İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/695 E. 2026/591 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/695
- Karar No
- 2026/591
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/695 Esas KARAR NO : 2026/591
DAVA : 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit) DAVA TARİHİ : 26/08/2025 KARAR TARİHİ : 16/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; keşidecisi müvekkili ...Şti., lehtarı davalı...Şti., hamili davalı...Faktoring A.Ş. olan, ...Bankası ...Şubesine ait 13/02/2025 keşide tarihli, ... seri numaralı ve 440.000,00 TL bedelli çekten dolayı davalı ... A.Ş. tarafından ... 18. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatıldığını, dava konusu çekin mont alımı karşılığında müvekkili tarafından davalı ... Ticaret Ltd. Şti.'ne verildiğini, ancak bu davalı tarafından çek karşılığında teslim edilmesi gereken malların teslim edilmediğini, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu'nun 9/2. maddesi ile 6098 sayılı TBK'nın 188/1. maddesi uyarınca faktoring işlemiyle devralınan alacağın alacağın temliki hükümlerine tabi olduğunu, müvekkilinin lehtara karşı ileri sürebileceği şahsi def'ileri davalı faktoring şirketine karşı da ileri sürebileceğini, 6361 sayılı Kanun'un 9/2. maddesinin kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gerektiğini, bu hükme aykırı şekilde temlik alınan alacak nedeniyle davalı faktoring şirketinin takip hakkının bulunmadığını, dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek; İİK'nın 72/3. maddesi uyarınca icra veznesindeki paranın dava sonuna kadar alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkilinin dava konusu çekten dolayı davalı ...Şti.'ne ve ... 18. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası yönünden davalı ... A.Ş.'ye borçlu olmadığının tespitini, davalıların %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 6361 sayılı Kanun çerçevesinde faaliyet gösteren bir faktoring şirketi olduğunu, faktoring müşterisi .... Şti. ile 05/11/2024 tarihli faktoring sözleşmesi akdedildiğini, davacı tarafından keşide edilen dava konusu çekin, davacı ile ... arasındaki ticari ilişkide 18/11/2024 tarihli ve ... numaralı e-faturaya konu malların satın alınması karşılığında ...'a verildiğini, ... tarafından da müvekkiline ciro ve teslim edildiğini, çekin bankaya ibrazında işlem yapılamaması üzerine ... 18. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını ve takibin kesinleştiğini, takibe itiraz etmeyen davacının borçlu olmadığından bahisle dava açmasının yerinde olmadığını, kambiyo senetlerinin temel ilişkiden mücerret olduğunu, keşidecinin çekte yazılı bedelden sorumlu olduğunu, ciro silsilesinin görünüşte düzgün olduğunu ve müvekkilinin yetkili hamil bulunduğunu, çeki dayanağı fatura, alacak bildirim formu ve çek teslim bordrosu ile faktoring sözleşmesi kapsamında iyiniyetle iktisap ettiğini, 6361 sayılı Kanun'un 9/3. maddesi ile TTK'nın 818/1-e yollamasıyla 687. maddesi uyarınca temel ilişkiden doğan şahsi def'ilerin, bile bile borçlunun zararına hareket etmeyen müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı .... Şti.'nin usulüne uygun tebligata rağmen süresi içinde cevap dilekçesi sunmadığı, HMK'nın 128. maddesi uyarınca dava dilekçesindeki vakıaların tamamını inkâr etmiş sayıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların; davacı ile davalı ...