Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1028 E. 2026/1160 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1028
Karar No
2026/1160
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2024/1028 Esas

KARAR NO: 2026/1160

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

TARİHİ: 30/11/2023

NUMARASI: 2021/144 E. - 2023/316 K.

DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)|Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/06/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili davacının ...numaralı ... markasının 02 ve 3. Sınıflarda tescilli sahibi olduğunu, ... markasının yarım asırdır davacı tarafından kullanıldığını, davalı tarafından tescil edilen ... ve... numaralı ... ibareli markaların davacıya ait ...sayılı ... markası ile aynı sınıfta tescil edildiğini, ... ibaresi üzerinde gerçek hak sahibinin davacı olduğunu, davacı markasının tanınmış marka olduğunu, markalar arasında benzerlik olduğunu yine davalı marka başvurularının kötü niyetli olduğunu belirterek hükümsüz kılınmasını talep ettiği, ayrıca davalı kullanımlarının davacı markasından faydalanmaya yönelik tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini bu sebeple markaların hükümsüzlüğüne markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması ve kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiği,

Davacı adına ...sayı ile tescilli ... markasına karşı davalılar tarafından gerçekleştirilen markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması ve kaldırılması, tecavüz ve haksız rekabetin işlenmesinde etkili oları araçların ve malların imhası, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde (1) nolu davalı adına 13.10.2017 tarih -...sayı ve 03.07.2018 tarih - ...sayı ile tescilli ... markalarının 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu SMK 25/1. maddesinin atfıyla 6/1 3,4, 5 ve 9.fıkraları başta olmak üzere ilgili maddeleri gereğince hükümsüzlüğü ve tescil kaydının Resmi Markalar Sicili'nden terkini, ihtiyati tedbir talebimizin kabulü ile takdiren teminatsız ve karsı tarafa tebligat yapılmaksızın; davalıların, davacı adına tescili ... markası ile karıştırılacak derecede benzer ... markasını kullandığı ürünlerin üretiminin satış ve dağıtımının, reklamının, tanıtımının, ithal ve ihracının önlenmesi, davacı aleyhine marka tecavüzü ve haksız rekabet yaratan her türlü ... markalı ürün, tabela, afiş ve basılı evraka el konulması, (1) nolu davalı adına ...ve ...sayı ile tescilli ... markalarının 3. kişilere devrinin önlenmesini teminen ihtiyati tedbir kararı verilmesi, davalılar aleyhine verilecek hüküm özetinin masrafı davalılardan alınmak suretiyle Türkiye çapında yayın yapan tirajı yüksek gazetede ilanına karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşıldı.

