Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1291 E. 2026/1281 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1291
Karar No
2026/1281
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1291 - 2026/1281 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/1291 KARAR NO : 2026/1281

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/07/2025 NUMARASI : 2024/637 Esas 2025/544 Karar

DAVACILAR : 1- 2- VEKİLLERİ : Av.

DAVALI : 1 - VEKİLLERİ : Av.

DAVALI : 2 VEKİLİ : Av.

DAVALI : 3 - VEKİLLERİ : Av.

DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 24/09/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 25/09/2026

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalılar ...Sigorta A.Ş. vekili ile ... Şirketi vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacılar vekili dava dilekçesinde; 29/11/2023 günü saat 17.35 sıralarında sürücü ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet aracıyla ...Bulvarı istikametine seyir halinde iken kaza mahalli olan Sorgun Sokak kavşağına geldiği esnada motosikletinin sağ yan kısımlarından, Sorgun sokak üzerinden sokak istikametine seyir etmekte olan ve sokak kavşağından seyir hızı ile kontrolsüz geçiş yapan sürücü ... isimli şahsın kullandığı ... plaka sayılı minibüs aracının ön kısımları ile doğrudan çarptığını, kaza sonrasında yaralanan ve hastaneye sevk edilen ...'nin, kazaya bağlı olarak... Şehir Hastanesinde vefat ettiğini, meydana gelen kazada sürücü konumunda olan ...’nin herhangi bir kusuru ve kural ihlali bulunmadığını, bu kazanın sonucunda ölen ...'nin, müvekkilleri ... ve ...'nin evlatları olduğunu, mezkur kaza nedeniyle elem ve ıstırap çeken müvekkillerin maruz kaldığı acının tarifsiz olduğunu, bu durum müvekkillerin gerek iş gerekse özel hayatında ömür boyu etkisini göstereceğini, müvekkilin yaşı, müteveffanın gelir durumu ve tüm diğer faktörler birlikte değerlendirildiğinde davalı sigorta şirketinin limit dâhilinde zararın tümünden sorumlu olacağı, aktüerya hesaplamaları sonucunda anlaşılacağını, davalı ...Sigorta'ya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçelerine istinaden, teminat limitleri içerisinde 8 iş günü içinde ödeme yapmaları ihtarı ekleriyle birlikte kargo ile 26/12/2023 tarihinde tebliğ edildiğini, uzlaşma sağlanamadığını belirterek, fazlaya ilişkin talep ve ek dava açma hakkı kalmak kaydıyla ve maddi zararın tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere; ...'nin desteğinden yoksun kalmış olması sebebiyle şimdilik ... için 100,00-TL, ... için 100,00-TL maddi tazminatın davalı sürücü ve işleten açısından kaza tarihi 29/11/2023, temerrüt tarihi olan 08/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte diğer kusurlu kişilerin kusurlarına düşen sorumluluk dahil olmak üzere limit sınırları içerisinde 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 61. ve 163. Maddeleri ile 2918 sayılı KTK’nın 88/1. maddesi gereği teselsül hükümleri uyarınca davalı sigorta şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davalı ...vekili cevap dilekçesinde; arabulucuya başvuru yapılmadığını, davanın yetkisiz Mahkemede açıldığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, dava konusu kazaya ilişkin kusur incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden kusur tespitine ilişkin olarak rapor alınmadan araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunun kabul edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkil şirketin maliki olduğu ve kazaya karışan ... plakalı aracını ...Sigorta bünyesinde sigortalattığını, sigorta şirketlerinin tek taraflı tam kusur olduğu hallerde dahi destekten yoksun kalma tazminatını ödemekle sorumlu olduğunu bildirerek, davanın reddini talep etmiştir. Davalı ...Sigorta vekili cevap dilekçesinde; davacı yanın müvekkili sigorta şirketine Trafik Sigortası Genel Şartları'nda bildirilen usule aykırı ve Trafik Sigortası Genel Şartları ekinde başvuru için istenilen zorunlu evraklar olmaksızın