Şti. arasındaki ticari ilişki kapsamında bu davalıya verilen dava konusu çek karşılığında alım satıma konu malların teslim edilmediği ve çekin bedelsiz kaldığı iddiasıyla davacının davalı ... Şti.'ne çekten dolayı borçlu olmadığının tespiti ile, davalı faktoring şirketi yönünden faktoring sözleşmesi kapsamında temlik edilen çeke dayalı olarak başlatılan takip nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti isteminden ibaret olduğu görüldü. DELİLLER; ... 18. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası UYAP üzerinden celp edilmiş; davalı faktoring şirketince 05/11/2024 tarihli faktoring sözleşmesi, alacak bildirim formu, çek teslim bordrosu, çek sureti, 18/11/2024 tarihli ve ... numaralı e-fatura örneği ile faktoring istihbarat/teyit belgeleri dosyaya sunulmuş; davacı tarafından dava şartı arabuluculuk son tutanağı ibraz edilmiştir.Mahkememizin 08/04/2026 tarihli ön inceleme duruşmasında verilen ara karar uyarınca, davacının ve davalı ... Şti.'nin ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş; ara kararda HMK'nın 220 ve 222. maddeleri ile TTK'nın 83. maddesi kapsamındaki ihtaratlar yapılmış, ihtarat davalı ... Dış Ticaret Ltd. Şti.'ne tebliğ yoluyla iletilmiştir. SMM bilirkişi tarafından düzenlenen 07/06/2026 tarihli raporda özetle; faktoring işlem evrakında işleme dayanak belgenin ... tarafından davacı adına düzenlenen 18/11/2024 tarihli, ... numaralı, 1.305.438,75 TL tutarlı e-fatura olduğu, bu fatura için 440.000,00 TL devir tutarı belirlendiği ve dava konusu çekin bu işlem kapsamında yer aldığı; faturanın “Temel Fatura” senaryolu satış faturası olup 2.055 adet mont için KDV hariç 1.186.762,50 TL, KDV dahil 1.305.438,75 TL bedel içerdiği; davacının e-defter sistemine tabi olduğu, 2024/Kasım dönemi e-defter kayıtlarında faturanın alış faturası olarak kaydedildiği, 153.02 Ticari Mallar hesabına 1.186.762,50 TL ve 191.06 İndirilecek KDV hesabına 118.676,25 TL borç, 320.031 ... satıcılar hesabına 1.305.438,75 TL alacak kaydı yapıldığı; davacı tarafından faturanın iade edildiğine, faturaya yazılı olarak itiraz edildiğine veya malların teslim edilmediğine dair ...'a yazılı ihtar gönderildiğine ilişkin bir belge bulunmadığı, bu durumun mali yönden davacı aleyhine değerlendirilmesi gereken bir veri olduğu; buna karşılık ...'un ticari defterlerinin incelenemediği ve dosyada sevk irsaliyesi, teslim tesellüm belgesi, taşıma belgesi veya depo giriş kaydı gibi bağımsız bir teslim belgesinin bulunmadığı; dava konusu çekin davacı defterlerinde çek numarası, vade ve tutar itibarıyla ... cari hesabına mahsup edildiğini gösteren doğrudan bir kaydın tespit edilemediği; davacı kayıtlarında ... ile iki yönlü bir cari ilişki bulunduğu ve 2025 açılışında iki hesap birlikte değerlendirildiğinde davacı lehine net bakiye oluştuğu, ancak bu bakiyenin taraflar arasındaki tüm ticari ilişkiyi yansıttığı; çekin bedelsiz kalıp kalmadığı, def'ilerin faktoring şirketine karşı ileri sürülüp sürülemeyeceği ve menfi tespit koşullarının hukuki değerlendirme kapsamında mahkemenin takdirinde olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili bilirkişi raporuna karşı sunduğu beyan dilekçesinde özetle; faktoring işlemine dayanak faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olduğunun, davacının faturaya itiraz etmeyip iade de etmediğinin raporla sabit olduğunu, çekin davacı defterlerinde çek numarasıyla izlenmemesinin davacının kendi muhasebe eksikliği olduğunu, diğer davalının defter ibraz etmemesinin sonuçlarının müvekkiline yüklenemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davacı vekili bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde özetle; fatura bedeli ile temlik alınan çek bedeli arasında uyumsuzluk bulunduğunu ve davalının faktoring mevzuatına aykırı davrandığını, davalının mevzuata uygun istihbarat çalışması yapıp yapmadığının araştırılmadığını, fatura konusu malların davacıya teslim edildiğinin HMK'nın 200 ve devamı maddeleri kapsamında yazılı belgeyle ispatlanamadığını ileri sürerek yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, faktoring işlemine konu edilerek takibe konulan çek nedeniyle, çekin temel ilişkide karşılığı olan malların teslim edilmediği ve çekin bedelsiz kaldığı iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. İİK'nın 72/1. maddesi uyarınca borçlu, icra takibinden önce veya sonra borçlu olmadığının tespiti için menfi tespit davası açabilir; takibe itiraz edilmemiş ve takibin kesinleşmiş olması menfi tespit davası açılmasına engel değildir. Davalı vekilinin bu yöndeki savunmasına itibar edilmemiştir. Davacı tarafından dava açılmadan önce TTK'nın 5/A maddesi uyarınca arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği de anlaşılmaktadır. Dosyaya yansıyan belgelere göre dava konusu çek; ... Bankası ... Şubesine ait, ... seri numaralı, 13/02/2025 keşide tarihli ve 440.000,00 TL bedelli olup keşidecisi davacı... Dış Ticaret Ltd. Şti., lehtarı davalı ... Şti.'dir. Çek, lehtar tarafından ciro edilerek davalı ... A.Ş.'ye devredilmiş, 13/02/2025 tarihinde bankaya ibrazında karşılıksız işlemi görmüş ve davalı faktoring şirketi tarafından ... 18. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile takibe konulmuştur. Ciro silsilesi şeklen düzenli olup davacı, çek üzerindeki keşideci imzasını ya da zincirdeki herhangi bir imzayı inkâr etmemiştir. Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle davacının faktoring ilişkisi içindeki konumunun belirlenmesi gerekmektedir. Davacı, dava konusu çekin keşidecisi olmakla birlikte aynı zamanda faktoring işlemine dayanak gösterilen 18/11/2024 tarihli ve ... numaralı faturanın alıcısı, yani faktoring müşterisi ...Ltd. Şti.'nin temlik ettiği alacağın borçlusudur. Çek, faktoring müşterisi olan lehtardan doğrudan ciro yoluyla faktoring şirketine geçmiştir. Bu durumda davacı, faktoring şirketi, faktoring müşterisi ve borçludan oluşan üçlü ilişkinin doğrudan tarafıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ...Esas,...Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; 6361 sayılı Kanun'un 9/2. maddesi uyarınca faktoring işlemine konu kambiyo senedindeki alacak sebebe bağlanmakta olup, faktoring işlemi içinde yer alan kambiyo borçlusu, TBK'nın 188/1. maddesi gereğince temlik eden önceki alacaklısına, yani faktoring müşterisine karşı ileri sürebileceği def'i ve itirazları ...şirketine karşı da ileri sürebilir; bu halde 6361 sayılı Kanun'un 9/3. maddesinde öngörülen “bile bile borçlunun zararına hareket etme” koşulu aranmaz. Bu nedenle, davalı faktoring şirketinin iyiniyetli hamil olduğuna ve şahsi def'ilerin kendisine karşı ileri sürülemeyeceğine ilişkin 9/3. madde ile TTK'nın 687. maddesine dayalı savunmasına itibar edilmemiş; davacının lehtara karşı sahip olduğu “malların teslim edilmediği” def'ini davalı ...