Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1605 E. 2026/2065 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1605
- Karar No
- 2026/2065
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/1605 KARAR NO : 2026/2065
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN ARA KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30/07/2026 NUMARASI : 2026/803 Esas DAVA : MENFİ TESPİT KARAR TARİHİ : 30/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 30/09/2026
İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/803 Esas null/null Karar sayılı dava dosyasından yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı ... Şirketi arasında reklam hizmetlerine ilişkin sözleşme imzalandığını, sözleşme kapsamında toplam 3.570.000,00-TL bedelli çeklerin davalıya teslim edildiğini, ancak davalı şirketin sözleşmeden kaynaklanan reklam ve tanıtım hizmetlerini gereği gibi yerine getirmediğini, eksikliklerin giderilmesi amacıyla noter ihtarnameleri gönderilmesine rağmen yükümlülüklerin yerine getirilmemesi üzerine sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, çeklerin iadesinin talep edildiğini ve bu amaçla iade faturası düzenlenerek ihtarname gönderildiğini, buna rağmen çeklerin iade edilmediğini, davacının dava konusu ettiği çeklerin davalı .... Şirketi'ne devredilmiş olmasının temel borç ilişkisine dayalı savunmaları ortadan kaldırmayacağını, çekin bedelsiz kaldığını ve davacının çek nedeniyle davalılara borçlu olmadığını ileri sürmekle, dava konusu çekin üçüncü kişilere devrinin ve tahsilinin tedbiren önlenmesine, davacının çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, çek aslının kararın kesinleşmesi üzerine davacıya iadesine, ödeme yapılması halinde bedelin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte istirdadına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: MAHKEMECE: "...İhtiyati tedbir, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. ila 399. maddeleri arasında düzenlenmiş olup, aynı yasanın 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartlarına yer verilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. maddesine göre "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir". Anılan maddeye göre öncelikle mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden endişe edilmesi hallerinde ihtiyati tedbir kararı alınabilecektir. Mevcut durumda meydana gelebilecek değişmeyle kastedilen taraflar arasında çekişmeli olan veya yargılama konusunu oluşturan şey ya da hak üzerindeki değişimlerdir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389/1.maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı uyuşmazlık konusu hakkında verilebilecektir. Buna göre çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan şey ya da hak, aynı zamanda ihtiyati tedbirin konusunu da oluşturacaktır. Dava konusu yapılmayacak veya yapılmamış olan şey veya hak hakkında ihtiyati tedbir kararı verilemeyecektir. Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturacaktır. Kanun, "uyuşmazlık konusu hakkında" diyerek bu hususa vurgu yapmıştır. İhtiyati tedbir öğretide “…kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca, davacı veya davalının (dava konusu ile ilgili olarak) hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte, geniş veya sınırlı olabilen hukuki korumadır.” şeklinde tarif edilmiştir. Anılan tariften de anlaşılacağı üzere ihtiyati tedbirin diğer fonksiyonları yanında davanın devamı sırasında ve verilecek hükmün kesinleşmesine kadar olan süreç içerisinde dava konusu şey üzerinde yeni bir takım ihtilafların çıkmasını da önleyici niteliği itibariyle geçici bir hukuki korumadır. İhtiyati tedbir kararına itiraz 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 394/2.maddesinde; ''İhtiyati tedbirin uygulanması sırasında karşı taraf hazır bulunuyorsa, tedbirin uygulanmasından itibaren; hazır bulunmuyorsa tedbirin uygulanmasına ilişkin tutanağın tebliğinden itibaren bir hafta içinde, ihtiyati tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak, kararı veren mahkemeye itiraz edebilir.'' şeklinde düzenlenmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 391/3. ve 394/5. maddelerinde ihtiyati tedbire dair belirtilen (ilk derece) mahkeme kararlarına karşı kanun yoluna başvurulabileceği öngörülmüş; bu kanun yolunun ne anlama geldiği ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/1. maddesinde "ilk derece mahkemelerinden verilen ... ihtiyati tedbir ... taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir." hükmü ile istinaf olarak açıkça belirtilmiştir. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72/3.maddesinde ise; ''İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.'' şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu çek nedeniyle davacı tarafından menfi tespit davası açıldığı, dava dilekçesi ve sunulan belgeler kapsamında çekin temelini oluşturan hukuki ilişkiye ilişkin uyuşmazlığın bulunduğu, çekin davalı ....Şirketi tarafından ibraz edilmesi halinde davacı yönünden telafisi güç imkansız zararların doğabileceği, buna karşılık çekin ciro ve devrinin önlenmesine yönelik istemin kambiyo senetlerinin tedavül kabiliyeti dikkate alındığında, davacının ihtiyati tedbir isteminin kısmen kabulü ile dava konusu edilen çekin davalı .... Şirketi tarafından ibraz edilmesi halinde ödenmemesi yönünde tedbir kararı verilmesine, çekin ciro ve devrinin önlenmesi isteminin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun kambiyo senetlerine ilişkin hükümlerine uygun olmadığı anlaşılmakla reddine, dava konusu edilen çeke ilişkin 27/07/2026 tarih ve saat 18.16'dan sonra açılacak icra takiplerinin durdurulmasına ve çek hakkında "karşılıksızdır" işlemi yapılmamasına yönelik taleplerin de ihtiyati tedbirin kapsamını aşması nedeniyle bu aşamada yerinde olmadığı anlaşılmakla, ihtiyati tedbir isteminin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. '' gerekçesi ile; Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile, 1-Davacı vekilinin ihtiyati tedbir isteminin yalnızca davalı ... Şirketi yönünden KABULÜ İLE, Dava ve talep konusu; .... Bankası A.