Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1010 E. 2026/1940 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1010
Karar No
2026/1940
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/1010 KARAR NO : 2026/1940

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/04/2026 NUMARASI : 2025/62 Esas 2026/366 Karar DAVA : KONKORDATO BİRLEŞEN İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2025/64 ESAS SAYILI DOSYASINDA; DAVA : KONKORDATO KARAR TARİHİ : 17/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 17/09/2026

İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/62 Esas ve 2026/366 Karar sayılı dava dosyasından yapılan yargılama sonucunda asıl ve birleşen davanın kabulüne dair verilen karara karşı asli müdahil ... Bankası AŞ. Vekili, asli müdahil ... Bank AŞ. vekili ve aslİ müdahil ... Bankası TAO vekili tarafından ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Mahkemece yapılan açık yargılama sonucunda; ''...Davacı şirket vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde, davacı şirketin inşaat sektöründe faaliyet gösterdiğini, davacı şirketin sektörde bilinen güvenilir şirketler arasında yer aldığını ancak, davacı şirketin iş alanının pandemi süreci, Ukrayna-Rusya savaşı, ülkemizde yaşanan deprem ve sel felaketleri nedeni ile ciddi şekilde daraldığını, döviz kurlarında yaşanan esneklik nedeni ile davacı şirketin ekonomik olarak sıkıntılı zamanlar geçirdiğini ve davacı şirketin nakit döngüsünün bozulduğunu ileri sürerek, davacı şirket hakkında İİK 285 ve devamı maddeleri uyarınca vade konkordatosu talep ettiklerini, konkordato tasdik tarihinden itibaren % 24 faiz ile, 4 yılda ve 48 ayda eşit taksitlerle ödemeyi teklif ettiğini, 17.04.2025 tarihinde sunduğu dilekçe ile projeyi faiz yönünden revize edildiği, % 45 faiz teklif edildiğini, önce geçici mühlet kararı ve ihtiyati tedbir kararı verilmesini, ardından bir yıllık kesin mühlet kararı verilmesini ve akabinde konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesine sunduğu 2025/64 Esas sayılı dava dilekçesi ile, davacı ...'ın asıl davacı şirketin tek ortağı ve temsilcisi olduğunu, şirketin kullandığı kredilere kefaleti bulunduğunu, ayrıca taşınmazlarını ipotek verdiğini, şirket hakkında İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/62 Esas sayılı dosyası ile konkordato davası açıldığını, şirket konkordato projesinin başarıya ulaşması halinde ...'ın borçtan kurtulacağını ileri sürerek, vade konkordatosu talebinde bulunduğunu, 48 ayda eşit taksitler halinde ödemeyi teklif ettiğini, geçici mühlet, kesin mühlet verilmesini ve akabinde konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/64 Esas 2025/56 Karar sayılı 22.01.2025 tarihli kararı ile dosyanın mahkememiz dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, birleşen dosyanın mahkememiz dosyası içine alındığı anlaşılmıştır. Asıl ve birleşen dava dilekçeleri ve ekindeki belgeler incelenmiş, mahkememizin 30.01.2025 tarihli ara kararı ile 7101 sayılı yasa ile değişik, İİK'nun 286. Maddesindeki belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğu tespit edilmekle, İİK 287/1 Maddesi uyarınca 30.01.2025 tarih, saat 10.00'dan itibaren davacı şirket ve davacı gerçek şahıs hakkında 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilmesine, davacı şirket ile davacı gerçek şahısa Bağımsız Denetçi Mali Müşavir .....'ın geçici konkordato komiseri olarak görevlendirilmesine, ihtiyati tedbire, İİK 288 maddesi uyarınca geçici mühlet verildiğinin ilanına ve ilgili yerlere bildirilmesine karar verilmiştir. Yukarıda belirtilen müdahiller ayrı ayrı katılma taleplerini ve itirazlarını bildirmiş, harcı yatırılan katılma taleplerinin kabulüne karar verilmiştir. Davacı şirket ile davacı gerçek şahıs yönünden Geçici Konkordato Komiseri .... sunduğu 06.04.2025 tarihli raporunda, davacı şirketin TTK 376. Maddesi kapsamında borca batık olmadığını, şirketin faaliyetine devam ettiğini, şirketin konkordatoya dahil 109.304.249,49-TL adi borcunun bulunduğunu, şirketin ticari performansı mevcut fiili durum itibarı ile konkordatonun başarıya ulaşma olasılığının bulunduğunu, firmanın satışlarını arttırması yoluna gitmesi gerektiğini, finansman giderlerinin azaltılması, hazır değerlerin arttırılarak likidite düzeyinde rahatlamanın sağlanması gerektiğini, davacı gerçek şahıs yönünden davacı şirketin banka borçlarına müştereken ve müteselsilen kefaletinden dolayı 21.925.066,82-TL adi borcu bulunduğunu, davacının huzur hakkı geliri ve gayrimenkul satışı ile elde edeceği geliri borç ödemede kullanacağını, davacılar yönünden konkordato projesinin uygulanabilir olduğunu, davacıların konkordatosunun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunu bildirmişlerdir. 