Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/995 E. 2026/1158 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/995
- Karar No
- 2026/1158
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/995 Esas
KARAR NO: 2026/1158
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 12/03/2024
NUMARASI: 2020/442 E. - 2024/57 K.
DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/06/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
Davacı Vekili Dava Dilekçesinde Özetle; müvekkili şirket ... S.A.'nın dünyaca tanınmış markası ile saat ürettiğini ve ülkemizde dahil olmak üzere dünyanın her yerinde bu ürünlerinin pazarlamasını yaptığını, dünya çapında birçok ülke ve çok sayıda uluslararası kurumun yanı sıra Türkiye’de de tescilli olan bu markaların dünyanın her yerinde geniş yasal koruma altında olduğunu, nitekim davalıya ait http://www.....com alan adlı internet sitesinde yapılan satış, pazarlama, tanıtım ve ticari faaliyetlerde müvekkiline ait telif hakkı içeren tanıtım görselleri ve yine telif hakkı çerçevesinde korunan saat görselleri kullanıldığını, müvekkil firmanın, ciddi yatırımlar neticesinde yüksek ücretler karşılığında ... markalı ürünlerine ilişkin reklam ve tanıtım görsel/fotoğraflarını elde ederek, koleksiyonlarını dünyaya duyurmak adına, katalog ve diğer mecralarda kullandığını, davalı tarafından, telif hakkı müvekkiline ait olan görsellerin/fotoğrafların izinsiz kullanımının, müvekkili firmanın yasal haklarına tecavüz teşkil ettiğini, müvekkili firma tarafından izin verilmeyen hiç kimsenin söz konusu unsurları ticari amaçla kullanma yetkisi olmadığını, bu tip haksız eylemler karşısında hukuki ve ticari menfaatleri zedelenen müvekkili firmaya vekaleten, etkin biçimde ticari itibarını korumak adına ve kötü niyetli 3. kişilerin müvekkilinin tanıtım ve ürün görselleri/fotoğrafları üzerinden haksız rekabeti engellemek ve aynı zamanda müvekkilinin telif hakkı ihtiva eden eserleri üzerindeki hakları korumak amacıyla mahkemeye başvurma zarureti doğduğunu belirterek davalının, müvekkilinin Haksız Rekabet hükümleri ve FSEK’ten kaynaklı haklarına tecavüzün men’ini, kaldırılmasını, giderilmesini, davalının http://www.....com alan adlı internet sitesinde ve hertürlü mecrada (tüm görsel ve tanıtım materyallerinde) müvekkiline ait telif hakkı içeren tüm tanıtım ve görsellerinin kullanımın yasaklanmasını, bunların kaldırılmasını, davalının www.....com alan adlı internet sitesinin erişiminin engellenmesini ve iptalini, dava sırasında ilgili sitenin erişimin engellenmesi yönünde ihtiyati tedbire hükmedilmesini, davanın belirsiz alacak davası niteliğinde olması göz önüne alınarak, fazlaya ait talepler saklı kalmak kaydıyla; davalı aleyhine şimdilik 10.000.-TL maddi tazminata; şimdilik 10.000-TL manevi tazminata hükmedilmesine; maddi-manevi tazminat taleplerinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, davanın kabulü halinde davalı aleyhine verilen mahkeme kararının, masrafları davalı tarafından karşılanmak üzere, kamuya yayın yoluyla duyurulmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı Vekili Cevap Dilekçesinde Özetle; huzurdaki davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacı tarafından Türk Ticaret Kanunu'nun 54. ve 55. maddelerine atıf yapılarak bulunulan iddia ve talepleri incelemeye görevli mahkemelerin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacının dava tarihi itibariyle hesaplama yapması mümkün iken fazlaya ilişkin talep ve dava hakkını saklı tutarak belirsiz alacak davası ikame etmesinde herhangi bir hukuki yararı olmadığından davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilmesinin açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu ve davacının işbu davasının usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca davacı vekili