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı markalarının usule uygun olarak tescil edildiğini, davacı tarafça itirazda bulunulmadığını, davacı markasının ... olduğunu, davacının tek başına ... ibareli markanın tescili için başvuruda bulunmadığını, davalının marka tesciline kadar herhangi bir ... markalı ürün satışı yapmadığını, ayrıca piyasaya sunulan ürünlerin ambalaj şekil ve yazı karakteri olarak da davacı markasına benzer şekilde taklit edilmediğini, ... ibaresinin dünyaca bilinen bir ibare olup davacı tarafça yaratılmadığını markalar arasında benzerlik olmadığını davalı tescillinin kötü niyetli olmadığını belirterek davanın reddini talep ettiği anlaşıldı.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...hükümsüzlük davası yönünden davacının ...numaralı ... ibareli markanın 02 ve 03. Sınıfta tescilli sahibi olduğu, davalı ...'İn ise davaya konu ... numaralı 02 ve 35. Sınıflarda... numaralı markanın ise 03. Sınıfta tescilli sahibi olduğu, dava konusu ... markasına yönelik olduğundan davacının tanınmış ... ibareli markalarının değerlendirmeye alınamayacağı, ... ibareli markalar yönünden ise taraf markalarının ortak olarak ... ibaresinden oluştuğu, her ne kadar davacı markasında ... ibaresi bulunsa da bunun davalı markasından farklı olmaya yetmediği, markalar karşılaştırıldığında ... ibaresinin aynı olması, aynı zamanda tescil sınıflarının da 02 ve 03. sınıflarda ortak olması sebebiyle ortalama tüketici nezdinde karışıklığa sebebiyet verebileceği, davalı ... markalı ürünlerini gören ortalama tüketicinin davacı markasıymış gibi algılayabileceği, davacı markasının tescil tarihinin 2000 yılı olduğu düşünüldüğünde davacının davalıya nazaran öncelikli ve üstün hak sahibi olduğu, bu sebeple 6769 sayılı SMK nun 6/1 ve 6/3 maddeleri uyarınca hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, davacının tanınmış markasının ... markası olduğu, ... ibareli markasının tanınmış marka olmadığı, ... ile birlikte kullanılan davacıya ait ... markasının bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği, bu bakımdan mahkemede oluşan kanaate göre ... ibaresinin tanınmış marka olmaması sebebiyle SMK 6/4 ve 5. Maddesi uyarınca hükümsüzlük taleplerinin reddi gerektiği, kötüniyetli tescil iddiaları yönünden ise davalı ...'in daha önce davalı şirket ürünlerini satış ve pazarlama faaliyetlerini yapan ... limited şirketinin eski bir çalışanı olması sebebiyle davalı ...'in davacı marka ve ürünlerinden haberdar olduğu veya olması gerektiği, buna rağmen davacı markası olan ... ibaresi ile birebir aynı olan ... ibaresinin yazı karakterleri bile değiştirilmeksizin davacının markasının tescilli olduğu, 02 ve 03. Sınıflarda tescil ettirmesinin iyiniyetli tescil olmadığı kanaatine ulaşıldığı bu sebeple kötüniyetli tescil iddiası yönünden de SMK 6/9. Maddesi uyarınca davalı ... adına tescilli markaların hükümsüzlüğüne karar vermek gerektiği, bu sebeple davalıya ait dava konusu ... numaralı markanın tescilli olduğu 35. Sınıftaki emtialar yönünden de davacının 35. Sınıfta tescilli olmamasına rağmen kötüniyetli tescil sebebiyle davalı markalarının tümüyle hükümsüzlüğüne karar vermek gerektiği, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet iddiası yönünden ise öncelikle SMK 155/1 maddesi uyarınca davalının tescilli markası olmasının önceki marka sahibine karşı ileri sürülemeyeceği, davalı kullanımları incelendiğinde her ne kadar fiili olarak davalının ... ibareli ürünü bulunup tespit edilememiş ise de hem davacının koymuş olduğu görsellerden hemde bilirkişilerce internet siteleri üzerinden yapılan incelemede davalı ürünlerin görsellerinin tespit edildiği, ürün görselleri karşılaştırıldığında benzer ürünler olduğu ve markalarında ayniyet derecesinde benzer olması nedeniyle ortalama tüketici nezdinde karışıklığa sebebiyet verebileceği bu durumun SMK 29. Maddesi uyarınca marka hakkına tecavüz teşkil ettiği, yine 6102 sayılı TTK nun 55/1a4 maddesinde yer alan "başkasının malları, iş ürünleri faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak" hükmünü ihlal eder mahiyette haksız rekabet teşkil ettiği, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin de oluştuğu, diğer davalı ... Şti yönünden yapılan incelemede kurucusunun diğer davalı ... olduğu, bilişim bilirkişisi tarafından dava dışı ...'a ait web sitesinde arşiv kaydında ... ibareli ürün görselinin yer aldığı, yine davalı ...'e ait ....com isimli internet sitesinde yapılan incelemede bir adet ... ibaresinin bulunduğu, bu site tarafından da ürünlerin satışının yapıldığı, dava dışı ..., ... ve ... firmalarının satış noktaları bilgisinin yer aldığı, davalı ... Limited Şirketine ait web sitesi üzerinde yapılan incelemede ... ibareli herhangi bir ürün satışının veya tanıtımının bulunmadığı, bu yönde bir tespitte yapılmadığı, her ne kadar bu şirketin yetkilisi diğer davalı ... ise de davalı ... .... Şti'nin ayrı bir tüzel kişilik olduğu şirket yetkilisi tarafından yapılan haksız fiil ve eylemlerinden bu şirket yönünden herhangi bir kullanım tespit edilemediğinden bu şirketin ayrı bir tüzel kişilik olması sebebiyle sorumlu tutulamayacağı, bu sebeple davalı ... yönünden tecavüz ve haksız rekabet iddiası ispat edilemediğinden davanın reddine" karar verilmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;

