Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/3917 E. 2026/2690 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/3917
Karar No
2026/2690
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

54. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR

KARAR KALDIRMA

DOSYA NO: 2026/3917

KARAR NO: 2026/2690

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: (KAPATILAN)BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 30/03/2026

NUMARASI : 2025/1004 - 2026/324

DAVANIN KONUSU: Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak, Tazminat

İSTİNAF TARİHİ : 04/05/2026

Dairemizde bulunan istinaf başvurusunun yapılan açık incelemesi sonunda,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ DÜŞÜNÜLDÜ;

İstinaf isteminde usul işlemleri tamam olduğundan, ilk derece mahkemesinin dosyasındaki bütün belgeler ve dosya hakkındaki düzenlenen rapor incelendi, istinaf başvuru dilekçesinin kamu düzeni ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda dosyada dairemizce karar verilmesi için eksiklik bulunmadığı anlaşıldı.

İstinaf sebepleri: Davacı vekili, sözleşmenin hukuki mahiyetinin sadece kira olmadığını, aynı zamanda nitelikli bir hizmet ve teknoloji kullanım sözleşmesi olduğunu, müvekkilinin yazılım firması olduğunu, davalının ise '' ...'' işletme adıyla faaliyet gösteren bir ticaret şirketi olduğunu, taraflar arasında imzalanan '' Mobil Takip Sistemi Taahhütlü Kiralama Sözleşmesi'' adında kiralama ibaresi geçse de içeriği itibari ile sadece bir taşınır veya taşınmaz kira sözleşmesi olmaktan çok uzak olduğunu, sözleşme ile, davalıya mülkiyeti müvekkile ait araç takip cihazlarının kullandırılmasının yanı sıra, bu cihazlar aracılığıyla sürekli mobil takip sistemi yazılım hizmeti ve 7/24 teknik destek sağlamayı da içerdiğini, bu durumun sözleşmenin yalnız bir eşyanın kullanımını değil, aynı zamanda karmaşık bir teknolojik altyapının sunulmasını ve sürekli bir hizmet edimini de kapsadığını gösterdiğini, davanın tacirler arasında ve ticari işletmeyi ilgilendirmesi nedeniyle ticari nitelikte olduğunu ve Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevine girdiğini, Bölge Adliye Mahkemesi'nin kaldırma kararına rağmen eksik inceleme ile karar verildiğini, sözleşmenin ibraz edildiğini ancak yerel mahkemece sözleşmesinin tüm hükümlerinin, tarafların gerçek iradelerinin ve edimlerin kapsamının derinlenmesine incelenmediğini, bu nedenle görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Yargılama konusu olayda: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirketin ...Anonim Şirketi %100 yerli yazılım ve donanımı ile Türkiye'nin her noktasında bireysel ve kurumsal müşterilerine 7/24 destek veren bir yazılım firması olduğunu, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 06/01/2023 tarihinde imzalanmış olan Mobil Takip Sistemi Taahhütlü Kiralama Sözleşmesi ve 02/01/2024 tarihli esas sözleşmeyi revize eden protokol hükümleri gereğince davalının protokolün bitiş tarihi olan 01.01.2025 tarihinden itibaren kendisine teslim edilen ürünleri iade etmesi gerektiğini, protokolün gerekleri yerine getirilmediğinden davalının temerrüde düştüğünü, cihazlar iade edilmediği gibi sözleşme bitiş tarihinden itibaren davalının araç takip cihazlarını kullanmaya devam ettiğini, bundan kaynaklanan kiralama bedeli alacakları da bulunduğunu, hala teslim edilmeyen 3271 adet takip cihazı bulunduğunu, protokol bitiminde müvekkiline iade edilen cihazlardan bazılarının ise arızalı (kullanılamaz halde bulunduğunu, bundan kaynaklı olarak da müvekkilinin zararı olduğunu ileri sürerek davalı şirketin ellerinde kalan toplam 3.271 adet cihaz ve 3.439 adet kablonun taraflarına teslimine, bunun mümkün olmaması halinde şimdilik 500.000,00 TL tutarındaki cihaz bedelinin temerrüt tarihiden işleyecek ticari faizi ile taraflarına ödenmesine, bu hususta fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına; süresinde müvekkili şirkete teslim edilmeyen cihazların halen müvekkili şirketçe kullanılamamasından kaynaklı olarak şimdilik 100.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile müvekkili şirkete ödenmesine, bu hususta fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmasına; müvekkili şirketin kiralama sözleşmesi kapsamında kiracının temerrüdü nedeniyle uğramış olduğu şimdilik 10.000,00 TL müspet zararın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile müvekkili şirkete ödenmesine bu hususta fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına; müvekkili şirketin kiralama sözleşmesi kapsamında kiracının temerrüdü nedeniyle uğramış olduğu 10.000,00 TL menfi zararın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile müvekkili şirkete ödenmesine bu hususta fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına; müvekkili şirkete geç teslim edilen cihazlar arasında 254 adet arızalı kablo ve 58 adet arızalı araç takip cihazından kaynaklanan zararın ve cihaz/kabloların maliyetinin hesaplanarak şimdilik 10.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile müvekkiline ödenmesine; 01.01.2025 tarihinde sona ermiş olan sözleşmeye göre, en geç 12.02.2025 tarihinde teslim edilmesi gereken cihazların teslim edilmemesinden kaynaklanan ve cihazların kullanılmaya devam etmesi sebebiylesebebiyle aylık kiralama bedelinin güncel fiyattan 01.01.2025 tarihinden itibaren 03.03.2025 tarihine kadar hesaplanarak şimdilik 100.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile müvekkiline ödenmesine, davanın kabulü ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İlk derece mahkemesince ''Mahkemenin görevsizliğine, görevli mahkemenin Bakırköy Sulh Hukuk Mahkemesi'' olduğuna, dair kararının davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 02.10.2025 tarih, 2025/3197 Esas-2268 Karar sayılı karar sayılı ilamı ile ''Somut olayda; davacı davasını açtıktan sonra mahkemece 21/04/2025 tarihli kararıyla görevsizlik kararı verdiği, mahkemece, hukuki dinlenilme hakkının ihlaline neden olacak şekilde davalıya dava dilekçesi tebliğ edilip cevap dilekçesi sunma imkanı tanınmadan görevsizlik kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu görülmekle, HMK 355 maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf sebebinin farklı gerekçeyle kabulüne karar vermek gerekmiştir. Kabule göre de, davaya konu sözleşmenin dosyaya ibrazı sağlanarak, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuki mahiyetinin tespiti gerektiği, (İstanbul BAM 13.HD 2025/1346 E., 2025/1274 K. Sayılı ilam; İstanbul BAM 17.HD 2024/989 E., 2024/1075 K. Sayılı ilam); ancak kira sözleşmesinden kaynaklandığının tespiti halinde HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri hükmü gereğince dava şartı noksanlığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğinin anlaşıldığı'' gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf talebinin farklı sebeple kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının HMK 355. maddesi delaletiyle HMK'nın 353/1-a-3-4 maddesi gereğince kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, karar verilmiş;

Kaldırma kararı üzerine, ilk derece mahkemesince, ''....Sözleşme hükümleri değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlığın aktedilen mobil takip sistemi taahhütlü kiralama sözleşmesinden ve buna bağlı temelde kiralama ilişkisinden kaynaklandığı, davacının alacak ve tazminat taleplerine konu ilişkinin de buna dayandığı'' gerekçesiyle,"HMK'nin 114/1-c ve 115/2 maddeleri hükmü gereğince dava şartı noksanlığından Mahkemenin görevsizliğine, görevli mahkemenin Bakırköy Sulh Hukuk Mahkemesi olduğuna, karar verilmiş, karar davacı vekilince istinaf edilmiştir.

Dava; Mobil takip sistemi taahhütlü kiralama sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve tazminat istemine ilişkin olup, sözleşmenin konusunun, kiracının araç takip cihazlarının taksitli olarak kiralanması, aylık taksitlerin düzenli olarak ödenmesi, ürünlerin teslimi, kiracıya yazılım ve teknik destek sağlanmasına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.

Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında hakim tarafından resen dikkate alınması gerekir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'unun 299. maddesinde; "kira sözleşmesi, kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını veya kullanmayla birlikte ondan yararlanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının da buna karşılık kararlaştırılan kira bedelini ödemeyi üstlendiği sözleşmedir." şeklinde tanımlanmıştır.

Tacirler arası hizmet alım sözleşmelerinde Asliye Ticaret mahkemeleri görevlidir.

Somut olayda; davaya dayanak olan 06.01.2023 tarihli Mobil takip sistemi taahhütlü kiralama sözleşmesi ve 02.01.2024 tarihli protokol hükümleri incelendiğinde, sözleşmenin araç takip cihazlarının kiralanması, ilk montajının ücretsiz yapılması, sözleşme süresi bittiğinde kiralayana iadesi ve kiracıya yazılım hususunda teknik destek sağlanmasına ilişkin olduğu; bu halde, sözleşmenin salt kira ilişkisi değil başka hizmetleri de içerdiği, davaya konu sözleşmenin tacirler arası sözleşme olduğu ve hizmet ilişkisi içerdiği anlaşılmakla, 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca tacir olan her iki yanın ticari işletmeleriyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayıldığından bu durumda sözleşmenin salt kira ilişkisini değil başka hizmetleri de içerdiği ve tarafların tacir olduğu hususu gözetildiğinde davaya bakmaya Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olduğundan Asliye Ticaret Mahkmesi'nce davaya devamla esas yönünden inceleme yapılarak bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkemenin görevsizliğine karar verilmesinin doğru olmadığı, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olduğu anlaşılmıştır.

Dairemiz ilk derece mahkemesi kararını hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk bakımından incelemeye tabi tutarak tespit edilen yargılama hatalarını bizzat düzeltmek amacıyla yapılan inceleme sonunda; duruşma yapılmasına gerek olmadığı, açıklanan nedenler ile mahkeme kararının yerinde olmadığı, istinaf sebebi yerinde olduğundan HMK 353/1-a/3 maddesi gereğince istinaf başvurusunun kabulüne karar vermek gerekmiştir.

H Ü K Ü M :Yukarıda açıklanan nedenlerle,

Davacının istinaf başvurusunun KABULÜNE,

İlk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,

Yargılamanın eksikler tamamlanarak kaldığı yerden devamı için dosyanın ait olduğu Mahkemeye İADESİNE,

Peşin yatırılan istinaf başvuru harcının mahsubuna,

Peşin yatırılan istinaf karar harcının talep halinde yatırana iadesine,

Gider avansından kalanın talep halinde yatırana iadesine,

Dair dosya üzerinden, tarafların ve vekillerinin yokluğunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi. 17/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/3917, K. 2026/2690, T. 17.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-3917-e-2026-2690-k-5c02a23ce4fb