Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1011 E. 2026/1440 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1011
Karar No
2026/1440
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2026/1011 Esas

KARAR NO : 2026/1440

İNCELENEN ARA KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

TARİHİ: 08/06/2026 (Ara Karar)

NUMARASI : 2026/69 E.

DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavazün Meni İstemli)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/09/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :

Davacı/Karşı Davalı Vekili Dava Dilekçesinde Özetle; 07.10.2013 tarihli sözleşme konusu ...'nın... Müzik Platformundan kaldırılmasına yönelik talep ve işlemlerinden kaynaklanan (ortaya çıkan) muaraza nedeniyle, ...'nın... Müzik Platformundan yayının kaldırılmasına yönelik sataşmanın ortadan kaldırılarak yayınlanmasının devamı ve davacı şirketin (fonogram yapımcısı/bağlantılı hak sahibi ve mali hak sahibi sıfatı ile) albüm üzerindeki haklarının tespiti ile muarazanın önlenmesine karar verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar/Karşı Davacılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile imzalanan Albüm Sözleşmesi'nin 2023 yılında süresinin dolduğunu, lisans hakkının sona erdiğini, bu nedenle davacının dava konusu albümler üzerinde hiçbir izninin bulunmadığını, davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddini, mahkeme aksi kanaatte ise davacının muaraza taleplerinin; dava konusu albümler üzerindeki hak sahipliğinin müvekkillerine ait olduğunun, davacının hiçbir mecrada bu albümü kullanmak hak ve yetkisi bulunmadığının belirtilmesi suretiyle giderilmesini talep etmiş, Müvekkillerinin haklarına tecavüz edildiğini, tecavüz teşkil eden paylaşımlar nedeniyle her geçen gün zararlarının arttığını, karşı davalının kullanımlarının esas davada ikrar edilmiş olduğunu, dava sonuçlanana kadar izinsiz yayınların durdurulmasını, dava konusu albümlerin izinsiz yayınlarının engellenmesine yönelik ihtiyati tedbire hükmedilmesini, müvekkillerinin dava konusu albümler üzerinde hak sahibi olduğunu, sözleşmeler ve eser kayıt belgeleri ile açıkça ispat edilen tedbirin HMK md. 392/ı kapsamında teminatsız olarak verilmesini, Karşı davalı ile imzalana sözleşmenin ...'nın ... isimli albüm bakımından 20.09.2023; ... isimli single-albüm bakımından ise 03.03.2021 tarihinde sona erdiğini, karşı davalının eylemlerinin müvekkillerinin mali ve manevi haklarına tecavüz önlenmesine ve durdurulmasına Karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesinin 08/06/2026 tarihli 2026/69 E. sayılı Kararı ile; "İhtiyati tedbir talebinin REDDİNE,..." karar verilmiştir.

Davalılar/Karşı Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle;

-İstanbul 1. FSHHM tarafından yürütülmekte olan yargılama kapsamında cevap/karşı dava dilekçemiz ile davacı/karşı davalının haksız kullanımlarının engellenebilmesi ve müvekkilin zararlarının önüne geçilebilmesi amacıyla, davacı/karşı davalı aleyhine ihtiyati tedbire hükmedilmesi talep edildiğini, taleplerinin reddedildiğini, davacı/karşı davalının dava konusu albümler üzerinde hak sahibi olmadığı hususunun dosyaya mübrez Albüm sözleşmesi ve eser kayıt tescil belgeleri ile sabitken davacı/karşı davalının haksız ve hukuka aykırı kullanımlarının devam ettiğini, ihtiyati tedbir talebi, resmi belge niteliğini haiz eser kayıt tescil belgeleri dayanak gösterilerek talep edildiğini, yaklaşık ispat şartı fazlasıyla gerçekleşmiş olduğunu, belgelerin değerlendirilmediğini,

-Her iki dava dosyasının birlikte değerlendirilmesi suretiyle hazırlanacak bilirkişi raporunun henüz mevcut olmadığını, Dava konusu albümlere ait eser kayıt tescil belgelerinin süresi dolduğunu, davacı/karşı davalıya tanınan kullanım hakkı sona erdiğini, ... Bakanlığınca da davacı/karşı davalının konu albümlerin kullanım haklarına sahip olmadığı belirtildiğini, resmi belge niteliğine haiz eser kayıt tescil belgelerinde davacı/karşı davalının dava konusu "...'nın ..." adlı eser üzerindeki kullanım yetkisi 04.10.2023 tarihi itibarıyla sona erdiğini, "..." adlı single albüme ait eser kayıt belgesinde ise konu belgenin 03.03.2021 tarihine kadar geçerli olduğu bilgisi yer aldığını, bu tarihten itibaren davacı/karşı davalıların konu albüme ilişkin kullanım hakları bulunmadığını, ... Bakanlığı'nın 20.05.2026 tarihli yazısında da açıkça belirtildiği üzere, hak sahiplerince verilen kullanım izninin sona ermesi halinde eserlerin yapımcı tarafından kullanılabilmesinin hukuken mümkün olmadığını davacı/karşı davalı tarafın eser kayıt belgelerinde yapımcı olarak gösterilmiş olmasının, kendilerine süresiz ve sınırsız bir hak sağlamadığını, eser kayıt belgeleri kurucu nitelikte olmayıp mevcut hukuki ilişkinin ve hak sahipliğinin değerlendirilmesinde tek başına belirleyici kabul edilemeyeceğini, müvekkilleri ile davacı/karşı davalılar arasında akdedilen Albüm Sözleşmesi incelendiğinde açıkça görüleceği üzere, davacı/karşı davalıların fonogram yapımcısı sıfatını haiz olmadığını, bu sıfatın ve buna bağlı mali hakların münhasıran müvekkillerine ait olduğunu,