18.04.2025 tarihinde yapılan duruşmada; davacılar tarafından dosyaya sunulan belgeler, davacı şirket ile davacı gerçek şahıs yönünden geçici konkordato komiserinin raporları ve müdahillerin itirazları değerlendirilmiş, İİK 289 maddesi uyarınca konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğu değerlendirilmekle, borçlu davacı .... Şti. hakkında ve davacı ... hakkında 18.04.2025 tarihinden itibaren 1 yıllık kesin mühlet verilmesine, kesin mühletin sonuçlarının uygulanmasına ve ihtiyati tedbirlerin devamına, kesin mühlet içerisinde komiserin görevinin devamına, davacı şirket yönünden ayrıca Hukukçu ...., sektör yönünden İnşaat Mühendisi .....'un görevlendirilmesine, alacaklı sayısı ve alacak miktarı dikkate alındığında davacılar yönünden alacaklılar kurulu oluşturulmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Davacı şirket ile davacı gerçek şahıs yönünden kesin mühlet verildiğine ilişkin yasal ilanlar yapılmış, ilgili kurumlara yazılar yazılmıştır. Davacı şirket yönünden konkordato komiser heyeti, davacı gerçek şahıs yönünden konkordato komiseri kesin mühlet içerisinde 3'er aylık dönemler halinde konkordatonun gidişatı hakkındaki görüşlerini içerir raporlarını sunmuşlardır. Davacı şirket yönünden konkordato komiser heyeti, davacı gerçek şahıs yönünden konkordato komiseri tarafından 23.03.2026 havale tarihli, konkordatonun akıbeti ve oylama sonuçları ile ilgili tasdik duruşmasına esas raporlar mahkememize sunulmuş, dosya iade olunmuştur. Mahkememizce 24.03.2026 tarihli tensip tutanağı ile konkordato hakkında karar verilmek üzere duruşma günü belirlenmiş, konkordato tasdik harçlarının yatırılması için davacılar vekiline süre verilmiş, usuli işlemler tamamlanmıştır. Konkordato komiser heyetince sunulan 23.03.2026 tarihli raporda, davacı .... Şti.'nin 02.03.2026 tarihinde yapılan adi alacaklılar toplantısında davacının faiz oranı yönünden revize ettiği ödeme teklifi kapsamında borçlarını ilk taksidi tasdik tarihini takip eden aydan başlamak üzere 48 ayda eşit taksitler halinde, tasdik tarihinden itibaren yıllık % 45 faizle ödemeyi teklif eden konkordato projesinin alacaklıların onayına sunulduğu, nisaba esas alacaklıların konkordato tabi alacağının 110.145.391,86-TL olduğu, davacı şirketin toplam 51 adi alacaklısının bulunduğu, toplantının bitiminden itibaren 7 günlük iltihak süresi içinde de kullanılan oylar dikkate alındığında sonuç olarak 51 alacaklıdan 29 adedinin yani % 56,86'sının ve 110.145.391,86-TL alacak tutarının 65.144.440,66-TL'sinin yani % 59,15'inin kabul oyu kullandığı, İİK'nun 302. Maddesinde belirtilen kabul oranının sağlandığı, davacı şirketin 31.12.2025 tarihi itibariyle borca batık olmadığı, adi konkordatoda teklif edilen tutarın borçlu şirketin iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olduğu, teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olduğu, davacı şirketin rapor tarihi itibarı ile İİK'nun 206. Maddesinin birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklılar olan işçilere vadesi geçmiş borcunun bulunmadığı ve teminata bağlanması gereken bir borcun bulunmadığı belirtilmiş, davacı ...'ın 02.03.2026 tarihinde yapılan adi alacaklılar toplantısında davacının faiz oranı yönünden revize ettiği ödeme teklifi kapsamında borçlarını ilk taksidi tasdik tarihini takip eden aydan başlamak üzere 48 ayda eşit taksitler halinde, tasdik tarihinden itibaren yıllık % 45 faizle ödemeyi teklif eden konkordato projesinin alacaklıların onayına sunulduğu, nisaba esas alacaklıların konkordato tabi alacağının 49.694.912,80-TL olduğu, davacının toplam 12 adi alacaklısının bulunduğu, toplantının bitiminden itibaren 7 günlük iltihak süresi içinde de kullanılan oylar dikkate alındığında sonuç olarak 12 alacaklıdan 8 adedinin yani % 67'sinin ve 49.694.912,80-TL alacak tutarının 30.730.000,00-TL'sinin yani % 62'sinin kabul oyu kullandığı, İİK'nun 302. Maddesinde belirtilen kabul oranının sağlandığı, dolayısı ile her iki davacı yönünden de konkordato tasdik şartlarının gerçekleştiğini belirtmişlerdir. Konkordatonun yargılamasına başlandığının ve itiraz edeceklerin itirazlarını bildirmelerine ilişkin Ticaret Sicil Gazetesinde ve Basın İlan Kurumu Portalında gerekli ilanlar yapılmış, duruşma günü davacılar vekili ile komiserlere tebliğ edilmiş, davacılar vekilince 17.04.2026 tarihli makbuz ile davacı şirket için belirlenen 479.745,14-TL Konkordato Tasdik Harcı ile davacı gerçek şahıs için belirlenen 216.449,30-TL Konkordato Tasdik Harcı mahkemeler veznesine yatırılmıştır. Davacıların adi konkordato teklifi ve süreç İİK 305 maddesi kapsamında değerlendirilmiştir. Konkordatonun Tasdiki Şartları başlıklı İİK'nun Madde 305. Maddesinde, ''302. Madde uyarınca yapılan toplantıda ve iltihak süresi içinde verilen oylarla kabul edilen konkordato projesinin tasdiki aşağıdaki şartların gerçekleşmesine bağlıdır: a) Adi konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olacağının anlaşılması; malvarlığının terki suretiyle konkordatoda paraya çevirme hâlinde elde edilen hasılat veya üçüncü kişi tarafından teklif edilen tutarın iflâs yoluyla tasfiye hâlinde elde edilebilecek bedelden fazla olacağının anlaşılması. b) Teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması (bu kapsamda mahkeme, borçlunun beklenen haklarının dikkate alınıp alınmayacağını ve alınacaksa ne oranda dikkate alınacağını da takdir