Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1294 E. 2026/1925 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1294
Karar No
2026/1925
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1294 KARAR NO : 2026/1925

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06/04/2023 NUMARASI : 2022/333 Esas 2023/233 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali BAM KARAR TARİHİ : 16/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 16/09/2026

Taraf vekilleri tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin inşaat projelerinde mobilya işlerini yapmak üzere yükleniciler ile anlaşmakta ve işlerin yapımı için de davalı gibi ham madde üreten şirketlerden malzeme temini yaptığını, dava konusu olaydan önce davalı ile bir çok kez ticari ilişkilerinin bulunduğunu ve sıkıntı yaşanmadığını, müvekkilinin davalı ile 366 x 183 ebadında 100 adet detroit MDF ve 366 x 183 ebadında 278 adet lake mat beyaz MDF karşılığında 120.000,00-TL bedelde anlaştığını, sözleşme bedelini müvekkilinin mobilya işlerini üstlendiği .... Şti. çeki ile ödediğini, davalının çeki bankadan tahsil ettiğini, ancak söz konusu malzemelerin müvekkiline teslim edilmediğini, bu nedenle müvekkilinin dolapları imal ederek teslim edemediğini, hem itibarının sarsıldığını hem de aynı ürünleri başka bir şirketten temin etmek zorunda kalması nedeni ile çok ciddi zarara uğradığını, malzemelerin teslim edilmemesi nedeni ile ödenen bedelin iadesi için davalı hakkında icra takibi yapıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini beyanla davalının itirazının iptaline ve alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile davacı arasında muhtelif renk ve ölçüde MDF siparişinde bulunduğunu ve bedeli karşılığında dava dilekçesinde belirtilen çeki ciro ederek verdiğini, müvekkilinin sipariş edilen 300 adet MDF’yi 26/05/2021 tarihine kadar çeşitli partiler halinde şirkete ait araçlar ile davacının ... Mah....sok. No:...Bayraklı adresindeki iş yerine götürerek teslim ettiğini, müvekkilinin edimini eksiksiz ifa ettiğini, fatura, davacının kesimcisi ....’ya ait 16/03/2021 tarihli belge ve watshap yazışmaları ile sabit olduğunu davacının buna rağmen ödenen bedelin ve gecikme faizinin tahsili için icra takibi yaptığını beyanla davanın reddine, davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEMECE: "...Dava, İİK.nun 67.maddesi uyarınca açılmış olup, icra takibine vaki itirazın iptali istemine yöneliktir. Davacı vekili delil olarak, Karşıyaka 4. İcra Müdürlüğü 2021/7772 Dosyası ve Tüm İçeriği, 0261011 Seri Numaralı 30.06.2021 Tarihli ... Bankası Çeki, Ticari Defter ve Kayıtlar, ödeme makbuzları, konuşma görütnüleri vs., tKayıtlar, ödeme makbuzları, konuşma görütnüleri vs., tanık, keşif, bilirkişi, yemin deliline dayanmıştır. Davalı vekili karşı delil olarak, 1- Karşıyaka 4. İcra Müdürlüğünün 2021/7772 esas sayılı takip dosyası münderecatı, 13.12.2021 tarih ve YMD2021000000070 numaralı e-FATURA ve İRSALİYE, davacının .... ......- numaralı telefonundan müvekkili şirket yetkilisine ...üzerinden gönderdiği kendisine "Gelen Malzeme" listesi, kesimci ...'dan alınan 16.03.2021 tanzim tarihli belge, Ticari Defter Kayıtları, bilirkişi incelemesi ve tanık deliline dayanmıştır. Tarafların anlaşamadıkları ve çözülmesi gereken hususların taraflar arasındaki anlaşma kapsamında davalı/borçlu ile davacı alacaklı arasında 366 x 183 ebadında 100 adet detroit MDF ve 366 x 183 ebadında 278 adet lake mat beyaz MDF teslimi mi yoksa 210x280x18M ebadında 150 adet detroit MDF ve 83X366X18M ebadında 158 adet lake mat beyaz MDF karşılığında mı anlaşma sağlandığı, yapılan anlaşma kapsamında davalı borçlu tarafından teslim edilmesi gereken MDF’lerin teslim edilip edilmediği, kısmi ifa halinde teslim edilen ürünlerin bedelinin ne olduğu davacının MDF’lerin teslim edilmediği iddiası ile davalı hakkında icra takibi yapmakta haklı olup olmadığı, icra inkar ve kötü niyet tazminatı talepleri olduğu tespit edilmiştir. Karşıyaka 4.