Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1978 E. 2026/2275 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1978
Karar No
2026/2275
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

57. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/1978

KARAR NO : 2026/2275

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 05/02/2026

NUMARASI : 2024/454 Esas, 2026/75 Karar

DAVANIN KONUSU: Alacak

DAVA TARİHİ:10/11/2023

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

KARAR TARİHİ :23/09/2026

Taraflar arasındaki davada; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik verilen karara karşı davacı ile bir kısım davalılar tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulduğundan, dosyanın tevdi edildiği Dairemiz Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra, yapılan müzakerede dosya üzerinden heyetçe yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... şirketi yat alım - satımı, kiralama yönetimi ve yeni inşasında faaliyet gösteren Birleşik Krallık'ta muhkim global bir şirket olduğunu, ... şirketinin yat alımı konusunda alıcı ile satıcı arasında iletişim sağlayan alıcının fiyat, marka, model ve benzeri talepleri doğrultusunda taleplerine uygun bir yat alımı hususunda aracılık ederek bu hizmet karşılığında komisyon ücreti alan kısacası yat alım satımına aracılık sağlayan bir şirket olduğunu, Aralık 2021 tarihinde Türkiye'de mukim davalı ...'a telefon numarasından ... şirketinin internet reklamlarından ve internet sitesinden şirket adına brokerlik hizmeti sağlayan Ş. ...'in telefon numarası ile irtibata geçerek şirketten brokerlik hizmeti almak istediğinin belirtildiğini, davalı ...'ın brokere verdiği e-mail adresine ilk olarak 14.12.2021 tarihinde 82 feet (24.99 metre) boyunda Sanlorenzo marka 2006 yılında inşaa edilmiş... London isimli motor yatın tanıtımı yapılarak brokerlik hizmeti verilmeye başlandığını, işbu yatın özellikleri ve fiyatı belirtilmek suretiyle yat sektöründeki teamüllere uygun olarak teklif mektubunun davalı ...'ın mailine iletildiğini, 27.12.2021 tarihinde davalı ... adına ... isimli ...'in internet adresinin yer alan yönetici asistanı imzalı mail adresinden "... - alıcı adına/namına imzalayan" olarak ... tarafından imzalandığını ve ekinde ...'ın T.C. kimlik kartı kopyası bulunan teklif mektubunun broker aracılığıyla ...'ye gönderilidğini, teklifin satıcı tarafından düşük bulunması sebebiyle satışa gidilemediğini, 30.12.2021 tarihinde Türkiye'de bulunan ... model 2007 yılında inşaa edilen ... isimli motor yat, ... model 2005 yılında inşaa edilen ... isimli motor yat, ... model 2002 yılında inşaa edilen ... isimli motor yat, ... model 2012 yılında inşaa edilen ... isimli motor yatların tanıtımı yapılarak brokerlik hizmeti verilmeye devam edildiğini, 07.05.2022 tarihinde Lübnan'da bulunan ... model 2010 yılında inşaa edilen yata ilişkin sunum yapılmış fiyat teklifi hususunda aracılık edildiğini ancak satışa gidilemediğini, 07.05.2022 tarihinde İtalya'da bulunan dava konusu ... model 2008 yılında üretimine başlandığını, 2009 yılında teslim edilmiş... isimli motor yatın piyasadaki boy, yaş, kondisyon olarak en ucuz yat olduğu belirtilerek yatın tanıtımının yapıldığını, yatın tüm bilgileri ve resimlerini içeren elektronik broşürün davalı ...'a gönderildiğini, Malta'da bulunan ... marka 2009 yılında inşaa edilen ... isimli motor yatın tanıtımının yapıldığını, fiyat hususunda da aracılık sağlanmışsa da satışa gidilemediğini, İspanya'da bulunan ... marka 2009 yılında inşaa edilen Grace isimli motor yata ilişkin tanıtım davalı ...'a yapıldığını ve niyet yazısı sunulmuşsa da bu yatta da satışa gidilemediğini, davalı ...'ın ... temsilcisi eşliğinde yurt dışında bulunan sunumu yapılmış muhtelif yatları yerinde ziyaret ettiğini, 07.05.2022 tarihinde ... marka 2009 yılında inşaa edilen Belka isimli yatın bilgi ve resimlerinin sunulduğunu, niyet mektubu alıcı tarafına gönderildiğini, fiyat teklifleri hususunda aracılık edildiğini, müteselsilen borçlu olan davalı ...'