eder). c) Konkordato projesinin 302 nci maddede öngörülen çoğunlukla kabul edilmiş bulunması. d) 206 ncı maddenin birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklıların alacaklarının tam olarak ödenmesinin ve mühlet içinde komiserin izniyle akdedilmiş borçların ifasının, alacaklı bundan açıkça vazgeçmedikçe yeterli teminata bağlanmış olması (302 nci maddenin altıncı fıkrası kıyasen uygulanır). e) Konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama giderleri ile konkordatonun tasdiki durumunda alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden alınması gereken harcın, tasdik kararından önce, borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olması.'' hükmüne yer verilmiştir. Dosya kapsamından davacı şirket ile davacı gerçek şahıs hakkında 18.04.2025 tarihinden itibaren 1 yıllık kesin mühlet verildiği anlaşılmaktadır. Kesin mühlet içinde 02.03.2026 tarihinde konkordato komiser heyeti tarafından alacaklılar toplantısı yapılmış, davacıların teklif ettiği konkordato ön projesi alacaklıların onayına sunulmuştur. Davacılar yönünden 02.03.2026 tarihinde yapılan adi alacaklılar toplantısında, davacıların konkordato teklifinin faiz oranı yönünden revize edildiği ve ödeme teklifi kapsamında borçlarını ilk taksidi tasdik tarihini takip eden aydan başlamak üzere 48 ayda eşit taksitler halinde, tasdik tarihinden itibaren yıllık % 45 faizle ödemeyi teklif eden konkordato projesinin alacaklıların onayına sunulduğu, davacı borçlu .... .. Şti.'nin konkordato kapsamındaki ödenecek adi borcunun 110.145.391,86-TL olduğu, 51 adet adi alacaklısının bulunduğu, toplantıya katılan alacaklılar ile toplantının bitiminden itibaren 7 günlük iltihak süresi içinde de kullanılan oylar dikkate alındığında sonuç olarak 51 alacaklıdan 29 adedinin yani % 56,86'sının ve 110.145.391,86-TL alacak tutarının 65.144.440,66-TL 'sinin yani % 59,15'inin kabul oyu kullandığı, böylece davacı şirket yönünden gerek alacaklı sayısı yönünden, gerekse alacak miktarı yönünden yasada aranan alacak miktarına ulaşıldığı belirlenmiştir. Davacı ...'ın konkordato kapsamındaki ödenecek adi borcunun 49.694.912,80-TL olduğu, 12 adet adi alacaklısının bulunduğu, toplantıya katılan alacaklılar ile toplantının bitiminden itibaren 7 günlük iltihak süresi içinde de kullanılan oylar dikkate alındığında sonuç olarak 12 alacaklıdan 8 adedinin yani % 67'sinin ve 49.694.912,80-TL alacak tutarının 30.730.000,00-TL 'sinin yani % 62'sinin kabul oyu kullandığı, böylece davacı gerçek şahıs yönünden gerek alacaklı sayısı yönünden, gerekse alacak miktarı yönünden yasada aranan alacak miktarına ulaşıldığı belirlenmiştir. Bu durumda hem davacı şirket yönünden, hem de davacı gerçek şahıs yönünden nisabın sağlandığı ve davacıların konkordato talebi İİK 302/a-b maddelerinde belirlenen çoğunlukla kabul edildiğinden, davacı şirket ile davacı gerçek şahısın konkordatosunun İİK'nun 305/1-c maddesindeki tasdik şartının sağlandığı kanaatine varılmıştır. Davacı şirketin konkordato komiserliğinin 23.03.2026 tarihli nihai rapor tarihi itibarı ile işçilere vadesi geçmiş ücret borcunun bulunmadığı, imtiyazlı alacaklardan olan işçilik alacaklarının ödenmesi veya teminatlandırılması da konkordatonun tasdik şartlarından sayıldığından, konkordato komiser heyetinin nihai raporuna göre davacı şirketin bu kapsamda borcu bulunmadığı tespit edildiğinden, davacı şirketin konkordatosunun İİK 305/1-d maddesindeki tasdik şartının sağlandığı kanaatine varılmıştır. İİK'nun 305/1-e maddesi uyarınca konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama giderleri ile konkordato tasdik harcının yatırıldığı anlaşılmakla, bu kapsamda da tasdik şartının sağlandığı kanaatine varılmıştır. Davacı şirketin aktif değerinin 169.040.427,04-TL olduğu, iflas halinde alacaklıların eline geçecek bedelin bu bedelin % 50'sine takabül eden alacaktan, alacaklarının alacağına kavuşma oranı hesaplandığında, iflas halinde alacaklıların ana para alacağına bile kavuşamayacağı, tasdik halinde ise ana para + faiz alacağına tam olarak kavuşabileceği, böylece adi konkordatoda teklif edilen tutarın borçlu şirketin iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek miktardan fazla olduğu, sonuç itibarı ile davacı şirket yönünden İİK 305/a maddesine göre bu konudaki tasdik şartının sağlandığı kanaatine varılmıştır. Davacı şirketin 31.12.2025 tarihli rayiç bilançoya göre aktif toplamının 169.040.427,04-TL olduğu, davacı şirketin konkordatoya tabi adi rehinli olmak üzere tüm borcunun 154.504.908,11-TL olduğu, davacı şirketin teklifinin ana para artı % 45 faiz ile ödemeyi taahhüt etmiş olması, davacı şirketin ödemeyi teklif ettiği borç toplamının komiser raporunda da belirtildiği üzere kaynakları ile orantılı olduğu, İİK'nun 305/b maddesindeki tasdik şartının sağlandığı kanaatine varılmıştır. Borçlu şirketin faaliyet alanının inşaat ve gayrimenkul geliştirme olduğu, inşaat sektöründe gelir akışının proje bazlı olduğu, şirketin ödeme gücü değerlendirilirken yalnızca mevcut dönem gelirlerinin değil, devam eden ve planlanan projelerin ekonomik potansiyeli ve yaratacağı nakit akışının da dikkate alınması gerektiği, bu kapsamda borçlu şirketin komiser heyetince de belirlenen ana gelir getirici projesinin ....Projesi olduğu, söz konusu projenin ekonomik açıdan yeterli bir gelir kaynağı olacağı değerlendirilmiştir. Borçlu davacı gerçek şahıs ...'