Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/870 E. 2026/1496 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/870
Karar No
2026/1496
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO :2023/870

KARAR NO :2026/1496

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:(KAPATILAN)İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARE MAHKEMESİ

TARİHİ:09/11/2022

NUMARASI:2018/341 Esas - 2022/925 Karar

DAVA:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ:20/03/2018 BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 5. ATMnin 2019/3 ESAS SAYILI DOSYASI

DAVA:Alacak (Sözleşmeden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ:29/05/2018

BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 7. ATMnin 2021/491 ESAS SAYILI DOSYASI

DAVA:Alacak ( Sözleşmeden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ:16/07/2021

İSTİNAF KARAR TARİHİ:17/09/2026

Asıl davanın kısmen , birleşen davaların kabulüne ilişkin kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA:Davacı ... vekili; müvekkili ile davalı arasında, ... projesindeki müvekkiline ait bağımsız bölümlerin satışına ilişkin 16.06.2014 tarihli 2 yıl süreli sözleşme imzalandığını, sözleşme ile davalının taşınmazların 24 ay içerisinde satılacağını taahhüt ettiğini, ancak davalının edimlerini yerine getirmediğini, sözleşmenin üzerinden bir yıl geçmesine rağmen hiç satış yapılmadığını, bunun üzerine müvekkilince 10.06.2015 tarihli ihtarname ile sözleşmeden dönüldüğü bildirilerek sözleşmeye istinaden ödenen tutarların iadesinin talep edildiğini, müvekkilince davalıya 270.000-Euro ve 123.900-USD ödeme yapıldığını, sözleşmeden dönülmesi halinde geriye etkili olarak yapılan tüm ifaların talep edilebildiğini, yapılan ihtarlara rağmen davalının kendisine ödenen paraları iade etmediğini, davalının bu alanda faaliyet göstermediğini ve satış ile ilgili bir çalışma yapmadığını, bu nedenle müvekkilince TBK'nın 125/3 maddesi gereğince sözleşmeden dönüldüğünü belirterek, 270.000-Euro ve 123.900-USD'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili; sözleşmenin imzalanması sonrasında proje bünyesindeki kaliteli yaşam merkezinin ... adıyla hizmete girdiğini, bu konuda yaklaşık bir yıl hizmet verildiğini, ancak davacı tarafça avans ve ilk 3 aylık bedel dışında edimlerin yerine getirilmediğini, ayrıca müvekkilinin yer aldığı tanıtım reklamlarının televizyon ve gazetelerde yayımlandığını, davacının edimlerini yerine getirmediği gibi bir kısım çalışanları da işten çıkararak sözleşmenin ifasını imkansız hale getirdiğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.

BİRLEŞEN İstanbul Anadolu 5. ATM 2019/3 esas sayılı dava: Davacı vekili 14.01.2019 tarihli karşı dava dilekçesinde; asıl davada davacı ...'nın sözleşmenin 4. maddesi uyarınca sözleşme süresince müvekkiline her ay danışmanlık ücreti ödemekle yükümlü olmasına karşılık bu yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davalıya keşide edilen 07.07.2015 tarihli ihtara rağmen ödeme yapılmadığını belirterek, şimdilik 375.000-TL'nin her bir aya ilişkin vade tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece verilen 15.01.2019 tarihli ara karar ile süresinde olmayan karşı davanın işbu davadan ayrılmasına karar verilmiş, mahkemenin 2019/3 esasına kaydedilen dava, 15.05.2019 tarihli karar ile asıl dava ile birleştirilmiştir.