İcra Müdürlüğünün 2021/7772 Esas sayılı dosyası uyap üzerinden celbedilmiş, Davacı ... hakkında tacir araştırması yapılmıştır. Mahkememizin 29/09/2022 tarihli duruşmasında, dosyanın 1 SMMM uzmanı, 1 inşaat mühendisi bilirkişiye tevdii ile uyuşulamayan noktalar üzerinde rapor tanziminin istenilmesine karar verilmiş, bilirkişiler .... . ve ...tarafından düzenlenen 28/11/2022 tarihli raporda ; davacı ....'ın 2021 yılına ait İşletme Defterlerini DBS (Defter Beyan Sistemi) üzerinden tuttuğu, davacı yan tarafından sunulan GİB İşletme Defteri gelir ve gider sayfalarından anlaşıldığı, davacı Resmi Defterinde (Defter Beyan Sistemi davacı ...'ın 2021 İşletme DBS Defteri Gelir-Gider Sayfalarında; Davalı şirkete ait kayıtları incelendiğinde; Davacı ...'ın 2021 yılı İşletme DBS Defteri Gelir-Gider Sayfalarında; Davalı şirkete ait hiçbir kaydın olmadığının görüldüğü, usul gereği İşletme defterine Alış ve satış faturaları kaydedilmekle, yapılan tahsilat ve ödemelerin kaydı mümkün olmadığından, takibe ve davaya konu davacı ... tarafından, davalı ...'a verilen ve davalı ... tarafından da bankadan tahsil edilen 0261011 seri numaralı 30.06.2021 tarihli ...Bankası çekinin davacı defterlerine usul gereği kaydedilmediğinin görüldüğü, cevap dilekçesi ekinde sunulan Davalı... tarafından, Davacı ... adına düzenlenen 13.12.2021 tarih, YMD2021000000070 numaralı, KDV Dahil 120.000,00.-TL toplam tutarındaki e-faturanın da Davacı ...'ın 2021 İşletme DBS Defterine kaydedilmediğinin görüldüğü, davalı yan tarafından sunulan 2021 yılına ait Yevmiye Defteri, Defter-i Kebir ve Envanter defterlerinin kanuni süresi içinde açılış tasdiklerinin yapıldığı; 2021 yılı Yevmiye Defterlerinin kapanış tasdiklerinin yapıldığı, Taraflar arasında 2021 yılı inceleme döneminde- ticari bir ilişkinin var olduğu, ticari ilişkiye istinaden Davalı ....defterlerinde; takibe ve davaya konu davacı ... tarafından, davalı ...'a verilen ve davalı ... tarafından da bankadan tahsil edilen 0261011 seri numaralı 30.06.2021 tarihli 120.000,00.-TL tutarlı ... Bankası çekinin davalı defterlerine de hiç kaydedilmediğinden, davalı ... defterlerinde, 07.12.2021 takip tarihi itibariyle Davalının davacıya hiç borçlu olmadığının kaydedildiğinin görüldüğü, her ne kadar 07.12.2021 takip tarihi itibariyle davalı ... defterlerinde, Davalının davacıya hiç borçlu olmadığının kaydedildiği görülmüşse de; takip tarihinden 6 gün sonra Davalı - ... - tarafından, Davacı - ... adına düzenlenen - 13.12.2021 - tarih, YMD2021000000070 numaralı, KDV Dahil 120.000,00.-TL toplam tutarındaki e-faturanın Borç kaydının yapıldığı ve yine davaya konu davacının davalıya verdiği 120.000,00.-TL tutarındaki çekin kaydı yapılmadığından, 31.12.2021 tarihli kapanış kaydıyla 120.000,00.-TL borç bakiyesinin Alacak kaydı yapılarak borç bakiyesinin 2022 yılına devrettiği, yani davalı ... - defterlerinde, 31.12.2021 tarihi - itibar Davacı ...'ın davalıya 120.000,00.-TL tutarında borçlu olduğunun kaydedildiğinin görüldüğü, dosya içeriğinde; taraflar arasında malzeme alımı ile ilgili herhangi bir anlaşma, sözleşme bulunmadığından; taraflar arasında yapılan anlaşma tespit edilemediği, yapılan anlaşma kapsamında davalı borçlu tarafından teslim edilmesi gereken MDF” lerin teslim edilip edilmediği” hususu irdelendiğinde; Davalı ... tarafından, Davacı ... adına 13.12.2021 tarih, YMD2021000000070 no.lu, KDV Dahil 120.000,00.