-Davacının tanınmış markasının "..." olduğunu, Dava konusu markanın, tanınmış marka olmadığını, Davacının "..." ibarelerini içerir tanınmış marka siciline kayıtlı bir markası olmadığını, bu nedenle ... ibaresinin tanınmış marka olmaması sebebiyle SMK 6/4 ve 5. Maddesi uyarınca hükümsüzlük taleplerinin reddi gerektiği yönündeki kabulün yerinde olduğunu, Mahkemenin " davacının davalıya nazaran öncelikli ve üstün hak sahibi olduğu " yönündeki değerlendirmesi doğru olmadığını, ... ve ... markasının gerçek hak sahibinin davacı taraf olduğu yönündeki belirleme gerçeklikle bağdaşmadığını, "..." markası, davacı şirket adına kayıtlı olmadığını, müvekkilinin markadan kaynaklı hakkını, davacı şirketin faaliyet göstermediği yapı market sektöründe hukuka uygun şekilde kullandığını, "www.....com" isimli web sitesi, açık ve faaliyette olup; işbu alan adı 09.05.2011 tarihinden bu yana müvekkili ... adına kayıtlı olduğu tespit edildiğini, ... olarak oto bakım ürünleri, temizlik ürünleri, izolasyon malzemeleri, teknik spreyler gibi çok çeşitli ürün tedarik ve pazarlama hizmeti verildiğini, rapora göre dava konusu ... kelimesi internet sitesi içerisinde aratıldığında, güncel olarak ... ibareli herhangi bir ürünün bulunmadığı tespit edildiğini, "www.....com.tr" alan adı da 17.05.2019 tarihinden bu yana müvekkiline ait olup, raporda tespit edildiği üzere güncel olarak açık ve faaliyette olup, web sitesi içerisinde güncel olarak ... ibareli herhangi bir ürünün bulunmadığı tespit edildiğini, ancak sitenin ana sayfasında ve Markalara Göre Ürünler sayfasında ... görselinin yer aldığı belirtildiğini, Müvekkilinin tescilli markası olan ... ibaresinin, müvekkiline ait markalar arasında web sitesinde sergilenmesi gayet olağan olduğunu, sitede sadece ... markasınına dair logo bulunduğunu, "www.....com.tr" internet sitesi içinde arama yapıldığında 01.08.2021 tarihli arşiv kaydında "..." ibaresinin yer aldığı tespit edilmiş ise de halihazırda müvekkillerin "www.....com.tr" nezdinde ... ibareli herhangi bir ürün satışı bulunmadığı tespit edildiğini,

-... markası boya sektöründe, ..., ..., ... gibi tanınan bir marka olup işbu marka hizmet gösterdiği sektörde ve tüketici nezdinde ... adı ile değil ... markası ile bilindiğini, ... markası ile tanınan firmanın ... ibaresine ilişkin ayırt edici bir unsur olmadığının tespiti doğru olmadığını, söz konusu davacı şirketin piyasada ... olarak değil, ... olarak tanınmakta olup başlı başına ... ibaresinin varlığı dahi ayırt edici unsur olduğunu,

Davacı şirkete ait https://....tr ve https://www.....tr sitelerine girildiğinde de sitenin başındaki amblemler “...” ibaresi içermemekte olup sadece ... ibaresi mevcut olduğunu, kendi markalarının "..." olarak tanındığını iddia etmelerine rağmen kendi sitelerinde, sitelerinin uzantı adlarında dahi ... ibaresine yer verilmediğini,

-... ibaresinin davacının markasına ayırt edici özellik katmadığı tespitine kesinlikle katılmadıklarını, "..." ibaresi, davacı yanın yaratmış olduğu özgün bir marka olmadığını "..." oto boya ve tamir sektöründe dünyaca bilinen bir marka olup, ürüne genel bilinirlik anlamında adını verdiğini, yurt dışında da Türkiyede de oto tamir ve boya sektöründe tüketiciler, ilgili ürünleri "..." olarak adlandırdığını, ...... bir nevi "..." olarak adlandırıldığını, davacı şirketin "..." markası ile kötü niyetli tescili söz konusu olduğunu,

-Müvekkilinin yaklaşık 22 yıldır yapı market sektöründe oto tamir ve boya ürünlerinin ticaretini yapmakta olup davacı şirkete özgü olmayan "..." ibaresini tamamen kanunun kendisine tanıdığı hak ve yetkiye istinaden tescil başvurusunda bulunarak TÜRKPATENT nezdinde tescil ettirdiğini,

