Diğer ·

2022/820 E. 2026/1560 K.

Mahkeme
Diğer
Esas No
2022/820
Karar No
2026/1560
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL BAM

8. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO:2022/820

KARAR NO:2026/1560

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:(KAPATILAN)İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:23/12/2021

NUMARASI:2018/623 Esas - 2021/1002 Karar

DAVANIN KONUSU:Trafik Kazasına Bağlı Ölüm Sebebiyle Açılan Tazminat

İSTİNAF KARAR TARİHİ:01/10/2026

İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;

K A R A R

Davacı vekili asıl dava dilekçesi ile; müvekkilinin, davalı şirkete trafik sigortalı aracın 15.11.2017 tarihinde karıştığı trafik kazası neticesinde, araçta yolcu olarak bulunan babası ...'un vefat etmesi nedeniyle desteğinden yoksun kaldığını, müvekkilinin doğuştan engelli olması nedeniyle, ömür boyu babasının desteğine muhtaç olduğunu, Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatları gereğince PMF 1931 yaşam tablosu kullanılarak tazminat hesabı yapılması gerektiğini, desteğin kaza tarihinde SGK kaydına göre 1.800,00-TL geliri bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile (belirsiz alacak) 1.000,00-TL maddi tazminatın ve cenaze defin giderlerinin kaza tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında sunduğu 24.11.2021 tarihli dilekçe ile; tazminat taleplerini 193.820,96-TL'ye artırdıklarını beyan ederek, tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili birleşen dava dilekçesi ile; müvekkilinin, davalı şirkete trafik sigortalı aracın 15.11.2017 tarihinde karıştığı trafik kazası neticesinde, araçta yolcu olarak bulunan babası ...'un vefat etmesi nedeniyle desteğinden yoksun kaldığını, müvekkilinin annesi ...'nın ancak kendi ailesinin desteği ile çocuğuna bakabildiğini, müteveffanın ticaret ile uğraştığını ve aylık kazancının görünenin çok üzerinde olduğunu, aylık en az 50.000,00-TL kazandığını, Beykoz Aile Mahkemesi'nin 2015/557 esas sayılı dosyasında bu durumun açık ve net bir şekilde tespit edildiğini, davalı sigorta şirketine yaptıkları başvuruya rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile (belirsiz alacak) 1.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında sunduğu 24.11.2021 tarihli dilekçe ile; mahkemece takdir edilen 10.000,00-TL geçici ödemenin, takip tarihinden itibaren işleyen faizi ile birlikte tahsil edildiğini, ancak takip tarihine kadar olan işlemiş faizin tahsil edilmediğini, tazminat taleplerini bilirkişi ek raporu doğrultusunda 136.179,04-TL'ye artırdıklarını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, geçici ödemenin mahsubu neticesinde bakiye 126.179,04-TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birilikte davalıdan tahsiline, 10.000,00-TL'nin kaza tarihinden tahsil tarihi olan 19.11.2020 tarihine kadar işlemiş ticari faizinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Asıl ve birleşen dava davalısı sigorta şirketi vekili ayrı ayrı sunduğu cevap dilekçeleri ile; asıl ve birleşen davanın reddini savunmuştur.