İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/116 E. 2026/599 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/116
- Karar No
- 2026/599
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/116 Esas KARAR NO : 2026/599
DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 12/02/2025 KARAR TARİHİ : 17/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davalı şirket arasında 31/01/2023 tarihli, üç yıl süreli Finansmaaş Sözleşmesi imzalandığını, davalının sözleşmenin yürürlüğü süresince her ay toplam 50 personelinin maaş ödemelerini müvekkili banka aracılığıyla yapmayı taahhüt ettiğini, sözleşme gereğince müvekkili banka tarafından davalının hesabına 15/02/2023 tarihinde fatura karşılığı promosyon ödemesi yapıldığını, davalının aylık personel maaş ödeme taahhüdü dahil sözleşmeden doğan taahhütlerini ihlal etmesi üzerine ... 47. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile sözleşmenin 17. maddesi uyarınca feshedildiğini ve müvekkili bankanın kısa vadeli kredilere uyguladığı faiz oranı üzerinden işleyen faizi ile birlikte toplam 2.947.949,00 TL'nin 3 gün içinde ödenmesinin ihtar edildiğini, ihtarnamenin davalıya 09/08/2024 tarihinde tebliğ edildiğini, ödeme yapılmaması üzerine ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile 18/12/2024 tarihinde icra takibi başlatıldığını, davalının borca itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının itirazında takip dayanağı sözleşmedeki imzayı inkar etmediği gibi borcu ödediğine dair herhangi bir belge de sunmadığını, dava şartı arabuluculuk sürecinin anlaşmama ile sonuçlandığını, sözleşmenin 13. maddesi uyarınca İstanbul (Merkez) Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili olduğunu, sözleşmenin 17. maddesinde davalının taahhütlerinden herhangi birini ihlal etmesi halinde 1.310.000,00 TL'nin sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren müvekkilinin o tarihte kısa vadeli kredilere uyguladığı faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte 3 iş günü içinde ödeneceğinin, 11. maddesinde ise her türlü vergi ve masrafın davalıya ait olacağının kararlaştırıldığını, bu doğrultuda 1.310.000,00 TL promosyon iadesi, müvekkilinin ihlal tarihinde kısa vadeli kredilere uyguladığı aylık %6,24 oran üzerinden işleyen 1.880.112,00 TL faiz, BSMV, damga vergisi ve ihtarname masrafı ile birlikte toplam 3.278.441,63 TL üzerinden takip başlatıldığını, itirazın haksız olup takibi sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptaline, takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafa dava dilekçesi usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesine rağmen davalı taraf süresi içinde cevap dilekçesi sunmamış ve duruşmalara katılmamış olup, HMK'nın 128. maddesi uyarınca davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkar etmiş sayılmıştır. Davalı vekili, icra dosyasına sunduğu 26/12/2024 tarihli itiraz dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin alacaklıya herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkili şirketin merkezinin Ankara'da bulunması nedeniyle takibin ... İcra Dairelerinde yapılması gerektiğini ileri sürerek icra dairesinin yetkisine, borca, takip dayanağı belgelere, faize ve tüm fer'ilerine itiraz etmiştir. DELİLLER: ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının UYAP'tan eklenmiş, davacı tarafından 31/01/2023 tarihli Finansmaaş Sözleşmesi (Özel Sektör), davalı tarafından düzenlenen ... numaralı promosyon faturası, 15/02/2023 tarihli promosyon ödeme dekontu, ... 47. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile tebliğ şerhi ve noterlik makbuzu dosyaya sunulmuş; mahkememizce davacı bankaya yazılan müzekkereye cevaben davalının personel maaş ödemelerine ilişkin hesap hareketleri ve kayıtlar dosyaya gönderilmiştir Davaya konu takip dosyası incelendiğinde; davacı bankanın davalı aleyhine 1.310.000,00 TL asıl alacak, 1.880.112,00 TL işlemiş faiz, 77.657,00 TL BSMV, 1.906,89 TL ihtarname masrafı, 354,17 TL reeskont faizi, 2.098,22 TL damga vergisi, 389,71 TL damga vergisi işlemiş faizi, 4.995,76 TL KDV ve 927,88 TL KDV işlemiş faizi olmak üzere toplam 3.278.441,63 TL alacağın; asıl alacağa takip tarihinden itibaren aylık %6,24 (yıllık %74,88) oranında temerrüt faizi ve faizin BSMV'si, diğer alacak kalemlerine avans faizi ile birlikte tahsili amacıyla 18/12/2024 tarihinde genel haciz yoluyla ilamsız icra takibine geçtiği, ödeme emrinin borçluya 19/12/2024 tarihinde UETS üzerinden tebliği üzerine borçlu vekilinin 26/12/2024 tarihli dilekçesiyle süresi içinde icra dairesinin yetkisine, borca ve tüm fer'ilerine itiraz ettiği, İcra Müdürlüğü'nün 27/12/2024 tarihli kararı ile takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın İİK'nın 67. maddesinde öngörülen bir yıllık süre içinde 12/02/2025 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. Davalının icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı bakımından ise; tacir olan taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 13. maddesinde sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda İstanbul (Merkez) Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili olduğu kararlaştırılmış olup, HMK'nın 17. maddesi uyarınca geçerli olan bu yetki sözleşmesi karşısında icra dairesinin yetkisine yapılan itiraz mahkememizin 16/10/2025 tarihli ara kararı ile reddedilmiştir. Mahkememizin 16/10/2025 tarihli ön inceleme duruşmasında, uyuşmazlığın 31/01/2023 tarihli finansmaaş sözleşmesinin feshine dayalı olarak talep edilen alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerinin sübut ve miktarı noktasında toplandığı tespit edilmiş, davalının icra dairesinin yetkisine yönelik itirazının sözleşmenin 13. maddesindeki yetki şartı gereği reddine karar verilmiş ve tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller ve ön incelemede tespit edilen hususlar gözetilerek banka kayıtları ve davalının defter ve belgeleri üzerinde davacının sözleşmenin feshinin haklı nedene dayalı olup olmadığı ve sözleşmenin 17. maddesine göre takibe konu alacağın sübut ve miktarı hususunda inceleme yapılmak üzere dosyanın bankacılık işlemleri uzmanı bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Mahkememizce alınan 10/04/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; " davacı bankanın 2020-2023 yıllarına ait ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve davacı lehine delil niteliğine haiz olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 12. maddesinde banka kayıtlarının HMK'nın 193. maddesi uyarınca delil sözleşmesi niteliğinde kabul edildiği; "1- Taraflar arasında imzalanan 31/01/2023 tarihli sözleşmeye göre, üç yıl süre ile personel maaş ödemelerinin davacı banka aracılığıyla yapılması karşılığı davacı bankanın davalı şirkete 1.310.000,00 TL promosyon ödemesinde bulunduğu, 2- Sözleşmenin 16 ve 17. maddelerinde, sözleşmenin davalı tarafından ihlali halinde, ödenen 1.310.000,00 TL'nin sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren bankanın o tarihte kısa vadeli kredilere uyguladığı faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte, üç gün içinde bankaya ödeneceğinin davalı tarafından kabul edildiği, 3- Davalının sözleşmenin ilk 18 ayında sözleşmeye uyduğunu, daha sonra ise uymadığını zımni olarak kabul ettiği anlaşıldığından, davacı bankanın 09/08/2024 tarihinde sözleşmeyi feshederek ödediği bedelin faizi ile birlikte iadesi talebinde bulunduğu," davalının sözleşmeye uymamasını haklı kılacak bankadan kaynaklanan bir nedenin bulunmadığı ve Ağustos 2024 tarihinden itibaren sözleşmeyi ihlal ettiği; "4- Takip tarihi 18/12/2024 itibariyle," sözleşmenin imzalandığı 31/01/2023 tarihinde emsal nitelikteki kredilere fiilen uygulanan yıllık %40,20 (aylık %3,35) faiz oranı üzerinden yapılan hesaplamaya göre davacı alacağının 1.310.000,00 TL asıl alacak, 989.757,04 TL işlemiş faiz, 49.487,85 TL BSMV, 1.906,89 TL ihtarname masrafı, 2.098,22 TL damga vergisi ve 4.995,76 TL KDV olmak üzere toplam 2.358.245,76 TL olduğu, reeskont faizi ile damga vergisi ve KDV kalemlerine talep edilen işlemiş faizlerin dayanağının bulunmadığı, raporun benimsenmesi halinde fazlaya ilişkin 920.195,87 TL'nin reddinin gerektiği, "5- Davalı şirketin tacir sıfatı bulunduğu," TTK'nın 22. maddesi karşısında cezai şartın tenkisinin ancak borçlunun ekonomik mahvına sebep olacağı hallerde gündeme gelebileceği, tenkis gündeme gelirse kalan süre yöntemine göre (1.310.000,00 TL x 18/36 =) 655.000,00 TL indirim yapılabileceği, oranın nihai takdirinin mahkemeye ait olduğu, "6- Alacağın likit bulunmasına göre İİK 67. maddeye göre inkar tazminatının mahkemenin takdirinde olduğu" bildirilmiştir. Davacı vekili, bilirkişi raporuna karşı sunduğu 24/04/2026 tarihli beyan ve itiraz dilekçesinde özetle; sözleşmenin 17. maddesindeki "o tarihte" ibaresinden kastın ihlal tarihi olduğunu, sözleşmenin hangi tarihte ihlal edileceği imza tarihinde belli olmadığından bu ibare ile ihlal tarihine atıf yapıldığını, imza tarihindeki oranın uygulanması amaçlansaydı bu oranın sözleşmeye yazılacağını, ihlal tarihinde müvekkili bankanın kısa vadeli kredilere uyguladığı faiz oranının aylık %6,24 olduğunu, ihtarname masrafı, damga vergisi ve KDV tutarlarına da faiz işletilmesi gerektiğini, sözleşmenin 17. maddesinin cezai şart değil promosyon bedelinin faiziyle iadesine ilişkin olduğunu ve hakkaniyet indirimi yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek ihlal tarihindeki faiz oranı üzerinden ek rapor alınmasını talep etmiştir. Mahkememizin 07/05/2026 tarihli duruşmasında verilen ara karar ile bilirkişi raporuna yapılan itirazların değerlendirilmesi bakımından ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Bilirkişi tarafından düzenlenen 09/06/2026 tarihli ek raporda özetle; takip tarihi itibariyle terditli olarak iki ayrı hesaplama yapıldığı, (A) seçeneğinde kök rapordaki yıllık %40,20 oran üzerinden 2.358.245,76 TL alacak hesaplandığı; (B) seçeneğinde ise davacı bankanın sözleşmenin ihlal edildiği 09/08/2024 tarihinde emsal nitelikteki kısa vadeli kredilere fiilen uyguladığı faiz oranının yıllık %74,88 (aylık %6,24) olduğunun kabulü halinde, takip tarihi itibariyle 1.310.000,00 TL asıl alacak, 1.869.212,80 TL işlemiş faiz, 93.460,64 TL BSMV, 1.906,89 TL ihtarname masrafı, 2.098,22 TL damga vergisi ve 4.995,76 TL KDV olmak üzere toplam 3.281.674,31 TL alacak hesaplandığı, ancak BSMV kaleminde talep edilen 77.657,00 TL ile sınırlı kalınarak talep edilmesi gereken toplam alacağın 3.265.870,67 TL olduğu ve bu seçenekte fazlaya ilişkin 12.570,96 TL'nin reddinin gerektiği; sözleşmenin 11. maddesinde her türlü vergi ve masrafın ödenmesinin taahhüt edildiği, ancak işletme gideri niteliğinde ödenen vergi ve masraflara ayrıca faiz tahakkuk ettirileceğine ilişkin bir düzenleme bulunmadığından bu kalemlere işlemiş faiz hesaplanmadığı; hakkaniyet indirimi hususunun hukuki değerlendirmesinin mahkemenin takdirinde olduğu bildirilmiştir. Davacı vekili ek rapora karşı sunduğu 23/06/2026 tarihli dilekçesinde, ek raporun 4-B bendindeki hesaplama doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı bankanın, taraflar arasındaki 31/01/2023 tarihli Finansmaaş Sözleşmesinin davalı tarafından ihlali nedeniyle sözleşmenin 17. maddesi uyarınca peşin ödenen promosyon bedelinin faizi ve fer'ileri ile birlikte iadesi talebiyle başlatılan ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Taraflar arasında 31/01/2023 tarihinde imzalanan Finansmaaş Sözleşmesinin 5. maddesinde davalının sözleşmenin yürürlüğü süresince her ay toplam 50 personelinin maaşını davacı banka aracılığıyla ödemeyi, 16. maddesinde davacı bankanın bu taahhüdün tam ve eksiksiz yerine getirilmesi şartıyla davalıya 1.310.000,00 TL'yi KDV dahil fatura karşılığı ödemeyi, 18. maddesinde sözleşmenin ilk maaş ödemesinin gerçekleştiği tarihten itibaren 3 yıl süreyle yürürlükte kalacağı kararlaştırılmıştır. Sözleşmenin 17. maddesinde ise; "Kurumun, bu Sözleşme ve bilcümle eklerinde yazılı taahhütlerinden herhangi birini, gününde ve tam olarak yerine getirmemesi veya Sözleşme süresi içinde Sözleşme'nin uygulanmasını fiilen durdurması, vazgeçmesi ya da Sözleşme'yi süresinden önce feshetmesi halinde ... Kurum, Banka'nın fazlaya dair zararlarını talep hakkı saklı kalmak kaydıyla, söz konusu durumun meydana geldiği günü takip eden 3 (üç) iş günü içerisinde 1.310.000,00 TL'nin tamamının 16. Madde kapsamında Sözleşme'nin imzalandığı tarihten itibaren Banka'nın o tarihte kısa vadeli kredilere uyguladığı faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte, herhangi bir ihtara, ihbara gerek kalmaksızın ve herhangi bir itiraz ve def'i iddiasında bulunmaksızın derhal Banka'ya ödemeyi taahhüt eder." hükmüne yer verilmiştir. Davacı banka tarafından, davalının düzenlediği ... numaralı faturaya istinaden 1.310.000,00 TL KDV dahil promosyon bedelinin, KDV'nin 1/2'si tevkif edilmek suretiyle 1.210.084,75 TL olarak 15/02/2023 tarihinde davalının hesabına ödendiği bilirkişi raporu ve dosyaya sunulan dekont ile sabittir. Davalı, sözleşme altındaki imzasını ve promosyon bedelini aldığını inkar etmemiş; sözleşmeden doğan maaş ödeme yükümlülüğünü eksiksiz yerine getirdiğine ya da sözleşmeye uymamasını haklı kılacak bankadan kaynaklanan bir nedene ilişkin herhangi bir iddia ve delil ileri sürmemiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 12. maddesi ile HMK'nın 193. maddesi kapsamında delil sözleşmesi niteliğinde kabul edilen banka kayıtları ve bilirkişi incelemesi ile, davalının sözleşmenin ilk 18 ayında taahhüdüne uyduğu, ancak Ağustos 2024 tarihinden itibaren personel maaş ödemelerini davacı banka aracılığıyla yapmayarak sözleşmeyi ihlal ettiği anlaşılmıştır. Bu durumda sözleşmenin 17. maddesinde öngörülen ödeme borcu, ihtar ve ihbara gerek kalmaksızın muaccel hale gelmiş olup, davacı banka ayrıca ... 47. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile sözleşmeyi feshederek ödenen bedelin faiziyle birlikte iadesini talep etmiş, 09/08/2024 tarihinde tebliğ edilen bu ihtarnameye davalı tarafından herhangi bir itirazda bulunulmamıştır. Bu itibarla davacının sözleşmenin 17. maddesine dayalı olarak promosyon bedelinin iadesini talep etmekte haklı olduğu sonucuna varılmıştır. Bilirkişi raporlarında sözleşmenin 17. maddesindeki ödeme yükümlülüğü cezai şart olarak nitelendirilerek TBK'nın 182. maddesi çerçevesinde kalan süre yöntemine göre örnek bir indirim hesabı yapılmış ise de; anılan hüküm, davacı bankanın davalının üç yıllık maaş ödeme taahhüdü