dava dilekçesi ile her ne kadar ''şimdilik 10.000,00-TL manevi tazminata'' hükmedilmesini talep etmiş ise de mahkemenin de takdir edeceği üzere manevi tazminatın belirsiz alacak davası yoluyla talep edilmesinin mümkün olmadığını, davacı vekili dava dilekçesi ile her ne kadar davacıya ait saat fotoğraflarının eser niteliğinde olduğu iddiasıyla FSEK ile düzenlenen mali ve manevi haklarının ihlal edildiğini iddia etmiş ise de davacı tarafın söz konusu fotoğraflar üzerinde hak sahipliğini ispata elverişli herhangi bir delil ibraz etmediğini, davacı tarafından izinsiz kullanıldığı iddia edilen saat fotoğraflarının, söz konusu saatlerin doğrudan fotoğrafının çekilmesi ve herhangi bir sanat kaygısı taşımaması sebebiyle estetik değere sahip olmaması sebebiyle ilgili görsellerin FSEK kapsamında güzel sanat eseri olarak nitelendirilmemesi gerektiğini ve davacının FSEK m.66 ve devamını dayanarak göstererek bulunduğu taleplerinin reddi gerektiğini, müvekkili şirkete ait www.....com alan adlı internet sitesi incelendiğinde,
davacı tarafından dava dilekçesinde izinsiz kullanıldığı iddiasıyla yer verilen fotoğrafların internet sitesinde mevcut olmadığının görüleceğini, müvekkili şirketin, www.....com adlı internet sitesi üzerinden çeşitli markaların ürünlerinin satışını gerçekleştirdiğini, satışını gerçekleştirdiği ürünleri gerek yurtiçinden gerek ise yurtdışından temin ettiğini ve ilgili internet sitesi üzerinden alıcılarla buluşturduğunu, hal böyle iken, davacı yanın müvekkili şirket tarafından satılan ürünlerin orijinal olmadığına yönelik iddialarının asılsız olduğunu belirterek davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine, haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle usulden, her halükarda esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı Vekili Cevaba Cevap Dilekçesinde Özetle; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, davanın görevli mahkemede ikame edildiğini, huzurdaki davanın talepler bakımından belirsiz alacak davası olarak ikame edilebileceğini, dava konusu görsel/ fotoğrafların eser vasfına haiz olduğunu, davalı tarafın www.....com adlı internet sitesinde satılan ürünlere ilişkin iddialarının yersiz olduğunu belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Vekili İkinci Cevap Dilekçesinde Özetle; cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Islah Dilekçesinde Özetle; davacı vekili ıslah dilekçesinde özetle; davalarını ıslah ettiklerini belirterek davalının, müvekkilinin Haksız Rekabet hükümleri ve FSEK’ten kaynaklı haklarına tecavüzün men’ini, kaldırılmasını, giderilmesini, davalının ... http://www.....com alan adlı internet sitesinde ve her türlü mecrada (tüm görsel ve tanıtım materyallerinde) müvekkiline ait telif hakkı içeren tüm tanıtım ve görsellerinin kullanımın yasaklanmasını, bunların kaldırılmasını, davalının www.....com alan adlı internet sitesinin erişiminin engellenmesini ve iptalini, dava sırasında ilgili sitenin erişimin engellenmesi yönünde ihtiyati tedbire hükmedilmesini, davanın belirsiz alacak davası niteliğinde olması göz önüne alınarak, fazlaya ait talepler saklı kalmak kaydıyla; 50.000.-TL maddi tazminata; şimdilik 10.000-TL manevi tazminata hükmedilmesine; maddi-manevi tazminat taleplerinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, davanın kabulü halinde davalı aleyhine verilen mahkeme kararının, masrafları davalı tarafından karşılanmak üzere, kamuya yayın yoluyla duyurulmasını talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince Yapılan Yargılama Sonunda; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile dava konusu edilen fotoğrafların FSEK kapsamında eser mahiyetinde olduğu sabit ise de davaya konu edilen fotoğrafların davalıya ait www.....com URL li internet sitesinde paylaştığına ilişkin herhangi bir tespitin yapılamadığı, bilirkişi raporunda da davalının internet sitesinde kullanılan fotoğrafların dava konusu edilen fotoğraflarla ayniyete varan düzeyde benzerlik gösterdiğinin belirtildiği, FSEK kapsamında ihlal olması için davacının eser sahibi olduğu eserlerin doğrudan kullanılması gerektiği, bu haliyle davalı tarafça davacıya ait eserlerin kullanılmadığı kanaatine varıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı Vekili İstinaf Dilekçesinde Özetle;