başvuruda bulunduğunu, doğrudan dava yoluna başvurduğundan huzurdaki davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddi gerektiğini, destekten yoksunluk zararının oluşmadığını, davanın reddinin gerektiğini, davacı tarafın müteveffadan destek gördüğü veya göreceği iddiasını ispatı ile yükümlü olduğunu bildirerek öncelikle dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddini, ayrıca davanın esastan reddine, müvekkili davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden dava masrafları ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın müvekkilinin taraf olmadığı arabulculuk görüşmeleri neticesinde ikame etmiş olduğu ve ortak yetkili kaza yeri mahkemesine olan uzaklığı açısından İstanbul yerine Ankara'da ikame edilen davanın usul ve esas açısından sorunlu olduğunu, yetki itirazlarının bulunduğunu, açılan işbu davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, görevli ve yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, İstanbul Anadolu 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2024/97 esas sayılı ceza dosyasında ki beyanların ve vaka değerlendirilmesinin esas alınmasını, bu nedenle ilgili dosyanın bekletici mesele yapılmasının değerlendirilmesi gerektiğini bildirerek, her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla haksız ve hukuka aykırı davanın usul ve esastan reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, bilirkişi raporunda; ...’nin vefat etmiş olması nedeniyle babası ... için davalı sigorta şirketi yönünden 371.309,71 TL ile sınırlı olmak üzere destekten yoksun kalma zararının 435.165,41 TL olduğu, ...’nin vefat etmiş olması nedeniyle annesi ... için davalı sigorta şirketi yönünden 828.690,29 TL ile sınırlı olmak üzere destekten yoksun kalma zararının 971.203,66 TL olduğu yönündeki kanaatini belirttiği, kusur ve hesap yönünden alınan bilirkişi ek raporunda; ...’nin %75 kusurlu olduğu, davalı sigortaya sigortalı araç sürücüsünün %25 oranında kusurlu olduğu, vefat etmiş olması nedeniyle babası ... için destekten yoksun kalma zararının 108.791,35-TL olduğu, ...’nin vefat etmiş olması nedeniyle annesi ... için destekten yoksun kalma zararının 242.800,92 TL olduğu yönündeki kanaatini belirttiği gerekçesiyle; "1-Davanın KABULÜ ile; Davacı ... için 242.800,92-TL, Davacı ... için 108.791,35-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ... ve ...... Ltd. Şti. Yönünden kaza tarihi olan 29/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, davalı ...Sigorta A.Ş. Yönünden 08/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ...Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; sigortalı araç sürücüsüne atfedilen kusuru kabul etmemekle birlikte, hükme esas alınan oranın fahiş olduğunu, müteveffa ... %100 kusurlu olduğunu, müteveffa mezkur kazada karşı araç motosiklet sürücüsü olup, kanunen kullanılması zorunlu kılınmış kask ve dizlik gibi koruyucu tertibatları kullanıp kullanmadığı, tespit edilecek hususların ölüm şekli ve sebebine etkisi kaza illiyeti çerçevesinde Mahkemece irdelenmesi gerektiğini, geride kalanların karar tarihinde sağ olup olmadığının kontrolü gerektiğini, yerel mahkemece hükme esas alınan hesap bilirkişi raporları hatalı olup, eksik inceleme neticesi hüküm kurulduğunu, zira bilirkişice bakiye ömrün tayininde hesap tarihi itibariyle yaşının alınması yerine, olay tarihindeki yaşının alınmasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda TRH 2010 yaşam tablosu, %1,65 teknik faiz, ax,n formulü ile hesaplama yapılması gerekirken, Yargıtay yerleşik içtihatları ve genel şartlar öncesinde uygulanan pmf yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi ile hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, davadan önce sigorta şirketine gerekli tüm belgeler ile başvurulmuşsa dahi faiz başlangıcı sekiz günlük bildirim süresinin sonu olacağını, ancak huzurdaki dava konusu olayda davacı yan, müvekkil şirkete yasal olarak zorunlu evrakların tamamı ile yazılı