ın borcunun bir kısmı şahsi, bir kısmı ise ortağı olduğu davacı şirkete kefaletinden kaynaklanmaktadır. TBK'nun 598/1. Maddesinde ''Hangi sebeple olursa olsun, asıl borç sona erince, kefil de borcundan kurtulur.'' hükmüne yer verilmiştir. Böylece borcun öncelikle asıl borçlu tarafından ödenmesi gerekmektedir. Aynı borcun hem asıl borçlu hem de kefilden tahsil edilmesinin önüne geçmek adına kefalet borcunun ödenmesinde tahsilde tekerrür olmamasına dikkat edilmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Toplanan tüm deliller karşısında davacı şirketlerin ödeme güçlüğü içerisine girdiği, davacı gerçek şahıs ortağın da kefalet sorumluluğu bulunduğu bildirilerek, davacıların vade konkordatosu talebinde bulunmaları üzerine haklarında önce geçici mühlet sonra kesin mühlet verilmiş, kesin mühlet içerisinde konkordato komiser heyeti tarafından gerekli iş ve işlemler yürütülerek alacaklılar toplantısı yapılmıştır. Komiser heyeti tarafından iltihak süresi de dolduktan sonra konkordato projesinin kabul edilip edilmediğine ve tasdikinin uygun olup olmadığına dair gerekçeli rapor mahkememize sunulmuştur. Yapılan alacaklılar toplantısında davacı şirket ile davacı gerçek şahıs tarafından teklif edilen konkordato projesinin alacaklılar tarafından kabul edildiği belirlenmiştir. Davacı şirket ile davacı gerçek şahıs tarafından faiz yönünden revize edilen konkordato projesinin İİK 302/a-b maddelerinde belirlenen çoğunlukla kabul edildiğinden, davacı şirket ile davacı gerçek şahısın konkordatosunun İİK'nun 305/1-c maddesindeki tasdik şartının sağlandığı, yine davacı şirket tarafından adi konkordatoda teklif edilen tutarın borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olduğu, İİK 305/a maddesine göre bu konudaki tasdik şartının sağlandığı, teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olduğu İİK'nun 305/b maddesindeki tasdik şartının sağlandığı, İİK 305/1-d maddesi kapsamında teminatlandırması gereken işçi alacağının bulunmadığı, işçi alacakları dışında mühlet içersinde komiser onayı ile akdedilmiş sözleşmeden kaynaklı teminatlandırması gereken borcun bulunmadığı, davacı şirketin konkordatosunun İİK 305/1-d maddesindeki tasdik şartının sağlandığı, konkordatonun tasdiki durumunda alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden alınması gereken konkordato tasdik harçlarının yatırıldığı, konkordato tasdikinin gerektirdiği yargılama giderinin gider avansı olarak mevcut olduğu, 305/1-e maddesi uyarınca tasdik şartının sağlandığı, sonuç olarak gerek davacı şirket yönünden gerekse davacı gerçek şahıs yönünden İİK'nun 305. Maddesine göre tasdik şartlarının sağlandığı, teklif edilen ve faiz yönünden revize edilen projenin alacaklılar lehine yeterli olduğu kanaatine varılmıştır. Davacı şirketin ve davacı gerçek şahısın konkordato talebinin kabulüne ve revize projede ve 23.03.2026 tarihli konkordato komiseri nihai raporunda belirtilen şekilde davacıların konkordatoya tabi borçlarını, konkordato revize projesi gereğince, iş bu tasdik kararını takip eden 2026 yılı Mayıs ayından başlayarak, 48 ayda eşit taksitlerle yine tasdik tarihinden itibaren yıllık % 45 faizi ile ödenmesine, taksit ödemelerinde gerçek şahısın kefalet borcundan kaynaklı ödemelerin asıl borçlu davacı şirket tarafından yapılacağından, tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile ödenmesine yönelik..." gerekçesi ile, davacı ...... ŞİRKETİ'nin konkordato talebine ilişkin davasının kabulüne, konkordatosunun İİK 306. Maddesi uyarınca TASDİKİNE, davacı borçlunun konkordatoya tabi borçlarını, konkordato revize projesi gereğince, iş bu tasdik kararını takip eden 2026 yılı Mayıs ayından başlayarak, 48 ayda eşit taksitlerle yine tasdik tarihinden itibaren yıllık % 45 faizi ile ÖDENMESİNE, İİK 308/c maddesi uyarınca konkordato tasdik kararı bağlayıcı hale geldiğinden ve bundan böyle konkordato tasdik hükümleri uygulanacağından TEDBİRLERİN KALDIRILMASINA, konkordato komiserlerinin GÖREVİNE SON VERİLMESİNE, İİK 306/2 maddesi uyarınca konkordatonun yerine getirilmesini sağlamak için gerekli gözetim ve tasfiye tedbirlerini almakla görevli kayyım tayinine, KAYYIM OLARAK ....'ın ATANMASINA, kayyımın görevinin konkordatoya tabi borcun ödenmesi süresince devamına, kayyımın görevine başlamasından sonra borçlunun işletmesinin durumu ve proje uyarınca borçlarını ödeme kabiliyetini muhafaza edip etmediği konusunda iki ayda bir mahkememize rapor vermesine, İİK'nun 308/b Maddesi uyarınca borçlu .... Şirketi tarafından reddedilen, .... Bankası A.Ş.'nin 11.183.707,37-TL, ... Bankası A.Ş.'nin 3.607.147,66-TL, ... ..bank A.