ın konu yatı ilk başta annesi davalı Mükrime Yıldız adına kurduğu davalı ... Limited paravan şirketi üzerine, akabinde ikinci bir devir ile kendi adına kurduğu davalı ...Ltimited paravan şirketi üzerine kayıt ettirdiğini, ikinci kayıt işlemini de ...'na yaptığı sebep ile yatın resmi numarası değişmeksizin (190697) ismini...'dan ...'a çevirdiğini, ihtiyati haciz talep ettiğimiz işbu davada teminatsız olarak ya da mahkeme aksi ise uygun görülecek teminat mukabilinde, borçlu olarak yatın maliki görünen davalı ...'a ait paravan şirket davalı ...Limited'e kayıtlı ... pontonunda bağlı ... isimli yat hakkında ivedilikle ihtiyati haciz kararı verilmesini, yatın yurt dışına çıkışının engellenmesi amacıyla seferden men uygulanmasını ve işbu kararın infazı için kararın Sahil Güvenlik Komutanlığı'na, Göcek Liman Başkanlığı'na, Fethiye Gümrük Müdürlüğü'ne ve gümrüğe beyan edilmiş olan bağlı olduğu yurt dışındaki liman kütüğüne ülkemizde (varsa) geçici sicil kaydı üzerine bildirilmesine karar verilmesini veya Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi'nde bulunan 2023/180 Değişik İş dosyası kararı ile konan ihtiyati haciz kararı gereğince Fethiye İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına şuan geminin (yat) maliki pozisyonunda olan ...Limited tarafından verilmiş ... ait ... Seri nolu 13/07/2023 tarihli teminat mektubu 4.410.000-TL kesin ve süresiz teminat mektubu üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesini, konu yatın gerçek sigorta değerinin hesaplanması ve uluslararası yat alım satımında uygulanan %10 broker (simsar) komisyonu bedelinin ve dava tarihinde kadar olan faizinin sigorta değeri üzerinden hesaplanması için dosyanın bilirkişiye havale edilmesine, fazlaya ilişkin hakları ve davalıların cevaplarına karşı cevap verme ve delilleri sunma hakları saklı kalmak kaydıyla davanın açıldığı tarihte dava esas değerinin tam ve kesin olarak belirlenmesinin beklenemeyeceği, bunun olanaksız olduğunu gözetilerek tahkikat sonucunda zarar değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere asgari 10.000,00 Euro’nun ve işleyecek olan ticari faizin uğranılan zarar olarak tazminine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın haksız ve hukuksuz olduğunu, davacı tarafça açılan Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/180 D İş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararının tesis edildiğini, karara karşı itiraz edildiğini, dosyanın istinaf aşamasında olduğunu, müvekkilinin diğer davalı ...’ın annesi olduğunu, müvekkilinin dava konusu tekneyi 07/07/2022 tarihinde satın aldığını, geminin yurtdışında bulunması sebebiyle Türkiye’ye bir ay içerisinde getirildiğini, bu tarihten itibaren neredeyse bir sene beklendiğini ve Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/160 D İş ve 2023/180 D.İş sayılı dosyalar ile ihtiyati hacze başvurulduğunu, hasredilen sözleşme türü olan brokerlik sözleşmesinin her gemi için tek seferlik düzenlenen niyet mektubu adı altında imzalandığını, broker niyet sözleşmesi ile alıcıyı tekelleştiremeyeceğini ve genele yayılan bir sözleşme türü olmadığını, dava konusu... isimli teknenin satın alınmasına ilişkin temlik edenin aracılık faaliyeti yürütmediğini, gemi hakkında müvekkili ile ... arasında anlaşma veya niyet mektubunun imzalanmadığını, taraflararasında yazılı bir broker/simsar ücret sözleşmesinin bulunmadığını, teknenin malikinin ... Ltd olduğunu, şirketin tek ortağı/pay sahibinin müvekkili olduğunu, geminin 18/04/2023 tarihinde ...Ltd/Liberya şirketine satıldığını, bu satışın geçerli bir satış sözleşmesi ile yapıldığını, geminin zilyetliğinin yeni malike geçirildiğini, geminin müvekkili şirket mülkiyetinden çıktığını ve adlarına kayıtlı gemi ruhsatının da iptal edildiğini, iptal edilen geminin ruhsatının geçersiz hale geldiğini, davacı ile aralarında dava konusu teknenin alım-satımına ilişkin simsar (komisyon) sözleşmesinin bulunmadığını, geminin satışına aracılık edildiğine dair hizmet ve ücret anlaşmasının olmadığını, temlik edenin hizmete ilişkin hiçbir vecibeyi yerine getirmediğini, teknenin satın alınmasında şirkete tellaliye hizmeti veren brokerlik yapan firmanın davadışı .... Ltd Şti isimli firma olduğunu, satış sözleşmesini imzalattıran tellaliye firmalarının ... ve ... Ltd Şti olduğunu, dava konusu teknenin satıcısının ... isimli broker firmasına tek yetkili olarak satış yetkisinin verildiğini, bu firmanın da ... Ltd Şti’ye alt satış yetkisinin verilerek alıcı firma olarak teknenin alınmasında aracılık ettiğini, satışta olan gemilerin satış ilanının taraflarına gönderilmesinin danışmanlık hizmeti olarak değerlendirilebileceğini, danışmanlık hizmetine ilişkin alacak talepleri için genel mahkemelerde davanın açılmasının gerektiğini, Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 20232/180 D İş sayılı ihtiyati haciz kararının ek karar ile kaldırıldığını, karşılığında teminat mektubunun üzerine konulduğunu, davacının alacağının rehinle teminat altına alındığını, rehinle temin edilen alacaklarda ihtiyati haciz kararının verilemeyeceğini, müvekkilinin Türkiye’de sabit ikametgahının bulunduğunu, mallarını kaçırmaya veya kaçma girişiminde bulunmadığını, yerel mahkemece alınan teminatın geminin değerinin %1’ine dahi yetmediğini, teminat miktarının arttırılmasının gerektiğini, alacağın temliki sözleşmesinin muvazaalı olduğunu, geçersiz sözleşmeye dayandığını, temlik eden şirket yetkilisi ile temlik alan şirket yetkilisi arasında anne-oğul ilişkisinin bulunduğunu, gerçekte her iki şirket yönetiminin de ...’de olduğunu, davacının kötüniyetli olarak ihtiyati haciz başvurusunda bulunduğunu ve icra takibine geçtiğini belirterek davanın usulden ve esastan reddine, takip ve davada açıkça haksız ve kötüniyetli olan davacı/alacaklı hakkında takip ve dava konusu alacağın % 20 ‘sinden aşağı olmamak üzere davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, hakkı olmadığı halde dava açan davacı aleyhine disiplin para cezası ile mahkum edilmesine, alacak miktarının yüksek olması sebebiyle teminatın en az % 100’ü olarak alınmasına, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/160 D İş sayılı dosyası ile talep edilen ihtiyati haciz talebinin reddedildiğini, yine davacı tarafça talep edilen Muğla Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/180 D İş sayılı dosyası ile verilen ihtiyati haciz kararına itiraz edildiğini, dosyanın istinaf aşamasında olduğunu, ... şirket sahibinin ... olduğunu, dava konusu alacağı temlik alan ve davacı konumundaki şirket sahibinin ise ...’in annesi ... olduğunu, bu nedenle temlik sözleşmesinin muvazaalı ve geçersiz olduğunu, müvekkilinin dava konusu tekneyi 07/07/2022 tarihinde satın aldığını, geminin yurtdışında bulunması sebebiyle Türkiye’ye bir ay içerisinde getirildiğini, bu tarihten itibaren neredeyse bir sene beklendiğini ve Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/160 D İş ve 2023/180 D İş sayılı dosyalar ile ihtiyati hacze başvurulduğunu, geminin fiziken tanıtma ve survey aşamasına dahi gelinmeden... London isimli motor yatın satın alma girişiminin son bulduğunu, müvekkilce imzalanan niyet mektubunun sadece... London isimli gemi bakımından geçerli olduğunu, İstanbul 2 İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararının uygulandığı tarihte geminin malikinin ... olmadığını, geminin 18/04/2023 tarihinde ...Ltd/Liberya şirketine satıldığını, bu satışın geçerli bir satış sözleşmesi ile yapıldığını, davacı şirket veya temlik eden şirket ile müvekkili arasında dava konusu gemi ile alakalı gemi alımı veya satımına ilişkin simsar (broker) sözleşmesinin bulunmadığını ve taraflarına hizmetin verilmediğini, Türkiye’de sabit ikameti ve mülkleri bulunan müvekkilinin kaçma veya malları kaçırmaya hazırlanmasının sözkonusu olmadığını, temlik eden tarafından şirkete herhangi bir faturanın düzenlenmediğini, yerel mahkemece alınan teminatın geminin değerinin %1’ine dahi yetmediğini, teminat miktarının arttırılmasının gerektiğini, alacağın temliki sözleşmesinin muvazaalı olduğunu, geçersiz sözleşmeye dayandığını, temlik eden ... şirketi yetkilisinin ... olduğunu, temlik alan şirketin ... AŞ, yetkilisinin ise ...’in annesi ... olduğunu, davacının kötüniyetli olarak ihtiyati haciz başvurusunda bulunduğunu ve icra takibine geçtiğini belirterek taraflarınca oluşan ve oluşabilecek zararların karşılanmasına teminen tazminat ve şikayet hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın usulden ve esastan reddine, takip ve davada açıkça haksız ve kötüniyetli olan davacı/alacaklı hakkında takip ve dava konusu alacağın % 20 ‘sinden aşağı olmamak üzere davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, hakkı olmadığı halde dava açan davacı aleyhine disiplin para cezası ile mahkum edilmesine, alacak miktarının yüksek olması sebebiyle teminatın en az % 100’ü olarak alınmasına, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesince (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla) ; "...1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli bulunduğuna, karar kesinleştiğinde, süresinde ve talep halinde dosyanın görevli bulunan İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine..." karar verilmiş olup, bu karara karşı bir kısım davalılar vekillerince ayrı ayrı süreleri içerisinde istinaf kanun yoluna başvurması üzerine Dairemizin 19/07/2024 tarih ve 2024/1100 Esas, 2024/1242 Karar sayılı kararı ile bir kısım davalılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK m.353/1-b-1 gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş ve Dairemiz kararı sonrası dava dosyasının İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesine tevzi edilerek 2024/454 Esas sırasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır.