başvuruda bulunmadan dava yoluna gittiğinden müvekkil şirketin temerrüde düşmesi ancak dava tarihi itibariyle olduğunu, 08.01.2024 tarihinden işleyeceği belirtilen hatalı faiz hükmü kurulduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı ... Ltd. Şti vekili istinaf dilekçesinde; ZMMS, Türk Borçlar Kanununun 1472 ve devamı maddelerinde düzenlenen sorumluluk sigortası hükümleriyle birlikte değerlendirilmekte olup, asli amacının işletenin veya sürücünün üçüncü kişilere verdiği zararlardan doğan mali yükümlülükleri sigorta şirketine devretmek olduğunu, ancak yerel mahkeme kararında müvekkil şirketin sigorta teminatı kapsamında kalan zarardan sorumlu tutularak hakkaniyete aykırı bir karara imza atıldığını, müvekkil şirket maliki olduğu ve kazaya karışan ... plakalı aracını ...Sigorta bünyesinde sigortalattığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, sigorta şirketleri tek taraflı tam kusur olduğu hallerde dahi destekten yoksun kalma tazminatını ödemekle sorumlu olduğunu, hüküm kısmında sigorta poliçesi limitleri dahilinde kalmasına rağmen müvekkilin müteselsil sorumlu olarak davanın kabulüne karar verildiğini, kararın gerekçesi ile hüküm kısmının birbirleri ile çeliştiği hususu göz önüne alınarak yapılan istinaf incelemesi neticesinde bozularak davanın müvekkil işleten şirket yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın genişletilmiş güvence kapsamında ...Sigorta A.Ş.'ye ihbar edilmesi gerekirken yerel mahkemece bu talebinin yerinde görülmediğini, poliçe kapsamında tazminat tutarının ZMMS kapsamında ...Sigorta'dan poliçeyi aşması halinde İMMS kapsamında ...A.Ş.'den karşılanması gerekmekte iken mahkemece müvekkilin müteselsil sorumlu tutulduğunu ve sigorta sözleşmelerinin amacına aykırı karar verildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Trafik kazası neticesinde meydana gelen zararlardan; zarara sebebiyet veren sürücüler, işleten ve işletenin sorumluluğunu ZMMS ile üstlenen sigorta şirketi KTK'nın 85, 91 ve 88. maddeleri gereğince müteselsilen sorumludur. Müteselsil sorumlulukta, kural olarak borçlulardan her biri TBK'nın 162/2 ve 163. maddelerine göre borcun tamamından sorumludur. Müteselsil sorumlulukta, kural olarak borçlulardan her biri, 6098 sayılı TBK'nın 162 ve 163. maddelerine göre borcun tamamından sorumludur. Nitekim, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 88/1 maddesinde trafik olayı nedeniyle müteselsil sorumluluk öngörülmüştür. 6098 sayılı TBK'nın 167. maddesi uyarınca, sorumluların iç ilişkide kusur oranına göre, birbirlerine rücu hakları da mevcuttur. Trafik kazasından kaynaklanan cismani tazminat ve manevi tazminat istemli davada, sürücü, işleten ve sigorta şirketi arasında müştereken ve müteselsilen sorumluluk bulunduğundan, davacı taraf zararını davalılardan müştereken ve müteselsilen talep edebilir. Zarar görenin sigortadan müştereken ve müteselsil talep edebileceği tazminat miktarı sigorta teminat limiti ile sınırlıdır. 6098 Sayılı TBK 'nın 61'inci maddesi uyarınca aynı zarardan birden çok kişi değişik sebeplerle sorumlu oldukları takdirde haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanacağından, davacı zarar görenin zararını yine 6098 Sayılı Kanunun 163'üncü maddesi uyarınca dilerse müteselsil borçluların tamamından, dilerse yalnız birinden isteyebileceği anlaşılmakla, öncelikle ihtiyari mali mesuliyet sigortasına başvurulması gerektiğine ilişkin istinaf sebeplerine itibar edilememiştir. Yargıtayın yerleşik uygulamasına göre davacının TRH 2010 Yaşam Tablosu’na göre muhtemel bakiye ömür süresi kaza tarihindeki yaşına göre belirlenmelidir. Destekten yoksun kalma tazminatı destek olan ve destek olunandan hangisinin bakiye ömrü önce biterse ona göre hesaplanacaktır. Bu nedenle bu yöndeki istinaf sebeplerine itibar edilememiştir. Davalı ... Şti vekili istinaf dilekçesinde, davanın ihbar edilmesi gerektiğini ileri sürmüşlerdir. Davanın ihbarı, yazılı şekilde yapılır. İhbar, mahkemeye bu