Ş.'nin 6.069.927,70-TL'lik alacak talebinin nizalı alacak olarak kabulüne, İİK 308/b-1 maddesi uyarınca konkordato tasdik kararının ilanından itibaren 1 ay içinde alacak davası açılması halinde, kararın kesinleşmesine kadar ....bank ... Şubesine mahkememiz emrine açılacak bir hesaba proje kapsamında yatırılmasına, hesap cüzdanının davacı borçlu tarafından mahkememize ibraz edilmesine, alacak iddiasında bulunan tarafından 1 ay içinde söz konusu çekişmeli alacak davası açılmaması halinde ve aynı sürede dava açıldığının mahkemeye bildirilmemesi halinde yatırılan paranın BORÇLUYA İADESİNE, birleşen davacı ...'ın konkordato talebine ilişkin davasının kabulüne, konkordatosunun İİK 306. Maddesi uyarınca TASDİKİNE, davacı borçlunun konkordatoya tabi borçlarını, konkordato revize projesi gereğince, iş bu tasdik kararını takip eden 2026 yılı Mayıs ayından başlayarak, 48 ayda eşit taksitlerle yine tasdik tarihinden itibaren yıllık % 45 faizi ile ÖDENMESİNE, (kefalet borcundan kaynaklanan taksitlerde tahsilde tekerrür olmamak üzere) İİK 308/c maddesi uyarınca konkordato tasdik kararı bağlayıcı hale geldiğinden ve bundan böyle konkordato tasdik hükümleri uygulanacağından TEDBİRLERİN KALDIRILMASINA, konkordato komiserlerinin GÖREVİNE SON VERİLMESİNE, İİK 306/2 maddesi uyarınca konkordatonun yerine getirilmesini sağlamak için gerekli gözetim ve tasfiye tedbirlerini almakla görevli kayyım tayinine, KAYYIM OLARAK ...'ın ATANMASINA, kayyımın görevinin konkordatoya tabi borcun ödenmesi süresince devamına, kayyımın görevine başlamasından sonra borçlunun işletmesinin durumu ve proje uyarınca borçlarını ödeme kabiliyetini muhafaza edip etmediği konusunda iki ayda bir mahkememize rapor vermesine karar verilmiş, verilen bu karara karşı asli müdahil ... Bankası AŞ. vekili, ... Bank AŞ. vekili ve aslı müdahil ... Bankası TAO vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ: Asli müdahil ... Bankası AŞ. vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının konkordato talebinin gerçekçi ve somut olmadığını, ciddi bir konkordato ön projesi sunulamadığını, konkordato tasdik kararında mayıs ayından başlayarak 48 eşit taksit ile yıllık %45 faizi ile ödenmesine ilişkin kararın hakkaniyetsiz olduğunu, alacaklıların telafisi imkansız zarara uğratıldığını ve adil olmadığını, mahkemece vadenin kısaltılması gerektiğini, davacıların amacının ucuzu kredi temini olduğunu, teklifin borçlunun kaynakları ile orantılı olmadığını, davacı gerçek kişinin şirketten ayrı bağımsız bir ön projesinin olmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Asli müdahil ... Bankası TAO vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, konkordato komiser raporunda ciddi uyuşmazlıkların olduğunu, müvekkili banka alacaklarına ilişkin olarak yapılan tespitlerin hatalı olduğunu, davacıların konkordato taleplerinin kötüniyetli olduğunu, projenin uygulanabilir olmadığını, somut verilere dayanmadığını, davacıların konkordato sürecinde dürüst davranmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Asli müdahil ... Bank AŞ. vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece konkordato nisabına ilişkin karar kurulmadan alacaklılar toplantısı yapıldığını ve netleşmemiş nisaba göre proje oylaması yapıldığını, tasdike yeterli oy şartlarının oluşup oluşmadığının belirsiz olduğunu, davacı gerçek kişinin özgün bir proje sunmadığını, davacıların projelerinin başarılı olma şansının olmadığını, davacıların iyiniyetli olmadığını, konkordato tasdik şartlarının oluşmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. 7101 Sayılı Kanunla değişik ; İİK.305.maddesine göre ; 302 nci madde uyarınca yapılan toplantıda ve iltihak süresi içinde verilen oylarla kabul edilen konkordato projesinin tasdiki aşağıdaki şartların gerçekleşmesine bağlıdır: a) Adi konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflası hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olacağının anlaşılması; malvarlığının terki suretiyle konkordatoda paraya çevirme hâlinde elde edilen hasılat veya üçüncü kişi tarafından teklif edilen tutarın iflâs yoluyla tasfiye hâlinde elde edilebilecek bedelden fazla olacağının anlaşılması, b) Teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması (bu kapsamda mahkeme, borçlunun beklenen haklarının dikkate alınıp alınmayacağını ve alınacaksa ne oranda dikkate alınacağını da takdir eder), c) Konkordato projesinin 302 nci maddede öngörülen çoğunlukla kabul edilmiş bulunması, d) 206 ncı maddenin birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklıların alacaklarının tam olarak ödenmesinin ve mühlet içinde komiserin izniyle akdedilmiş borçların ifasının, alacaklı bundan açıkça vazgeçmedikçe yeterli teminata bağlanmış olması (302 nci maddenin altıncı fıkrası kıyasen uygulanır), e) Konkordatonun tasdikinin gerektirdiği yargılama giderleri ile konkordatonun tasdiki durumunda alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan para üzerinden alınması gereken harcın, tasdik kararından önce, borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olması, Mahkeme konkordato projesini yetersiz bulursa kendiliğinden veya talep üzerine gerekli gördüğü düzeltmenin