Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/8 E. 2026/6 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/8
- Karar No
- 2026/6
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
70. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/8
KARAR NO: 2026/6
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : (KAPATILAN)İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 12/04/2022
NUMARASI: 2018/894 Esas, 2022/291 Karar
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 17/09/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında imzalanan 15.....2018 tarihli sözleşmenin davalı şirket tarafından ihlal edilmesi nedeniyle müvekkili şirketin davalı şirkete vermiş olduğu çekler ile ilgili olarak ve ilk çekin vadesinin 31.07.2021 tarihi olması hususu da dikkate alınarak, dava konusu çeklerin üzerine İİK m.72/2 gereğince dava sonuna kadar ihtiyati tedbir konulmasını, akabinde ise 15.....2018 tarihli sözleşme nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitini talep ettiklerini, müvekkili şirket tarafından, sözleşme konusu edimlerini yerine getirmeyen davalı şirkete.... Noterliği aracılığıyla ....07.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile sözleşme konusu işin 3 gün içinde bitirilerek teslim edilmesini aksi takdirde sözleşmenin haklı nedenle fesh edileceğinin ihtar edildiğini, bu ihtarın davalı şirkete 05.07.2018 tarihinde tebliğ edildiği halde davalı şirketin sözleşme konusu işi bitirip teslim etmediğini, müvekkilinin ihale ile kazanmış olduğu dava konusu iş ile ilgili olarak asıl iş sahibi ... Belediye Başkanlığı Zabıta Müdürlüğü tarafından 25.06.2018 tarihli yazıda dava konusu işin tam ve eksiksiz olarak bitirilmediği belirtilerek, eksik ve yanlış olan hususlar da ayrıca alanında uzman bir heyet tarafından tutulan tutanak ile müvekkili şirkete bildirildiğini, müvekkili şirketin hem davalı şirkete daha önceden yaptığı ödemeler nedeniyle, hem davalı şirketin işi yarım bırakması nedeniyle .... Şti. isimli firma ile anlaşarak işi onlara yaptırmak zorunda kalması ve hem de kamu idaresine olan sorumlulukları nedeniyle fazlasıyla mağdur olduklarını, müvekkili şirketin davalı şirketin elinde olan ve iş bu dava açıldığında henüz vadesi gelmemiş olan 31.07.2018 tarihli çekin davalı şirket tarafından kötü niyetli 3.Kişilerce ciro edildiğini ve anılan çeklerden bir tanesinin ...İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı icra takip dosyası üzerinden müvekkili aleyhine işleme konulduğunu, müvekkili şirketin daha fazla mağdur olmaması için davalı şirkete verilen dava konusu çekler hakkında öncelikle ödemenin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne ve akabinde çeklerden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı taraf davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda özetle, davalı tarafın cevap dilekçesi vermemekle davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını(davayı)inkar etmiş sayıldığı, davacının menfi tespit talebine konu çeklerin taraflar arasında imzalandığı iddia edilen eser sözleşmesine istinaden davalıya verildiği savunulduğundan, davacı taraflar arasındaki akdi ilişkiyi, çeklerin davalıya eser sözleşmesine istinaden verildiğini, davalının yüklendiği edimleri yerine getirmediğinden çeklerin bedelsiz kaldığını ispatla yükümlü olduğu, davacı taraf bilirkişi ücretini yatırmadığından tarafların ticari defterleri incelenemediği gibi teknik incelemeyi gerektiren işlerin davalı tarafça usulüne uygun ve süresinde yapılıp davacıya teslim edilip edilmediği, tarafların yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği, eksik ifa olması halinde işin ne kadarlık kısmının yapıldığı, dava konusu çeklerin tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı vs. hususları incelenemediği, incelemenin teknik olması ve uzmanlık gerektirmesi nedeniyle mahkemece de