-Hakimin kendiliğinden teknik bilirkişilik yaptığını ve bilirkişi raporunun aleyhine bir karar tesis ettiğini, Mahkeme'nin gerekçeli kararında, davalının www.....com alan adlı internet sitesinde konu eserlerin paylaşıldığına ilişkin bir tespit yapılmadığını hatalı olduğunu, dava konusu eserler (fotoğraflar) davalı web sitesinde inkar edilemez surette kullanılmış ve telif ihlali yapılmış olduğunu, dosyaya sunulan bilirkişi raporunda konu URL'de ilgili görsellerin yer almadığı sonucuna yer verilmediğini, aksine, davalının müvekkiline ait eserleri kullandığı ve Müvekkilinin haklarının ihlal edildiğinin bilirkişilerce tespit edildiğini, Yerel Mahkemenin bu raporu çürüten yeni bir rapor almadığını veya eksiklik gördüğü hususlarda ek görüşe başvurmadığını, açık bilirkişi tespitlerine rağmen takdiri olarak davanın reddine karar verdiğini,
Davalının telif ihlaline konu iddiasını ispatlayan delilleri sunduklarını, bu görseller davanın açılmasını takiben davalı tarafından ufak farklılıklarla değiştirildiğini, “İnternet Arşivi” uygulamaları sayesinde, herhangi bir internet sitesinde yer alan eski tarihli içerik, gönderi veya görsellerin görüntülenmesinin mümkün olduğunu, Mahkeme kararında belirtilenin aksine, bilirkişi raporunda dava konusu fotoğrafların ilgili URL üzerinde olmadığı yönünde bir tespit olmadığını,
-Mahkemece, telif ihlali oluşması bakımından eserin “aynı olma şartı” aranmışsa da bu görüşün öğretide benimsenmediğini, eser sahibinin işleme hakkının korunduğunu, fotoğraf eserleri bakımından ise yargı içtihatlarında kabul edilen kriterler özellikle kompozisyon, pozlama, ışığın kullanımı, fotoğraf çekiminde seçilen ana unsur, objelerin diziliş ve aranjmanı gibi belirlemeler olduğunu,
-Davada tek bir heyet tesis edildiğini ve bu heyet lehlerine görüş verdiğini ve “Telif İhlali” olduğunu haber verdiğini, Hakimin bilirkişi görüşü aksine karar tesis ettiğini, tesis edilen rapora karşı bir taraf itiraz ve savunma hakkını kullanabildiği halde, sonrasında Hakimlikçe doğrudan tesis edilen karara, dava safahatında görüş ve itirazda bulunma hak ve imkanımız olmadıklarını, ek rapor alınmadan veya yeni bir heyet oluşturulmadan karar verildiğini, özel ve teknik bilgi gerektiren hususta Yerel Mahkemece rapor alındığı, ancak elde edilen raporla çelişkili şekilde hüküm kurulduğunu, heyet raporunu hüküm kurmaya elverişli bulmadı ise, dosyanın bilirkişiye yeniden incelettirilmesi gerektiğini bu nedenle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Vekili İstinaf Dilekçesinde Özetle;
-Yerel mahkeme tarafından her ne kadar davanın reddine karar verilmiş ise de, mahkeme gerekçesinde "dava konusu fotoğrafların eser niteliğini haiz olduğu ve davacının da eser sahibi olduğu" tespitine yer verildiğini ancak ilgili fotoğraflar eser sıfatını haiz olmayıp davacı taraf da kendisine defaatle verilen ihtaratlı kesin süreye rağmen fotoğrafların sahipliğine dair bir belge ibraz etmediğini, Yerel mahkeme nezdinde görülen 28.10.2021 tarihli ön önceleme duruşmasının 4 no’lu kararı ile; ‘’Davacı vekiline davaya konu görsellerin çekimlerinin kendisine ait olduğunu gösterir delillerini dosyaya sunabilmesi için 2 haftalık kesin süre verilmesine, aksi takdirde bu hususta delil sunmaktan vazgeçmiş sayılacağı hususunun ihtarına (ihtarat yapıldı)’’ karar verilmiştir.