yapılmasını isteyebilir." hükmünü amirdir. İİK.305 maddesindeki şartların gerçekleşmesi halinde İİK.306 maddesi uyarınca konkordato tasdikinin şartları, kararı, ilanı düzenlenmiştir. İİK.307 maddesine göre ise; Borçlunun talebi üzerine, tasdik kararında rehinli malın muhafaza altına alınması ve satışı, karardan itibaren bir yılı geçmemek üzere aşağıdaki şartlarla ertelenebilir. a) Rehinle temin edilen alacak konkordato talebinden önce doğmuş olmalıdır, b) Rehinle temin edilen alacağın konkordato talep tarihine kadar ödenmemiş faizi bulunmamalıdır, c) Borçlu rehinli malın, işletmenin faaliyeti için zorunlu olduğunu ve paraya çevrilmesi durumunda ekonomik varlığının tehlikeye düşeceğini yaklaşık olarak ispat etmiş olmalıdır, Rehinli malın muhafazası ve paraya çevrilmesinin ertelenmesi hâlinde satış isteme süresi işlemez. Borçlunun talebi üzerine, tasdik kararında finansal kiralama konusu malların iadesi, karardan itibaren bir yılı geçmemek üzere aşağıdaki şartlarla ertelenebilir. a) Borçlu finansal kiralama sözleşmesinin aynen ifasını 294 üncü maddenin yedinci fıkrası uyarınca üstlenmiş olmalıdır. b) Finansal kiralamadan doğan kira alacağı konkordato talebinden önce doğmuş olmalıdır. (1)Bu maddenin “Konkordato haricinde yapılan vaitler:” olan başlığı, 28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 34 üncü maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir. (2)Bu maddenin “Konkordatonun alacaklılardan birinin müracatiyle onun hakkında feshi:” olan başlığı, 28/2/2018 tarihli ve 7101 sayılı Kanunun 35 inci maddesiyle metne işlendiği şekilde değiştirilmiştir. c) Ödenmemiş kira borcu, üç aylık tutarı aşmamalıdır. d) Bu erteleme nedeniyle finansal kiralama konusu malın değer kaybından kaynaklanabilecek zarar, teminat altına alınmış olmalıdır. e) Borçlu finansal kiralama konusu malın işletmenin faaliyeti için zorunlu olduğunu ve iade edilmesi durumunda ekonomik varlığının tehlikeye düşeceğini yaklaşık olarak ispat etmiş olmalıdır. Birinci ve üçüncü fıkrada belirtilen alacaklılar yazılı görüşlerini konkordatonun tasdikine ilişkin duruşmadan önce sunmaya davet edilirler; bu alacaklılar ayrıca tasdik duruşmasına çağırılırlar. Borçlu, rehinli veya finansal kiralama konusu malı rızasıyla devreder, iflâs eder veya ölürse, erteleme kendiliğinden hükümsüz hâle gelir. Konkordatoyu tasdik eden mahkeme, ilgili alacaklının talebi üzerine ve borçluyu da davet ederek aşağıdaki hâllerden birinin varlığının yaklaşık olarak ispat edilmesi kaydıyla erteleme kararını kaldırır. a) Borçlu ertelemeyi yanlış bilgiler vermek suretiyle elde etmişse. b) Borçlunun serveti ve gelirleri artmış ve borçlu, ekonomik varlığını tehlikeye sokmadan borcu ödeyebilecek hâle gelmişse. c) Rehinli malın paraya çevrilmesi veya finansal kiralama konusu malın iadesi, borçlunun ekonomik varlığını artık tehlikeye sokmayacaksa. Konkordatonun tasdik edilmemesi ve borçlunun iflâsı Madde 308- (Değişik: 28/2/2018-7101/36 md.) Konkordato tasdik edilmezse mahkeme konkordato talebinin reddine karar verir ve bu karar 288 inci madde uyarınca ilân edilerek ilgili yerlere bildirilir. Borçlunun iflâsa tabi şahıslardan olması ve doğrudan doğruya iflâs sebeplerinden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme, borçlunun iflâsına resen karar verir. İİK m.308 gereğince, borçlunun iflasına ancak doğrudan doğruya iflas şartlarının oluşması ve borçlunun iflasa tabi olması halinde karar verilebilecektir. Konkordatoyu reddeden mahkeme, şartların oluşması halinde borçlunun iflasına re'sen karar verecektir. Konkordatonun tasdik edilmemesine benzer bir düzenleme İİK m. 292'dedir. İlgili madde gereğince konkordato mühleti içerisinde maddede öngörülen şartların gerçekleşmesi halinde mühlet kararı kaldırılarak iflasa tabi borçlunun iflasına karar verilecektir. Görüldüğü üzere, tasdik talebinin reddinde olduğu gibi geçici mühlet ve kesin mühletin kaldırılması halinde de borçlunun iflası mümkündür. Belirtelim ki, m. 292'de hükme bağlanan iflasın şartları ile m.308 gereğince konkordatonun tasdik edilmemesi halinde mahkemece verilecek iflas kararının şartları birbirinden farklıdır. En temel farklılık ise, doğrudan doğruya iflas koşullarının aranıp aranmadığı noktasında kendisini göstermektedir. İİK m.292 gereğince borçlunun iflasına karar verebilmek için borçlunun tacir olması ve ilgili maddede sayılan işlemlerin borçlu tarafından gerçekleştirilmesi yeterlidir. Ayrıca borçlunun doğrudan doğruya iflas koşullarını gerçekleştirip gerçekleştirmediği aranmaz. 