Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1002 E. 2026/1098 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1002
- Karar No
- 2026/1098
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1002
KARAR NO: 2026/1098
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 17/04/2024
NUMARASI: 2023/168 E. - 2024/376 K.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/06/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tarafların İddia ve Savunmaları:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin muris ...’nin yasal mirasçıları olduğunu, alacaklı olduğunu iddia eden davalı tarafından murisin borçlu olduğu 15/12/2008 düzenleme, 30/06/2012 ödeme tarihli 250.000 Euro bedelli senedin ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyası üzerinden takibe konulduğunu, murisin 22/01/2012 tarihinde vefat etmiş olması nedeniyle müvekkillerinin dosyada borçlu olarak yer aldığını, Bakırköy 19.Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/300 Esas, 2022/181 karar sayılı dosyası ile takibe konu senetteki borçlu imzasının muris ... eli ürünü olmadığının tespit edildiğini, davalının nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından cezalandırılmasına karar verildiğini, verilen kararın kesinleştiğini Bakırköy 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/421 Esas, 2022/1305 karar sayılı dosyası ile mirasçılardan ... hakkında açılan davanın kabulü ile davacının senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verildiğini, dosyanın kesinleştiğini belirterek davanın kabulü ile borçlu olmadıklarının tespitine, % 20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle dava dilekçesinin müvekkiline usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediğini, müvekkilinin işbu dosyadan 12/03/2024 tarihi itibariyle UYAP sistemi üzerinden haberdar olduğunu, süresi içerisinde işbu cevap dilekçesini sunma zarureti hasıl olduğunu, davacı yan müvekkili hakkında verilmiş olan ceza ve hukuk mahkemesi kararlarına istinaden menfi tespit talebinde bulunduğunu, ancak bahse konu kararların işbu dava açısından herhangi bir bağlayıcılığı bulunmadığını, müvekkili hakkında bahse konu Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesi ilamıyla resmi belgede sahtecilik suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğini, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kesin nitelikte bir karar olmadığından işbu hukuk davasına herhangi bir etkisi bulunmadığını, kesin hüküm teşkil etmeyen ceza dosyasında yapılan inceleme ile yetinilmeyerek; borçlu ...'nin resmi kurumlardaki imza örneklerinin ilgili kurumlardan celbini ve takibe konu senedin Adli Tıp Kurumu tarafından incelenmesini talep ettiklerini, yine bahse konu Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi kararında ise senette yer alan imzaya ilişkin herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmadığını, dolayısıyla eksik inceleme ve araştırma neticesinde karar verildiğini, söz konusu dosyanın da işbu dosyaya dayanak teşkil etmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle işbu dosyada, ceza mahkemesi kararının bağlayıcı olmadığı da gözetilerek takibe konu senet üzerinde yeniden inceleme yapılarak karar verilmesini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı ile; "AÇILAN DAVANIN KABULÜNE,
1-Davacıların .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyasında takibe konu 30/06/2012 vade tarihli, 250.000-EURO bedelli bono nedeniyle BORÇLU OLMADIKLARININ TESPİTİNE,
2-Takip konusu alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 63.322,74TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacılara verilmesine," karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:
Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle;
Dava dilekçesinin müvekkile usulüne uygun tebliğ edilmediğini, müvekkilinin dosyayı 12.03.2024 tarihinde UYAP üzerinden tesadüfen öğrenerek süresinde cevap verdiğini ancak bu cevabın mahkemece dikkate alınmadığını, yerel mahkemenin davanın kabulüne karar verirken dayandığı ceza ve hukuk mahkemesi kararlarının aslında bağlayıcı olmadığını, özellikle Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesin bir mahkumiyet sayılmayacağını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun yerleşik içtihatları uyarınca hukuk hakimini bağlamayacağını, mahkemenin borçlu ...’nin imza örneklerini toplayıp Adli Tıp Kurumu’ndan rapor alması gerekirken hiçbir araştırma yapmadığını, dayanak gösterilen Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında da imza incelemesi yapılmadığı için bu kararın da esas alınamayacağını, ayrıca davacının dava değerini 10 TL gibi komik bir rakam gösterdiğini ve mahkemenin nispi harcı tamamlatmayarak usul hatası yaptığını belirterek, eksik incelemeye dayalı yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç:
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
Davacılar vekili, davacıların muris ...’nin yasal mirasçıları olduğunu, davalı tarafından muris aleyhine düzenlenen 15.12.2008 düzenleme tarihli, 30.06.2012 vade tarihli 250.000 Euro bedelli bononun .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2020/300 Esas sayılı dosyasında yapılan inceleme sonucunda senetteki borçlu imzasının muris ...’nin eli ürünü olmadığının tespit edildiğini, davalının resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından cezalandırıldığını, ayrıca murisin diğer mirasçısı ... tarafından açılan Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/421 Esas sayılı dosyasında da aynı bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini belirterek davacıların bono nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine ve %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinin müvekkiline usulüne uygun tebliğ edilmediğini, müvekkilinin dosyadan UYAP üzerinden haberdar olduğunu, davacıların dayandığı ceza ve hukuk mahkemesi kararlarının eldeki dava bakımından bağlayıcı olmadığını, Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesi dosyasında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen kararın hükmün açıklanmasının geri bırakılması niteliğinde olduğunu ve kesin hüküm teşkil etmediğini, bu nedenle hukuk hakimini bağlamayacağını, ceza dosyasındaki inceleme ile yetinilmeyip muris ...’ye ait resmi kurumlardaki imza örneklerinin celbi ile takibe konu bononun Adli Tıp Kurumu’nda yeniden incelenmesi gerektiğini, ayrıca Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi kararında da imzaya ilişkin inceleme yapılmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
.... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyasında; davalı tarafından davacıların murisi ... mirasçıları aleyhine 30.06.2012 vadeli 250.000 Euro bedelli bonoya dayalı kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır.