konuda verilecek bir dilekçe ile veya iadeli taahhütlü mektupla ya da noter aracılığıyla yapılabilir. İhbar dilekçesinin mahkemeye verilmesi durumunda mahkeme, ihbar olunana dilekçeyi tebliğ eder ve böylece ihbar işlemi tamamlanmış olur (HMK madde 61). Somut olayda, usulüne uygun ihbar dilekçesi verilmediği anlaşılmakla, davanın ihbarının mahkeme vasıtası ile yapılması şart olmayıp mahkeme dışında yapılan ihbarda geçerli ve davalı masrafını vermek kaydıyla ihbar dilekçesinin aslını dosyada bırakıp, bir nüshasını üçüncü kişiye, diğer nüshasını da karşı tarafa tebliğ ettirebilmesine, bir taraf işlemi olan ihbarın mahkeme dışından noter aracılığıyla dahi yapılmasının mümkün bulunmasına göre bu yöndeki istinaf sebeplerine itibar edilememiştir. Kusura ilişkin olarak hükme esas alınan raporun dosya kapsamına uygun ve ceza dosyası ile uyumlu olduğu anlaşılmakla bu yöndeki istinaf sebepleri de yerinde değildir. Müterafik kusura gelince, Borçlar Yasasının, "Tazminatın belirlenmesi" üst başlıklı 51/1 maddesi ile Hâkimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği hükme bağlanmıştır. Tazminattan indirim sebeplerini düzenleyen, Türk Borçlar Yasasının 52. maddesinde öngörülen sebepler, daha çok zarar görenle ilgilidir. "Hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı" yönündeki genel hukuk ilkesinin etkisiyle, maddede sayılan belirli hal ve durumlarda tazminattan indirim yapılması mümkün bulunmaktadır. Zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde TBK’nın 51 ve 52. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir (Eren, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582). Buna göre, müterafik kusur indirimi için zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almaması, bu anlamda kusurlu olması gerekmektedir. Davalı vekili, desteğin motosiklet sürücüsü olduğunu, kaskının olmadığını, durumun zararın artmasına neden olduğunu ileri sürerek belirlenen zarardan müterefarik kusur indirimi yapılması gerektiğini ileri sürmüşse de, ceza dosyası içeriğinden müteveffanın kaskının bulunduğunun tanık beyanlarıyla sabit olduğu dikkate alındığında, davalı vekilinin müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine yönelik istinaf itirazı reddedilmiştir. Faiz başlangıcına ilişkin olarak, sigorta şirketi hakkında, ZMMS kapsamında açılan sorumluluk davasında, KTK'nın 99. maddesinde sigorta şirketinin, zarar görenin genel şartlarda sayılan evraklar ile kendisine müracaat etmesi halinde, 8 (sekiz) iş günü sonunda temerrüdünün gerçekleşeceği kabul edilmiştir. Zarar görenin eksik evrak ile müracaat etmesi halinde temerrüt başvuru ile gerçekleşmeyeceğinden, başvuru sonrasında bir şekilde temerrüt gerçekleşmiş ise bu tarihte, aksi takdirde ancak açılan dava tarihinden itibaren temerrüt faizi talep edilebilir. Somut olayda, müracaat sonunda 8 işgünü sonunda temerrüdün gerçekleştiği anlaşılmakla bu yöndeki istinaf sebepleri de yerindedir. Yukarıda belirtilen hukuki ve fiili durumlar ışığında, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalılar ...Sigorta Anonim Şirketi ve ... Şirketi vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE, 2-Davalılar ...Sigorta Anonim Şirketi ve ... Şirketi tarafından yatırılması gereken 24.017,27 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 11.917,27 TL harcın mahsubu ile bakiye 12.100,00 TL harcın davalılar ...Sigorta Anonim Şirketi ve ... Şirketinden müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf eden taraflarca yatırılan istinaf gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, 4-İstinaf eden taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 5-Kararın taraflara HMK'nın 359/4. maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine, Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU açık olmak üzere 24/09/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/1291, K. 2026/1281, T. 24.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1291-e-2026-1281-k-4d57b010f551