-Müvekkili ...'in bahsi geçen firma ile ilişiği 31.08.2012 yılında kesildiğini, Müvekkilinin, ... .... Şti.'nde daha önce ortak konumunda bulunduğunu, Müvekkillerinin faaliyet gösterdiği alan ile davacı şirketin faaliyet gösterdiği alanlar birbirlerinden farklı olduğunu, Müvekkillerinin uzun yıllardır yapı market sektöründe faaliyet göstermekte olup davacının yapı market sektöründe hiçbir ticari faaliyeti olmadığını

-Bilirkişi raporunda ürün kutularının tasarım itibari ile de yüksek benzerlik taşıdığı ve tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali olduğu değerlendirilmiş ise de oto boya ve tamir ürünleri sektöründe... ve cilası ürünlerinin ambalajı, takdim şekli, içine konduğu kutusu, kapak biçimi, rengi gibi genel tasarımları birbirine oldukça benzer olduğunu,

-Davacı taraf, dilekçesinde sanki markanın tüm hak ve yetkilerinin ... ve ... Firmaları tarafından kendisine bırakıldığı izlenimi oluşturmaya çalışsa da bu iddianın gerçeklikle bağdaşmadığını, ... Firması'nın halihazırda TÜRKPATENT nezdinde tescil edilmiş "..." ibareli herhangi bir marka başvurusu bulunmadığını ancak bu firmanın 02.09.1987 tarihinde ... başvuru numaralı "..." ibareli başvurusu yapılmış, ve daha sonra 17.08.2001 tarihinde ... ..., .... (...) şirketine tam devir yapıldığını, ... ..., .... (...) ise 02.09.1997 başvuru tarihli ve ... tescil numaralı "..." markasının 2.sınıfta tescilinin mevcut olduğunu, müvekkili yönünden hükümsüzlük ve marka hakkına tecavüz haksız rekabet koşullarının oluşmadığını belirtmekle birlikte yerel mahkemenin kısmen kabul yönündeki kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle;

-Hükümsüzlük davalarının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 6/1, 6/3 ve 6/9. maddeleri gereğince kabulüne karar verilmesi haklı ve hukuka uygun olduğunu ancak, SMK m.6/5 gereğince, davacı ... markasının tanınmışlığından ötürü de hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, müvekkili ... markasının, oto boya ve tamir ürünlerinde tanınmış bir marka olduğunu, bu hususun sektör bilirkişilerinin de yer aldığı bilirkişi raporları ile de tespit edildiğini,

-Marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet iddiası yönünden ise davalı ... Şti. açısından davanın reddine karar verildiğini, 07.07.2023 tarihli ek bilirkişi raporu ile davalı şirkete ait ve davalı şirketin tanıtımının yapıldığı "www....com" internet sitesinde yapılan incelemede; firmanın ürünleri arasında “...” markasının yer aldığı ve “...” ibaresine tıklandığında diğer davalı ve aynı zamanda şirket sahibi olan ...'e ait https://www.....com.tr ... adresine yönlendirildiği, şirketin adres ve iletişim bilgilerinin durualısveris.com sitesinde yer alan bilgiler ile aynı olduğu tespit edildiğini, diğer davalı .... Şti'nin herhangi bir kullanımı olmadığı gerekçesi ile bu davalı açısından davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu,

-Hükümsüzlüğüne karar verilen ... markaları, müvekkili ... markası ile benzer olup, aynı/benzer mal ve hizmetler yönünden tescil edildiğini, müvekkili tarafından kullanılan ... markası, bir ürünün genel adı olmayıp, bugün ülkemizde ... ile özdeşleşmiş, ... ile tanınıp bilinen, ........ ve ..... emtiasında sektöründe tanınmış bir marka olduğunu, Davalının ... markasını adına tescil ettirip ve kullanıyor olmasının yegane nedeni bu bilinirlikten haksız yarar sağlamak olduğunu, Müvekkili ürünlerinin satış ve pazarlama işlerini yürüten ... şirketinin eski bir çalışanı olan ve daha sonra müvekkili ile aynı sektörde faaliyet gösteren davalı ... ve sahibi olduğu diğer davalı ... firmasının müvekkilinin tanınmış ... markasını bilmemesi imkansız olduğunu, bizzat davalının ... firmasında çalıştığı dönemde gönderdiği elektronik postanın alt kısmında müvekkilinin diğer markalarının yanı sıra "..." markası da bulunduğunu, davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacının "..." ibarelerini içerir tanınmış marka siciline kayıtlı bir markası olmadığını, ... ibaresinin tanınmış marka olmaması sebebiyle SMK 6/4 ve 5. Maddesi uyarınca hükümsüzlük taleplerinin reddi gerektiğini, diğer davalı müvekkili ... yönünden, şirkete ait web sitesi üzerinde yapılan incelemede ... ibareli herhangi bir ürün satışının veya tanıtımının bulunmadığı, bu yönde bir tespit de yapılmadığı, davalı ... ..... Şti'nin ayrı bir tüzel kişilik olduğu, kabul etmemekle beraber şirket yetkilisi tarafından yapılan haksız fiil ve eylemlerinden bu şirket yönünden herhangi bir kullanım tespit edilemediğinden bu şirketin ayrı bir tüzel kişilik olması sebebiyle sorumlu tutulamayacağı, bu sebeple davalı ... yönünden tecavüz ve haksız rekabet iddiası ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmesi yerinde olup, istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir.

İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dava, Davalı adına tescilli ... ve... numaralı ... ibareli markaların davacı adına tescilli ... markalarına yönelik tecavüz ve haksız rekabette bulunulup bulunmadığının tespiti, önlenmesi, men'i ile SMK nun 6/1, 6/3, 6/4, 6/5, ve 6/9 maddeleri uyarınca hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkin davadır.

Mahkemece aldırılan 07/02/2021 tarihli bilirkişi raporunda; Davalıya ait olduğu belirtilen bahsi geçen “www.....com” internet web sitesinin güncel olarak kullanımda ve aktif olduğu, alan adının whois (sahip) bilgileri kontrol edildiğinde bu alan adının 09.05.2011 tarihinin kayıt olunduğu ve alan adı sahibinin “...” adına kayıtlı olduğu, internet sitesinin içerikleri detaylıca incelendiğinde web sitesi içerisinde güncel olarak “...” ibareli herhangi bir ürünün bulunmadığı, davalıya ait olduğu belirtilen bahsi geçen “www.....com.tr” internet web sitesinin güncel olarak kullanımda ve aktif olduğu, alan adının whois (sahip) bilgileri kontrol edildiğinde bu alan adının 17.05.2019 tarihinin kayıt olunduğu ve alan adı sahibinin “... ...” adına kayıtlı olduğu, internet sitesinde dava konusu “...” kelimesi ile site içi arama yapılarak incelendiğinde, web sitesi içerisinde güncel olarak “...” ibareli herhangi bir ürünün bulunmadığı, ancak sitenin Anasayfa’sında ve Markalara Göre Ürünler sayfasında davaya konu “...” ibareli görselin bulunduğu tespit edildiği, davacı tarafından tespiti için bahsi geçen ilgili “www.....com.tr” internet sitesinde dava konusu “...” kelimesi ile site içi arama yapılarak incelendiğinde, web sitesi içerisinde “...” ibareli 2 adet ürünün satışının yapıldığı tespit edildiği, ... Arama Motorunda dava konusu ilgili “...” kelimesi ile arama yapılmış olup, 1. Sayfa, 2. Sayfa ve 3. Sayfalarda reklam dışındaki doğal sonuçların geneli incelendiğinde davacıya ait olduğu belirtilen “...” isimli sonuçların çıkmış olduğu, 3. Sayfada davalıya ait olduğu belirtilen ürün satışının yapıldığı ve yukarıda tespitleri yapılan “www.....com.tr” internet sitesine bağlı olan sayfa linkindeki “...” ibareli ürünün çıkmış olduğu, bahsi geçen ilgili “www.....com.tr” internet sitesinin “Satış Noktaları” sayfasında dosyaya sunulan davaya konu “...” ibareli ürünlerin satışlarının yapıldığı belirtilen “www.....com.tr” internet sitesine bağlantı/linkinin verildiğinin tespit edildiği, davacının “...” markası için ilk ve gerçek hak sahibi olduğu, davacının tescilli ...markasının TANINMIŞ MARKA olduğu, davalının tescilli “...” ibaresinin TPMK nezdinde 02. ve 03. Sınıftaki yapılmış olan..., ... no’lu marka tescillerinin, nihai takdir mahkemenize ait olmak kaydı ile kötü niyetle yapılmış olduğu, davacının markasının tanınmış marka olması sebebi ile davalının “...” markasını kullanımının ve..., ... tescilli “...” markalarının davacının markası ile karıştırılmaya sebebiyet vereceği bu sebeplerle de davalının tescilli markalarının hükümsüzlük şartlarının oluştuğu şeklinde rapor sunulduğu görüldü.

Mahkemece aldırılan 18/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda; https://www.....com.tr/ oto-temizlik-ve-bakim-urunleri-cila-ve-pastalar/...-...-polish-14-250-ml-12541006 ... Adresinde yapılan inceleme; ... adresinin halihazırda yayında olmadığı, arşiv kaydı olmadığı https://www.....com.tr/...-oto-temizlik-ve-bakim-urunleri-cila-ve-pastalar ... Adresinde Yapılan İncelemede; Halihazırda yayında olan ... adresinde “...” ibaresinin yer almadığına ... adresinin 01.08.2021 tarihli arşiv kaydında “...” ibaresinin yer aldığı tespit edildiği, http://gazetearsivi.milliyet.com.tr/...... Adresinde Yapılan İnceleme: ... adresinde yer alan 20.09.1971 tarihli haberde “...” ibaresinin yer aldığı, Davalıya ait olduğu belirtilen https://....com/ ... adresinde yapılan incelemede; Site tescil bilgilerinde; Alan adının ..., ... firması tarafından kayıt edildiği, Alan adının 09.05.2011 tarihinde kayıt edildiği ve kayıt süresinin 09.05.2023 tarihinde son bulacağı, Site erişim ve yer sağlayıcısının ... A.Ş. firması olduğu, Firma iletişim bilgilerinde; Adının “...”,o Adresinin “... ... C.... Sk.No:.../İstanbul”, İletişim numaralarının...ve ... olduğu, Sitede “...” ibaresinin aratılması sonucunda web sitesi içeriğinde halihazırda “...” ibaresinin ve “...” ibareli herhangi bir ürünün yer almadığı, Sitede yer alan “Online Alışveriş” menüsüne tıklandığında https://www.....com.tr alan adlı web sitesine yönlendirildiği tespit edildiği, https://www.....com.tr/ Alan Adlı Web Sitesinde Yapılan İncelemede; Site ana sayfasında “...” ibaresinin yer aldığı, Sitede “...” ibareli herhangi bir ürünün olmadığı, Sitede ürünlerin ..., ... ve ... ‘ta satışta olduğu bilgisinin yer aldığı, Sitede yer alan firma iletişim bilgilerinde; Firma adresinin “... ... C.... S.No:.../İst”, Firma iletişim numarasının...olduğu, Site tescil bilgilerinde;

Alan adının ... A.Ş. firması tarafından “... ...” adına kayıt edildiği, Alan adının kaydının 17.05.2019 tarihinde yapıldığı ve kayıt süresinin 16.05.2023 tarihinde son bulacağı, ... A.Ş. firma bilgilerinde; adresinin “... M.... No:.... K:.. D:. ... .../İstanbul”, firma iletişim numaralarının ....... ve ..... olduğu, site erişim ve yer sağlayıcısının ... A.Ş. Olduğu, sitenin .... IP adresinden yayınlandığı, ... Arama Motorunda “...” İbaresi İle İlgili Yapılan İncelemede; ... arama motorunda “...” ibaresinin aratılması sonucunda davacı firmanın yer aldığı, davalı Vekilinin Cevap Dilekçesinde Yer Verdiği ... Adreslerinde Yapılan İncelemede; https://www....-...-....... ... adresinde yapılan inceleme; ... adresine ait 28.06.2016-11.11.2016 tarihleri arasında 5 adet arşiv kaydı olduğu, ... adresine ait 28.06.2016 tarihli arşiv kaydında ibareli ürünün yer aldığı davalılardan ... LİMİTED ŞİRKETİ’nin davacı markası kullanımına ilişkin dosyada herhangi bir delil bulunamadığı, davalıya ait ... tescil numaralı “...” ve... tescil numaralı “...” markaları yönünden hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, davalı kullanımlarının davacının marka haklarına tecavüz teşkil eder nitelikte olduğu, davalı kullanımlarının haksız rekabet fiili teşkil eder nitelikte rapor sunduğu görüldü.