İlk derece mahkemesince; dosya kapsamına alınan bilirkişi raporu ile, müteveffa ...'un yolcu olarak bulunduğu ... plaka sayılı araç sürücüsünün tamamen kusurlu olduğunun tespit edildiği, asıl davanın müteveffa ...'un kızı ...'un doğuştan zihinsel engelli olması nedeniyle babasının ömür boyu desteğinden yoksun kaldığından bahisle destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin olduğu, davacı ...'un engellilik oranı, yaşamını tek başına idame ettirebileceği hususunun değerlendirilerek ömür boyu başkasının bakımına muhtaç olup olmadığı hususunda rapor alındığı, ... Eğitim Araştırma Hastanesinin 19/10/2019 tarihli raporunda; % 90 engellilik oranının mevcut olduğu, yaşamını tek başına idame ettiremeyeceği, sürekli bakıcı ihtiyacı bulunmadığı kanaatinin bildirildiği, davacı ... yönünden, engellilik oranının % 90 olduğu dikkate alınarak, müteveffanın tüm yaşam devresinin zarar süresine esas alınması gerektiği, birleşen davanın davacısı çocuk ... yönünden ise genel kurallar dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiği, bilirkişiler ... ve ... tarafından hazırlanan 21/10/2021 tarihli ek raporda; asıl ve birleşen dava davacılarının zararının, davalı sigorta şirketinin teminat limitini aşması nedeniyle garameten yapılan hesaplama neticesinde, davacı ...'nın zararının 193.820,96-TL, davacı ...'ın zararının 136.179,04-TL olduğunun bildirildiği, 21/10/2021 tarihli ek raporun gerekçeli ve denetlenebilir olması nedeniyle hükme esas alındığı, davalı sigorta şirketinin asıl davada, hatır taşıması savunmasında bulunduğu, sigortalı aracın, müteveffanın eşi adına kayıtlı olması nedeniyle, ailesine ait araçta taşınma hatır taşıması olarak değerlendirilemeyeceğinden davalının bu yöndeki savunmasına itibar edilmediği, SGK tarafından davacılara ödeme yapılmadığı, davalı sigorta şirketinin, asıl dava yönünden 08/03/2018 tarihinde, birleşen dava yönünden 16.08.2018 tarihinde temerrüde düştüğü, mahkemenin 12/03/2020 tarihli ara kararı ile davacı tarafın geçici ödeme talebinin kabul edilerek 10.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, birleşen dosya davacısı tarafından Beykoz İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında 19/11/2020 tarihinde takip tarihinden sonra işleyen faiz, icra vekalet ücreti, icra masrafı ve tahsil harcıyla birlikte davacı vekilince toplamda 11.524,31-TL tahsil edildiği, geçici ödemenin takip tarihine kadar işleyen yasal faizinin tahsil edilmediği, birleşen dosya davacı vekilinin talep artırım dilekçesi gözetilerek tazminat bedeli olan 136.179,04-TL destek zararından geçici ödeme kararı ile tahsil edilen 10.000,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 126.179,04 TL'nin temerrüt tarihi olan 16/08/2018 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi gerektiği, davacı tarafın bedel artırım dilekçesinin ayrıca geçici ödeme kararıyla tahsil edilmiş olan 10.000,00 TL'nin kaza tarihi olan 15/11/2017 tarihinden tahsil tarihi olan 19/11/2020 tarihine kadar işlemiş ticari faizinde tahsilini talep ettiği, söz konusu tarihler arasında davacı işlemiş faiz talep edebileceğinden yasal faiz üzerinden işlemiş faizin mahkemece resen hesaplandığı (15/11/2017-19/11/2020 tarihleri arası x % 9 yasal faiz oranı üzerinden x 10.000,00 TL = 2.065,00 TL), mahkemece hesaplanan faizin 2.065,00 TL olduğu, davacının bu miktarı da talep edebileceği, ancak zaten bu miktar faiz alacağı olduğundan bu miktara yeniden faiz işletilmesine gerek görülmediği, bu miktar faiz alacağı olduğundan teminat limiti aşımına neden olmadığı gerekçesi ile;"Davanın KABULÜNE,Asıl dosya yönünden;