değerlendirilemediği, dosya kapsamında taraflar arasındaki akdi ilişkinin ve dava konusu çeklerin davacının iddia ettiği bu iş için verildiğine dair delil bulunmadığı, davacının iddialarını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, delilleri arasında gösterilen ... Belediyesi ile müvekkili şirket arasında yapılan ihale sözleşmesinin müzekkere ile dava dosyasına celp edildiği, ... Belediye Başkanlığı tarafından, dava dosyasına sözleşme konusu işin şartnameye uygun yapılmadığına dair 10.07.2018 tarihli ve 25.06.2018 tarih 3246 sayılı yazı ile ekindeki tutanak ve diğer belgeler gönderildiği, ... Belediye Başkanlığı tarafından dava dosyasına gönderilen müzekkere cevabındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden davalı şirketin 15.....2018 tarihli sözleşme konusu edimlerini yerine getirmediği, müvekkil şirketin ihale konusu işin davalı şirketin haksız eylemlerinden dolayı süresinde bitmemesinden dolayı ayrıca cezai bedel ödediği, davalı şirketin 15.....2018 tarihli sözleşme konusu edimlerini yerine getirmediği açıkça anlaşıldığı, davalı şirketin sözleşme konusu yerine getirmediği edimlerinin .... Şti.'ne yaptırdığına dair faturanın da davalı şirketin sözleşme konusu edimlerini yerine getirmediğinin bir diğer kanıtı olduğu, ayrıca dinlenen tanık ifadeleri ile de davalı şirketin sözleşme konusu işi yapmadığını açık bir şekilde ifade edildiği, davalı şirkete dava dilekçesinin Tebligat Kanunu m.35 'ye göre yapıldığı, davalı şirketin iş bu davaya hiçbir şekilde cevap vermediği, duruşmalara da hiç katılmadığı, bu nedenle davalı şirkete etkin bir şekilde ulaşma imkanı bulunmadığı, ayrıca davalı şirketin müvekkil şirkete herhangi bir fatura düzenlemeden çekleri aldıktan sonra sözleşme konusu işi yarım bırakarak ortadan kaybolduğu, bu nedenle müvekkili şirketin ticari defterlerinde dava konusu çeklere ilişkin hiçbir kayıt bulunmadığı, tüm bu hususların mahkemeye 24.12.2021 tarihli dilekçe ile bildirildiği, ... Belediye Başkanlığı tarafından gönderilen müzekkere cevabında açıkça mahkemeye bildirilmiş olduğu, yine tanık ifadeleri ile de davalı şirketin işi yapmadığının açıkça belirtildiği beyan edilerek 14.12.2021 tarihli bilirkişi incelemesine yönelik ara kararının kaldırılarak mevcut delillerle sübut bulmuş olan davanın kabulüne karar verilmesi talep edildiği, ancak yerel mahkemenin usul ve yasaya aykırı bir şekilde, müvekkil şirkete ait ticari defterlerde dava konusu çeklere ilişkin herhangi bir kaydın bulunmadığının bildirilmesine ve davalı şirkete de dava dilekçesinin T.K. m. 35 'e göre yapılmış olmasından dolayı davalı şirketin de ticari defterlerinin incelenmesinin hukuken ve fiilen mümkün olmamasına rağmen sırf ticari defterlerin incelenmemesi nedeniyle davanın reddine karar verdiğini, dava konusu ile ilgili her türlü hukuki değerlendirme mahkeme hakimi tarafından yapılması gerektiği, bilirkişi incelemesinin ancak teknik ve uzmanlık gerektiren konularda hakimin başvuracağı bir yol olduğu, gerek usul ekonomisi gerekse de makul sürede yargılamanın bitmesi ilkeleri de bunu gerektirdiği, dava konusu talepler ile ilgili kayıt bulunmayan ticari defterlerin incelenmesi hususunda ısrar ederek davanın reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, zira davalı şirketin çeklerle ilgili sözleşme konusu işin usulüne uygun ve zamanında yapılıp yapılmadığı hususunda teknik incelemenin zaten ihale alacaklısı olan ... Belediye Başkanlığı tarafından yapıldığı, bu konuda işin eksik yapılan kısımları tutanaklar ile açıkça ve ayrı ayrı belirtildiği ve müvekkili şirkete de bu nedenle cezai müeyyide uygulandığı, yine dinlenen tanık beyanlarının da ... Belediye Başkanlığı tarafından işin eksik ve ayıplı yapıldığına dair düzenlediği tutanak içeriklerini doğrular nitelikte olduğu iddialarıyla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi davalı ise yüklenicidir.