Mahkemece aldırılan 07/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda; davacı Vekilinin Dilekçesinde Belirtmiş Olduğu www....com alan Adlı Web Site Üzerinde Yapılan İncelemede; sitede ... ...’nın 2016 yılında kimyasal ürün tedarik ve pazarlama şirketi olarak kurulduğu, araç bakım ürünleri, temizlik ürünleri, yalıtım malzemeleri, teknik spreyler gibi geniş ürün yelpazesine sahip olduğu,

Firma iletişim bilgilerinde; firma adresinin “... ... C.... S.No:.../İstanbul”, Firma iletişim numarasının ..., Firma email adresinin info@....com olduğu, sitede firmanın ürünleri arasında “...” markasının yer aldığı ve “...” ibaresine tıklandığında https://www.....com.tr ... adresine yönlendirildiği, sitede firmanın, temizlik, oto bakım, koku, teknik sprey gibi ürünler için üretim ve tedarik, paketleme ve dağıtım, pazarlama, yardım ve destek hizmetleri sunduğu, Site tescil bilgilerinde; Alan adının ...A.Ş. firması tarafından kayıt edildiği, Alan adı kaydını yapan kişi bilgileri, .com uzantılı alan adlarında kişisel bilgilerin gizliliği kapsamında, internet alan adı dağıtımını sağlayan ... organizasyonu tarafından alan adı kaydı sağlayan firmalara ... sorgulamalarından kişisel bilgilerin Avrupa Birliği Veri Koruma Yönetmeliği (...) kapsamında 17 Mayıs 2018 tarihinden itibaren kaldırılması gerekliliğinden dolayı, alan adının kime ait olduğunun tespiti yapılamamış, alan adının kayıt kimlik bilgisinin bulunmadığı, alan adının 06.03.2017 tarihinde kaydedildiği ve kayıt tarihinin 06.03.2024 tarihinde son bulacağı, Ticaret Sicil Gazetesi’nde ... .... Şti. sorgusunda, 10.06.2016 tarihinde şirketin tescil edildiği, kurucusunun ... olduğu ve şirket merkezinin ... ... C.... S.No:... olarak göründüğü, www....com alan adlı web sitesi incelendiğinde, firma adresinin “... ... C.... S.No:.../İstanbul”,Firma iletişim numarasının...olduğu, bu adres ve telefonun davalı ...’e ait olduğu anlaşılan https://www.....com.tr adresinde yer alan yer alan iletişim bilgilerinde de yer aldığı, www....com web sitesinde, “...” markasının markasal olarak kullanıldığı sunulan diğer itirazlar çerçevesinde yapılan inceleme neticesinde, kök raporumuzdaki kanaatimizde bir değişiklik olmadığı şeklinde rapor sunulduğu görüldü.

Davalının istinaf istemine ilişkin olarak;

Davalı istinaf dilekçesinde özetle; davacı markasının ... olduğu, davacı markasındaki ... ibaresinin markaları farklılaştırdığı, davacı ... markası ile hükümsüzlüğü talep edilen ... markasının karışmayacağı, ... ibaresinin oto boya ve tamir sektöründe ürüne adını veren bir ibare olduğunu, davacının ... markasını adına kötü niyetle tescil ettirdiği, tarafların faaliyet alanlarının farklı olduğu, davalının yapı- market sektöründe faaliyet gösterdiği, ... ibareli bir ürün satışlarının olmadığını, davalı ... yönünden davanın kabulüne dair verilen kararın kaldırılmasını talep etmiş ise de,

Markanın hükümsüzlük halleri SMK'nın 25/1. maddesinde düzenlenmiş olup SMK'nın 5. ve 6. maddelerinde sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde Mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verileceği belirtilmiştir.

Somut uyuşmazlıkta, karıştırılma (iltibas) sebebine dayalı olarak SMK'nın 6/1 maddesi gereğince davalı markasının hükümsüzlüğünün talep edildiği, SMK'nın 6/1. maddesi uyarınca, tescil başvurusu daha önce yapılan bir markanın tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal ve hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil, karıştırılma ihtimali bulunması hükümsüzlük sebebi olarak düzenlenmiş olup tarafların markaları arasında iltibasa yol açacak derecede benzerlik olup olmadığının tespitinde işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerektiği, yapılan incelemede, Davalı adına tescilli ... ve... numaralı ... ibareli markaların davacı adına tescilli ... markalarına benzerlik nedeniyle davanın açıldığı, tarafların markalarının aynı sınıflarda tescilli ve kullanımda oldukları, taraf markalarındaki baskın ve ayırt edici unsurun davacı yönünden '' ...'' ise de, davacı tarafça "..." ile birlikte kullanıldığı ve davalı yönünden '' ...' ibaresi olduğu, şekil unsurundan ziyade kelime unsurunun baskın olduğu, markada öncelik ilkesi geçerli olup davacının tescilde önceye dayalı hak sahibi olduğu, davalının önceye dayalı hak sahipliğini kanıtlayamadığı, davalı, davacının ... olarak tanınmadığını ileri sürmüş ise de, kararın öncelik ilkesi, iltibas ve kötü niyetli tescile dayalı olarak verildiği, kelimelerin aynı harflerden oluştuğu, okunuşlarının ayniyet derecesinde benzer olduğu, bütünsel olarak bakıldığında markaların görsel ve işitsel olarak benzer oldukları,