1-193.820,96 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 08/03/2018 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı ... Şirketi'nden alınarak davacı ...'a verilmesine, ...Birleşen İstanbul Anadolu 13.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/674 Esas 2021/458 karar sayılı dosyası yönünden; 1-128.244,04 TL maddi tazminatın 126.179,04 TL'lik kısmının temerrüt tarihi olan 16/08/2018 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte, bakiye 2.065,00 TL'lik kısmının ise faiz işletilmeksizin davalı ... Şirketi'nden alınarak davacı ...'a verilmesine" karar verilmiş, karara karşı asıl ve birleşen dosya davalısı vekili ve katılma yoluyla birleşen dosya davacısı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Asıl ve birleşen dava davalısı vekilinin istinaf nedenleri; müteveffanın, gelirinin somut veriler ile tespiti gerektiği, soyut varsayımlar üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı olduğu, işletme geliri üzerinden hesaplama yapılmasının mümkün olmadığı, müteveffanın, kişisel katkısının belirlenmesi gerektiği, tazminat hesabının asgari ücret üzerinden yapılması gerektiği, davacı ... yönünden, ömür boyu bakıma muhtaç olmadığının tespit edildiği ve annesinin halen hayatta olması nedeniyle tazminattan %50 oranında hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği, davacı ... yönünden 25 yaşına kadar hesaplama yapılmasının hatalı olduğu, davacının öğrenci olmaması sebebiyle 18 yaşına kadar hesaplama yapılması gerektiği, hatır taşıması nedeniyle tazminattan %20 oranında ve müterafik kusur nedeniyle ayrıca %50 oranında indirim yapılması gerektiği, desteğin emniyet kemerinin takılı olup olmaması durumuna göre müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği, hesaplama yönteminin hatalı olduğu, tazminat hesabı yapılırken TRH 2010 yaşam tablosunun kullanılması ve 1,65 oranında teknik faiz uygulanması gerektiği, kaldı ki taleple bağlılık ilkesi gereğince dava dilekçesi gözetilerek tazminat hesabında PMF 1931 yaşam tablosu kullanılması gerektiği, kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmediği, destek yaşının hatalı belirlendiği, pay oranlarının hatalı belirlendiği, müvekkili tarafından yapılan geçici ödemenin faizi ile birlikte teminat limitinden düşülmesi gerektiği, müvekkili şirketin temerrüde düşürülmediği, ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği, yargılama gideri, harç ve vekalet ücretlerinin hatalı belirlendiği hususlarına yöneliktir.Birleşen dava davacısı vekilinin istinaf nedenleri; müvekkili yönünden tazminatın eksik hesaplandığı, birleştirilen dosyada alınan bilirkişi raporu ile asıl davanın açıldığı mahkemece aynı yöntemle alınan bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiği, müvekkilinin, dava tarihinden sonra geçirdiği hastalık neticesinde, ömür boyu tedavi gerektiren hiperaktivite, dikkat eksikliği, odaklanma problemi olduğunun tespit edildiği ve ömür boyu özel ders alma zorunluluğu doğduğu, tazminat hesabı yapılırken süreklilik arz eden hastalığının dikkate alınması, poliçe teminat limitinin her iki davacı için eşit olarak paylaştırılması gerektiği, asıl davanın davacısının ömür boyu bakıma ihtiyacı olması nedeniyle tazminat miktarının müvekkiline nazaran daha fazla hesaplandığı hususlarına yöneliktir.Asıl ve birleşen dava, trafik kazasına bağlı ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinde; ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 18.10.2019 tarihli raporda; davacı ...'un 2 yaşından beri otizm ve hafif derecede mental retardasyon tanıları ile takip edildiği, bu klinik tanılara bağlı engellilik oranının Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre %90 olduğu, davacının yaşamını tek başına idame ettiremeyeceği, sürekli bakıcı ihtiyacı olmadığı kanaatinin bildirildiği görülmüştür.İlk derece mahkemesince asıl ve birleşen davalara ilişkin olarak, gümrük müşaviri ve aktüer bilirkişiden oluşturulan heyetten alınan 21.10.2021 tarihli ek raporda; müteveffanın SGK kaydına göre kaza tarihinde aylık brüt gelirinin 1.800,00-TL olduğu, gayri resmi ortağı olduğu ileri sürülen dava dışı...şirketinin 2016 yılı kurumlar vergi beyannamesine göre zarar ettiği, birleşen dosya davacısına aylık 1.200,00-TL nafaka ödenmesine karar verildiği, desteğin mevcut yaşı ve çalıştığı şirket dikkate alındığında gümlük müşavirliği şirketinde gümrük müşaviri olarak çalışan birinin aylık net kazancının tahmini olarak belirlendiği ve tahminen belirlenen gelir esas alınarak, TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılmak suretiyle ve davacı ...'a 18 yaşına kadar, davacı ...'ya ise %90 engellilik durumu nedeniyle müteveffanın bakiye ömür süresince destek olacağı kabul edilerek yapılan hesaplamaya göre, davacı ...'nın zararının 269.417,00-TL, davacı ...'ın zararının 189.620,54-TL olduğu, toplam zararın, poliçe teminat limitini aşması nedeniyle garameten yapılan hesaplamaya göre davacı ...'nın 193.820,96-TL, davacı ...'