karşılığında peşin olarak ödediği promosyon bedelinin, taahhüdün ihlali halinde faiziyle birlikte iadesini düzenlemektedir. Davacı her ne kadar fesih ihtarı içeriğinde finans sözleşmesinin 17. Maddesi uyarınca cezai şart bedelini istediğini belirtmiş ise de gerek dava dilekçesinde gerekse 24/04/2026 tarihli dilekçesinde talebinin sözleşmenin 17. Maddesine dayalı olarak davalıya ödenen promosyon bedeline ilişkin olduğu, sözleşmenin 17. Maddesi ile davalının müvekkili bankadan aldığı promosyon bedelini faiziyle ödeyeceğini taahhüt ettiği, sözleşmenin 17. Maddesinin cezai şart olarak yorumlanamayacağını belirtmiştir. Taraflar arasındaki finansmaaş sözleşmesinin 17. Maddesinin incelenmesinde seçenekli olarak taahhütlerin yerine getirilmemesi veya sözleşmenin uygulanmasının fiilen durması ya da sözleşmeyi süresinden önce feshetmesi halinde yahut maaş ödemesinin yapılacağı personel sayısının düşmesi durumlarında 1.310.000,00 TL' nin bankaya ödeneceği taahhüt edilmiş olup; davacının talebinin de sözleşme promosyon bedeline ilişkin olduğu dikkate alındığında davacı talebinde haklı görülmüştür. Sözleşmenin 17. maddesinde öngörülen faizin hangi tarihteki oran üzerinden hesaplanacağı noktasında uyuşmazlık bulunmakta olup, kök raporda, faize esas tarihin sözleşmeye uyulmadığı belirtilen ihtarname tarihi olan 09/08/2024 olduğu değerlendirilmekle birlikte, hesaplamada sözleşmenin imzalandığı 31/01/2023 tarihinde uygulanan yıllık %40,20 oran esas alınmış; ek raporda ise ihlal tarihindeki yıllık %74,88 oran üzerinden de terditli hesaplama yapılmıştır. TBK'nın 19. maddesi uyarınca bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradeleri esas alınır. Sözleşmenin 17. maddesi bütün olarak değerlendirildiğinde; ödeme borcunun "söz konusu durumun meydana geldiği günü takip eden 3 iş günü içerisinde" doğacağı, faizin başlangıç tarihinin "Sözleşme'nin imzalandığı tarihten itibaren" şeklinde ayrıca belirlendiği, faiz oranının ise sabit bir rakama değil "Banka'nın o tarihte kısa vadeli kredilere uyguladığı faiz oranı" şeklinde değişken bir ölçüte bağlandığı görülmektedir. Faizin başlangıç tarihi ile faiz oranının belirlenmesine esas tarih hükümde ayrı ayrı düzenlenmiş olup, imza tarihindeki oran taraflarca imza anında bilinebilir ve sözleşmeye rakamla yazılabilir durumda iken bunun yerine değişken bir atıf tercih edilmesi, oranın imza anında henüz belli olmayan bir tarihe, yani ihlal ve buna bağlı iade borcunun doğduğu tarihe göre belirlenmesinin amaçlandığını göstermektedir. Hükmün amacı da, peşin ödenen promosyon bedelinin iadesinde bankanın iade tarihindeki fon maliyetinin karşılanmasına yöneliktir. Yorum yoluyla hükmün anlamı bu şekilde açıklığa kavuştuğundan, TBK'nın 23. maddesindeki düzenleyen aleyhine yorum kuralının uygulanmasını gerektiren giderilemeyen bir belirsizlik de bulunmamaktadır. Bunun yanında davacı banka, 09/08/2024 tarihli ihtarname ile de kısa vadeli kredilere uyguladığı faiz oranı üzerinden hesaplanan toplam 2.947.949,00 TL'yi talep etmiş, davalı buna itiraz etmemiş; yargılama sırasında da faiz oranına ilişkin herhangi bir savunmada bulunmamıştır. TTK'nın 8/1. maddesi uyarınca ticari işlerde faiz oranı serbestçe kararlaştırılabileceğinden, mahkememizce sözleşmenin 17. maddesinde kastedilen oranın davacı bankanın ihlal tarihi olan 09/08/2024 tarihinde emsal nitelikteki kısa vadeli kredilere fiilen uyguladığı yıllık %74,88 (aylık %6,24) oran olduğu kabul edilmiş ve bilirkişinin (A) seçeneğine üstünlük tanıyan görüşüne bu gerekçelerle itibar edilmeyerek ek raporun (B) seçeneğindeki hesaplama hükme esas alınmıştır. Sözleşmenin 