Davalının markasına ayırt edicilik kazandırılmadığı ve davalının markasını davacı markasından farklılaşmadığı, davalı tarafça bu ibareye ayırt edici ek eklenmeden aynı sınıfta tescil edildiğinde işletmesel bağlantı kurulabileceği, iltibasın gerçekleşeceği, davalının davacının eski çalışanı olması nedeniyle kötü niyetli olduğuna ilişkin tespitte aykırılık bulunmadığı, ortalama tüketicinin dikkat seviyesi gözetildiğinde davalıya ait markayı davacının seri markalarından birisi olarak düşünebilecekleri, böylece markalar arasında ilişkilendirme ihtimalinin bulunması nedeniyle, SMK'nın gereğince hükümsüzlük koşulunun mevcut olduğu, istinaf isteminin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.

Davacı istinaf istemine ilişkin olarak;

Davacının tanınmış markasının ... markası olduğu, ... ibareli markasının tanınmış marka olmadığı tespitinin bilirkişilerce yapıldığı anlaşılmakla bu konudaki istinaf isteminin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.

Davalı ... Şti yönünden yapılan bilirkişi incelemesinde kurucusunun diğer davalı ... olduğu, bilişim bilirkişisi tarafından dava dışı ...'a ait web sitesinde arşiv kaydında ... ibareli ürün görselinin yer aldığı, yine davalı ...'e ait ....com isimli internet sitesinde yapılan incelemede bir adet ... ibaresinin bulunduğu, bu site tarafından da ürünlerin satışının yapıldığı, dava dışı ..., ... ve ... firmalarının satış noktaları bilgisinin yer aldığı, davalı ... Limited Şirketine ait www....com web sitesinde, “...” markasının markasal olarak kullanıldığı, bu nedenle ... Şti yönünden de haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz yönünden davanın kabulü gerekirken reddine karar verilmesi yerinde olmadığından davacının istinaf isteminin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.

Tüm bu nedenlerle; istinaf edenin sıfatı ile istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince kısmen kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden esas hakkına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile, İstanbul Anadolu .... Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin .../11/2023 tarih, 2021/... E., 2023/... K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,

3- Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile;

-Davalı ... adına tescilli ... ve... numaralı markaların hükümsüzlüğüne,

-Davalıların, davacının markasına yönelik tecavüz ve haksız rekabette bulunduğunun tespitine, durdurulmasına ve kaldırılmasına bu kapsamda davalı tarafından ... markasının kullanıldığı ürünlerin üretiminin satış ve dağıtımının reklamının tanıtımının ithal ve ihracının önlenmesi ve yasaklanmasına, davalı tarafından kullanılan her türlü ... ibareli ürün tabela afiş ve basılı evraka el konulmasına,

-Hükmün masrafı davalıdan alınmak üzere Türkiye'de yayın yapan trajı yüksek 5 büyük gazeteden birinde ilanına,

4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;

4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken markanın hükümsüzlüğü davası yönünden 732,00 TL, markaya tecavüz ve haksız rekabet davası yönünden 732,00 TL olmak üzere toplam 1464,00 TL karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile 1.404,70 TL harcın davalılardan müteselsilen tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

4/b-Davacı tarafından yapılan toplam 7.261,80 TL yargılama gideri ve 59,30 TL harç toplamı olan 7.321,10 TL yargılama giderinin davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

4/c-Hükümsüzlük talebi bakımından karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince takdir olunan 55.000,00 TL ücreti vekaletin davalı ...'ten alınarak davacıya ödenmesine,

4/ç-Marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince takdir olunan 55.000,00 TL ücreti vekaletin davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,

5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;

5/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken markanın hükümsüzlüğü davası yönünden 732,00 TL, markaya tecavüz ve haksız rekabet davası yönünden 732,00 TL olmak üzere toplam 1464,00 TL karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile 1.036,40 TL harcın davalı Ender Çentikten tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

5/b-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,

5/c-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 310,00-TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 1.479,40-TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,

5/ç-Davalı ... tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

5/d-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 25/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1028, K. 2026/1160, T. 25.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1028-e-2026-1160-k-423a03e28e46