şirketine karşı da ileri sürebileceği kabul edilmiştir. Aynı karar uyarınca, şahsi def'ilerin faktoring şirketine karşı ileri sürülüp sürülemeyeceğinin tartışılmasından önce, kamu düzenine ilişkin 6361 sayılı Kanun'un 9/2. maddesindeki koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğinin resen incelenmesi gerekmektedir. Anılan hüküm uyarınca faktoring şirketi, kambiyo senedine dayalı olsa bile bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacakları devralamaz ve aynı faturaya dayalı kısmi temliklerin toplamı fatura tutarını aşamaz. Somut olayda faktoring işlemine dayanak gösterilen e-fatura, davacının bizzat kendi e-defter kayıtlarında ...'tan alış faturası olarak yer almakta olup mevcut ve gerçek bir alım satım ilişkisine dayandığı davacı kayıtlarıyla sabittir. Faktoring işleminde belirlenen 440.000,00 TL devir tutarı, 1.305.438,75 TL tutarlı fatura bedelinin altında kalmaktadır. 6361 sayılı Kanun'un 9/2. maddesi, temlik alınan tutarın fatura tutarını aşmamasını aramakta olup çek bedelinin fatura bedeline eşit olmasını şart koşmamaktadır. Bu itibarla davacı vekilinin fatura ile çek bedeli arasında uyumsuzluk bulunduğu ve faktoring işleminin mevzuata aykırı olduğu yönündeki itirazı yerinde görülmemiş; faktoring işleminin 6361 sayılı Kanun'un 9/2. maddesine uygun olduğu ve davalı faktoring şirketinin çekin yetkili hamili bulunduğu sonucuna varılmıştır. Bu aşamadan sonra çözümlenmesi gereken husus, davacının ileri sürdüğü malların teslim edilmediği ve çekin bedelsiz kaldığı def'inin ispatlanıp ispatlanmadığıdır. HMK'nın 190. maddesi uyarınca ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kambiyo senedinin keşidecisi olan davacı, senedin bedelsiz kaldığını ileri sürdüğüne göre bu iddiasını ispatla yükümlüdür; bedelsizlik iddiası, senet metnine karşı ileri sürülen bir iddia olduğundan HMK'nın 200 ve 201. maddeleri uyarınca kural olarak yazılı delille ispat edilmelidir. Öte yandan TTK'nın 21/2. maddesi uyarınca bir faturayı alan kişi, aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içeriği hakkında itiraz etmemişse bu içeriği kabul etmiş sayılır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ... Esas, ... Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; hiçbir tacir kendi defterine aleyhe kayıt düşmeyeceğinden, faturanın alıcının ticari defterlerinde kayıtlı olması, fatura içeriğindeki malın alıcıya teslim edildiğine dair karine oluşturur ve bu karinenin aksini, yani fatura içeriği malların teslim edilmediğini ispat yükü alıcıya aittir. Aynı ilke, keşidecisi olduğu çekler karşılığında malların teslim edilmediğini ileri süren ve fatura kendi defterlerinde kayıtlı bulunan alıcının menfi tespit talebinin reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararının onandığı ... Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin...Esas, ... Karar sayılı kararında da benimsenmiştir. Somut olayda bilirkişi raporu ile; davacının dava konusu faturayı kendi e-defterlerine alış faturası olarak kaydettiği, fatura konusu montların bedelini 153.02 Ticari Mallar hesabına, yani stok hesabına, KDV tutarını 191.06 İndirilecek KDV hesabına borç kaydederek indirim konusu yaptığı, fatura toplamını ise 320.031 ... satıcılar hesabına alacak kaydettiği tespit edilmiştir. Davacının fatura konusu malları kendi stok hesabına alması ve faturadaki KDV'yi indirim konusu yapması, malların kendisine teslim edildiğinin davacı kayıtlarıyla kabulü niteliğindedir. Davacı tarafından faturanın süresinde iade edildiğine, faturaya itiraz edildiğine ya da malların teslim edilmediğine ilişkin satıcıya herhangi bir ihtar gönderildiğine dair bir belge sunulmamış; teslimin gerçekleşmediğini gösteren yazılı bir delil de dosyaya kazandırılmamıştır. Kaldı ki davacı, dava dilekçesinde çekin mont alımı karşılığında ...'a verildiğini bizzat kabul etmiş olup çek ile faturaya konu alım satım ilişkisi arasındaki bağ da davacının kendi beyanıyla ortaya konulmuştur. Davacı