararında belirtilen bütünsel etki ilkesi gereği markaların farklı olduğunu, müvekkilin 35. ve 41. sınıflarda işletme ve idari danışmanlık faaliyetleri yürüttüğünü, davacının ise eğitim-öğretim alanında faaliyet gösterdiğini, tarafların faaliyet alanlarının ve coğrafi bölgelerinin farklılık arz ettiğini, davacının 2016 yılındaki tescil sürecinde itirazda bulunduğunu ve o tarihten itibaren 6 yıl boyunca sessiz kaldığını, SMK m. 25/6 uyarınca sessiz kalma yoluyla hak kaybı oluştuğunu, mahkemenin 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçmediği yönündeki gerekçesinin dosya içeriğiyle çeliştiğini, davacının markasını uzun süredir etkin bir şekilde kullanmadığını, davanın kısmen kabulüne rağmen davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu belirterek, istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP:
Davacı vekili istinaf cevap dilekçesinde özetle;
davalı tarafın istinaf isteminin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının markasının tescil tarihinin 31.07.2017 olduğunu, müvekkilin markasının asli unsuru olan "..." ibaresi ile davalının markasının asli unsuru olan "..." ibaresinin benzer olduğunu, bu nedenle markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, davalının markasının hükümsüzlüğüne karar verildiğini, davalının hak düşürücü süre iddiasının kabul edilemez olduğunu, müvekkilin markasını 2010 yılından itibaren yoğun bir şekilde kullandığını, davalının markasının tescil tarihinden önce müvekkilin markasının kullanıldığını, bu nedenle davalının istinaf başvurusunun reddi ile mahkeme kararının onanmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davanın konusu davalı adına tescilli, ... tescil nolu ... Gelişim artı şekil markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkini davasıdır.
Davacı tarafından önceye dayalı gerçek hak sahipliği iddiasına dayanılmaktadır.
Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
07/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davalının ... tescil nolu (4) ... ajelisim ŞekiltRota Gelişim markasının 35 ve 41. Sınıflarda yer ala hizmetlerde Türk Patent nezdinde tescil edilmiş olduğu, davacının ... Şekil ibaresinin 41. Sınıfta yer alan “ Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil)” hizmetlerin ilk ve gerçek hak sahibi olduğu, davalının markasının SMK 6/1 ve 25. Maddesi uyarınca 41. Sınıfta yer alan “ Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil)” açısından kısmi hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu, davalının marka başvurusunu kötüniyetle yaptığına dair herhangi bir tespit yapılamadığı" belirtilmiştir.
Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğünün talep ve dava edildiği, davacı tarafından dosyaya sunulan faturalar incelendiğinde bu faturaların 2013 yılına ait olduğu, yine davacı tarafından 04/09/2012 tarihinde ... Eğitim Kurumu ibareli Facebook hesabının oluşturulduğu, rotaegitimkurumları.com alan adının da 2014 yılında tahsis edildiği, davacı tarafından ... esas unsurlu ilk eğitim merkezinin 18/10/2007 tarihinde faaliyete başlaması için izin verilip bu tarihten sonra bu ibare ile eğitim merkezlerinin açıldığı ve kullanılmaya başladığı, davacı kullanımlarının markasal kullanımlar olduğu, davacının önceye dayalı gerçek hak sahibi olduğu ve davalı markası ile karşılaştırıldığında her iki taraf markasının da esas unsurunun ... ibaresi olduğu anlaşılmıştır.
Davalı tarafından davacının sessiz kaldığını, 5 yıllık sürenin geçtiğini ve hak kaybına uğradığını ileri sürmüş ise de, sessiz kalma savunması tescilli bir markaya karşı ileri sürülebileceğinden davalının markasının başvuru tarihinin 22/10/2025, tescil tarihinin 20/06/2017 tarihi, dava tarihinin 17/06/2022 tarihi olduğu ve tescil tarihinden itibaren 5 yıllık süre geçmeden dava açıldığı anlaşılmakla sessiz kalma savunmasına itibar edilmemiştir.
Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin .../04/2024 tarih ve 2022/... E., 2024/... K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 25/06/2026