308. madde gereğince iflasın gerçekleşebilmesinin ilk koşulu yine borçlunun tacir olmasıdır. İkinci koşul ise, konkordatonun tasdiki talebinin reddedilmesidir. Üçüncü koşul ise, doğrudan doğruya iflas koşullarının varlığıdır. Tasdik edilmeyen konkordato doğrudan doğruya borçlunun iflasına da sebebiyet vermeyebilecektir. Mahkemenin tasdik talebini reddi ile birlikte iflas kararı verebilmesi için borçlunun iflasa tabi olması ve doğrudan doğruya iflas sebeplerinin bulunması, borca batıklık halinde kooperatif veya sermaye şirketi olması gerekir. İİK 305. maddede belirtilen tasdik şartları gerçeklememesi nedeniyle konkordato talebinin reddine karar verilmesi durumunda İİK 308. maddesinde düzenlenen iflas şartının değerlendirilmesi gerekir. Konkordatonun tasdik edilmemesi ve borçlunun iflası başlıklı 308. maddesi " Konkordato tasdik edilmezse mahkeme konkordato talebinin reddine verir ve bu karar 288. madde uyarınca ilan edilerek ilgili yerlere bildirilir. Borçlunun iflasa tabi şahıslardan olması ve doğrudan doğruya iflas sebeplerinden birinin bulunması halinde mahkeme, borçlunun iflasına karar verilir." şeklinde düzenlenmiştir. Doğrudan doğruya iflas sebepleri ise İİK 177 ila 179. maddelerde ( İİK m. 179 atfıyla TTK 377 m.) düzenlenmiştir. İİK 179. maddesine göre, " Sermaye şirketleri ile kooperatiflerin, aktiflerin muhtemel satış fiyatları üzerinden düzenlenen ara bilançoya göre borca batık olduğu idare ve temsil ile vazifelendirilmiş kimseler veya şirket ya da kooperatif tasfiye hâlinde ise tasfiye memurları veya bir alacaklı tarafından beyan ve mahkemece tespit edilirse, önceden takibe hacet kalmaksızın bunların iflâsına karar verilir. Türk Ticaret Kanununun 377 nci ve 634 üncü maddeleri ile 24/4/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 63 üncü maddesi hükmü saklıdır." Borca batıklığın tespiti için TTK'nın 324. maddesi uyarınca bir borca batıklık bilançosu hazırlanmalıdır. TTK'nın 324. maddesine göre borca batıklık bilançonda aktiflerin rayiç değerden bilançoya geçirilerek borca batıklık bilançonun çıkarılması gerekir. Böyle bir talep üzerine mahkemece, bu şirketin öncelikle borca batık durumda olup olmadığı rayiç değerlere göre tespit edilmelidir. Konkordatonun tasdik edilmemesi ile birlikte mahkeme, şartları varsa, derhal borçlunun iflasına karar verecek ve bu karar ile birlikte iflasa bağlanan sonuçlar ortaya çıkacaktır. Bu noktada dikkat etmek gerekir ki, konkordatonun tasdik edilmediğine (reddedildiğine) ilişkin karar m. 288'e göre ilan edilecektir. İflasın açılmasına ilişkin karar ise m.166 çerçevesinde tebliğ ve ilan edilir. Görüldüğü üzere, konkordatonun tasdik edilmemesi halinde iki farklı ilan yapılacaktır. (YENİ KONKORDATO HUKUKU Prof Selçuk Öztek, Prof Ali Cem Budak, Prof Serdar Kale, Doç.Müjgan Tunç Yücel, Doç.Bilgehan Yeşilova shf,550 vd) Alacaklıların alacağının konkordato nisabına eksik dahil edildiği itirazı yönünden; borçlu hakkında kesin mühlet verilmesinden sonra komiser tarafından İİK'nın 288. maddesinde; yapılacak ilanla alacaklılar alacaklarını bildirmeye davet olunacağı (İİK.m.289), İİK'nın 300. maddesinde; komiser, iddia olunan alacaklar hakkında borçluyu açıklamada bulunmaya davet edeceği, İİK'nun 302/6. maddesinde; çekişmeli alacakların hesaba katılıp katılmamasına ve ne oranda katılacağına mahkemenin karar vereceği düzenlenmiştir. Burada konkordatoyu inceleyecek olan mahkemenin bu talep üzerine vereceği karar, sadece konkordatonun nisabına dahil olmak bakımından bir sonuç doğuracaktır. Diğer bir ifade ile mahkemece çekişmeli alacaklar hakkında verilecek karar, çekişmeli olan alacağın da projeye dahil edilip edilmemesi ve konkordato kapsamında alacaklıya oy hakkı tanınıp tanınmayacağını dolayısıyla İİK'nun 302 maddesinde yer alan nisapların sağlanıp sağlanmadığının belirlenmesi için önem arz etmektedir. Mahkemenin çekişmeli alacağın konkordatoya dahil olmasına ilişkin kararları maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmeyecektir. Nitekim İİK 302/6 maddesinde çekişmeli alacaklılar bakımından ileride mahkemenin vereceği hükümlerin saklı olduğu ifade edilmiş olup bu bağlamda İİK 308/b bendinde alacakları itiraza uğramış olan alacaklılar, tasdik kararının ilan tarihinden itibaren bir ay içinde dava açabileceği hüküm altına alınmıştır. İİK 295. maddesi "Mühlet sırasında rehinde temin edilmiş alacaklar nedeniyle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilir veya başlamış olan takiplere devam edilebilir ancak bu takip nedeniyle muhafaza tedbirleri alınamaz ve rehinli malın satışı gerçekleştirilemez" şeklindedir. 17.07.2003 tarih ve 4949 sayılı Kanunla değişik İİK 289. maddesi de aynı ifadeleri taşımaktadır. 28.02.2018 tarih ve 7101 sayılı Kanun yürürlüğünden önce doktrin maddede belirlenen rehinli malın borçluya ait olması konusunda fikir birliği içindedir. (Gündoğan, Postacıoğlu, Üstündağ Kuru) Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 20.10.1993 tarih 6282/6805 karar sayılı ilamında da 3. kişi rehninin konkordato nisabında adi alacak olarak gözönünde bulundurulmasına karar vermiştir. Meseleyi konkordatonun amacı çerçevesinde değerlendirmek gerekir. Konkordato dürüst bir borçlunun belli bir zaman kesiti içerisindeki bütün adi alacaklarını yetkili makamın onayı ve alacaklı çoğunluğunun kabulü ile tasfiyesinin sağlandığı bir icra biçimidir. Bu amacın gerçekleştirilmesi yani konkordatonun başarıya ulaşması için borçlunun malvarlığının korunması gerekir. İİK.nın 295. maddesi de bu amaca hizmet eden bir hüküm içerir. Rehni 3. kişinin vermesi halinde bu rehnin paraya çevrilmesi konkordato