vekilinin, fatura konusu malların teslim edildiğinin davalılarca yazılı belgeyle ispatlanamadığı ve dosyada sevk irsaliyesi ya da teslim belgesi bulunmadığı yönündeki itirazı, ispat yükünü tersine çeviren bir yaklaşım olup yerinde değildir. Faturanın davacının usulüne uygun tutulan ticari defterlerinde kayıtlı olmasıyla oluşan teslim karinesi karşısında, teslimin gerçekleşmediğini ispat yükü davacıdadır; bağımsız teslim belgesinin dosyada bulunmaması, davacı aleyhine oluşan bu karineyi kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Davalı .... Şti.'nin ticari defterlerini incelemeye sunmamış olması da sonucu değiştirmemektedir. HMK'nın 220/3. maddesi ile ticari defterlere ilişkin hükümler, ibrazdan kaçınılması halinde mahkemeye durumun gereğine göre takdir yetkisi tanımakta olup, davacının bizzat kendi ticari defterlerinde yer alan ve kendisi aleyhine delil teşkil eden kayıtlar karşısında, karşı tarafın defterlerinin ibraz edilmemesi davacının teslim edilmeme iddiasını ispatlanmış hale getirmez. Aynı şekilde, dava konusu çekin davacı defterlerinde çek numarası ile izlenmemiş olması, davacının kendi kayıt düzenine ilişkin bir husus olup davacı lehine sonuç doğurmaz; davacı, çeki ...'a mont alımı karşılığında verdiğini zaten ikrar etmiştir. Davacı vekilinin yeni bilirkişi raporu alınması talebi yönünden ise; hükme esas alınan bilirkişi raporunun, mahkemece belirlenen görev kapsamında davacının e-defter kayıtları, faktoring işlem evrakı ve e-fatura üzerinde yapılan incelemeye dayalı, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, davacı itirazlarının maddi tespitlere değil hukuki değerlendirmeye yönelik bulunduğu anlaşılmakla HMK'nın 266 ve 281. maddeleri uyarınca yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına gerek görülmemiş ve talep reddedilmiştir. Rapor, yukarıda açıklanan hukuki değerlendirmeler çerçevesinde hükme esas alınmıştır. Yukarıda açıklanan gerekçelerle, davacı ile davalı ...Şti. arasında dava konusu çekin verilmesine dayanak teşkil eden gerçek bir alım satım ilişkisinin bulunduğu, faktoring işleminin 6361 sayılı Kanun'un 9/2. maddesine uygun olarak gerçekleştirildiği, davacının faktoring ilişkisinin doğrudan tarafı olarak şahsi def'ilerini davalı faktoring şirketine karşı da ileri sürebileceği, ancak davacının kendi ticari defterlerinde kayıtlı faturaya konu malların teslim edilmediğine ve çekin bedelsiz kaldığına ilişkin iddiasını, aleyhine oluşan karinenin aksini gösterecek şekilde yazılı delille ispatlayamadığı anlaşılmıştır. Teslim edilmeme def'inin ispatlanamamış olması, bu def'iyi ilk muhatabı olan lehtar... Ltd. Şti.'ne karşı da ileri sürmeyi imkânsız kıldığından, dava her iki davalı yönünden de sübut bulmamıştır. Bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir. Davacının İİK'nın 72/5. maddesine dayalı kötüniyet tazminatı talebi, davanın reddedilmiş olması nedeniyle yasal koşulları oluşmadığından reddedilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 732,00 TL maktu red harcının peşin alınan 8.118,71TL harçtan mahsubu ile artan 7.386,71 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 76.064,55.TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılardan ... A.Ş.'ne verilmesine, 4-Arabuluculuk ücreti olan 4.700,00TL’nin davacıdan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 5-Davalılar tarafından yargılama gideri yapılmadığından takdirine yer olmadığına, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/09/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır