Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/185 E. 2026/1269 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/185
Karar No
2026/1269
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/185 - 2026/1269 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2025/185 KARAR NO : 2026/1269

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 03.07.2024 NUMARASI : 2016/823 Esas 2024/716 Karar

DAVACILAR : 1- 2- 3- 4- 5- 6- VEKİLİ : Av.

DAVALILAR : 1 - VEKİLİ : Av.

2 - VEKİLİ : Av.

3 - VEKİLİ : Av.

DAVANIN KONUSU : Cismani Zarar Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat; Araç Hasarı Nedeniyle Maddi Tazminat KARAR TARİHİ : 03.07.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 15.07.2026

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacılar vekili dava dilekçesinde; 06.07.2016 tarihinde, davalı idarenin işleteni olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalanan, davalı ... idaresindeki ambulansın ışık ihlali yaparak, kendi şeridinde yeşil ışıkta dönüşü yapan davacı ... idaresindeki araca çarpması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, davacının aracının pert olduğu gibi, araç içerisinde bulunan davacı..., davacı..., davacı ... ... ve ... ...'nın yaralandığını, zararlarından davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydı ile meydana gelen trafik kazası neticesinde hasıl olan maluliyeti sebebiyle, geçici iş göremezlik zararları ile maluliyete tekabül eden maddi zararlarının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik ... için 250,00 TL, ... ... için 250,00 TL, küçük ... ... için 250,00 TL ve ... ... için 250,00 TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 06.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek artan oranlarda avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, manevi tazminat olarak ... ... için; 100.000 TL, ... ... için; 20.000 TL, ....... için; 20.000 TL, ... ... için; 50.000 TL, ... ... için; 50.000 TL, ... ... için; 50.000 TL olmak üzere toplam 290.000 TL manevi tazminatın olay (kaza) tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan (Sigorta şirketi hariç olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsilini, davacı ... ... ...'ya ait aracın pert olmasından dolayı misli değerini talep etmiş, bedel artırım dilekçesinde; davacılar... (...) için; 4.541.559,24 TL sürekli iş göremezlik, 13.461,66 TL geçici iş göremezlik, ... ... için; 2.106.909,53 TL sürekli iş göremezlik, 13.603,76 TL geçici iş göremezlik, ... ... için; 784,75TL geçici iş göremezlik, ... ... için; 3.902,97 TL geçici iş göremezlik nedeniyle maddi tazminatın olay (kaza) tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan (Sigorta şirketi yönünden teminat limiti ile sınırlı olmak kaydı ile) müştereken ve müteselsilen tahsilini, ... ... ... adına kayıtlı ... plakalı araç için 18.800,00 TL misli araç bedelinin olay (kaza) tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Dava konusu kazaya karışan aracın davalı sigorta şirketine sigortalı olduğu ve sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, dolayısıyla kazanın meydana gelmesindeki kusur oranlarının belirlenmesinin gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; işleteni oldukları aracın bir ambulans olmakla olay yeri kavşakta geçiş önceliğine sahip olduğunu, bu nedenle sürücüsünün de kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğunu, keza bu hususun 2918 sayılı KTK'nın 71. maddesinde ve KTY'nin ilgili maddelerinde de belirtilmiş olduğu, dolayısıyla da tazminat anlamında sorumluluklarının olmayacağı savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde; Hasta nakli için ambulansla seyir halinde olduğunu ve kavşağa yaklaşırken aracının hızını kademeli olarak azaltmış olduğunu, trafik ışıklarının kırmızı yanıyor olduğunu ve kavşağa kısa bir mesafe kala karşı şeritte kavşaktan "U" dönüşü yapmak üzere yaklaşan aracı gördüğünü, kendisi kırmızı ışığa yaklaşırken tamamen durduğunu ve karşıdan gelen aracın dönüş yapacağına imkan vermediğini, keza karşıdan gelen araç için "U" dönüşünün yasak olduğunu, karşıdan gelen araç sürücüsünün sola dönüş yapamayacağını, zira o gün yolun solundaki sokakta Çarşamba Pazarının olduğunu, davacıların içinde bulunduğu aracın tamamen durması sonucu kendisinin de geçiş üstünlüğüne binaen kırmızı ışıkta kontrollü bir şekilde geçmek istediğini ve o esnada sağındaki