Davacı tarafın, davalıyla aralarında olan sözleşme gereği davalıya çekler verdiğini ancak davalının işi eksik bıraktığı iddiasıyla dava konusu çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ettiği, davalı tarafın davaya cevap vermeyerek iddiaları inkar etmiş sayıldığı, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı tarafça istinaf yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Dosya incelendiğinde, davacı tarafça dava dışı ... Belediyesi tarafından yapılan ihale sonucu belediyeyle sözleşme imzalandığı, bu kapsamda yürüyen merdiven yapım işinin davalıya verildiği, davalıya çek verilmek suretiyle ödeme yapıldığı ancak davalının işi eksik bıraktığı iddiasıyla henüz vadesi gelmemiş çekler yönünden borçlu olmadığının tespitini talep ettiği anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında, 14/12/2021 tarihli duruşmada "Davaya konu alacağın dayandığı işin niteliğinin ve değerinin eksik ifa ya da ayıplı ifanın olup olmadığının varsa eksik ifanın değerini, ayıplı ifa olması durumunda ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığının tespiti için ve taraflar tacir olduğundan her iki tarafın dava konusu talebi kapsayacak şekilde ilişkin tüm yasal ticari defterleri ve defterlerin bu uyuşmazlığa ilişkin dayanak kayıtları üzerinde 14/01/2022 günü saat 10:30 'da, Mahkememiz kaleminde bilirkişi incelemesi yapılmasına, rapor tanzimi için mahkememizce resen seçilecek Mali Müşavir, Makina Mahendisi ve Sözleşme Hesap Uzmanı bilirkişilerin görevlendirilmesine," şeklinde ara karar oluşturulduğu ve davacı tarafa bilirkişi ücretini yatırması için kesin süre verildiği ancak verilen süre içinde davacı tarafça ücret yatırılmadığı ve davacı tarafça davalı şirketin taraflar arasındaki sözleşme konusu edimleri yerine getirmediği öncelikle delil dilekçesi ile sundukları ... Belediyesi tarafından gönderilen müzekkere cevabındaki, sözleşme konusu işin şartnameye uygun yapılmadığına dair 10.07.2018 tarihli ve 25.06.2018 tarih 3246 sayılı yazı ile ekindeki tutanak ve diğer belgelerden açıkça anlaşıldığı, bununla birlikte yine delil dilekçesinde sundukları deliller arasında, davalı şirketin sözleşme konusu yerine getirmediği edimlerini .... Şti.'ne yaptırdığına dair faturada davalı şirketin sözleşme konusu edimlerini yerine getirmediğinin bir diğer kanıtı olduğu, yine dinlenen tanık ifadeleri ile de davalı şirketin sözleşme konusu işi yapmadığını açık bir şekilde ifade edildiği belirtilerek bilirkişi incelemesi yapılmasına ihtiyaç olmadığının beyan edildiği, ilk derece mahkemesince davacı taraf bilirkişi ücretini yatırmadığından tarafların ticari defterleri incelenemediği gibi teknik incelemeyi gerektiren işlerin davalı tarafça usulüne uygun ve süresinde yapılıp davacıya teslim edilip edilmediği, tarafların yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği, eksik ifa olması halinde işin ne kadarlık kısmının yapıldığı, dava konusu çeklerin tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı vs. hususları incelenemediği, incelemenin teknik olması ve uzmanlık gerektirmesi nedeniyle mahkemece de değerlendirilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Benzer konuda Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2025/3313 E., 2026/2512 K. Sayılı kararında; "Davalı taraf söz konusu keşifte yapıldığı tespit edilen yolun başkasına yaptırıldığını iddia etmiş ise de Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre sözleşme kapsamında yapılan işin sözleşmeye göre yüklenici (taşeron) tarafından yapıldığının karine olarak kabulü gerekir. Bunun aksini davalının ispat etmesi gerekir." şeklinde gerekçeyle, sözleşme kapsamında yapılan işin sözleşmeye göre yüklenici tarafından yapıldığının karine olarak kabul edileceği aksinin iş sahibi tarafından ispatlanması gerektiği belirtilmiştir. Konuyla ilgili yerleşik hale gelmiş içtihatlar bu yöndedir.
Dosya kapsamı, ilk derece mahkemesi kararı ve karara karşı ileri sürülen istinaf nedenleri birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafça ileri sürülen istinaf nedenleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda, ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında, davaya konu alacağın dayandığı işin niteliğinin ve değerinin eksik ifa ya da ayıplı ifanın olup olmadığının varsa eksik ifanın değerinin belirlenmesi amacıyla bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği ve bilirkişi ücretini yatırması için davacı tarafa kesin süre verildiği, verilen kesin süre içinde bilirkişi ücretinin yatırılmadığı, davacı tarafça bununla birlikte mevcut dosya kapsamıyla işin eksik yapıldığının ispat edildiği ve bilirkişi incelemesine gerek olmadığının beyan edildiği, istinaf dilekçesinde de bilirkişi incelemesine gerek olmadığı beyan edilerek mevcut dosya kapsamıyla davanın ispat edildiğinin iddia edildiği anlaşılmış olup, dosya incelendiğinde belediye tarafından geçici kabulün yapıldığı, bazı eksikliklerin tespit edildiğine dair tutanak düzenlendiği ancak işin eksik yapılıp yapılmadığı veya ne kadarının eksik yapıldığı hususunun tespit edilmesinin teknik bilgiyi gerektirdiği, ispat yükünün davacıda olduğu, mevcut dosya kapsamı ve istinaf nedenleri göz önünde bulundurulduğunda davacı tarafın iddialarını ispat edemediği hususları birlikte değerlendirildiğinde ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 17/09/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.