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/421 Esas, 2022/1305 Karar sayılı dosyasında; murisin mirasçısı ... tarafından aynı bono nedeniyle açılan menfi tespit davasında, davacının takip konusu bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verildiği ve kararın 15.02.2023 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2020/300 Esas sayılı dosyasında ise; davalı hakkında takibe konu bononun sahte düzenlendiği iddiasıyla resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından dava açıldığı, alınan bilirkişi raporunda imzanın muris ...’ye ait olmadığının tespit edildiği, davalının dolandırıcılık suçundan mahkûmiyetine, resmi belgede sahtecilik suçundan ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve kararın 28.11.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Mahkemece; davanın kabulüne, davacıların .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyasındaki bonodan dolayı borçlu olmadıklarının tespitine ve takip konusu alacağın %20’si oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
Öncelikle davalı vekilinin dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edilmediğine ilişkin istinaf sebebinin incelenmesinde; dava dilekçesinin davalının Almanya’daki adresine tebliğe çıkarıldığı, Köln Başkonsolosluğu vasıtasıyla tebligat işlemlerinin gerçekleştirildiği ve tebligatın yapıldığı hususunun dosya kapsamındaki konsolosluk yazıları ile sabit olduğu anlaşılmakla, bu yöne ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Yine davalı vekilinin eksik harç bulunduğuna ilişkin istinaf sebebi bakımından; eldeki davanın adli yardım talepli olarak açıldığı, ilk derece mahkemesince adli yardım talebinin kabul edilerek davanın adli yardımlı olarak yürütüldüğü anlaşılmakla, bu yöne ilişkin istinaf sebebi de yerinde değildir.
Esasa ilişkin incelemede ise; Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2020/300 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda, takibe dayanak bonodaki imzanın davacıların murisi ...’nin eli ürünü olmadığının bilirkişi incelemesi ile tespit edildiği, davalının aynı senet nedeniyle dolandırıcılık suçundan mahkûmiyetine karar verildiği, resmi belgede sahtecilik suçu yönünden ise mahkumiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
TBK’nın 74. maddesi uyarınca ceza mahkemesince tespit edilen maddi vakıa ve olgular hukuk hâkimini bağlar. Somut olayda da ceza yargılamasında yapılan inceleme sonucu senetteki imzanın murise ait olmadığı, takip dayanağı bononun sahte olduğuna ilişkin maddi olgunun kesinleştiği, resmi belgede sahtecilik suçu yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise de, ceza mahkemesince tespit edilip kesinleşen maddi vakıanın hukuk hakimi bakımından bağlayıcıdır.
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/421 Esas, 2022/1305 Karar sayılı ilamında, murisin diğer mirasçısı ... tarafından aynı bono nedeniyle açılan menfi tespit davasının kabulüne karar verildiği ve kararın kesinleştiği , dolayısıyla aynı senet hakkında verilen ve kesinleşen bu kararın da eldeki dava yönünden kesin delil niteliğinde bulunduğu açıktır.
Bu itibarla, takip dayanağı bonodaki imzanın davacıların murisi ...’ye ait olmadığı ve senedin sahte olduğu hususunun dosya kapsamındaki ceza mahkemesi kararı ve kesinleşen hukuk mahkemesi ilamı ile sabit olduğu anlaşılmakla, artık yargı makamlarınca verilip kesinleşen kararlardaki maddi olgu bakımından yeniden inceleme yapılmasının gerekmediği dolayısıyla ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Usûl ve yasaya uygun Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../04/2024 tarih ve 2023/... E., 2024/... K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 103.592,12 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 26.010,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 77.582,12 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
3- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 18/06/2026