Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1222 E. 2026/1432 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1222
- Karar No
- 2026/1432
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2025/1222 Esas
KARAR NO : 2026/1432
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 3. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 26/06/2025
NUMARASI : 2022/140 E. - 2025/146 K.
DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)|Marka (Manevi Tazminat İstemli)|Marka (Maddi Tazminat İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/09/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; TPMK nezdinde davalı adına tescilli ... numaralı markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkinini, markanın 3.kişilere devrinin önlenmesi ve davalının marka tescilinden doğan hakkını, müvekkili aleyhine kullanmaması hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin maddi ve manevi tazminata ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla, davacının tedbir talebinin reddine, davacının tüm iddialarının mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun olması nedeniyle, müvekkilinin ... sayılı ... markası aleyhine açılan hükümsüzlük davasının, usuli itirazları başta olmak üzere açıkladıkları gerekçelerle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEME KARARI; İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 26/06/2025 tarihli 2022/140 E- 2025/146 K sayılı kararıyla; "dava konusu üç boyutlu ambalaj kutusu şekil markasının 16. sınıfta "Kağıt, karton ve bu malzemelerden mamul diğer sınıflara dahil olmayan eşyalar; kağıttan veya plastik malzeme kaplı kağıttan mamul ambalaj kapları ve ambalaj materyalleri" için tescil edildiği, markanın sicilde açık ve kesin olarak anlaşılmasını sağlayacak şekilde neyin tescilli olduğunu anlamaya elverişli olduğu, söz konusu markanın başka bir işletmenin piyasaya süreceği ürünlerden ayırt etme açısından köşegen unsurları nedeniyle elverişli olduğu, söz konusu işaretin ürünün zorunlu şekil unsurlardan farklılık içerdiği, genel bir yaygın kullanımın söz konusu olmadığı ve söz konusu şeklin davalı tarafından ilk olarak piyasaya sunulduğu, ayrıca Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2015/378 E. 2016/141 K. sayılı kesinleşmiş kararının; dava konusu markaya ilişkin YİDK kararının iptaline ilişkin olduğu, bu kararda da davaya konu işaretin ayırt edicilik niteliğini haiz olduğunun belirtildiği, TPMK nezdinde davalı adına tescilli ... numaralı markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini koşullarının oluşmadığı kanaatine varıldığı" gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURUSU; Davacı vekili süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; davaya konu markanın piyasada ilgili alanda ambalajlardan farklılaşmayan, tüketiciler yönünden menşe gösterme özelliği bulunmayan, alışılagelmiş unsurlar içeren bir şekil olduğunu, SMK 4. Madde de düzenlenen "marka sahibine sağlanan korumanın konusunun açık ve kesin olarak anlaşılmasını sağlayabilecek şekilde sicilde gösterilebilir olma" kriterini sağlamadığını.
-Markanın ayırt edici niteliğe haiz olmadığını.
-Dava konusu markaya ilişkin "şekil" in teknik bir zorunluluk olup, davalı firmanın tekeline verilebilecek bir ürün olmadığını, dava konusu sekizgen/prizma meyve suyu kutularını çoğunlukla davalı tarafın üretip bütün dünyaya sattığını, bu nedenle davalı firmanın makinelerini satın alan firmaların prizma meyve suyu kutularını/veya kutu olmadan önceki katlanmamış halini davalı firma haricindeki bütün üretici firmalardan serbestçe satın alabilmelerinin aynı zamanda rekabet hukukunun bir gereği olduğunu, birçok firmanın bu ürünü üreterek sattığını, huzurdaki dava ile çok benzer bir davanın İsviçre Federal Mahkemesi'nde geçtiğimiz Eylül ayında görüldüğünü, mahkemenin ... A.Ş. Adına kahve kapsüllerinin sivri, kesik koniden oluşan üç boyutlu şeklinin "teknik zorunluluktan" kaynaklanması nedeniyle üç boyutlu şekil markasının hükümsüzlüğüne karar verdiğini.
-Davalının şekil markası üzerinde haksız tekel oluşturması nedeniyle, rekabet kurallarını da ihlal ettiğini, Rekabet Kurulu'nun davalı şirket hakkında soruşturma başlatarak ceza verdiğini, mahkemeden Rekabet Kurulu kararının akıbetinin araştırılarak, soruşturmanın bekletici mesele yapılması taleplerinin, mahkemece haksız olarak reddedildiğini.
-Rekabet Kurumunun internet sitesinde yer alan duyuruya göre, davalı hakkında açılan soruşturma sonucunda; 29.12.2022 tarihli ve 22-57/904-M sayılı ile 30.03.2023 tarihli ve 23-16/290-M sayılı Kurul kararları uyarınca, “... Ltd. Şti ve ... & ...’dan oluşan ekonomik bütünlüğün “aseptik sıvı gıda karton ambalaj dolum makinesi üretimi ve satışı” ve “aseptik sıvı gıda karton ambalaj üretimi ve satışı” pazarlarında hakim durumda olduğuna OYÇOKLUĞU ile, anılan ekonomik bütünlüğün, tescil ettirdikleri 3D aseptik prizma şekil marka ve tasarım başvuruları ile birlikte değerlendirme aşamasında bulunan diğer 3D marka başvuruları ve eylemleri vasıtasıyla hakim durumunu kötüye kullandığına, bu nedenle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 6. maddesini ihlal ettiğine OYÇOKLUĞU ile, bu nedenle, ... Ltd. Şti. ve ... & ...’ya müteselsilen aynı Kanun’un 16. maddesinin üçüncü fıkrası ile Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hakim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik’in 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, ikinci fıkrası uyarınca 2023 yılı gayrisafi geliri üzerinden takdiren 130.889.523,70-TL idari para cezası verilmesine OYÇOKLUĞU ile, anılan ekonomik bütünlüğün gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu gereğince, ... numaralı marka hakkından ve ... numaralı tasarım hakkından vazgeçmesine, değerlendirme aşamasındaki; “...” numaralı diğer 3D marka başvurularını geri çekmesine ve bu durumu Rekabet Kurumu’na tevsik etmesine ve ilaveten vazgeçme ve geri çekmeye ilişkin sicil kayıtlarını sicile kayıt tarihinden itibaren 10 gün içinde Rekabet Kurumu’na tevsik etmesine OYÇOKLUĞU ile gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açık olmak üzere karar verildiğinin" açıklandığını.
-Mahkemenin gerekçeli kararında, Ankara 2. FSHHM'nin 2015/378 E - 2016/141 K sayılı kesinleşmiş kararında markanın ayırt edici niteliği bulunduğunu belirtmişse de, mahkemenin hükümsüzlük davalarında YİDK iptal davalarında verilen hükmün kesin etkisinden bağımsız olarak davayı esas yönünden incelemesi gerektiğini, beyanla mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesine cevabında; istinaf sebeplerinin yerinde olmadığını, Ankara 2. FSHHM'nin kararının güçlü bir delil olduğunu, mahkemece dikkate alınmasının yerinde olduğunu beyanla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin 10/08/2026 tarihli dilekçesinde; Rekabet Kurulu'nun Ankara 23. İdare Mahkemesi'nin 14/05/2026 tarihli ve 2025/1600 E- 2026/744 Karar sayılı kararından kaynaklanan hukuki zorunluluk, idari para cezası tehdidi ve irade sakatlığı altında zorunlu olarak 2014/54583 sayılı şekil marka hakkından feragat ettiklerini, davanın haksız ve ilk derece mahkemesi kararının yerinde olduğunu, kararın kaldırılması yönünde taleplerinin bulunmadığını ancak eldeki davanın konusuz kaldığını beyan etmiştir.
Davacı vekilinin 23/01/2026 tarihli dilekçesinde; davalı tarafça marka başvurusunun geri çekildiği bilgisi verildiği, davanın konusuz kaldığının beyan edildiği dilekçe ekinde sunulan TPMK kaydından marka başvurusunda feragat edildiği anlaşılmıştır.
Davanın davalı adına tescilli ... Sayılı 16. Sınıfta tescilli şekil markasının hükümsüzlüğüne ilişkin olduğu, davalı tarafça marka başvurusunun feragat suretiyle geri çekildiği davanın konusuz kaldığı anlaşılmış, davacı vekilinin istinaf sebepleri incelenmeksizin resen gözetilen sebeplerle istinaf başvurusunun HMK 355. Madde gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, konusuz kalan marka hükümsüzlüğü davasında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
6100 Sayılı HMK 331/1. Madde gereğince ; "Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, hakim davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini taktir ve hükmeder." hükmü düzenlenmiştir.
Yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden yapılan incelemede; davanın davalı şekil markasının SMK 4. Madde gereğince ayırt edici ve menşei gösterme fonksiyonu bulunmadığından bahisle SMK 5/1-a maddesi gereğince hükümsüzlüğüne ilişkin olduğu, yargılama sırasında davalı şirket hakkında Rekabet Kurumu tarafından soruşturma başlatıldığı, soruşturma sonunda davalı tarafın “aseptik sıvı gıda karton ambalaj dolum makinesi üretimi ve satışı” ve “aseptik sıvı gıda karton ambalaj üretimi ve satışı” pazarlarında hakim durumda olduğu, tescil ettirilen 3D aseptik prizma şekil marka ve tasarım başvuruları ile birlikte değerlendirme aşamasında bulunan diğer 3D marka başvuruları ve eylemleri vasıtasıyla hakim durumunu kötüye kullandığı, bu nedenle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 6. maddesini ihlal ettiğinin tespiti ile 30 gün içinde, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu gereğince, ... numaralı marka hakkından ve ... numaralı tasarım hakkından vazgeçmesine, değerlendirme aşamasındaki; “...” numaralı diğer 3D marka başvurularını geri çekmesine oy çokluğu ile karar verildiği, davalı marka başvurusunun rekabeti bozucu etkisi tespit edilmekle, piyasada bu alanda faaliyet gösterenlerin kullanımına açık olması gereken şekil unsurunun tescil edilmek istenilmesi nedeniyle, dava tarihinde davacının haklı olduğu kanaatiyle, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile,
2-İstanbul 3. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 26/06/2025 tarih, 2022/140 E., 2025/146 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,
3-Konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL karar harcından peşin alınan 80,70-TL'nin mahsubu ile 651,30-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 80,70-TL başvurma harcı, 80,70-TL peşin harç, 11,50-TL vekalet harcı, 18.000,00-TL bilirkişi ücreti, 824,00-TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 18.996,90-TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
4/c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 1.683,10-TL istinaf yoluna başvurma harcı, 415,00-TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 2.098,10-TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 17/09/2026