ISLAH:Davacı ... vekili 28.01.2019 tarihli dilekçesinde; sözleşmenin davalı tarafça haksız olarak feshedildiğini, müvekkilinin bağımsız bölümlerin satışına ilişkin bir taahhütte bulunmadığını, sözleşme uyarınca müvekkilinin yükümlülüğünün bağımsız bölümlerin satışı konusunda davalıya yardımcı olmak ve danışmanlık hizmeti sunmak olduğunu, müvekkilinin danışmanlık ücretine hak kazanmasının bağımsız bölümlerin satışı şartına bağlanmadığını, davalının sözleşmeyi feshetmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı tarafça satış konusunda müvekkiline yetki verilmediğini, müvekkilince davalıya karşı İstanbul 16. ATMnin 2015/27 esas sayılı dosyasında açılan davada da sözleşmenin karşı tarafça haksız olarak feshedildiği tespit edilerek davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, TTK'nın 1530. maddesi gereğince borçlunun sözleşmede öngörülen sürede borcunu ödememesi halinde ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşeceğini belirterek, şimdilik 375.000-TL'nin her bir aya ilişkin vade tarihinden itibaren TTK'nın 1530/7 maddesi uyarınca işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP:Davalı ... vekili; davaya yasal süresinde cevap verilmemiş olmakla karşı davanın da süresinde açılmadığını, bu nedenle davalının dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamını inkar etmiş sayılacağını, bu nedenle davalının karşı dava nedeniyle ıslah talebinde bulunamayacağını, aksine bir delil sunamayacağını ve savunma yapamayacağını, davalının sözleşmedeki edimlerini yerine getirmediğini, hiç bir daire satışını sağlayamadığını, davalının ileri sürdüğü... hizmetlerinin asli edimi olmadığını, davalının edimlerini yerine getirmemiş olması nedeniyle herhangi bir ücrete hak kazanmadığını belirterek, süresinde açılmayan karşı karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

BİRLEŞEN İstanbul Anadolu 7. ATM 2021/491 esas sayılı DAVA: Davacı ... vekili; taraflar arasındaki 16/06/2014 tarihli sözleşme gereğince müvekkilinin danışmanlık hizmetini tam ve eksiksiz yerine getirdiğini, ancak sözleşmenin davalı ... tarafından hukuka aykırı bir şekilde feshedildiğini, müvekkilinin davalıdan 371.700-USD alacağı bulunmasına karşılık 2019/3 esas sayılı davada 375.000-TL'lik kısmın talep edildiğini, bu nedenle müvekkilinin kalan 328.300-USD alacağı için işbu davanın açıldığını belirterek, 328.300-USD'nin her bir aya ilişkin vade tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP:Davalı ... vekili; davacının sözleşmede üstlendiği edimleri yerine getirmediğini ve herhangi bir daire satışı yapmadığını, asıl dava konusu 270.000-Euro'nun sözleşmenin 4.7 maddesi yorumuna göre 4.2 maddesi uyarınca, davacının sözleşme uyarınca yüklendiği edimler kapsamında, satışı sağlanacak daireler için ödenecek %1,5 komisyona ilave olarak avans niteliğinde verildiğini ve müvekkili şirkete iadesinin gerektiğini, sözleşmenin 4.1 maddesi uyarınca kararlaştırılan aylık danışmanlık ücretinin her ayın başında fatura edilmesi gerekirken, müvekkili şirketin 10.06.2015 tarihinde sözleşmeyi feshetmesinden sonra birleşen davaya dayanak 06.07.2015 tarihli faturanın düzenlediğini, bu faturaya müvekkili tarafından itiraz edildiğini ve ticari defterlerine işlenmediğini, fatura içeriğinden anlaşılacağı üzere ilk olarak 10.09.2014-15.10.2014 döneminden başlamak üzere takip eden 9 aya ilişkin danışmanlık ücretlerinin tek faturada düzenlendiğini, oysa sözleşmenin 4.1 maddesi uyarınca danışmanlık ücret faturasının her ayın başında düzenlenmesi gerektiğini, davacının iddia ettiği alacak dönemlerini sözleşmedeki açık sürede faturalandırmadığını,bu nedenle danışmanlık hizmeti verilmediğinin zımnen kabul edildiğini, davacının danışmanlık ücretine hak kazanmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; 16/06/2014 tarihli sözleşmenin konusunun 1. maddede, taşınmaz üzerinde inşa edilecek bağımsız bölümlerin satışına yardımcı olmak için ...'ın vereceği danışmanlık hizmetleri ve bu danışmanlık hizmetleri karşısında her iki tarafa yüklenen hak ve yükümlülükler olarak belirtildiği, sözleşmenin 2. maddesinde, 4 bloktan 1 bloka tekabül eden bağımsız bölümlerin tamamının sözleşmenin imzalanması tarihinden itibaren 24 ay içerisinde satılacağı hususunda ...'nun yardımcı olacağının belirtildiği, 3. maddede sözleşme süresinin 16/06/2014 tarihinden itibaren 24 ay olarak belirlendiği, 4. maddede tarafların ücret ve yükümlülükleri belirlenmiş olup, 24 aylık sürede her ay 35.000 USD+KDV olarak danışmanlık ücretinin ...'a ödeneceğinin belirtildiği, ... tarafından düzenlenen 10/06/2015 tarihli ihtarname ile 16/06/2014 tarihli sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiğinin bildirildiği ve haklı fesih gerekçesiyle ödenen bedellerin iadesinin talep edildiği, asıl dava bakımından; taraflar arasında imzalanan 16/06/2014 tarihli sözleşmenin TBK'nın 502. maddesi uyarınca vekalet sözleşmesi niteliğinde olduğu, TBK'nn 512. maddesi uyarınca vekalet verenin ve vekilin her zaman sözleşmeyi tek taraflı olarak sona erdirme hakkına sahip olduğu, somut olayda da 10/06/2015 tarihinde gönderilen ihtarname ile asıl dosyadaki davacı tarafından sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiği, sözleşme tarihi 16/06/2014 tarihi olduğundan fesih tarihi olan 10/06/2015 tarihine kadar sözleşmenin ayakta olduğunun kabul edildiği, davacı tarafça 10/06/2015 tarihinde gönderilen ihtarname ile ödenmiş olan 270.000-Euro'nun 3 güç içerisinde iadesinin talep edildiği, davalının 10/06/2015 tarihinde temerrüte düştüğü, davalı şirket yetkilisi ve aynı zamanda sözleşmeyi müşterek ve müteselsil garantör sıfatıyla imzalayan dava dışı ...'nun banka hesabına gönderilen 270.000-Euro'nun davacı tarafından talep edilebileceği, birleşen 2019/3 esas ve İstanbul Anadolu 7. ATM'nin 2021/491 esas sayılı dosyaları yönünden ise; taraflar arasındaki sözleşmenin 4. maddesi uyarınca ödenmeyen danışmanlık ücretinin talep edildiği, sözleşmenin 24 ay süreli olduğu ve 10/06/2015 tarihli ihtarname ile asıl dosyadaki davacı ... tarafından tek taraflı olarak feshedildiği, birleşen davada davacı ... tarafından ödenmeyen dönemlere ilişkin 371.700-USD bedelli bir adet fatura düzenlendiği, faturaya karşı tarafça 8 günlük yasal süre içerisinde itiraz edildiği, sözleşmenin 4. maddesinde aylık danışmanlık ücretinin 35.000-USD+KDV olarak belirlendiği, sözleşmenin 9 ay süre ile ayakta kaldığı, toplam alacak miktarının 371.700-USD olduğu, birleşen davada davacı tarafından da 16/09/2014 ile 16/06/2015 dönemlerine ait danışmanlık bedeli açıklaması ile 371.700-USD bedelli bir adet faturanın düzenlendiği, birleşen davalarda davacı ... tarafından düzenlenen 07/07/2015 tarihli ihtarname ile davalının 12.07.2015 tarihinde temerrüde düştüğü, birleşen davalarda davacının 371.700-USD alacaklı olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, 270.000-Euro'nun temerrüt tarihi olan 16.06.2015 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine, birleşen 2019/3 esas sayılı davanın kabulüne, 375.000-TL'nin 12.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, birleşen İstanbul Anadolu 7. ATM 2021/491 esas sayılı davanın kabulüne, 328.300-USD'nin 12.07.2015 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

EK KARAR:Mahkemece 09.01.2023 tarihli ek karar ile; yabancı para alacaklarına ilişkin hükümlerde "TC Merkez Bankası" ibaresinin "devlet bankaları" olarak ve birleşen 2021/491 esas sayılı davaya ilişkin hükümdeki faize ilişkin kısımda yer alan "Euro" ibaresinin "USD" olarak tashihine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ:Davacı/birleşen davalarda davalı ... vekili; müvekkil ile ... şirketi arasında akdedilmiş olan 16.06.2014 başlangıç tarihli 2 yıl süreli sözleşme ile ... şirketinin müvekkili şirkete ait olan 1 bloktaki bağımsız bölümlerin tamamının 24 ay içerisinde satılacağını taahhüt etmiş olup, sözleşme uyarınca müvekkili şirket tarafından ...'a 17.06.2014 tarihinde 270.000-Euro ve 16.09.2014 tarihinde 123.900-USD gönderildiğini, ... şirketinin edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle sözleşmenin müvekkilince 10.06.2015 tarihli ihtarname ile feshedildiğini ve ödenen paraların iadesinin istenildiğini, ancak karşı tarafça ödeme yapılmadığını, ... şirketinin yasal süresinde olmayan cevap dilekçesinde, müvekkili şirketten 270.000-USD'yi avans olarak aldığını ikrar ettiğini, davaya süresinde cevap vermeyen ... şirketinin karşı davasının da süresinde olmadığını, cevap dilekçesi ve karşı dava süresinde olmadığından ... şirketinin 28.01.2019 tarihli ıslah talebinin geçersiz olduğunu, mahkemece verilen karar gerekçesiz olup, kararın bu nedenle kaldırılması gerektiğini, ... şirketinin cevap dilekçesini süresinde vermemiş olması nedeniyle, yapılmamış hükmünde sayılan bir usul işleminin ıslahla düzeltilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle ... şirketinin 28.01.2019 tarihli ıslah dilekçesi doğrultusunda birleşen davaların kabulüne karar verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, asıl dava konusu 270.000-Euro'nun, sözleşmenin 4.7 maddesi yorumuna göre 4.2 maddesi uyarınca ...'nın sözleşme uyarınca yüklendiği edimler kapsamında, satışı sağlanacak daireler için ödenecek %1,5 komisyona ilave olarak avans niteliğinde verildiğini, davalının hiç bir daire satışı yapmadığı sabit olup, ödenmiş olan avansın müvekkiline iadesine karar verilmesinin yerinde olduğunu, müvekkilince ... şirketine danışmanlık ücreti olarak ödenen 123.900-USD'nin de edimlerini yerine getirmemiş olması nedeniyle sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince müvekkili şirkete iadesinin gerektiğini, ancak mahkemece bu taleplerinin reddine karar verilmekle birlikte bu hususun gerekçelendirilmemiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, mahkemece birleşen davalar yönünden eksik inceleme sonucunda, sunmuş oldukları dilekçeler dikkate alınmadan karar verildiğini, bu kapsamda söz konusu faturaların sözleşmenin feshinden sonra toplu olarak kesilmesine yönelik itirazlarının dikkate alınmadığını, faturaların sözleşmenin 4.1 maddesi uyarınca ilgili ayın başında düzenlenmesi gerekirken, müvekkili şirketin fesih ihbar tebliğinden çok sonra 06.07.2015 tarihinde düzenlendiğini, bu şekilde faturanın geriye dönük olarak ve sözleşmenin 4.1 maddesinde belirlenen süreye aykırı olarak düzenlendiğini, buna göre ... şirketi edimlerini ifa etmediği gibi, sözleşmenin 4.1 maddesindeki açık düzenleme uyarınca alacak dönemlerini de sözleşmedeki sürede faturalandırmadığı da gözetildiğinde, faturalandırıp tahsil ettiği aylar dışında danışmanlık hizmeti vermediğinin kendilerince de benimsendiğinin kabulünün gerektiğini, ancak bu yöndeki iddia ve savunmalarının mahkemece değerlendirilmediğini belirterek, kararın kaldırılarak asıl davanın kabulüne, birleşen davaların reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı/birleşen davalarda davacı ... vekili; karşı taraf ... tarafından yabancı para borcuna ticari faiz talep edilmiş olmasına rağmen, mahkemece 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca faize hükmedilmesinin taleple bağlılık ilkesine aykırı olduğunu, ayrıca hükümde USD alacağa sehven Euro mevduatı için uygulanan faize hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, asıl davada ...'nın kayıtlarında yer alan ...'na 270.000-Euro gönderildiğine ilişkin ödeme bilgisinin tek başına bir alacak hakkı doğurmadığını, sözleşmenin 4.7 maddesinde ...'nın müvekkiline satışlar üzerinden danışmanlık ücreti olarak ödeyeceği %1,5 ücrete ilave olarak 270.000-Euro avans ödeyeceğinin belirtildiğini, bu tutarın satışlar üzerinden danışmanlık ücretine ek olarak müvekkilinin sunduğu hizmet karşılığı ödenen bir bedel olduğunu, dolayısıyla avans ibaresinin maddeye sehven eklendiğini, ancak mahkemece bu hususta hiç bir değerlendirme yapılmadığını belirterek, kararın kaldırılarak asıl davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE:Asıl dava, taraflar arasındaki danışmanlık sözleşmesinin feshine bağlı olarak ödenmiş olan danışmanlık ücretinin iadesi; birleşen davalar ise sözleşmeye dayalı olarak ödenmeyen danışmanlık ücret alacağının tahsili istemine ilişkindir.Somut olayda; taraflar arasında ... şirketine ait inşaat projesinde bulunan bağımsız bölümlerin satışı konusunda ... şirketince danışmanlık hizmeti verilmesine ilişkin 16.06.2014 tarihli sözleşmenin akdedildiği, sözleşme kapsamında ... tarafından ... şirketi yetkilisi olan ...'nun banka hesabına 17.06.2014 tarihinde 270.000-Euro ve ... şirketinin banka hesabına 16.09.2014 tarihinde 123.900-USD ödeme yapıldığı, ... şirketince keşide edilen 10.06.2015 tarihli ihtarname ile ... şirketinin sözleşmedeki edimlerini yerine getirmediği ve bu nedenle sözleşmenin feshedildiği bildirilerek ödenmiş olan 270.000-Euro ve 123.900-USD'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte 3 gün içinde iadesinin talep edildiği, ... şirketince keşide edilen 16.06.2015 tarihli ihtarname ile aylık 35.000-USD+KDV olmak üzere bakiye 9 aylık danışmanlık bedelinin 7 iş günü içinde ödenmesinin, 07.07.2015 tarihli ihtarname ile de 16.06.2015 tarihli ihtarname konusu toplam 371.700-USD'nin 5 iş günü içinde ödenmesinin ihtar edildiği anlaşılmaktadır.Taraflarca akdedilen 16.06.2014 tarihli sözleşmenin 1. maddesinde, sözleşme konusunun ... şirketine ait projedeki bağımsız bölümlerin satışına yardımcı olmak için ... şirketince verilecek danışmanlık hizmetleri olduğu; 2. maddesinde, projedeki ... alanında ... şirketinin... markası olan ... markasının kullanılacağı, ...'nun projenin TV reklamlarında yer alacağı, ... şirketinin projedeki 4 bloktan 1 bloka tekabül eden miktardaki bağımsız bölümlerin tamamının 24 ay içerisinde satışına yardımcı olacağı; 3. maddesinde, sözleşme süresinin imza tarihinden itibaren 24 ay olduğu, bu sürede bağımsız bölümlerin satışı halinde sözleşmenin 1 yıl uzayacağı, ... şirketinin yükümlülüklerini yerine getirememesi halinde ...'nın sözleşmeyi sona erdirme