Bilahare Dairemizin 19/07/2024 tarih ve 2024/1100 Esas, 2024/1242 Karar sayılı kararı 19/09/2024 tarihli tashih kararıyla davalılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK m.353/1-b-2 gereğince ayrı ayrı usulen kabulü ile davacının ihtiyati haciz talebinin USULDEN REDDİNE dair karar verilerek Dairemiz kararı tashih edilmiştir.

İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesince; " 1-Davacı tarafından, davalı ... hakkında açılan davanın, pasif husumet yokluğundan reddine,

2-Davacının ..., ... Limited, ...Ltd. hakkında açmış olduğu davasının kısmen kabulü ile, 42.000,00 Euro'nun (bu miktarın 10.000,00 Euro'suna dava tarihi olan 10/11/2023 kalan kısmına ise ıslah tarihi olan 14/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek) kamu bankalarınca 1 yıl vadeli Euro cinsinden açılan mevduat hesabına uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanması suretiyle, bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, "karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili ile bir kısım davalılar vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

Dava, aracılık- simsarlık sözleşmesinden kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir.

Davacı ile bir kısım davalıların istinaf nedenleri gerekse HMK 355 .maddesi gereğince resen yapılan incelemede;

İstinaf dilekçesinin reddi başlıklı HMK’nın 346. Maddesinde; "(1) İstinaf dilekçesi, kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir ve 344 üncü maddeye göre yatırılan giderden karşılanmak suretiyle ret kararını kendiliğinden ilgiliye tebliğ eder.