-Müvekkillerinin bahse konu albüm üzerinde hem (i) icracı sanatçı, hem (ii) eser sahibi , hem de (iii) fonogram yapımcısı sıfatını haiz münhasıran hak sahibi olduklarını, Müvekkilleri ile davacı/karşı davalı ... ("...") arasında "...'nın ..." adlı albüme ilişkin olarak 20.09.2013 tarihinde Albüm Sözleşmesi ("Albüm Sözleşmesi") akdedildiğini, albüm sözleşmesinin 10 yıl süreyle akdedildiğini 20.09.2023 tarihinde davacı tarafa verilen lisans süresinin sona erdiğini, Albüm Sözleşmesi'nin 3.1. ve 4.1. maddelerinde açıkça düzenlendiği üzere ...'nın ... adlı albümün prodüksiyonu müvekkilleri tarafından yapıldığını, eser sahipleri ve diğer hak sahiplerine ödenecek bedellerin müvekkilleri tarafından ödendiğini ve masterband / ilk kayıt müvekkilleri tarafından yapıldığını,. Davacı/karşı davalının dava dilekçesinde ikrar ettiği üzere müvekkillerinin, kendilerince yapılan bu fonogram kayıtlarını Albüm Sözleşmesi uyarınca davacıya teslim ettiğini, davacı/karşı davalı, Albüm Sözleşmesi ile ilgili albümün dağıtımcısı olarak, 10 yıllık süreyle sınırlı kalmak üzere görevlendirildiğini, dava konusu albümün ilk tespitinin müvekkilleri tarafından yapıldığını, FSEK md. 80/1-B kapsamında fonogram yapımcılığından doğan tüm haklar müvekkillere ait olduğunu, dava konusu albümde yer alan şarkılar üzerinde müvekkillerinin ayrıca eser sahibi ve icracı sanatçı haklarının da sahibi olduğunu, Müvekkillerinin davacıya verdikleri lisans 2023 tarihi itibariyle dolmuş olup davacının kullanımları müvekkillerinin (i) icracı sanatçılıktan, (ii) fonogram yapımcılığından ve (iii) eser sahipliğinden doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğini,

-Müvekkillerinin, dava konusu albüm bakımından yapımcısı sıfatıyla da münhasır hak sahibi olduğunu, davacı/ karşı davalının, müvekkillerden herhangi bir izin almaksızın dava konusu albümleri dijital platformlarda paylaşmayı sürdürmekte; bu suretle müvekkilinin fonogram yapımcılığından kaynaklanan mali ve manevi haklarını ihlal etmeye devam etmekte olduğundan HMK ve FSEK hükümleri uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