Davacı taraf, kendisine verilen kesin süreye rağmen ilgili görsellerin çekimlerinin kendisine ait olduğunu gösterir herhangi bir delil ibraz etmemiş, 03.03.2022 tarihli duruşmada da davacı vekili ‘’bu aşamada bizim başkaca sunacağımız delilimiz bulunmamaktadır’’ şeklinde beyanda bulunduğunu, delil sunmadığını, fotoğrafların kimin tarafından çekildiği, söz konusu fotoğrafçıdan ilgili fotoğrafların haklarının alınıp alınmadığı, alınmış ise hangi sözleşme ile alındığı hususları davacı tarafından açıklanmadığını başka bir deyişle davacı taraf söz konusu fotoğraflar üzerindeki hak sahipliğini kanıtlayamadığını,
-Bilirkişi heyeti tarafından fotoğraflar üzerinden yapılan analiz incelendiğinde, söz konusu fotoğrafların aslında ne denli estetikten ve hususiyetten uzak olduğu görüldüğünü, davacı tarafından kendisine ait olduğu ve izinsiz kullanıldığı iddia edilen fotoğrafların hiçbiri müvekkili şirketin web sitesinde yer almadığını, Davacı tarafından hak sahipliği iddia edilen fotoğraflar incelendiğinde fotoğrafların herhangi bir yaratıcı unsur barındırmadığı, saatlerin piyasada yaygın olarak kullanılan beyaz arka plan kullanılarak fotoğraflandığı, fotoğrafların herhangi bir estetik tasarım içermediği göz önüne alındığında ilgili fotoğrafların estetik değere sahip olmadığı ve herkes tarafından fotoğraflanabilir nitelikte olduğunun kabulü gerektiğini, ürün tanıtımları için masaüstü çalışma ve ürün deküpelik çekimi söz konusu olduğu durumlarda bu fotoğrafların eser olduğundan bahsedilemeyeceğini, davacı tarafından izinsiz kullanıldığı iddia edilen saat fotoğraflarının, söz konusu saatlerin doğrudan fotoğrafının çekilmesi ve herhangi bir sanat kaygısı taşımaması sebebiyle estetik ve hususiyet unsurları bulunmadığından FSEK kapsamında güzel sanat eseri olarak nitelendirilmemesi gerektiğini, bu hususta uyuşmazlık konusu fotoğrafların eser niteliğinde olup olmadığının araştırılması için Türkiye Fotoğraf Vakfı aracılığıyla bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini,
-Davacı tarafın istinaf dilekçesi ile "müvekkile ait internet sitesinde kendisine ait eserlerin birebir kullanıldığını" iddia ettiğini ve ilk derece yargılaması aşamasında sunulmadığı gibi delil listesi içerisinde de açıkça yer almayan birtakım belgeler ibraz ettiğini, 6100 sayılı Kanun'un 357.maddesine göre sunulu delillerin dikkate alınmaması gerektiğini, davacıya verilen kesin süreye rağmen delillerin sunulmadığını, Davacı tarafça şu aşamada sunulan delilleri kabul anlamına gelmemekle birlikte, söz konusu belgelere konu fotoğrafların hak sahipliğine dair herhangi bir emare dahi bulunmadığını, davacı tarafça sunulan bazı resim içerikleri, dava dilekçeler aşamasında da ileri sürülmeyen fotoğraflara ait olup iddianın genişletilmesi yasağı gereği itibar edilmemesi gerektiğini, delil niteliğini haiz olmayan resimler arasında, davacının markası ile ilgili olmayan görseller de bulunmakta olup davanın konusu olması mümkün olmadığını, yerel mahkeme tarafından davacı tarafa 29.03.2021 tarihli Tensip Zaptı ve 28.10.2021 tarihli ön inceleme zaptı ile muhtelif kez ihtaratlı kesin süre verildiği, ancak ihtaratlı kesin süreye rağmen davacı tarafça iddiasını ispata haiz delil ibraz edilmediği, davacının da 03.03.2024 tarihli duruşmada aynen "bizim başkaca sunacağımız delil bulunmamaktadır" beyanında bulunduğu görüldüğünü. yerel mahkeme dosyası incelendiğinde davacı tarafın bilirkişi raporuna karşı itiraz etmediği gibi yargılama esnasında gerek yazılı gerek sözlü olarak ek rapor alınması talebinde bulunmadığını,