11. maddesi uyarınca sözleşmenin imzalanması ve uygulanmasından doğan her türlü vergi ve masraf davalıya ait olduğundan, davacı banka tarafından ödenen 2.098,22 TL damga vergisi, 4.995,76 TL KDV ve 1.906,89 TL ihtarname masrafı ile faizin gider vergisi olan BSMV'nin davalı tarafından karşılanması gerekmektedir. Ancak anılan maddede bu vergi ve masraflara ayrıca faiz işletileceğine dair bir düzenleme bulunmadığı gibi, davacı tarafından bu kalemler bakımından takip öncesi dönem için talep edilen 354,17 TL reeskont faizi, 389,71 TL damga vergisi işlemiş faizi ve 927,88 TL KDV işlemiş faizinin dayanağı da ortaya konulamamıştır. Bu nedenle ek raporda da belirtildiği üzere söz konusu işlemiş faiz kalemleri yönünden talep reddedilmiştir. Açıklanan nedenlerle, davalının ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 1.310.000,00 TL asıl alacak, 1.869.212,80 TL işlemiş faiz, 77.657,00 TL BSMV, 1.906,89 TL ihtarname masrafı, 2.098,22 TL damga vergisi ve 4.995,76 TL KDV olmak üzere toplam 3.265.870,67 TL üzerinden devamına, 10.899,20 TL işlemiş faiz farkı, 354,17 TL reeskont faizi, 389,71 TL damga vergisi işlemiş faizi ve 927,88 TL KDV işlemiş faizinden oluşan fazlaya ilişkin toplam 12.570,96 TL yönünden talebin reddine karar verilmiştir. Dava, İİK'nın 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi taraflar arasındaki yazılı sözleşmede miktarı ve faiz ölçütü belirlenmiş olan alacağın tahsiline yönelik olduğundan, alacak borçlu tarafından bilinebilir ve hesaplanabilir, bir başka deyişle likit niteliktedir. Alacağın miktarının bilirkişi incelemesi ile belirlenmiş olması likit olma niteliğini ortadan kaldırmayacağından, hükmedilen 3.265.870,67 TL alacağın %20'si oranında 653.174,13 TL icra inkar tazminatının İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı takip dosyasına davalının itirazının kısmen iptali ile takibin; 1.310.000,00 TL asıl alacak, 1.869.212,80 TL işlemiş faiz, 77.657,00 TL BSMV, 1.906,89 TL ihtarname masrafı, 2.098,22 TL damga vergisi, 4.995,76 TL KDV olmak üzere toplam 3.265.870,67 TL olarak takip talebindeki koşullarla devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Hükmedilen alacak üzerinden % 20 olarak hesap edilen 653.174,13 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Kabul edilen alacak talebi yönünden; karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 223.091,62TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 39.595,38 TL harcın mahsubu ile bakiye 183.496,24 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan toplam 40.298,28 TL (39.595,38 TL peşin harç, 615,40 TL BVH ve 87,50 TL vekalet harcı) harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 17.083,00 TL (17.000,00 TL bilirkişi ücreti, 135,00TL tebliğler ve posta) yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranına göre 17.017,49 TL'sının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacının üzerinde bırakılmasına, 6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 466.563,19 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00 TL'nin davadaki kabul ve red oranına göre 4.586,20 TL'sının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, bakiyenin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda; 6100 sayılı HMK'nun 342. ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile veya HMK 348. maddesi gereğince istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize verecekleri bir cevap dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri cevap dilekçesi ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/09/2026
Başkan e-imzalı Üye e-imzalı Üye e-imzalı Katip e-imzalı