hakkı bulunduğu; 4. maddesinde, ... şirketinin yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde ... tarafından 24 aylık sürede aylık 35.000-USD+KDV danışmanlık ücretinin her ay başında kesilecek faturaların tebliğini takip eden 5 gün içinde ödeneceği, satışlar üzerinden ise 24 aylık süre içinde satılan bağımsız bölümler karşılığında ... şirketine satış bedelinin %1,5'i oranında danışmanlık ücreti ödeneceği, bu ödemelerin 3 aylık dönem sonunda kesilecek faturanın tebliğinden itibaren 5 gün içinde yapılacağı, ... şirketinin yükümlülüklerini yerine getirememesi halinde ...'nın sözleşmeyi 24. ayın bitiminde feshetme hakkının saklı olduğu, ...'nın sözleşmeyi feshetmemesi halinde danışmanlık ücretlerinin yarısının ödeneceği, ayrıca ...'nın satışlar üzerinden ödeyeceği %1,5 ücrete ilave olarak ... şirketine 270.000-Euro avans ödeyeceği; 8. maddesinde, taraflardan birisinin diğer tarafın ihtarına rağmen 15 günlük süre sonunda yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde başka bir ihtara gerek kalmaksızın sözleşmenin feshedilebileceği hüküm altına alınmıştır.Asıl davada davacı ... tarafından, sözleşme kapsamında davalıya ödenmiş olan 270.000-Euro ve 123.900-USD'nin iadesi talep edilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşme, davacı/birleşen davalarda davacı ... tarafından edimlerin yerine getirilmediği gerekçesiyle feshedilmiş olmakla birlikte, feshin haaklılığını gösterir bir delil ibraz edilmemiştir. Sözleşmede taşınmazların ... şirketi tarafından satılacağı yönünde bir hüküm ve şirketin bu yönde bir taahhüdü bulunmamaktadır. Nitekim sözleşmenin 1 ve 2. maddelerinde, ... şirketinin ... şirketine ait projedeki bağımsız bölümlerin satışına yardımcı olmayı üstlenmiş olup, projedeki ... alanında ... şirketinin... markası olan ... markasının kullanılacağı, şirket yetkilisi ...'nun da projenin TV reklamlarında yer alacağı hususları düzenlenmiş olup, sunulan delillerden ... şirketi yetkilisinin projeye ilişkin yazılı ve görsel basında yer alan haber ve tanıtımlarda yer aldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda sözleşmenin ... tarafından haklı bir sebep olmaksızın feshedildiği sabittir. Sözleşmenin 4. maddesinde, ... şirketinin yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde ... tarafından 24 aylık sürede aylık 35.000-USD+KDV danışmanlık ücreti ödeneceği düzenlenmiş olup, ... tarafından ... şirketine yapılan 123.900-USD ödeme, ... şirketinin sözleşmenin 4. maddesine dayalı maktu danışmanlık ücretinin 3 aylık tutarı ve KDV'sinden ibarettir. Davalı ... şirketinin sözleşme kapsamındaki danışmanlık hizmetini verdiği de sabit olduğuna göre, davacı ...'nın bu bedeli talep etmesi mümkün değildir. ... şirketi yetkilisinin banka hesabına yapılan 270.000-Euro ödeme ise, sözleşmenin 4.2 ve 4.7 maddelerine dayanmaktadır. Sözleşmenin 4.2 maddesinde, 4.1 maddesinde düzenlenen maktu danışmanlık ücretine ilave olarak ... şirketine yapılacak satışlar üzerinden satış bedelinin %1,5'i oranında danışmanlık ücreti ödeneceği belirtilmiş olup, 4.7 maddesinde ise ...'nın gerçekleşecek satışlar üzerinden ödeyeceği %1,5 ücrete ilave olarak ... şirketine 270.000-Euro avans ödeyeceği hüküm altına alınmıştır.Her iki sözleşme hükmü birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu bedelin ... şirketinin faaliyeti sonucu yapılacak satışlar üzerinden ödenecek %1,5'lik bedele mahsuben avans olarak ödeneceği sonucuna varılmaktadır. Asıl davada davalı ... şirketinin faaliyeti sonucu bir taşınmaz satışı yapıldığı hususunda ise herhangi bir iddia ve delil bulunmamaktadır. Bu durumda ... şirketi %1,5 oranındaki danışmanlık bedeline hak kazanmamış olup, mahkemece ... tarafından ödenmiş olan 270.000-Euro bedelin iadesine,yabancı para cinsinden alacağa mahkemece 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca faize hükmedilmesi de yerindedir. Bu nedenle taraf vekillerinin asıl davada verilen hükme yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.Birleşen 2019/3 esas sayılı davada davacı ... tarafından, sözleşmenin 4. maddesinde düzenlenen maktu danışmanlık ücreti kapsamında sözleşmenin yürürlükte kaldığı bir yıllık süreden kalan 9 aylık süreye ilişkin 375.000-TL alacak, birleşen 2021/491 esas sayılı davada ise 9 aylık alacağın kalan 328.300-USD'lik kısmı talep edilmiştir. 2019/3 esas sayılı dava karşı dava şeklinde açılmış olmakla birlikte, yasal cevap süresi içerisinde açılmadığından mahkemece asıl davadan ayrılmış ve sonrasında ilgisi nedeniyle asıl dava ile birleştirilmiştir. Ancak karşı davanın yasal cevap süresinde açılmamış olması davanın reddini gerektirmemekte olup, mahkemece karşı davanın HMK'nın 133/2 maddesi gereğince asıl davadan ayrılmasında ve sonrasında usul ekonomisi gereği asıl dava ile birleştirilmesinde usule aykırılık yoktur. Bu nedenle karşı davacı vekilinin sunduğu ve içerik olarak karşı dava dilekçesinin tekrarı niteliğinde olan dilekçenin geçersizliğinden de söz edilemez. 16.06.2014 tarihli sözleşme ... tarafından 10.06.2015 tarihli ihtarname ile tek taraflı olarak feshedilmiş olmakla bir yıl süreyle yürürlükte kalmıştır. Bu süre boyunca ... şirketinin aylık 35.000-USD+KDV olmak üzere 495.600-USD alacağı doğmuş olup, ... şirketince hizmet bedeline ilişkin faturanın süresinde düzenlenmemiş olması da alacağın varlığını ortadan kaldırmamaktadır. Bu alacağın 3 aya tekabül eden 123.900-USD'lik kısmı ödenmiş olmakla, ... şirketinin bakiye 371.700-USD alacağı kalmıştır. Birleşen davalarda da ... şirketince bu tutarın toplamı iki ayrı davada talep edilmiş olup, mahkemece birleşen davaların kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yine mahkemece birleşen 2021/491 esas sayılı davaya ilişkin hükümdeki faize ilişkin kısımda yer alan maddi hata da verilen tashih kararı ile düzeltilmiştir. Bu nedenle taraf vekillerinin birleşen davalarda verilen hükme yönelik istinaf nedenleri de yerinde değildir.Açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 89.778,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 22.444,60-TL harcın mahsubu ile kalan 67.333,80-TL harcın davalı/birleşen davalarda davacı ... AŞ'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Alınması gereken 217.822,92-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 54.452,63-TL harcın mahsubu ile kalan 163.370,29-TL harcın davacı/birleşen davalarda davalı .... AŞ'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Taraflarca yapılan istinaf yargı giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine,HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.17/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/870, K. 2026/1496, T. 17.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-870-e-2026-1496-k-62a1338b1550