araçların da ambulansın sireninden faydalanıp geçmeye başladıklarını ve kendisinin sol şeritte kavşağa girerken davacıların içinde bulunduğu aracın aniden "U" dönüşü yapmak üzere hareket ettiğini ve aynı zamanda aracı ile sola kırdığını, ancak araca çarpmaktan kaçınamadığını, sonuç olarak kazanın meydana gelmesinde kusurunun olmayıp, idaresindeki ambulansın geçiş önceliği olmakla kontrollü olarak kırmızı ışıkta geçtiğini, belirterek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davanın, yaralamalı trafik kazası nedeniyle davacılarda oluşan geçici ve sürekli iş göremezlik zararları ile manevi zararın tazmini ve araç hasar bedelinin tazmini istemlerine ilişkin olduğu; davalı idareye ait, davalı ... yönetimindeki ambulansın, olay yeri kavşağa geldiğinde kırmızı ışık ihlali yaparak geçiş yapmak istediği esnada, karşı istikametinden gelerek Kestel Mahallesine doğru sola dönüş yapan davacı sürücü ... ... ... idaresindeki ... plakalı otomobilin sağ yan kısmına çarpması sonucu kazanın meydana geldiği, meydana gelen kazada..., ... ..., küçük ... ... ve ... ...'nın yaralandığı, ayrıca davacıya ait araçta maddi hasar meydana geldiği; Kaza Tespit Tutanağında; olayın meydana geldiği yerin; üç yönlü “T” kavşak olduğu, ambulans sürücüsünün kırmızı ışık ihlali yaparak geçiş yapmak istediği esnada sirenleri kapalı vaziyette iken aracın ön kısmı ile davacıya ait otomobilin yeşil ışıkta Kestel Mahallesine dönüş yaptığı esnada sağ yan kısmına çarpması şeklinde meydana gelen kazanın oluşumunda ambulans sürücüsü ...'nin 2918 K.T.K'nun 47/18 maddesi kuralını, diğer sürücünün yönetmeliğin 142. maddesini ihlal ettiği yönünde, görüş ve kanaat belirtildiği, dosya içerisine kazandırılan ceza dosyası içerisinde yer alan bilirkişi raporuna göre de; ambulans sürücüsü ...'nin ambulansla hasta taşıdığından sevk ve idare ettiği ambulansın tepe lambalarının açık ve sirenlerinin ise çalışır ve duyulur vaziyette hasta taşıyarak seyir ettiğinin kabulü durumunda, bahse konu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana gelişinde kusursuz olduğu, aksi durumda ise kusurlu olduğu, ... plakalı hususi otomobil sürücüsü ... ... ...'nın aracının geldiği istikamette yeşil ışık yandığından ve ambulansın tepe lambasının görünür şekilde yanar vaziyette olmadığı ve sirenlerinin ise duyulur şekilde çalışır vaziyette olmadığından otomobil sürücüsü ... ... ...'nın bahse konu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana gelişinde kusursuz olacağı, aksi durumda ise kusurlu olduğu kanaatine varıldığının görüldüğü, tarafların kusurunun belirlenmesi ve araçta meydana gelen hasarın tespiti bakımından bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilerek dosya bilirkişiye tevdi edilerek, bilirkişiden kök ve ek rapor alındığı, raporda: ambulans sürücüsü davalı ...; acil olmayan hastayı taşırken olay yeri kavşakta hızını azaltması, bu durumda kaybedeceği birkaç dakikanın hasta için çok önemli olmadığı, kavşağı geçtikten sonra yine eski hızıyla hareket edebileceğinden kaybedeceği zamanı telafi edebileceği düşüncesi ile kontrollü bir şekilde kavşağa girmesi, sirenleri açık olmadan diğer araçların kendi varlığının farkına varamayabileceklerini dikkate alarak kavşağı geçmeden önce trafik ışıklı işaretlerine dikkat etmesi, kırmızı ışıkta geçme kural ihlalini ancak geçiş üstünlüğünü kullanarak yapabileceği ve geçiş üstünlüğüne sahip olabilmesi için diğer taşıtları yeterli şekilde uyarması, diğer taşıtlar için tehlike yaratmayacak şekilde davranması gerekirken aksine davranışı ile tehlike yarattığı olayda, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 47. Maddesi (b) bendi hükümlerine aykırı olarak birinci derecede ve yüksek oranda %80 kusurlu bulunduğu, ... plakalı aracın sürücüsü davacı ... ... ...; meskun mahalde daha dikkatli ve tedbirli davranmamakla, sola dönüş için kırmızı ışıkta beklediği olay yeri kavşakta, kavşağa yaklaşan araçlara yeterli dikkatini vermemesi, ambulansın muhtemelen açık olan tepe lambasını görmemesi, yeşil ışıkta geçiş hakkı kendisine ait olmakla birlikte sola dönüşünü yapmadan önce sağ tarafında durmakta olan araçların içerisinden bir ambulansın geçiş üstünlüğü ile kırmızı ışıkta geçmeye çalışabileceğini dikkate alarak daha müteyakkız davranması gerekirken Karayolları Trafik Kanunu'nun 52. maddesi (b) bendi hükümlerine aykırı, tedbirsiz davranışı nedeniyle, olayın oluşumunda ikinci derecede alt düzeyde %20 kusurlu olacağı kanaatine varıldığı belirtildiği, ayrıca, aracın pert total geçmişi ve kilometresi ile yaşı göz önünde bulundurulduğunda TSB, piyasa, galeri ve internet satış sitelerinde yapılan araştırma ile davacıya ait ... plakalı aracın Pert-Total durumunda ve hasar tutarının 23.500,00 TL olduğu, davalılar sorumluluğunun ise davalı sürücü ...'nin kusur oranına göre (%80 * 23.500,00 TL) = 18.800,00TL olacağı görüşüne varıldığı belirtildiği, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bu rapora itibar edildiği; ayrıca bekletici mesele yapılan Alanya 8.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/661 E.,2021/898 K. ve 07.12.2021 T.sayılı kararı ile kazanın davalı ...'nin asli kusuru ile oluştuğu kabul edilerek, ...'ye bu nedenle verilen mahkumiyet kararının kesinleştiği; Davacı ... ... yönünden; 17.01.2020 havale tarihli Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından dosyaya sunulan raporda, Özürlülük Ölçütü sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre kişinin özür oranının %0 olduğu, 7 gün süre ile iş göremezlik halinde kaldığı, ... ... yönünden; 17.01.2020 havale tarihli Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından dosyaya sunulan raporda, Özürlülük Ölçütü sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre kişinin özür oranının %29 olduğu, 9 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı, ... yönünden; 17.01.2020 havale tarihli Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından dosyaya sunulan raporda, Özürlülük Ölçütü sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre kişinin özür oranının %35 olduğu, 6 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı, ... ... yönünden; 17.01.2020 havale tarihli Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından dosyaya sunulan raporda, Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre kişinin özür oranının %0 olduğu, erişkin olması halinde 3 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı belirtildiği, dosya içerisinde yer alan poliçe incelendiğinde; ... plaka sayılı aracın Antalya İl Sağlık müdürlüğü adına 04.02.2016- 04.02.2017 tarihleri arasında Halk Sigorta Anonim Şirketi tarafından Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi ile sigortalandığı ve poliçede ölüm ve sakatlık limitinin kişi başı 310.000 TL, kaza başı 1.550.000 TL olduğu görüldüğü; dosya kapsamında alınan kusur raporları, maluliyet raporları, iddia ve savunmalar birlikte değerlendirilerek, davaya dayanak trafik kazasında yaralandığı iddia olunan davacıların maluliyet durumuna göre gerçekleşen zararının tespiti bakımında aktüerya bilirkişisinden alınan raporda; denetime elverişli, gerekçeli ve hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporuna göre; ... (...) için; 4.541.559,24 TL sürekli iş göremezlik, 13.461,66 TL geçici iş göremezlik olmak üzere toplam 4.555.020,90 TL, ... ... için; 2.106.909,53 TL sürekli iş göremezlik, 13.603,76TL geçici iş göremezlik olmak üzere toplam 2.120.513,29TL, ... ... için; 784,75 TL, ... ... için; 3.902,97 TL maddi zararın oluştuğu tespit edildiği; bütün bu açıklamalar ışığında, meydana gelen kazada davalı ...'nin %80 oranında kusurlu olduğu, davacı ... ... ...'nın %20 oranında kusurlu olduğu, davacı ... ...'nın özür oranının %0 olduğu, 7 gün süre ile iş göremezlik halinde kaldığı, ... ...'in özür oranının %29 olduğu, 9 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı, ...'in özür oranının %35 olduğu, 6 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı, ... ...'in özür oranının %0 olduğu, erişkin olması halinde 3 ay süre ile iş göremezlik halinde kaldığı tespit edilmiş, davacıların zararından davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu anlaşıldığından, davacıların maddi tazminat davasının kabulü ile, ... (...) için; 4.541.559,24 TL sürekli iş göremezlik, 13.461,66 TL geçici iş göremezlik olmak üzere toplam 4.555.020,90 TL maddi tazminatın, ... ... için; 2.106.909,53 TL sürekli iş göremezlik, 13.603,76 TL geçici iş göremezlik olmak üzere toplam 2.120.513,29 TL maddi tazminatın, ... ... için; 784,75 TL maddi tazminatın, ... ... için; 3.902,97 TL maddi tazminatın davalılardan sigorta için dava tarihi, diğer davalılar için kaza tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacılara ödenmesine, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı tutulmasına karar verildiği; ayrıca, ... ... ... adına kayıtlı ... plakalı araç için 18.800,00 TL misli araç bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalılardan sigorta için dava tarihi, diğer davalılar için kaza tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacılara ödenmesine, karar vermek gerektiği; manevi tazminata yönelik olarak; davacıların manevi tazminat talep etme koşullarının oluştuğu, manevi tazminatın amacı ve niteliği nazara alındığında, davacılardan... için; 100.000 TL, ... ... için; 20.000 TL, ... ... ... için; 20.000 TL, ... ... için; 50.000 TL, ... ... için; 50.000 TL, ... ... için; 50.