-TL toplam tutarında fatura düzenlenildiği takibin 07.12.2021 tarihinde yapıldığı, borçlu ... vekilinin de takip dosyasına 24.12.2021 tarihli itiraz dilekçesiyle “...Müvekkil şirket karşı taraftan aldığı çekin karşılığında karşı tarafa 26.05.2021 tarihine kadar toplam 300 Adet çeşitli renk ve desende MDF göndererek teslim ettiği” Şeklinde beyan ettiği, ancak 26.05.2021 tarihinde teslim beyan edilen ürünlerin, teslim tarihinden (kanuni süresinden sonra) 6,5 ay sonra fatura düzenler ve anılan fatura içeriğindeki ürünler irsaliye düzenlemediğinden; davalı borçlu tarafından teslim edilmesi gereken MDF” lerin teslim edilip edilmediğinin tespit edilemediği, "kısmi ifa halinde teslim edilen ürünlerin bedelinin ne olduğu" hususu irdelendiğinde; Davalı şirket vekilinin dilekçesi ekinde Ek 3 de; Gelen malzeme başlığı altında el yazısıyla yazılan yazılarda ne denilmek istenildiği anlaşılmamakla, yazı içeriğinde teslim eden teslim alan isim ve imzalarının da olmadığı;. Ek 4 de; 16.03.2021 tarihli .... tarafından imzalanan BELGEDE; “...Şti. Tarafından 59 adet Beyaz Lake MDF kesim yapmak için ... adına eksiksiz teslim aldım.” denildiğinin görüldüğü, takdir mahkemeye ait olmak üzere alternatifli hesaplama yapıldığında; Ek 4 de; 16.03.2021 tarihli .. . tarafından imzalanan BELGEDE; “... Şti. tarafından 59 adet Beyaz Lake MDF kesim yapmak için ... adına eksiksiz teslim aldım.” Yazısı mahkemece kabul edilir ise; 59 adet Beyaz Lake MDF 338,9831 TL = 20.000,00.-TL + 3.600,00.-TL %18 KDV= 23.600,00.-TL toplam tutarında kısmi ifa edildiği; Buna göre 120.000,00.-TL Davacı Alacağı - 23.600,00.-TL kısmi ifa edilen tutar = 96.400,00.-TL tutarında Davacının Alacağı kalacağı, Ek 4 de; 16.03.2021 tarihli ... tarafından imzalanan BELGEDE; “.... Şti. tarafından 59 adet Beyaz Lake MDF kesim yapmak için.... adına eksiksiz teslim aldım.” mahkemece kabul edilmez ise; 120.000,00.-TL Davacı Alacağı olacağının hesap edildiği, nihai takdirin mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir. Mahkememizin;22/12/2022 tarihli duruşmasında davacı tanıkları ..., .... ve ...'ın beyanları alınmış, 02/03/2023 tarihli duruşmasında davalı tanıkları..., ....ve ...'ın beyanları alınmış, ayrıca davacı asil ... ..'ın 6100 sayılı HMK’nun 169. Maddesi uyarınca taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında teslim edilen emtia olup olmadığı, davacı tarafından davalı şirket yetkilisine ... yazışmaları üzerinden gönderildiği iddia edilen mesajlaşma içeriklerinin doğrulu ve kendisi tarafından gönderilip gönderilmediği hususunda isticvabına karar verilmiş, 06/04/2023 tarihli duruşmada beyanı alınmıştır. Davacı asil, duruşmada alınan beyanında özetle ; Davacı asil huzura alınarak kendisine sorulan sorulara doğru şekilde cevap vermesi ve gerçeği söylemesi gerektiği hatırlatılarak davalı tarafından sunulan 01/02/2023 uyap tanzim tarihli dilekçe ekinde sunulan whatsApp yazışmaları kendisine gösterildi, .... numaralı telefonun kendisine ait olup olmadığı soruldu; söz konusu telefon numarası bana aittir ve göstermiş olduğunuz yazışmalar benim ile davalı şirket yetkilisi arasında yapılmıştır, dedi. Sunulan ... yazışma içeriğindeki malzeme listeleri gösterilerek 31/08/2021 tarihli mesajlaşmalar okundu, davalıya 89 plaka alacağının olduğuna dair mesajın kendisine ait olup olmadığı, gelen malzeme bu şeklinde gönderdiği listenin kendisi tarafından gönderilip gönderilmediği soruldu; o liste doğrudur, benim sipariş ettiğim mallarda 89 plaka alacağım kalmıştır, ancak söz konusu alacak davaya konu çek ile alınan malzeme listesine ait değildir, davalı firma ile süregelen ticari ilişki kapsamında davaya konu alışverişten daha önce yaptığım ve karşılığında verdiğim çeke ilişkindir, söz konusu çekin bedeli de ödenmiştir, davalı tarafla daha önceki teslimata ilişkin yazışma yaptık, ancak davaya konu malzeme teslimi