Davacı/Karşı Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davalılar, dava sonuna kadar dava konusu albümlerin tüm dijital platformlardan kaldırılmasını talep ettiğini, taraflar arasındaki uyuşmazlığın temelini dava konusu albümler üzerindeki fonogram yapımcılığı, bağlantılı hak sahipliği, mali hak sahipliği ve dijital platformlarda kullanım yetkisinin kime ait olduğu oluşturduğunu, hak sahipliği, ancak taraflar arasında akdedilen sözleşmelerin yorumlanması, delillerin toplanması, bilirkişi incelemesi yapılması ve yargılama sonunda verilecek nihai hüküm ile belirlenebileceğini, hak sahipliğinin çekişmeli olduğu ve henüz yargılama sonunda tespit edileceği bir uyuşmazlıkta, davalıların iddia ettiği şekilde yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğinden söz edilmesi hukuken mümkün olmadığını, belgelerin tek başına yaklaşık ispat şartını gerçekleştirdiğinden söz edilemeyeceği gibi, ihtiyati tedbir kararı verilmesini zorunlu kıldığı yönündeki iddialar da hukuken isabetsiz olduğunu, davalıların, müvekkili şirketin dijital platformlarda gerçekleştirdiği yayınların uzun süredir hukuka aykırı olduğunu iddia etmelerine rağmen, yaklaşık üç yıl boyunca bu yayınların durdurulması veya kaldırılması amacıyla herhangi bir dava açmadığını, herhangi bir ihtiyati tedbir talebinde bulunmamış ve mevcut kullanımlara fiilen sessiz kalmış olduklarını, "aciliyet" unsuruyla da açıkça çeliştiğini, davalıların iddia ettiği şekilde herhangi bir telif hakkı kaybı da söz konusu olmadığını, dijital müzik platformlarından elde edilen eser sahipliği gelirlerinin doğrudan ... ve ... tarafından hak sahiplerine dağıtıldığını, davalıların eser sahibi sıfatlarından kaynaklanan telif gelirlerini almaya devam ettiğini, ihtiyati tedbir yoluyla uyuşmazlığın esasını çözecek veya dava sonunda verilecek hükmün sonuçlarını önceden gerçekleştirecek nitelikte karar verilmesi mümkün olmadığını, gerek asıl dava gerekse karşı dava birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlığın temelini fonogram yapımcılığı, bağlantılı hak sahipliği, mali hak sahipliği, dijital platformlarda kullanım yetkisi, tecavüzün bulunup bulunmadığı ve muarazanın giderilmesi talepleri oluşturduğunu, ihtiyati tedbir taleplerinin reddine dair ara karar usul ve yasaya tamamen uygun olup, davalıların istinaf dilekçesinde ileri sürdükleri hususlar hukuka uygun kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte olmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dava, dava konusu albümler üzerindeki fonogram yapımcılığı, bağlantılı hak sahipliği, mali hak sahipliği ve dijital platformlarda kullanım yetkisinin kime ait olduğu istemine ilişkindir.

FSEK’in 48. Maddesi gereğince, eser sahibi, sahip olduğu malî hakları tek tek veya bir bütün olarak devredebilir; zira malî haklar birbirine bağlı olmadığından bunlardan birinin tasarrufu ve kullanılması diğerine tesir etmemektedir (FSEK m. 20/1). Herhangi bir malî hak devir olunduğunda eğer tasarruf işleminde ayrıca bir sınırlama yapılmamışsa hak, mevcut kapsamdaki tüm yetkilerle birlikte devralana intikal eder. Malî hakların devri, hiçbir kayıt ve şarta tabi tutulmadan süre, yer ve muhteva itibariyle sınırlandırılmadan yapılabileceği gibi süre, yer ve muhteva itibariyle sınırlandırılarak da yapılabilmektedir. Öte yandan malî hakkın devrine FSEK’in 48. maddesinde yazılı süre, yer ve muhteva dışında örneğin kitap veya konser biletinin satış fiyatının belirlenmesi, dağıtımın şekli gibi sözleşmesel sınırlandırmalar da getirilmesi mümkündür. FSEK’in 52. maddesi gereğince malî haklara dair bir sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konuları olan hakların ayrı ayrı gösterilmesi şarttır. Başka bir deyişle malî hakkın devrini amaçlayan sözleşmenin mutlaka yazılı biçimde yapılması ve devre konu malî hakkın açık bir biçimde ifade edilmesi gerekmektedir.

Mahkemece tedbir talebinin reddine karar verilmiş olup, karşı davacı/davalı ile davacı/karşı davalı ... ("...") arasında "...'nın ..." adlı albüme ilişkin olarak 20.09.2013 tarihinde Albüm Sözleşmesi ("Albüm Sözleşmesi") akdedildiği, karşı davacı tarafça eser kayıt ve tescil belgeleri ile ... Bakanlığı'nın görüş yazısına dayanarak hak sahipliklerinin sabit olduğunun ileri sürüldüğü anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki sözleşme, eser kayıt ve tescil belgeleri ile ... Bakanlığı'nın görüş, sözleşme hükümlerinin birlikte değerlendirilerek, karşı davacının mali hakkının ihlal edilip edilmediğinin, edilmişse hangi haklarının ihlal edildiğinin tespiti yönünden uzman bilirkişi heyetinden denetime elverişli şekilde rapor alındıktan sonra, ihtiyati tedbirin değerlendirilmesi gerekir iken eksik incelemeye dayalı olarak ihtiyati tedbirin reddine karar verilmesi yerinde değildir.

Tüm bu nedenlerle karşı davalı/karşı davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın esastan incelenmesi için ait olduğu mahkemeye iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davalılar/Karşı Davacılar vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;

2-İstanbul 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 08/06/2026 tarih, 2026/69 E. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4-İstinaf yasa yoluna başvuran Davalılar/Karşı Davacılar tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,

5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,

6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 24/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1011, K. 2026/1440, T. 24.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1011-e-2026-1440-k-75611979f473