Davacı tarafın ilk derece yargılaması aşamasında kabul ettiği bilirkişi raporunu şu aşamada istinaf sebebi olarak ileri sürmesi de tamamen iyiniyetten yoksun olduğunu, Yerel mahkeme dosyası kapsamında tesis edilen bilirkişi raporu ile her ne kadar "davacıya ait eserlerin müvekkile ait websitesinde kullanıldığı" tespit edilse de yerel mahkeme dosyasındaki savunmaları kapsamında bu tespitin hatalı olduğunu, Bilirkişi heyeti tarafından sadece davacının sunduğu tasdik edilmeyen fotoğraf görüntülerini incelendiğini, Bilirkişi raporunda incelenen, davacıya ait olduğu kabul edilen ve eser niteliğinde olduğu belirtilen fotoğraflar davacının dava dilekçesindeki fotoğraflar olmadığını, müvekkili şirketin internet sitesindeki fotoğraflarının tümünün kendisi tarafından üstlenilen çekimler sonucunda elde edilmesine, bilirkişi raporunda değerlendirilen fotoğrafların davacı yanın delil olarak dayandığı fotoğraflar olmaması karşısında yerel mahkeme tarafından davanın reddine karar verilmesi isabetli olup Davacının istinaf sebeplerinin reddine, düzeltilmiş gerekçe ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı Vekili İstinafa Cevap Dilekçesinde Özetle; ilk derece incelemesinde sunulmayan bir iddia veya delil istinaf dilekçesine dahil edilmediğini, fotoğrafların eser niteliğinde olduğunu, telif hakkı herhangi bir tescile bağlı olmayıp; eseri ilk ortaya çıkaran kişinin hak sahibi olduğu kabul edildiğini, konu görseller bakımından müvekkili hak sahipliği de, müvekkile ait internet sitesi, katalog gibi çok sayıda somut olguyla sabit olduğu gibi delillerimiz de gösterildiğini, delil listelerinde davalıya ait ve ww.....com.tr kayıtları ve üzerinde yer alan saat görselleri delil olarak gösterildiğini, istinaf dilekçesinde yer alan fotoğraflar ayrıca ilk derece incelemesinde delil ekleri içeriğinde sunulmuş, bu meyanda istinaf dilekçemizde delil listemize atıfta bulunulmuş olduğunu, gelinen aşamada konu delillerin İnternet Arşivi uygulamaları aracılığıyla gösterilmesi zorunluluğu doğduğunu, yeni delil sunulmadığını, istinaf dilekçesinde ilk derece incelemesi safhasında mahkemeye sunulan deliller - yalnızca netleştirilmek amacıyla yenilenerek - kullanıldığını, davalı yanca öne sürülen iddiaların maddi gerçekle örtüşmemekte olup, bu iddiaların reddedilmesi gerekli olduğunu, web arşiv kayıtlarına konu url www.....com.tr alan adı delillerinin esasını teşkil ettiğini, davalının istinaf isteminin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava, davalının eylemlerinin davacının fikri haklarına tecavüz ve haksız rekabet niteliğinde olup olmadığının tespiti ile men'i ve ref'i ile beraber maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Bilirkişi raporunda; " Davaya konu fotoğrafların FSEK bağlamında “eser” vasfı taşıdığı, bilişim tespitleriyle, fotoğrafların davalı tarafça ayniyete varan düzeyde kullanıldığının tespit edildiği, davalının eser vasfı taşıyan fotoğrafları izinsiz kullanmakla ve kullanım istisnalarına giren bir somut durum bulunmamakla, davacının mali haklarına tecavüz ettiği, tecavüzden kaynaklı olarak davacının men ve tazminat taleplerinde bulunabileceği, rayiç değerler dikkate alındığında davacının fotoğraflar karşılığı 50.000 TL talep edebileceği, davalı kullanımının haksız rekabet teşkil etmediği" görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Davalının istinaf istemine ilişkin olarak;
Davacı; davalının http://www.....com isimli internet sitesi üzerinden ticaret mevkiine arz ettiği ürünlerin teşhiri için site içeriğinde davacının mali hak sahibi olduğu fotoğrafların usulüne uygun şekilde izin almaksızın kullandığı iddiasında bulunarak tecavüzün tespiti, men ve ref'ini talep etmiş, Mahkemece; aidiyetin tespit edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine dair yukarıdaki şekilde hüküm kurulmuş, bu karar taraflaca istinaf edilmiştir.
FSEK'in 4/b.5.maddesinde, fotografik eserler ve slaytlar estetik niteliğe sahip olmaları ve hususiyet taşımaları şartıyla güzel sanat eseri olarak kabul edilmişlerdir. Fotoğraflarda estetik nitelik, konunun çıplak gözle görülenden başka türlü yansıtılması halinde ve fotoğrafçının fotoğrafı çekerken yaptığı hazırlık çalışmalarında ve fotoğraf üzerine aksettirmiş olduğu hususlarda görülür. Yani bir kişinin poz verirken, ışık durumunu ayarlarken yapmış olduğu hazırlık çalışmaları ve fotoğrafa ait cam veya fitm üzerinde yapmış olduğu rötuşlar, o fotoğrafa güzel sanat eseri niteliğini kazandırır. Eğer bir fotoğraf, onu çekmiş olan kimsenin hususiyetini taşımıyorsa ve estetik bir niteliğe de sahip değilse, o fotoğraf güzel sanat eseri olarak korunmaz. Bununla birlikte, bilimsel ve teknik nitelikteki fotoğrafların her zaman bir ilim ve sanat eseri olarak korunması mümkündür.
Bilimsel ve teknik nitelikteki fotoğraf ve resimlerin eser sayılabilmesi için, bunların da sahiplerinin hususiyetini taşımaları gerekir Burada da hususiyet muhtevada veya şekilde olabilir, ancak bu kategoride özellik daha çok muhtevada belirmektedir. Bir fotoğraf veya resim aynı zamanda hem estetik niteliğini haiz hem de bilimsel ve teknik nitelikte ise bu takdirde üstün olan niteliğe göre, eseri bilim veya edebiyat eserleri veya güzel sanat eserleri kategorisi kapsamında düşünmek gerekir. Eğer iki nitelikte aynı derecede ise, bu takdirde her iki eser kategorine de dahil olduğu kabul edilmek gerekir. Ne bilimsel veya teknik ne de estetik niteliğini haiz olmayan fotoğraf ve resimler, fikir ve sanat eseri olarak kabul edilmezler, bu tür ürünler ancak mülkiyet hakkına ilişkin hükümlere göre veya kişinin fotoğraf veya resmi söz konusu ise, FSEK .m.84 vd çerçevesinde korunabilirler.
Ancak, bir fikri ürünün sahibinin hususiyetini taşıyan eser olup olmadığının tespitinin, hakimin hukuki bilgisi dışında kalan özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden bu hususta konunun uzmanı ya da uzmanlarından oluşan bilirkişi görüşü alınmalıdır. Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 21.12.2004 tarih, 2772/12672 sayılı ve 05.03.2007 tarih, 927/3892 sayılı kararları ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 11.05.2011 tarih ve 205/305 sayılı kararları da bu yöndedir.
Bu durumda, Mahkemece alınan bilirkişi raporunda; davacının kendisine ait olduğunu iddia ettiği ürün görsellerine ilişkin fotoğrafların, bilirkişi raporuyla eser olduğunun tespit edildiği, teknik raporun aksinin davalı tarafça ispatlanamadığı, davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Davacı istinaf istemine ilişkin olarak;
Dosya kapsamına göre, davacının çektiği fotoğrafın, davalılarca satış yapılan sitede davacıdan izinsiz kullanıldığı sabittir. Mahkemece alınan raporda fotoğrafların eser niteliğinin bulunduğu, ancak FSEK 84.maddesindeki " Bir işareti, resim veya sesi, bunları nakle yarıyan bir alet üzerine tesbit eden veya ticari maksatlarla haklı olarak çoğaltan yahut yayan kimse, aynı işaretin, resmin veya sesin 3 üncü bir kişi tarafından aynı vasıtadan faydalanılmak suretiyle çoğaltılmasını veya yayımlanmasını menedebilir.