ile ilgili telefonla görüşmeler yaptık, davalının malzemeleri teslim edememesinin asıl sebebi pandemi nedeniyle malzeme fiyatlarının aşırı artmasından kaynaklanmıştır, hatta kendisi çeki bana iade etmeyi teklif etti, ancak ben malzeme fiyatlarındaki artış nedeniyle ucuza aldığım malzemenin teslimi daha avantajlı olduğu için çekin iadesini kabul etmedim ve malzemeleri teslim etmesini istedim, kaldı ki benim verdiğim çeki iade etmeyecek, kendisi çek keserek bana verecekti, zira verdiğim çekin karşılığı ödenmişti, dedi. Davalı vekilince sunulan 16/03/2021 tanzim tarihli "belgedir" başlıklı belge gösterilerek soruldu, ... . kesimcidir, söz konusu belgeden benim herhangi bir bilgim yoktur, kendi aralarında a4 kağıt üzerinde düzenlemişlerdir, dedi. Beyanı okundu imzası alındı. Dava esas itibarı ile ticari satım nedeni ile ödeme amacı ile verilen çek bedelinin ticari satıma konu malların teslim edilmemesi iddiasına dayalı olarak ödenen bedelin iadesi için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Dava yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; HMK’nın 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davacının alacak iddiasına karşı davalının teslim olgusuna dayanmasıdır. Bu halde, davalı, taraflar arasındaki uyuşmazlığa konu malların davacıya teslim edildiğini ispat etmekle yükümlüdür. 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 23. (6102 sayılı TTK m. 21) maddesine göre; fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir. Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır. Yapılan açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde, davacı ile davalı arasında süre gelen bir ticari ilişki bulunmaktadır. Davacı tarafça davalıdan belli adet ve ölçülerde malzeme alımı konusunda talepte bulunulduğu ve bu talebin de davalı tarafça kabul edildiği, davalının sipariş edilen malzemelere ilişkin bedeli ise çek vermek sureti ile ödediği, çek bedelinin davalı tarafından tahsil edildiği noktalarında taraflar arasında herhangi bir çekişme bulunmamaktadır. Davacı, bedelini ödediği malzemelerin kendisine teslim edilmediğini, davalı ise teslim edildiğini ileri sürmüştür. Yukarıda yapıldığı üzere, burada ispat yükü yer değiştirmiş ve malzemelerin teslim edildiğini davalının ispat etmesi gerekmektedir. Dinlenen tanık beyanları, bir kısım malzemelerin davalı tarafça teslim edildiğini göstermektedir. Ancak söz konusu malzemelerin davaya konu malzemeler olup olmadığı konusundaki belirsizlik, davalı tarafça ileri sürülen deliller ile giderilememiştir. Zira, taraflar arasında süre gelen bir ticari ilişki bulunmakta, davaya konu mal alımı dışında da mal alım ve satımı yapılmış olup bu hususu tarafların da kabulündedir. Bu itibarla, davalının, davaya konu malzemelerin teslimi olgusunu ispat etmek zorunda olup dinlenen tanıkların bu konularda net bir bilgisi ve görgüsü bulunmamaktadır. Davalının dayanmış olduğu ... yazışmalarına gelince; davalı, telefon numarasının davacıya ait olup olmadığı noktasında müzekkere yazılmasını talep etmiş ve bu talep mahkememizce reddedilmiştir. Ancak, yazışma içerikleri dikkate alınarak davacının isticvabına karar verilerek son duruşmada davacı asil hazır bulunmuş ve isticvap edilmiştir. Davacı asil alınan beyanında mesajların kendisine ait olduğunu ancak taraflar arasındaki başka bir ticari ilişkin olduğunu zira mesajlarda geçen MDF'lerin boyut ve özellikleri ile davaya konu alış verişte yer alan MDF'lerin özelliklerinin farklı olduğunu beyan etmiştir. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, gerçekten de davacı asilin beyan ettiği üzere mesajlarda geçen malzeme listesinde yer alan MDF'lerin özellikleri ile davaya konu MDF'lerin özelliklerinin (ebat, renk, boyut gibi) farklı olduğu, bu itibarla gerek mesajlar, gerekse davalı tarafça sunulan deliller birlikte değerlendirildiğinde davalının davaya konu malların teslim olgusunu ispat edemediği bu itibarla tahsil ettiği çek bedeli kadar zenginleşmiş olduğu, davacının davalı hakkında icra takibi yapmakta haklı olduğu, davalının icra takibine yaptığı itirazın asıl alacak yönünden yerinde olmadığı, alacağın konusunun likit ve belirlenebilir olduğu, teslim etmediği malların bedelin iade etmesi gerektiğinin davalı tarafça bilindiği dikkate alınarak davacının davasının asıl alacak yönünden kabulüne, icra takibinden önce davalının temerrüde düşürüldüğüne ya da teslim edilmeme halinde bedelin faizi ile geri ödeneceğine dair taraflar arasında bir anlaşma bulunmaması nedeni ile işlemiş faize yönelik itirazın iptali talebinin reddi ile davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiğine dair mahkememizce aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.'' gerekçesi ile; HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal gerekçeye, dosyadaki delillere ve hakimin taktirine göre: Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE, Davalının Karşıyaka 4. İcra müdürlüğünün 2021/7772 esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 120.000,00 TL yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, Asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, 24.000,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, Reddedilen miktar yönünden davacının kötü niyetli olarak talepte bulunduğuna dair dosyada yeterli delil bulunmadığından kötü niyet tazminat talebinin reddine, " şeklinde karar verilmiştir. Mahkeme kararına karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme kararının taraflarınca istinaf konusu edilen hususlar haricinde isabetli ve hukuka uygun olduğunu, taraflarınca kaldırılması talep edilen kısmen red kararının, gerekçede ''icra takibinden önce davalının temerrüde düşürüldüğüne ya da teslim edilmeme halinde bedelin faizi ile geri ödeneceğine dair taraflar arasında bir anlaşma bulunmaması'' olarak açıklandığını, ancak tam iki tarafa borç yükleyen ticari bir satış sözleşmesinde, tacir sıfatında olan davalının çeki keşide ettiği tarihte kendi edimi olan teslimi ifa ile yükümlü hale geleceğinin, bu sebeple keşide tarihinde temerrüde düştüğünün aşikar olduğunu, kendilerince takip çıkışında 8.645,75-TL birikmiş faiz talep edildiğini, takip tarihi olan 04.12.2021 tarihinde birikmiş faiz talep etmelerinin tamamen hukuka uygun olduğunu, kararlaştırılan zamanda malzemelerin teslim edilmeyip paranın da çekin bankaya teslim edilmesi sureti ile çekilmiş olduğunu görünce müvekkilinin davalı ile irtibata geçtiğini ve davalının da bugün yarın malzemeleri sevk edeceğini belirttiğini, ancak hiçbir zaman malzemelerin müvekkiline teslim edilmediğini, yerel mahkemece de belirtildiği gibi ispat yükünün yer değiştirdiğini, malzemelerin teslim edildiğini davalının ispat etmesinin gerektiğini, davalının teslim tarihi olduğunu ikrar ettiği 26.05.2021 tarihi ile 04.12.2021 tarihi arasındaki birikmiş faizin talep edilmesinde hiçbir hukuka aykırılığın bulunmadığını, birikmiş faize yönelik red kararının taraflarınca kabul edilmesinin mümkün olmadığını beyanla yerel mahkeme kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya içeriğinde taraflar arasında dava dilekçesinde miktarı ve özellikleri yazılı malzemelerin siparişi ve alımı ile ilgili herhangi bir yazılı anlaşma, sözleşme bulunmadığını, dosyadaki mevcut delillerden taraflar arasında geçmişe dayalı ticari bir ilişkinin olduğunun anlaşıldığını, davacının sipariş ettiği malzemenin kendisine teslim edilmediği iddiasında bulunmuş ise de müvekkili şirketin davacının sipariş ettiği muhtelif renk ve ölçüde 300 adet MDF'yi 26.05.2021 tarihine kadar partiler halinde davalının işyerine götürerek teslim ettiğinin davacının .... hesabına gönderdiği mesajlarla sabit olduğunu, zira davacının isticvap edildiğinde ... hesabından gönderdiği mesajların kendisine ait olduğunu beyan ettiğini, kendisine 31.08.2021 tarihli mesajları okunmuş, "Gelen Malzeme" şeklinde gönderdiği 25.05.2021 tarihli listenin kendisi tarafından gönderilip gönderilmediğinin sorulduğu, davacının O liste doğrudur, benim sipariş ettiğim mallarda 89 plaka alacağım kalmıştır, ancak söz konusu alacak davaya konu çek ile alınan malzeme listesine ait değildir. Davalı firmayla süregelen ticari ilişki kapsamında davaya konu alışverişten daha önce yaptığım ve karşılığını verdiğim çeke ilişkindir. Söz konusu çekin bedeli de ödenmiştir." beyanında bulunduğunu ve iddia ettiğini, davacının bu iddiasının tamamen son anda uydurulmuş gerçek dışı bir iddia olduğunu, yargılama süresince böyle bir iddianın ileri sürülmediğini, davacının TMK'nın 6.ve HMK'nun 190 maddeleri gereği ispatıyla yükümlü olduğu iddialarını ispat edemediğini, ilk derece mahkemesinin yeterli araştırma yapmadan, delilleri tam olarak toplamadan davacı asilin isticvabı sırasında son celsede verdiği beyanını doğru kabul ederek vermiş olduğu kararın kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava: İtirazın iptali istemine ilişkindir. HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. Davacı vekilinin davanın reddedilen kısmına yönelik istinaf talebinin değerlendirilmesi neticesinde; Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 24/11/2016 tarihli ve 6763 Sayılı Kanun'un 41. maddesi ile değiştirilen 341/2 fıkrasında öngörülen kesinlik sınırı 3.000,00 Türk Lirasıdır. 6100 Sayılı HMK'nın ek 1. maddesi uyarınca 01/01/2023 tarihinden itibaren ise, bu sınır 17.830 Türk Lirasıdır. Davacı tarafça istinaf incelemesine konu edilen miktarının 8.645,75-TL olması nedeniyle isinaf incelemesine konu karar reddedilen kısım yönünden kesin niteliktedir.(Yargıtay 19. HD. 2019/2829 E ve 2019/4446 Karar sayılı ilamı da bu doğrultudadır.) Somut olayda; mahkemece reddedilen kısım açısından karar kesin nitelikte olup, kesin olan kararlara karşı HMK'nın 346. maddesi hükmü uyarınca ilk derece mahkemesince istinaf dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi, HMK'nın 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince de bu yönde karar verilebilir. Bu karar usule ilişkin nihai karardır. Bölge Adliye Mahkemesince verilen bu usulden ret kararına karşı temyiz yolu da kapalıdır.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 05/01/2018 tarih, 2017/5397 esas ve 2018/5 karar sayılı ilamı bu yöndedir.) Öte yandan; mahkemece verilen kararlara karşı tarafların hangi kanun yoluna ve hangi sürede başvuracağının tereddüde mahal vermeyecek şekilde belirtilmesi, bu belirlemenin tarafların iradesini yanıltmayacak bir şekilde doğru olarak yapılması gerekeceği, başka bir deyişle, verilen karar, ara ve ek kararlarda, yargı mercii tarafından hem kanun yolunun hem de kanun yoluna ilişkin başvuru süresinin tarafları hataya düşürmeyecek şekilde doğru olarak gösterilmesi gerekecektir. Aksi takdirde, bu durumun tarafların haklarını arayabilmelerini zorlaştıracağı, dolayısıyla mahkemece verilen kararda kanun yolunun hatalı belirlenmesi durumunda, hatalı belirlemenin sonuçlarının taraflara yükletilmeyeceğinden gerek istinaf başvuru harcı ve gerekse istinaf karar harcının davacıdan tahsiline yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. Yukarıda açıklanan gerekçelerden HMK'nın 352. maddesindeki düzenleme gereğince mahkeme hükmünün reddedilen kısım yönünden kesin olması nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir. Davalı vekilinin davanın kabul edilen kısmına yönelik istinaf talebinin değerlendirilmesi neticesinde ise; Davalı taraf, dosyaya sunduğu whatsapp kayıtlarına dayanarak malları davacıya teslim ettiğini ileri sürmüştür . Mahkemece davacı isticvap edilmiş, .... kayıtları gösterilerek davacının beyanı alınmış, davacı gönderilen belgenin kendisi tarafından gönderildiğini kabul etmiş ama buradaki yazan malların taraflar arasında süregelen başka ticari ilişkilere ait olduğunu ileri sürmüştür. Davacı ...taki malzemelerin taraflar arasındaki sözleşmede belirlenen malzemeler olmadığını ileri sürmüş olup, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Bu durumda davacının taraflar arasındaki sözleşmedeki malzemeler olmadığını ispat etmesi gerekmektedir. Davacı taraf bu hususa ilişkin yazılı bir delil sunmadığı gibi mahkemece kendisine yemin delili de hatırlatılmasına rağmen yemin teklif etmeyeceğini beyan etmiştir. Bu durumda artık ... ta gönderilen belge içeriğine göre 300 adet MDF gönderildiği ve davacının bunları teslim aldığını açıkça kabul ettiği anlaşılmakla davalı taraf teslimi kanıtladığından, davacı da teslim edilen malzemelerin sözleşme haricindeki malzemeler olmadığını ispatlayamadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. HMK'nın 353/1-b-2 maddesinde yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına gerek duyulmadığı takdirde düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verileceği öngörülmüştür. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında davalı vekilinin istinaf istemlerinin kabulü ile kararın kaldırılarak davanın reddine dair HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İlk derece mahkemesi kararı, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341/2. maddesi uyarınca kesin olması sebebiyle davacının istinaf başvurusunun USULDEN REDDİNE, 2-Davacının yatırmış olduğu 492,00 TL istinaf kanun yolu başvuru harcı ve 179,90 TL istinaf maktu karar harcının istemi halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına, 4-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve yargılama giderlerinin iadelerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, B-6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 1-Davalı vekilinin yatırmış olduğu 2.049,30 TL istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, 2-Davalı vekilinin yatırdığı 492,00 TL istinaf kanun yolu başvuru harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan 109,25 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf eden yararına istinaf vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına, C- Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 06/04/2023 tarih, 2022/333 Esas ve 2023/233 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden esas hakkındaki kararla; KALDIRILAN HÜKMÜN YERİNE GEÇMEK ÜZERE; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan, başlangıçta alınan 1.553,72 TL peşin harcın mahsubu ile fazla yatırılan 821,72 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davalı tarafından yapılan yapılan 126,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunun mad.18/A-13 hükmü uyarınca dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve tarafların anlaşamamaları nedeni ile Adalet Bakanlığı Bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davası reddedildiğinden davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Yatırılan gider avansının varsa kullanılmayan kısmının, 6100 Sayılı Kanunun 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 8-Kararın re'sen taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 361/1. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/1294, K. 2026/1925, T. 16.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1294-e-2026-1925-k-d711bb767759