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar vermek gerektiği, gerekçesiyle; “Davacıların maddi tazminat davasının kabulü ile, a)... (...) için; 4.541.559,24 TL sürekli iş göremezlik, 13.461,66 TL geçici iş göremezlik olmak üzere toplam 4.555.020,90 TL maddi tazminatın, b)... ... için; 2.106.909,53 TL sürekli iş göremezlik, 13.603,76 TL geçici iş göremezlik olmak üzere toplam 2.120.513,29 TL maddi tazminatın, c)... ... için; 784,75 TL maddi tazminatın, d)... ... için; 3.902,97 TL maddi tazminatın davalılardan sigorta için dava tarihi, diğer davalılar için kaza tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacılara ödenmesine, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı tutulmasına; Davacının manevi tazminat davasının kabulü ile, Davacılardan... için; 100.000 TL, ... ... için; 20.000 TL, ... ... ... için; 20.000 TL, ... ... için; 50.000 TL, ... ... için; 50.000 TL, ... ... için; 50.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline; ... ... ... adına kayıtlı ... plakalı araç için 18.800,00 TL misli araç bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalılardan sigorta için dava tarihi, diğer davalılar için kaza tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacılara ödenmesine, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı tutulmasına” karar verilmiş, mahkemece ek karar ile de gerekçeli kararın " 1-d maddesinin; "... ... için; 3.902,97 TL maddi tazminatın davalılardan sigorta için dava tarihi, diğer davalılar için kaza tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacılara ödenmesine, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 310.000,00 TL ile sınırlı tutulmasına" şeklinde gerekçeli kararın tamamlanmasına karar verilmiş hüküm davacılar vekili ve tüm davalılar tarafından istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kusur raporunu kabul etmediklerini, kazanın meydana gelmesinde, davacı araç sürücüsünün tamamen kusursuz olduğunu, Alanya 8. Asliye Ceza mMahkemesnin 2018/661 E. dosyasında da, davacının tamamen kusursuz olduğu kabul edilerek karar verildiğini, ceza dosyasında alınan bilirkişi raporunda da vurgulandığı üzere, Yasa ve Yönetmelik hükümlerine göre davalının geçiş üstünlüğünden istifade edilebilmesi için sesli ve ışıklı uyarı işaretlerini birarada kullanması gerektiğini, davalının bu kurallara riayetsizliklerine rağmen davacının kırmızı ışıkta beklediğini, yeşil ışık yandığında da harekete geçtiğini, hızının da yasal sınırlar içerisinde olduğunu, tanık beyanlarından anlaşılacağı üzere davacının ışıklı ve sesli uyarı işaretlerini kullanmadan, ışık ihlali yaparak geçiş üstünlüğü olmadığı durumda kazaya neden olduğunu, bu nedenle kusur oranını kabul etmediklerini, Ceza Mahkemesi tarafından, davalının tam kusurlu olduğu kabul edilerek hakkında verilen mahkumiyet kararının kesinleştiğini, ceza mahkemesi tarafından tespit edilen kusurun ya da kusursuzluğun hukuk hakimini bağlayacağını, bu durumda ceza mahkemesince davalının tam kusurlu olduğu kabul edilerek cezalandırıldığında, az da olsa davacının kusurlu olduğunun kabul edilemeyeceğini, bu nedenlerle mahkemece kabul edilen kusur durumunun dosya kapsamına uygun olmadığını, aktüer hesap yönünden; hesaplamalarda hata olduğunu, hesaplamanın net ücret üzerinden değil, brüt ücret üzerinden yapılması gerektiğini, hesaplanan ücret ve katlarının düşük belirlendiğini, yine bilinmeyen dönem hesabında, %10 artış ve iskonto uygulanırken hata yapıldığı, örneğin ... açısından 5.500,00 TL asgari ücrete göre %10 artış ve %10 iskonto hesabında 12 aylık kazancın 65.340,00 TL olması gerektiği, halde 58.520,10 TL hesaplama yapıldığı ve asgari ücretin 1,13 katının da bu miktar üzerinden hesaplanmak suretiyle hata edildiğini, benzer hatanın davacı ...’da da yapıldığını, bu nedenle raporun karar vermeye elverişli olmadığını, Davacı ... ... Laçınkaya’nın aracının pert olması nedeniyle misli ile zararının karşılanması talebinin ilk rapor ve ek raporda değerlendirmediğini, hasar kayıt bilgi ve belgelerinin sigorta şirketinden istenerek rapor tanzim edilmesi taleplerinin bulunduğunu, itirazlarına rağmen bu hususun değerlendirilmediğini, ayrıca 2024 asgari ücreti nazara alınarak tazminata hükmedilmesini talep ettiklerini ve etmeye devam ettiklerini, aracın değeri açısından ise kaza tarihindeki değerin hesaplandığını, oysa bugünkü değerin hesaplanması gerektiğini, kusuru da kabul etmediklerini, faizin de tüm davalılar açısından olay tarihinden itibaren uygulanması gerektiğini, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu aleyhe olan hususları kabul etmediklerini, kusur raporunun karar vermeye elverişli olmadığını, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, rapora itirazları doğrultusunda rapor alınmaksızın karar verilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca davacıların emniyet kemeri takıp takmadığı hususunda da bir belirleme yapılmadığını ve eksik inceleme ile karar verildiğini, bu hususta da rapor alınması gerektiğini, araç hasarı yönünden raporu da kabul etmelerinin mümkün olmadığını, davacının aracının pert olduğu ve 23.500,00 TL zarar olduğu belirtilmiş ise de, davacının aracının davalı müvekkili tarafından onarımı yapılarak karşılandığını ve aracın tamir edilerek kendisine teslim edildiğini, buna ilişkin teslim ve ibranmeye ilişkin evrakında dosya sunulduğunu buna rağmen davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, Maluliyet raporlarını da kabul etmediklerini, raporun Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlemesi gerektğini, ayrıca maluliyet oranlarının da yanlış Yönetmelik hükümlerine göre yapıldığını, Kaza tarihi itibariyle Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücünün Kaybı Oranı Tespit İşlemelerine İlişkin Yönetmelik hükümlerinin uygulanmayacağını bu yönden de kararın hatalı olduğunu, geçici iş göremezlik zararlarından davalının sorumluluğu olmadığını, sorumluluğun SGK’da olduğunu, hesaplamanın da teknik faiz uygulanrak yapılması gerektiğini, gelirin de farazi olarak hesaplandığını ve fahiş olduğunu zenginleşmeye yol açacak boyutta olduğunu yapılan hesaplamada, davacı ... için 3.363,23 TL, ... için asgari ücretin 1,13 katı, ... için 1.72 katı şeklinde hesaplama yapıldığını gelirlerin hatalı olduğunu, ... yönünden geçici iş göremezlik ödemesinin Öğretmen (memur) olması nedeniyle de kabul etmediklerini, maaşını almaya devam ettiğini, yine davacı ...’nın da memur olup maaşını almaya devam ettiğini, davacıların yolcu olması nedeniyle emniyet kemeri takılı olup olmadığının da araştırılması gerektiğini, hatır taşıması nedeniyle de indirim yapılması gerektiğini, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davanın görülmesinde, Antalya Mahkemelerinin yetkili olduğunu, alacağın zamanaşımıma uğradığını, davanın görülmesinde İdari Yargının görevli olduğunu, bu nedenlerle usulden kaldırılması gerektiğini, esasa ilişkin olarak ise; kaza anında idareye ait ambulansın tepe lambaları yanık ve sireni açık vaziyette, araç içerisinde hastayı hastaneye yetiştirmeye çalıştığını, ayrıca araçtaki diğer personelin ifadeleri ile de bu durum sabit olduğunu, bu durumda ambulans tepe lambasının ve sirenin açık olup olmadığını tam olarak hatırlamadığını beyan eden ifadelere itibar edilmesinin hatalı olduğunu, dönüş yasağı olan bölgede "U" dönüşü yapan, karşı araç sürücüsüne verilen %20 kusurun az olduğunu, öte yandan davacı ... ... ...’nın emniyet kemeri takmadığının değerlendirilmesi, diğer davacıların emniyet kemerinin takılı olup olmadığı açısından inceleme yapılması gerektiğini, davacının ZMSS kapsamında sigorta şirketinden tazminat elde edip etmediği araştırılmaksızın karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacıların engellik raporunun, yönetmeliğe uygun heyet tarafından tanzim edilmediği, 3 hekim tarafından tanzim edilen maluliyet raporunun karar vermeye elverişli olmadığını, davacılar ..., ..., ... ve ... hakkında ayrı ayrı düzenlenen raporların Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından tanzim edildiğini, son durumları değerlendirilmeden tanzim edilen raporları kabul etmediklerini, aktüer hesap raporu açısından, davacıların yaralanması nedeniyle gelir kayıplarının olmadığını ayrıca bilirkişi ek raporunda, ... ve ... için hem aktif hem de pasif dönem için tazminat hesaplanmasının hatalı olduğunu, hesaplamanın Genel Şartlardaki yöntemle yapılmamasının da hatalı olduğunu, tüm bunların yanında idarenin kusuru olmaması nedeniyle maddi tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmesinin de hatalı olduğunu, manevi tazminata ilişkin ise, manevi tazminat koşullarının oluşmadığını, faizin yasal faiz olacağı, ayrıca ıslah edilen kısma ıslah tarihinden itibaren faize karar verilebileceğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı ... ek karara ilişkin de istinaf dilekçesi sunarak, sigorta şirketinin sorumluluğunun limit belirtilerek sınırlandırılamayacağını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde: Kusur oranını kabul etmediklerini, davacı tarafından ceza mahkemesi tarafından verilen kararın kesinleştiği belirtilmiş ise de, Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvuruları neticesinde yargılamada hak ihlali yapıldığına karar verildiğinden, mahkemece yeniden yargılamaya başlandığını, AYM’ye başvurunun gerekçesinin de kusur raporuna yapılan itirazlarının hiçbirisinin değerlendirilmeden karar verilmiş olduğuna ilişkin olduğunu, Yargıtay içtihatlarına göre ceza yargılamasının neticesinin beklenilmesi gerektiğini, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Mahkemece, yapılan yargılama kamu düzenine aykırılıklar gözetilerek, istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat ile araç hasarı nedeniyle maddi tazminat istemidir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm tüm taraflarca istinaf edilmiştir. 1-Tüm tarafların kusur raporuna ilişkin istinaf sebeplerinin incelenmesinde; haksız fiilden kaynaklanan tazminat davasında, kusurun doğru şekilde tespit edilmesi önemlidir. Taraflar arasında olayın şeklinin uyuşmazlık konusu olması halinde, ceza dosyasında toplanan deliller dosyaya kazandırılarak, tespit edilecek oluş şekli nazara alınarak kusur oranı tespit edilmeli, ceza dosyasındaki kesinleşen karar ile kazanın oluş şekli belirlenmiş ise, kesinleşen oluş şekline göre kusur belirlenmelidir. Somut olayda, davalı sevk ve idaresindeki ambulans ile seyri sırasında, ışıklı kavşakta seyir yönüne kırmızı ışık yandığı, davacınında seyir ettiği karşı yönden gelip, sola dönen araçlar için ise yeşil ışık yandığı esnada, davacının dönüş için davalının sevk ve idaresindeki aracın şeridine girdiği esnada kavşak içerisinde, davalının, davacının aracın sağ yan kısmından çarpması ile trafik kazası meydana geldiği, taraf beyanları ve dosya kapsamından anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki kusura ilişkin uyuşmazlık; davalının, hasta nakli sırasında meydana gelen kazada, kaza esnasında ambulansın tepe lambasının yanıp yanmadığı ve sirenlerinin açık olup olmadığı, buna göre de kazanın meydana geldiği sırada KTK ve KTY gereğince kavşaklarda davalının idaresindeki ambulansın geçiş üstünlüğü olup olmadığı, ayrıca kaza mahallinde, davalının dönüş yaptığı, davacının seyir yönüne göre, yolun solunda bulunan sokağın araç girişine açık olup olmadığı davacının kavşakta, yolun solundaki sokağa girmek için dönüş yapıp yapmadığı, yasak olduğu halde "U" dönüşü yapmak için davalı şeridine girmiş ise bu durumun kusura etkisi olup olmayacağına ilişkindir. Öte yandan kusurun belirlenmesinde, ilk derece mahkemesi olaya ilişkin ceza mahkemesi kararının kesinleştiğini, davalıya ait aracın siren ve tepe lambaları yanmaksızın kavşağa giriş yaptığının kesin olarak belirlendiği belirtilmiş ise de, davalı, Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvurusunda, ihlal kararı verildiğini ve yeniden yargılama yönünde karar verdiğini belirtmiştir. Tüm bunlarında yanında, ceza dosyası içerisinde kaza anına ilişkin Jandarma tarafından tanzim edilen CD çözüm tutanağının yer aldığı, Alanya İlçesi Kestel Mahallesi Total Petrole ait güvenlik kamera kayıtları olduğu belirtilen söz konusu tutanakta ambulansın tepe lambasına ve sirenine ilişkin tespite yer verilmemiş ise de, kaza anını görüntülerle tespit edildiği görülmüş, söz konusu kamera kaydı ceza dosyasında mevcut olup olmadığı sorulmaksızın kusur belirlendiği görülmüştür. Taraflar arasında kazanın oluş şekli uyuşmazlık konusu olup, TBK'nın 74. Maddesine göre ceza mahkemesi tarafından belirlenen maddi vakıa hukuk hakimini bağlayacağından ceza mahkemesinin akibetinin araştırılması, ceza dosyasında tutanağa bağlanan kamera kayıtları incelenerek, kaza anında davalı idareye ait aracın tepe lambası yanıp yanmadığı, ayrıca sirenlerinin çalışı çalışmadığının tespit ihtimali bulunduğundan, ceza dosyasında tutanağa bağlanan kamera kayıtları ceza dosyasında mevcut ise ceza mahkemesinden ya da tutanağı tanzim eden kolluktan temini sağlanarak, ayrıca davalı, HAGB ile neticelenen ceza davasında yeniden yargılama yapıldığını iddia ediliğinden, ceza mahkemesinin dosyasıda dosya içerisine alınarak, tarafların kusura yönelik itirazlarının özellikle kaza anına ilişkin CD'nin temini halinde CD'de izlenerek ve tüm delillerin değerlendirildiği Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden ya da Karayolları Trafik Fen Heyetinden, taraf itirazlarını da karşılar rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, kusura ilişkin eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. 2-Davacı ... ... ...'nın araç hasarına yönelik tarafların istinaf sebeplerinin incelenmesinde; Haksız fiilden kaynaklanan araç hasarı nedeniyle, zarar veren gerçek zarar ile sorumlu olup, tespit edilen zarar, zarar veren ya da eylemlerinden sorumlu işleten ya da sigorta şirketi tarafından karşılanmış ise, davacı koşulları mevcut ise ancak karşılanmayan zararı var ise, bu zararını talep edebilir. Somut olayda, davacı aracının pert total olduğundan misli ile zararının karşılanmasını istediğini belirtmiştir. Misli ile karşılanmasından kast edilen açık değil ise de, davacı haksız fiil neticesinde aracı pert total olmuş ise aracın sovtaj değeri ile kaza tarihindeki hasarsız haldeki değeri arasındaki farkı, yahut aracın sovtajının da sigorta şirketine terki ile kaza tarihindeki araç bedelini talep edebilir. Bu nedenle, zararının bu kapsamda belirlenmesi gerekir. Ancak bu durumda dahi, aracın tamirinin ekonomik olmadığının bilirkişi raporu ile tespit edilmesi gerekecektir. Ayrıca tamirin ekonomi olmadığının tespiti halinde de aracın onarımının zarar veren ya da eylemlerinden sorumlu olan kişilerce karşılanması durumunda, zararın karşılanması için yapılan ödemeler de, zarar karşılandığı ölçüde nazara alınmalıdır. Davacı vekili istinaf başvurusunda, aracın hasar dosyasının getirtilmesi gerektiğini belirtmiş, davalı sigorta şirketi de davacının aracının onarıldığından zarar talep edemeyeceği ileri sürmüştür. Diğer yandan, sigorta şirketi tarafından dosyaya gönderilen hasar dosyasında, davacının aracının anlaşmalı serviste onarılmasına ilişkin, davacı tarafından imzalı taahhütname suretleri bulunmaktadır. Bu durumda; davacının aracının kaza sonrasında, sigorta şirketi tarafından onarılması söz konusu ise, araç hasarı nedeniyle davacının maddi tazminat talep edip edemeyeceği hususunda etkisi olacağından, davacının aracının sigorta şirketi tarafından, kaza sonrası onarımı sağlanarak teslim edilip edilmediği hususları, davacından ve sigorta şirketinden sorularak, bunun sonucuna göre talepler değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmiş olması da doğru görülmemiştir. 3-Davalıların, ..., ......'in maluliyet raporuna yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde: Haksız fiilden kaynaklanan cismani zararın doğru şekilde tespit edilmiş olması önemlidir. Mahkemece, kaza tarihi olan 06.07.2016 tarihi itibariyle de maluliyet/özür oranın tespiti açısından esas alınan "Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Raporları Hakkındaki Yönetmelik" hükümleri çerçevesinde rapor aldığından, davalıların buna ilişkin istinafı yerinde değil ise de, ilk derece mahkemesi tarafından hükme esas alınan 16/12/2019 tarihli Anakara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan raporların, alanında uzman doktorlarca son durumları tespit edilmeksizin, 03.04.2017 tarihinde yapılan muayenesine göre değerlendirildiği, mevcut yaralanmalarının boyutu (maluliyete esas kabul edilen bir kısım fraktürlerin nondeplase boyutta olması gibi) ve iyileşme süreleri nazara alındığında, raporda kabul edilen ölçüde özür oranın meydana gelip gelmeyeceği tereddüt yarattığından, adı geçen davacıların, kazadan kısa bir süre sonra yapılan son durum değerlendirmesine istinaden tanzim edilen raporlar bu haliyle karar vermeye elverişli olmadığından, alanında uzman doktorlarında bulunduğu, Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas Kurulundan rapor alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, denetime ve karar vermeye elverişli olmayan rapora göre karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. 