Tevacüz eden tacir olmasa bile birinci fıkra hükmüne aykırı hareket edenler hakkında haksız rekabete müteallik hükümler uygulanır. Eser mahiyetinde olmayan her nevi fotoğraflar, benzer usullerle tesbit edilen resimler ve sinema mahsulleri hakkında da bu madde hükmü uygulanır." yasal düzenlemesi gereğince, eser niteliği fotoğrafın ilk tespit sahibi davacıya FSEK kapsamında koruma sağlayacağı, davacının davalılar tarafından fotoğrafın izinsiz kullanılmasına yayınlanmasına FSEK'in 84. maddesi delaleti ile haksız rekabet hükümlerine dayalı olarak karşı koyabileceği ve tazminat talebinde bulunabileceği,
FSEK'in 84. maddesi delaleti ile 6102 sayılı TTK 56.maddesine göre, haksız rekabet halinde kusur varsa maddi zararın tazminini ve TBK 58. maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini talep edebileceği, somut olayda, davacı tarafından ilk çekimi yapılan fotoğrafların, davalı tarafından davacıdan izinsiz kullanıldığı, bu konuda tespitin de yapılmış olduğu, davalıların bu eyleminin haksız rekabet teşkil ettiği, davacının maddi ve manevi zararının tazminini gerektirdiği, izinsiz kullanılan fotoğraf için tespit edilen, 50.000 TL maddi tazminat tutarının makul olduğu, yine davacının çektiği fotoğrafın davacının ismi belirtilmeden ve izinsiz yayınlanması manevi hakların ihlali olduğundan dava dilekçesi ile talep olunan 10 000 TL manevi tazminatın hüküm altına alınmasının dosya kapsamına uygun olduğu görülmüştür.
Sonuç olarak, Davacı vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile, HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, davalı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile,
3-İstanbul .... Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin .../03/2024 tarih, 2020/... E., 2024/... K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,
-Davanın kabulüne,
-Davalının http://www.....com alan adlı internet sitesinde yapılan satış, pazarlama, tanıtım ve ticari faaliyetlerde davacıya ait telif hakkı içeren tanıtım görselleri ve yine telif hakkı çerçevesinde korunan ... ibareli saat görselleri kullanımlarının haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, ortadan kaldırılmasına,
-Davalının http://www.....com alan adlı internet sitesinde, Mahkemece alınan 05/07/2022 tarihli bilirkişi raporunda ihlale konu olduğu tespit edilen ürün fotoğraflarının içerikten çıkarılmasına, bu hususta bilirkişi raporunun karar eki sayılmasına,
-Davacının maddi tazminat davasının kabulü ile 50.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
-Davacının manevi tazminat davasının kabulü ile 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
-Hükmün karar kesinleştiğinde masrafları davalılara ait olmak üzere tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde bir defaya mahsus ilanına,
4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken haksız rekabet yönünden 732,00 TL harç, maddi tazminat yönünden 3.415,50 TL harç, manevi tazminat talebi yönünden 732,00 -TL karar harcından peşin alınan 341,55-TL'nin mahsubu ile 4.879,50 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 54,40-TL başvurma harcı, 341,55-TL peşin harç, 53,40-TL vekalet harcı, 4.500,00-TL bilirkişi ücreti, 483,00-TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 5.432,35-TL'nin, davanın kabul edilmiş olması sebebiyle, davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre haksız rekabet yönünden 55.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
4/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maddi tazminat yönünden 50.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
4/e-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre manevi tazminat yönünden 10.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
5/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile 304,40-TL harcın davalıdan tahsiliyle hazineye gelir kaydına,
5/b-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
5/c-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 1.169,40-TL istinaf yoluna başvurma harcının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
5/ç-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 25/06/2026