(2) Bu ret kararına karşı tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir. İstinaf yoluna başvurulduğu ve gerekli giderler de yatırıldığı takdirde dosya, kararı veren mahkemece yetkili bölge adliye mahkemesine gönderilir. Bölge adliye mahkemesi ilgili dairesi istinaf dilekçesinin reddine ilişkin kararı yerinde görmezse, ilk istinaf dilekçesine göre gerekli incelemeyi yapar. " düzenlemesine yer verilmiştir.

HMK’nın 346. maddesinde, istinaf dilekçesi, kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa, istinaf dilekçesinin reddine ilişkin kararın ilk derece mahkemesine ait bir görev olduğu belirtilmekte olup ilk derece mahkemesince bu yönde bir karar verilmesi ve ilgilinin bu (ek) karara karşı HMK’nın 346/2. maddesi uyarınca bir haftalık süre içerisinde istinaf isteminde bulunulması halinde Bölge Adliye Mahkemesince gerekli inceleme yapılabileceği açıktır.

Oysa ilk derece mahkemesince kesin karara karşı yapılan istinaf talebinin ya da süresinde yapılmayan istinaf başvurusunun reddine dair karar verilmeksizin dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine sevk edilmesi halinde bu yöndeki kararın Bölge Adliye Mahkemesince de verilebileceğine ilişkin bir kanun hükmü bulunmamaktadır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 20/01/2022 tarih, 2021/6007 Esas ve 2022/456 Karar sayılı ilamı)

Öte yandan HMK m.96 gereğince eski hâle getirme, işlemin süresinde yapılamamasına sebep olan engelin ortadan kalkmasından itibaren iki hafta içinde talep edilmelidir.

Eldeki davada davacının istinaf dilekçesinin süresinde olduğuna dair iddiayla davacı tarafından İLK DERECE MAHKEMESİNE HİTABEN YAZILAN VE dosyaya sunulan 26/06/2026 tarihli dilekçenin HMK m.96 kapsamında bir eski haline getirme talebini içermediği, çünkü dilekçe içeriğinde kendisine yapılan tebligatın usulsüz olduğundan bahsedildiği ve tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olarak düzeltilmesi talebinde bulunulduğu, dilekçenin mahkemeye hitaben yazılmış olması, HMK m.96 zımmında bir mazeret ileri sürülmemiş olması ve işbu dilekçe ile birlikte halihazırda istinaf itirazlarının da öne sürülmemiş olması nedeniyle, iş bu dilekçe gereğince istinaf başvurusunun süresinde yapılıp yapılmadığının değerlendirilerek HMK m.344 ve 346 kapsamında ilk derece mahkemesince değerlendirme yapılarak istinaf yasa yolu açık olarak karar verilmesi şayet verilecek değerlendirme kararına karşı taraflarca istinaf yoluna başvurulursa o halde de diğer istinaf başvurularıyla birlikte değerlendirme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun değerlendirilmesi için dosyanın mahkememize gönderilmesi gerekirken mahkemece yanılgılı değerlendirme ile 26/06/2026 tarihli ek kararla davacının talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi hatalı olmuştur.

Hal böyle olunca ilk derece mahkemesince HMK'nun 346. Maddesi uyarınca davacının istinaf başvurusunu süresinde olup olmadığı hususu verilecek ek kararla değerlendirilerek söz konusu ek karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması halinde- davalıların istinaf başvurularıyla birlikte- istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmesi, süresinde istinaf yoluna başvurulmaz ise de bu kez sadece davalıların istinaf başvurularının incelenmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİ gerektiği kanaatine varılmıştır.

Yukarıda belirtilen gerekçeler ile; yazılı eksikliğin giderilmesi için dosyanın geri çevrilerek yazılı eksiklik giderildikten sonra Dairemize gönderilmesine karar vermek gerektiği kanaatine oybirliğiyle varılmakla aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

Gerekçede yazılı EKSİKLİKLER TAMAMLANARAK, İSTİNAF İNCELEMESİ YAPILMAK ÜZERE TEKRAR DAİREMİZE GÖNDERİLMESİ İÇİN dosyanın kararı veren İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE GERİ ÇEVRİLMESİNE,

Dair, HMK’nın 352 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, 23/09/2026 günü, kesin olarak, oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1978, K. 2026/2275, T. 23.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1978-e-2026-2275-k-8325e6e521bd