ın ise 136.179,04-TL tazminat talep edebileceği kanaatine varıldığı bildirilmiş, ek rapora karşı davalı vekili ve birleşen dosya davacısı vekili tarafından itiraz edilmiş, ilk derece mahkemesince iş bu ek rapor hükme esas alınarak karar verilmiştir.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, asıl dava yönünden, dava dilekçesinde PMF 1931 yaşam tablosunun uygulanması istenilmekle birlikte, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında asıl dava davacısı vekilinin, 15.10.2020 tarihli celsede, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı doğrultusunda ek rapor alınması talebinde bulunulmuş olmasına, davalı tarafça ilk derece mahkemesince hükme esas alınan 21.10.2021 tarihli bilirkişi heyeti ek raporuna karşı ileri sürülmeyen hususun istinaf aşamasında ileri sürülemeyecek olmasına, Beykoz Aile Mahkemesi'nin 2015/557 Esas sayılı dosyada tespit edilen hususlar, desteğin yaptığı iş ve çalıştığı şirket göz önünde bulundurulduğunda, tazminat hesabına esas alınan desteğin gelirinde isabetsizlik bulunmamasına, ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 18.10.2019 tarihli rapor ile, davacı ...'un hayatını tek başına idame ettiremeyeceğinin tespit edilmiş olması karşısında, adı geçen davacı yönünden müteveffanın bakiye ömür süresince destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmasında hukuka aykırılık bulunmamasına, müteveffanın, yolcu olarak bulunduğu aracın, dava dışı eşi adına kayıtlı olması nedeniyle hatır taşımasından söz edilemeyecek olmasına, kaza tespit tutanağında, müteveffanın emniyet kemeri takıp takmadığı hususu, belirsiz olarak işaretlendiğinden belirlenen tazminat miktarından müterafik kusur indirimi yapılmamasında hukuka aykırılık bulunmamasına, Yargıtay ilgili Hukuk Dairesi ve Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği tazminat hesabında teknik faiz indirimi uygulanmasının mümkün olmamasına, davacı ... yönünden birleşen davanın yapılan yargılaması aşamasında alınan 30.11.2020 tarihli aktüer raporda, destek yaşının 18 olarak belirlenmiş olmasına rağmen davacı tarafça, bilirkişi raporuna karşı açıkça bu hususta itiraz edilmemiş olması nedeniyle destek zararının 18 yaşına kadar yapılmış olmasında isabetsizlik bulunmamasına, birleşen dava yönünden geçici ödemenin, dava açıldıktan sonra yapılmış olması karşısında ödenen miktarın herhangi bir güncelleme yapılmaksızın tazminat miktarından mahsup edilmesinde usule aykırılık bulunmamasına, dava tarihinden önce yapılan yazılı başvurular ile davalı sigorta şirketinin temerrüde uğramış olmasına, birleşen davada alınan bilirkişi asıl ve ek raporu ile, bilirkişi asıl ve ek raporlarındaki farklılığın kullanılan tazminat hesaplama yöntemleri, bakiye ömür sürelerine ilişkin kullanılan tablolar ile işlemiş devrede belirlenen gelirden kaynaklanmış olması nedeniyle aralarında çelişki bulunduğundan söz edilemeyecek olmasına, her davanın açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirilmesi gerekmesine, davacıların destek sürelerinin, destek olunma koşullarının aynı olmaması sebebiyle zarar miktarlarının birbirinden farklı olmasının, dolayısıyla da teminat limitinin davacılar arasında eşit olarak paylaştırılmamasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamasına göre asıl ve birleşen davalar davalısı vekili ile birleşen dava davacısı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf istemlerinin HMK m. 353/1-b/1 hükmü gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca,

1/(Kapatılan)İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/12/2021, 2018/623 Esas - 2021/1002 Karar sayılı kararına yönelik olarak asıl ve birleşen dava davalısı vekili ve birleşen dava davacısı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE,

2/İstinaf yasa yoluna başvuran birleşen dava davacısı ...'dan alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcından davacı tarafça peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 651,30-TL istinaf karar harcının davacı ...'dan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

3/İstinaf yasa yoluna başvuran asıl ve birleşen dava davalısından alınması gereken asıl dava yönünden 13.239,91-TL ve birleşen dava yönünden 8.901,41-TL olmak üzere toplam 22.141,32-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 5.536,07-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 16.605,25-TL istinaf karar harcının asıl ve birleşen dava davalısı ... Şirketi'nden tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

4/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,

5/İstinaf yasa yoluna başvuranlar tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin yapan üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde; HMK'nın 361. madde hükmü uyarınca; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay nezdinde Temyiz Yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.01/10/2026

Atıf: Diğer, E. 2022/820, K. 2026/1560, T. 01.10.2026, www.arakarar.com/karar/diger-karar-2022-820-e-2026-1560-k-8504771f3e0e