4-Davacılar ... ... ve ... ...'ya takdir edilen geçici iş göremezlik tazminatı yönünden davalıların istinaf başvurusunun incelenmesinde; Kaza tarihinde davacı ... 18 yaşından küçük (16 yaşında) olduğundan, ancak gelir getirici fiili çalışması olması durumunda geçici iş göremezlik tazminatı talep edebileceği halde, yine kaza tarihinde kamuda öğretmen olan davacı ...'nun. geçici iş görmezlk döneminde maaş almaya devam etmiş ise ancak gelirinde azalma olması halinde bu kapsamda zararını talep edebileceği gözetilmeksizin davanın esası hakkında eksik inceleme ile karar verilmiş olması da doğru görülmemiştir. 5-Davacı ... ...'in zararına hesaplanmasına ilişkin tarafların istinaf sebeplerinin incelenmesinde; Dosya kapsamından anlaşıldığı üzeri, davacı ...'nın kaza tarihinden 1,5-2 ay kadar önce üniversite lisans eğitimi tamamladığı, kaza tarihinde fiilen çalışmadığı, kaza tarihinden sonra bir müddet özel sektörde çalıştığı. 2022 tarihinden sonra da, fiili çalışmasının olmadığı SGK hizmet dökümünden ve dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporunda, ise davacının Anadolu Üniversitesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Öğretmenliği bölümü mezunu olduğundan, kamuda memur olarak çalışması halinde, kaza tarihinden itibaren gelirinin asgari ücretin 1,72 olacağı değerlendirilerek, 58 yaşına kadar da aktif çalışma dönemi olduğu kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Davacının bilinen dönem zararı bilinen gelirine göre hesaplanması gerektiği halde bilinen geliri nazara alınmaksızın hesaplama yapılmış olması doğru olmadığı gibi, hali hazırda kamuda çalışmayan kamuda istihdam zorunluluğu da bulunmayan davacının, sadece kamuda çalışma varsayımı çerçevesinde, özel sektörde çalışma imkanları değerlendirilmeden asgari ücretin oldukça üzeride gelir elde ettiği kabul edilerek, aktif dönem için hesaplama yapılmış olması ve hesaplamanında Yargıtay 4. Hukuk Dairesince kabul edilen aktif dönem ve pasif dönem başlangıcı kabul edilen yaşı yerine, emekli olabileceği 58 yaşına kadar aktif dönem ve aktif dönem sonu kabul edilen bu tarihten itibaren de pasif dönem olarak hesaplanmış olması doğru görülmemiştir. 6-Davacı ...'nin zararının hesaplanması yönünden de, davacı kaza tarihinden 2-3 ay önce işten çıkmış olduğu, kaza tarihinde ve sonrasında fiili çalışması olduğuna yönelik iddia olmadığı gibi bu durum SGK kayıtlarından da anlaşılmaktadır. Bu davacı yönünden de asgari ücretin 1,13 katı üzerinden hesaplama yapıldığı gibi, aktif dönem sonu açısından 58 yaş alınmıştır. Davacı kazadan bağımsız olarak kazadan önce iş bıraktığının anlaşılması ve kaza tarihinden sonra da mevcut çalışması olmamasına göre, kaza tarihinden öndeki yaptığı iş ve mesleği değerlendirilmeksizin ve gerekçelendirilmeksizin kaza tarihinden 3 ay kadar önceki çalışması esas alınarak gelirinin asgari ücretin 1,13 katı kabul edilmesi denetime elverişli olmadığı gibi, aktif dönem sonun 58 yaş kabul edilmiş olması da doğru olmadığından davacının ve davalıların rapora yönelik istinaf sebeplerinin de kabulü gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek eksiklikler giderilerek, ayrıca sorumluluğunun tespiti halinde her bir davacının zararı açısından sigorta şirketinin sorumlu olacağı teminat miktarları infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde gösterilmek suretiyle davanın esası hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacılar vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Davanın yeniden görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 2-Kararın kaldırılma sebebine göre istinaf edenlerin sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 3-İstinaf eden ... haricindeki taraflarca yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden taraflara iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, 5-Ankara Batı İcra Dairesinin 2024/38497 Esas sayılı dosyasına yatırılan 1.530.000,00 TL teminatın yatıran tarafa iadesine, 6-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 03.07.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/185, K. 2026/1269, T. 03.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-185-e-2026-1269-k-2eba26a77564