talep eden borçlunun pasifine etki etmeyecektir. Bu haliyle 3. kişi tarafından verilen rehnin paraya çevrilmesini konkordato kapsamında engellenmesi kanun koyucunun amaçladığı bir sonuç olarak düşünülemez. İİK.' da bu ve buna benzer maddelerde amaç borçlunun malvarlığını korumak ve bu sayede konkordato projesinin başarıya ulaşmasını sağlamaktır. Alacağı 3. kişi rehni ile teminat altına alınan alacaklı kanundaki sınırlamalara bağlı kalmadan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilecek ve asıl borçlunun konkordato takibinin kabul edilmesi halinde rehinden karşılayamadığı alacak için konkordatoya tabi olarak talep edebilecektir. Malı satılan 3. kişide rücû alacağını ancak konkordato nisabına dahil edilmesi halinde talep edilebilcektir. İİK 303. maddesinde “konkordatoya hayır oyu veren alacaklı borçtan birlikte sorumlu olanlara karşı bütün haklarının muhafaza eder” hükmünü taşır. Taşınmazını borçlu lehine ipotek veren 3. kişinin borçtan birlikte sorumlu olduğunda tereddüt yoktur. Alacaklının bütün haklarını muhafaza edebilmesi ancak konkordato nisabına dahil edilerek oy kullanmasına bağlanmıştır. Bu alacak rehinli alacak olarak kabul edilerek alacaklıya oy hakkı verilmediği takdirde İİK. 303. maddenin uygulanması mümkün olmayacaktır. İİK. 298/1 maddesi “komiser görevlendirilmesini mütakip borçlunun mevcudunun bir defterini yapar ve mallarının kıymetini takdir eder” hükmünü taşır. Bu değerlendirme borçlunun malları ile sınırlıdır. 3. kişiye ait malın değeri bu aşamada belirlenmediği için alacaklının rehin dışında ne kadar alacağının kalacağı tesbit edilemeyeceğinden 3. kişi rehniyle temin edilen alacağın tamamının adi alacak olarak nisaba dahil edilmesi hem alacaklı hem de asıl borçluya rücû edecek alacaklı açısından gerekliliktir. Bu bağlamda taşınmazı satılan 3. kişi nisaba ve sonuç olarak konkordatoya tabi olmadan alacağını tam olarak alma hakkına sahip olacağından bu kabul diğer alacaklıların zararına olabilecektir. Yukarıda belirtildiği gibi konkordatonun başarıya ulaşması için borçlunun malvarlığının korunması amaçlanmıştır. Gerek 295. maddenin ruhunda ve gerekse 45. madde bağlamında zikredilen rehinli malların borçlunun kendisine ait mallar olduğunun kabulünde zorunluluk vardır. İİK 307. maddesi rehinli malların ve finansal kiralama konusu malların paraya çevirme ve muhafazasını erteleme hükümleri içermektedir. Hiç süphe yok ki bu madde kapsamında borçlunun konkordato projesi için gerekli olan mallar zikredilmektedir. Kanunun lafzı da bu konuda açıktır. 3. kişi ipoteklerini bu kapsamda kabul etmenin kanunun ruhuna ve konkordatonun amacına uygun olduğundan bahsedilemez. Tüm bu gerekçeler nazara alındığında 3. kişi ipoteği ile teminat altına alınan alacakların konkordato da adi alacak olarak nisaba dahil edilmesi konkordato kurumunun işlerliği, alacaklının teminat dışı kalan alacağı, ipotek veren 3. kişinin rücû ilişkisi açısından gereklidir. (Bknz. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2021/1792 Esas ve 2021/100 Karar sayılı İlamı) Bu açıklamalar ışığında; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle asıl ve birleşen dava yönünden talep eden davacı borçlu yönünden İİK. 305. maddesinde düzenlenen tasdik koşullarının gerçekleşmesine (Bknz. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 30.04.2026 tarih ve 2026/1605 Esas 2026/1819 Karar sayılı ilamı), yargılamada eksiklik bulunmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, asli müdahil .... Bankası TAO vekili, asli müdahil ... Bank AŞ. vekili ile asli müdahil ... Bankası AŞ. vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/04/2026 tarih ve 2025/62 Esas 2026366 Karar sayılı hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan asli müdahil ... Bankası AŞ. vekili, ... Bank AŞ. vekili ile aslı müdahil ... Bankası TAO. vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf başvurusu sırasında asli müdahil ... Bankası AŞ.'ndan alınması gereken 732,00.TL maktu karar harcı peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf başvurusu sırasında asli müdahil.... Bankası TAO'ndan alınması gereken 732,00.TL maktu karar harcı peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 4-İstinaf başvurusu sırasında asli müdahil ... Bank AŞ.'ndan alınması gereken 732,00.TL maktu karar harcı peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 5-İstinaf başvurusu aşamasında başvuru sahipleri tarafından yapılan yargılama giderlerinin başvuru sahiplerinin üzerinde bırakılmasına, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından ve davanın niteliği de dikkate alınarak karşı taraf yararına vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 7-Kararın kesinleştirme, harç ikmali ve gider/delil avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 8-Kararın Dairemizce taraf vekillerine tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere 17/09/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1010, K. 2026/1940, T. 17.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1010-e-2026-1940-k-d0357e663fb2