İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/356 E. 2026/42 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/356
Karar No
2026/42
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 30. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/356 Esas KARAR NO : 2026/42

DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 08/11/2024 KARAR TARİHİ : 10/09/2026

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasında yapılan yargılama sonucunda dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / DAVA/TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirkete gümrük işlerinin takip ve sonuçlandırılması için vekaletname verildiğini, Davalı Şirketin bu işlerin yürütülmesi sırasında kusuru nedeniyle şirkete 335.859,57 ceza tahakkuk ettiğini, uzlaşma neticesi davacının ödenmek zorunda kaldığı 134.343,82 TL vergi cezasının ödeme tarihi olan 24.05.2024 gününden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan rücu'en tazminine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP /TALEP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket tarafından açılan işbu davada cezaya ve faize ilişkin taleplerinin ve davanın reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise, davacı şirketin de tarafımıza borcu bulunması nedeniyle icra takibine girişilen, ... 2. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasının bilirkişiye hesaplattırılarak, davacı şirketin alacağından mahsup edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı tarafa tahmilin karar verilmesini beyan ve talep etmiştir. DELİLLER : Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü Kayıtları, ... 12.Noterliğinin ...tarihli ... yevmiye numaralı vekalet sözleşmesi, Gümrük Müdürlüğü Kayıtları, Fatura, Banka Dekontları, Bilirkişi Raporu, Dosyadaki Sair Bilgi ve Belgeler. İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİNE VE VAKIALARA GÖRE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI: Dava; 6098 Sayılı TBK'nin 502 vd maddeleri geregince tazminat (Rücuen Tazminat) istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322. maddeleri gereğince basit yargılama usulüne tabi işbu davada dilekçeler aşaması tamamlanmış ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu usullerine uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen incelenip gözetilmesi gereken başta arabuluculuk dava şartı olmak üzere HMK'nin 114. maddesi gereğince genel dava şartları ile taraf sıfatı, harç ve hak düşürücü süre gibi hususlar incelenip değerlendirilmesine müteakip uyuşmazlık belirlenmiş ve daha önce zorunlu arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığı anlaşılmakla bu kez takdiren sulh teşvikine ilişkin vaki davete rağmen duruşmaya katılan taraf vekillerinin sulh yoluyla çözüme gitmek istemediklerine yönelik beyanları üzerine ön inceleme duruşması tamamlanmak suretiyle tahkikata geçilerek, deliller toplanmış, incelenip değerlendirilerek tahkikat işlem ve incelemeleri yerine getirilip tamamlanmış ve araştırılacak bir husus kalmadığı tespit edilerek, son duruşmada hazır bulunan taraf vekillerinin esasa ve usule ilişkin sözlü açıklamaları da dinlenip zapta geçilerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır. Burada uyuşmazlığın çözümüne etkisi görülen bazı yasal düzenlemelere ve hukuki durumlara değinmekte yarar vardır. 6098 sayılı TBK'nin 502. maddesine göre “Vekâlet sözleşmesi, vekilin vekâlet verenin bir işini görmeyi veya işlemini yapmayı üstlendiği sözleşmedir. Vekâlete ilişkin hükümler, niteliklerine uygun düştükleri ölçüde, bu Kanunda düzenlenmemiş olan işgörme sözleşmelerine de uygulanır. Sözleşme veya teamül varsa vekil, ücrete hak kazanır.” düzenlemesi bulunmaktadır. Yine 6098 sayılı TBK'nin 506/2 hükmüne göre de "Vekil üstlendiği iş ve hizmetleri, vekâlet verenin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle yürütmekle yükümlüdür. 4458 Sayılı Gümrük Kanunu Madde 181 – (Değişik: 18/6/2009-5911/42 md.) 1. İthalatta gümrük yükümlülüğü; a) İthalat vergilerine tabi eşyanın serbest dolaşıma girişi, b) İthalat vergilerine tabi eşyanın ithalat vergilerinden kısmi muafiyet suretiyle geçici ithali, için verilecek gümrük beyannamesinin tescil tarihinde başlar. 2. İthalatta gümrük yükümlülüğünde yükümlü, beyan sahibidir. Dolaylı temsil durumunda, hesabına gümrük beyanında bulunulan kişi de yükümlüdür. Dolaylı temsilde, temsilcinin yükümlülüğü, beyanda kullanılan verilerin yanlış olduğunu bildiği veya mesleği icabı ve mutat olarak bilmesi gerektiği durumlarla sınırlıdır. 188 inci, 190 ıncı ve 194 üncü maddeler uyarınca doğan gümrük yükümlülüğü için de bu hüküm uygulanır. 3. Birinci fıkrada belirtilen rejimlerden biri için bulunulan beyanda kullanılan veriler, kanunen alınması gereken vergilerin tamamen veya kısmen tahsil edilememesine sebep olduğu takdirde, beyanın yapılabilmesi için bu verileri veren ve bu verilerin yanlış olduğunu bilen veya bilmesi gereken kişiler de gümrük vergilerinden sorumludur. Öte yandan takas, bir miktar para ya da konuları itibariyle aynı türden malı birbirine borçlu olan tarafların, borçların muaccel olması ve takas itirazının dermeyan edilmesi kaydıyla, az olan borcun çok olana nazaran sona erdirilmesi olarak tanımlanabilir. Takas, hukuki niteliği itibariyle bozucu yenilik doğuran bir hak olup, sözleşme niteliğinde bulunmadığından, takas iradesinin muhatabına ulaşmasıyla birlikte sonuç doğurmaya başlayacağı kabul edilir. Bu nedenle, takas iradesinin açıklanmamış olması ya da açıklansa bile karşı tarafa varmaması halinde borçların takasından söz edilemez. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 139 vd maddelerinde takasa ilişkin hükümler düzenlenmiştir. Mahsup ise, bir alacağı doğuran olayla ilgili olarak, alacaklının elde ettiği bazı menfaatlerin ya da borçlunun katlandığı bazı yükümlülüklerin alacaktan indirilmesidir. Mahsuplaşmada, takastan farklı olarak iki ayrı alacak bulunmamaktadır. Buna göre, alacak miktarından tenzil edilecek değer, karşı alacak olmayıp, gerçek alacağı bulmak üzere hesaplanan alacaktan indirilmesi gereken bir bedeldir. Bu nedenle, mahsupta hukuken karşılıklı alacaklılık ilişkisinden öte, alacağın gerçek miktarının tespiti için yapılan bir işlemin varlığı kabul edilmelidir. Mahsupta, doğmuş bir alacaktan söz edilemeyeceği için, mahsubun borcu sona erdiren bir neden olduğu da düşünülemez. Ayrıca, mahsup talebi hukuki niteliği itibariyle def'i olmayıp; itiraz niteliğinde olduğundan, savunmanın genişletilmesi yasağına tabi kabul edilmez. Yukarıda yapılan açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılamaya göre somut olaya bakıldığında; taraflar arasında ... 12.Noterliğinin... tarihli ... yevmiye numaralı vekalet sözleşmesi bulunduğu sabit olup bilirkişi Gümrük Müşaviri ...'in raporunda da açıkça belirlendiği üzere davalı vekilin bu kapsamda yürüttüğü iş ve işlemler sırasında beyan edilmesi gereken gümrük vergilerinin beyan edilmemesi nedeniyle 4458 Sayılı Gümrük Kanunun 234.maddesi gereğince ceza olarak dava konusu paranın ödenmek zorunda kalındığı, buna göre davalı vekilin özen borcuna aykırı işlemleri sonucunda oluşan davacının vaki zararının anılan vekalet sözleşmesi gereğince TBK'nin 506/2 maddesi ve Gümrük Kanunun 181. maddesi hükümleri uyarınca davalı vekil/ şirket tarafından karşılanması gerektiği sonuç ve kanaati hasıl olmuştur. Öte yandan uyuşmazlığın niteliğine göre davalının ileri sürdüğü alacağının yukarıda açıklanan ilkeler gereğince mahsuba konu olamayacağı anlaşıldığından mahsup itirazının yerinde görülmediği de belirtilmelidir. Binaenaleyh, yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde gerekçeli ve denetime açık olduğu için benimsenen bilirkişi raporu da gözetildiğinde 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6 ve 6100 Sayılı HMK'nin 190. maddelerine göre ispat edilen davanın kabulü ile 134.343,82 TL'nin, 24/05/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte; davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. (AY.9, 36 ,138, 141, TMK, 1/1, 6 , TBK, 502 vd. HMK, 25,26, 27, 30, 31, 33, 146, 187,190, 198, 266 vd, 281,282, ) 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1 maddesi gereğince tamamından aleyhinde hüküm verilen davalı sorumlu tutulmuştur. Ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yargılama gideri kapsamında davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davanın kabulü ile 134.343,82 TL'nin, 24/05/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte; davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 9.177,02 TL karar ve ilam harcından; peşin alınan 2.294,26 TL harcın mahsubuyla bakiye 6.882,76‬ TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-)Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 2.294,26 TL peşin harç, 675,00 TL posta masrafı ve 7.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.896,86 TL yargılama giderinın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesap ve takdir edilen 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/09/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/356, K. 2026/42, T. 10.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-356-e-2026-42-k-0a6300c6312d