Ş. .../Muğla Şubesine ait, 22.08.2026 keşide tarihli, 1913470 seri numaralı ve 666.000,00 TL bedelli çekin %15'i oranındaki teminat miktarı olan 99.900,00-TL nakit teminatın mahkememiz veznesine yatırılması veya müddetsiz banka teminat mektubunun mahkememize ibraz edilmesi halinde dava sonuna kadar; Yalnızca davalı 772136....vergi kimlik numaralı .... Şirketi tarafından çekin bankaya ibrazı halinde ödenmemesi hususunda ÖDEME YASAĞI KONULMASINA, 2-İşbu ödeme yasağı ve tedbir kararının sadece karşı taraf davalı .. .. .Şirketi yönünden geçerli olmasına, söz konusu çekin üçüncü kişiler tarafından ibrazı halinde uygulanmamasına, 3-Teminat bedeli mahkememiz veznesine yatırıldığı veya teminat bedelini içeren müddetsiz bir banka teminat mektubu mahkememize ibraz edildiği takdirde dava konusu çeke ilişkin 27/07/2026 tarih ve saat 18.16'dan sonra açılacak icra takiplerinin DURDURULMASINA, 4-Çekin ciro ve devrinin önlenmesine ilişkin ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE, 5-Çek hakkında "karşılıksızdır" işlemine dair talebin REDDİNE, " şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İhtiyati tedbir talebinin kabulüyle, İİK’nın 72/2. maddesi uyarınca dava konusu çek bedelinin yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere Mahkemenizce belirlenecek teminat karşılığında, .... Bankası A.Ş...../Muğla Şubesine ait, 1913470 seri numaralı, 22.08.2026 keşide tarihli ve 666.000,00 TL bedelli çekin davalılar tarafından üçüncü kişilere ciro ve devrinin önlenmesini, çekin bankaya ibrazının ve tahsilinin tedbiren durdurulmasını, çeke dayanılarak kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatılmasının veya başlatılmış bir takip bulunması hâlinde takibin durdurulmasını, ....Bankası A.Ş.../Muğla Şubesine müzekkere yazılarak çek bedelinin davalılara ödenmemesine ve dava sonuna kadar bloke edilmesini, çekin ibrazı hâlinde davacı hakkında “karşılıksızdır” işlemi yapılmamasına, Mahkemenizce çekin ibrazının tamamen önlenmesi uygun görülmezse çek bedelinin davalılara ödenmeyerek bankada veya Mahkemenizce belirlenecek hesapta bloke edilmesini, davacı, davalı ....’e teslim ettiğini çeklerin davalı ... A.Ş.’ye ciro edildiğini daha sonra öğrendiğini, 6098 Sayılı TBK'nun 188/1. maddesi uyarınca, borçlu bu savunmasını temlik alan durumundaki faktoring şirketine karşı da ileri sürebilir. 6361 Sayılı Kanun'un 9/3 maddesi hükmü, faktoring işleminin yukarıda belirtilen tarafları dışındaki kambiyo borçluları bakımından uygulanacak bir hüküm olduğunu, somut olayda ise, taraflar yukarıda ifade bulduğu üzere faktoring işleminin içinde yer aldıklarından ve faktoring işleminin tarafları dışında kalan sırf kambiyo borçlusu durumunda herhangi bir kişi mevcut olmadığından olayda 6361 Sayılı Kanun'un 9/3 maddesi hükmünün uygulanabilirliği bulunmadığını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.03.2022 tarihli, 2019/19-259 Esas ve 2022/426 Karar sayılı ilamında da; faktoring işleminin tarafları arasındaki uyuşmazlıklarda alacağın devrine ilişkin hükümlerin uygulanacağını, borçlunun devredene karşı sahip olduğu savunmaları faktoring şirketine karşı da ileri sürebileceğini ve 6361 sayılı Kanun’un 9/3. maddesinin faktoring ilişkisine yabancı kambiyo borçluları bakımından hüküm ifade ettiğinin kabul edildiğini, kısmen reddi yönündeki kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Talep ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar res'en gözetilerek ve yine HMK 357/1.maddesindeki, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf incelemesi sırasında dinlenemez ve yeni delillere dayanılamaz hükmü çerçevesinde yapılmıştır. Davacı vekilince, davalılardan .... şirketi ile reklam ajansi hizmetlerinin sunulması için sözleşme imzalandığı, bu sözleşmeye binaen avans çekleri verildiği, davalı şirketin edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle sözleşmenin feshedildiği, eldeki davaya konu çekin davalı ....A.Ş.’ye ciro edildiği beyanı ile İİK 72/2 maddesi gereğince çekin 3. Kişiler tarafından devrinin ve ciro edilmesinin önlenmesi, çekin bankaya ibrazının ve tahsilinin tedbiren durdurulması takip başlatılması halinde takibin tedbiren durdurulması bankaya müzekkere yazılarak çek bedelini davalılara ödenmesinin tedbiren durdurulması ve dava sonuna kadar bloke edilmesi talep edilmiştir Mahkemece, ihtiyati tedbir isteminin yalnızca davalı ... ..Şirketi yönünden kabulüne, ... şirketi yönünden reddine karar verilmiştir. Karara karşı talebin ... şirketi yönünden kabul edilmesi gerektiği yönüyle istinaf yoluna başvurulmuştur. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, aleyhine ihtiyati haciz talep edilen .... şirketi yönünden yaklaşık ispat koşullarının sağlanamadığının anlaşılmasına göre davacı vekilinin tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/07/2026 tarih ve 2026/803 Esas sayılı dosyasında ihtiyati tedbirin reddine ilişkin olarak verilen usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Başvuru sırasında harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan ihtiyati tedbir isteyen davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından istinaf kanun yoluna başvuran ihtiyati tedbir isteyen davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Kararın tebliği ve gider avansı iadesine ilişkin işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/(1)-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 30/09/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi