Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1206 E. 2026/1942 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1206
Karar No
2026/1942
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/1206 KARAR NO : 2026/1942

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN ARA KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30/04/2026 NUMARASI : 2026/217 Esas DAVA : ALACAK KARAR TARİHİ : 17/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 17/09/2026

Taraflar arasında görülen alacak davasının yargılaması sırasında ihtiyati hacze itirazın üzerine verilen ara karara karşı yasal süresi içerisinde ihtiyati haciz talep eden davacı vekili ve ihtiyati hacze itiraz eden davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Mahkemece yapılan açık yargılama sırasında 30/04/2026 tarihli ara kararda; ''...Davacı vekili 02.03.2026 harç tarihli ihtiyati haciz talepli davada dava dilekçesinde; davacı şirketin Romanya'da kurulu olup uluslararası ölçekte gıda ticareti alanında faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, davalı .... A.Ş ise Türkiye 'de kurulu susam tohumu ticareti alanında faaliyet gösteren bir anonim şirket olduğunu, tarafların tacir olduğunu, ticari ilişkinin 2023 yılı içinde başlamış ve taraflar arasında karşılıklı güven esasına dayalı olarak yürütüldüğünü, 25/09/2025 tarihli satış sözleşmesinin davalı tarafından ifa edilmediğini, akdi yükümlülüklerini ağır biçimde ihlal ettiğini, taraflar arasındaki ilişkinin 2024 yılı sonu itibariyle fiilen sona erdiğini, sözleşme uyarınca müvekkili şirketin davalı şirketten kabuklu susam tohumu satın almak üzere anlaşmaya varıldığını, buna karşılık davalı şirketin sözleşmede belirlenen miktar ve takvim çerçevesinde mal teslim etmeyi taahhüt ettiğini, davalı tarafın sözleşmeden doğan asli edimi gereği gibi ve süresinde yerine getirmediğini, müvekkili şirketi ağır şekilde mağdur ettiğini ve zarara uğrattığını, toplamda 59.400 USD tutarında ödeme karşılığı müvekkili şirkete sözleşmede kararlaştırılan malın teslim edilmediğini, çekişti gerekçeler ileri sürülerek yalnızca 1.050 USD bedeline tekabül eden son derece sınırlı bir kısmi teslim gerçekleştirildiğini, bu durum sonucunda müvekkili şirket bakımından karşılığı alınmayan ve bugüne kadar iadesi yapılmayan 58.350 USD tutarında bakiye alacağın doğduğunu, noter ihtarnamesine rağmen davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığınını iddia ederek dava konusu şimdilik 4.950 USD tutarındaki alacağın ihtiyati haciz talep tarihi itibariyle T.C.M.B döviz satış kuru esas alınarak belirlenecek Türk Lirası karşılığı ve ferileriyle sınırlı olmak üzere İİK.257 ve devamı maddeleri uyarınca davalıya ait olmak kaydıyla, banka hesapları, taşınır ve taşınmaz malları, üçüncü kişiler nezdindeki her türlü hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce ihtiyati haciz isteminin değerlendirildiği, 12/03/2026 tarihinde verilen ihtiyati haciz isteminin değerlendirilmesi ara kararı ile "İhtiyati haciz isteminin KABULÜNE, İİK'nun 257. maddesi uyarınca davalının banka hesapları, menkul ve gayrimenkul malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının borca yeter miktarının (4.950 usd) % 20 oranında (43.800 -TL) teminat yatırıldığı takdirde ihtiyaten haczedilmesine, " gerçekçesi ile ihtiyati haciz isteminin kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. İzmir 23. İcra Müdürlüğünün 2026/2516 E sayılı dosyasının Uyap üzerinden mahkememiz dosyası içine alındığı, dava dosyamızda davacı tarafça , mahkememizce verilen karar uyarınca teminat yatırılması veya teminat mektubu sunulması gibi bir işlem yapılmaksızın İhtiyati haciz kararının işleme konması icra takip dosyasının açıldığı, yapılan işlemin usulüne aykırı olduğu, İcra Müdürlüğü tarafından Mahkememiz dosyasında teminatın yatırıldığına ilişkin bir yazının verilen ihtiyati haciz kararına eklenmediği halde işlem yapılması ve ihtiyati haciz kararı uyarınca işlem yapılmasının hukuki bir dayanağının olmadığı anlaşılmıştır. Dosyada yapılan inceleme ve davalı vekilinin verdiği, 18/03/2026 ve 23/03/2026 tarihli dilekçeler üzerinde yapılan inceleme, dosyamız içine alınan icra takip dosyasında yapılan işlemler üzerinde yapılan incelemeye göre, mahkememizce verilen ihtiyati haciz kararının İİK md.266 gereği depo kararı verilmek suretiyle kaldırılmasının istendiği, davalı tarafından dava konusu edilen bedelin depo edilmesi sonrası hacizlerin kaldırılmasının istendiği, verilen kararın içeriği ve davacı tarafça yapılan işlem sıralaması dikkate alınarak 23/03/2026 tarihli ara karar gereği, "Davacı tarafça dava konusu edilen 4.950 USD 'nin tahsili amacıyla verilen karar uyarınca İzmir 23. İcra Müdürlüğünün 2026/2516 E sayılı dosyasında uygulanan ihtiyati haczin dava tarihi itibariyle T.C. Merkez Bankası Efektif Satış kuru karşılığı olan 217.948,50 TL bedelin nakdi teminat olarak mahkememiz veznesine davalı tarafından yatırılması veya kesin ve süresiz bir teminat mektubu sunulması halinde KALDIRILMASINA, İhtiyati haczin teminat mektubu ve / veya mahkeme veznesine yatan teminat miktarı üzerine konulması suretiyle KAYDIRILMASINA VE BU BEDEL ÜZERİNDE DEVAM ETTİRİLMESİNE, İcra takip dosyasında yapılan hacizlerin kaldırılmasına, Teminat yatırıldığında İcra Müdürlüğüne karar gereği işlem yapılması için yazı yazılmasına," gerekçesi ile karar verildiği görülmüştür. Davalı vekili tarafından 24/03/2026 tarihli verilen dilekçe ile ihtiyati haciz kararına itirazlarının sunulduğu ve ihtiyati haczin kesin olarak kaldırılmasına dair talep dilekçesi verildiği anlaşılmış olup, mahkememizce verilen depo edilen bedel üzerine kaydırılan ihtiyati haciz ara kararının kesin olarak kaldırılması ile ilgili icra müdürlüğüne bildirilmesi ve depo bedelinin tarafına iadesine karar verilmesini talep etmiş olup, ihtiyati hacze itiraz edilmesi üzerine, hacze itirazın mürafaa günü yapılacak olun duruşmada değerlendirilmesi için duruşma günü verilmiş, ihtiyati hacze itiraz dilekçesinin davacı vekiline tebliğ edildiği görülmüştür. Yapılan incelemeye göre, İİK md. 265 ile " Borçlu kendisi dinlenmeden ihtiyati haczin dayandığı sebeplere , mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; Huzuru ile yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren 7 gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir "İhtiyati hacze ilişkin itiraz sebeplerinin sınırlı şekilde gösterildiği, somut olayımızda ise davalı tarafından verilen ihtiyati haciz kararına itiraz dilekçesinde bu sebeplerden herhangi birinin varlığının tespit edilemediği, dava dosyası içeriği itibariyle ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını gerektirir herhangi bir sebebin bulunmadığı..." gerekçesi ile, ihtiyati hacze itirazın REDDİNE, ihtiyati haczin depo edilen bedel üzerinden devamına karar verilmiş, verilen bu ara karara karşı ihtiyati haciz talep eden davacı vekili ve ihtiyati hacze itiraz eden davalı vekili tarafından ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ: İhtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin 23.03.2026 tarihli ara kararla ihtiyati haczin yalnızca 217.948.50.TL'lık depoya kaydırılmasının davacı müvekkilin toplam 58.350.USD alacağını güvence altına almaktan uzak olduğunu, kısmi dava tutarı üzerinden hesaplanan depo miktarının gerçek ve toplam alacağı karşılamadığını, ıslah sonrasında 53.400.USD'lık alacağın güvencesiz kalacağını, davalının malvarlığını serbestçe tasarruf edebilir hale geldiğini ve kur riskinin giderek büyüdüğünü belirterek 12.03.2026 tarihli mahkemenin ara kararıyla hükmedilen ihtiyati haciz tedbirinin davalının banka hesapları, menkul ve gayrımenkul malları ile üçüncü kişiler nezdindeki hak ve alacakları üzerinde yeniden tesisi yönünde ihtiyati haciz kararının yeniden tesisi yönünde yerel mahkeme kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İhtiyati hacze itiraz eden davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihtiyati hacze itirazlarında açıkça ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olmasına rağmen, itirazlarlarının hiçbir şekilde değerledirilmeksizin gerekçesiz bir şekilde eksik ve hatalı karar verildiğini, davacı taraf ihtiyati hacze ilişkin teminat yatırmaksızın kararı İzmir 23.İcra Müdürlüğü 2026/2516 E. Sayılı dosyası ile icraya çevirip müvekkili şirket aleyhine usul ve yasaya aykırı şekilde ihtiyati haciz işlemleri yaptığını, yabancı davacının, teminat yatırmadığını, dava şartı noksanlığı bulunan davada verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılması gerektiğini, taraflar arasındaki sözleşmede ICC şartı mevcut olup, tahkim ilk itirazları kapsamında Türk Mahkemelerinin yargı yetkisi bulunmadığından ihtiyati haczin kaldırılması gerektiğini, ihtiyati haciz şartlarının mevcut olmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Dairemizin 15.09.2026 tarih ve 2026/1334 Esas 2026/1918 Karar sayılı kararı ile aynı taraflar tarafından aynı ara karar ile ilgili olarak Dairemizin 2026/1334 Esas sayılı dosyasının dosyamız ile birleştirilmesine karar verildiği görülmüştür. DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Talep, ihtiyati hacze itiraz üzerine verilen ihtiyati haczin kaldırılması istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. İhtiyati haciz İ.İ.K.’nun 257-268. maddelerinde düzenlenmiştir. 2004 sayılı İİK'nın 257/1.maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir" düzenlemesi muaccel bir başka deyişle vadesi gelmiş alacaklar yönünden ihtiyati haciz koşulları düzenlemiş olup, muaccel olmayan/vadesi gelmemiş alacak yönünden ise ihtiyati haciz koşulları aynı yasanın 257/2.maddesinde ise;" Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksatıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;(1) Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." şeklinde düzenlemesi bulunmaktadır. İİK.'nın 258.maddesinde ise; "İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur. Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. (Ek fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./60. Md.; Değişik fıkra: 02/03/2005-5311 S.K./16.mad) İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir." İhtiyati haciz kararına itirazı düzenleyen İİK.'nın 265.maddesinde de ise; "(Değişik fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./63. md.) Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. (Ek fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./63. md.) Menfaati ihlal edilen üçüncü kişiler de ihtiyati haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde ihtiyati haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir. Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder. İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur. Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir. (Ek fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./63. md.; Değişik fıkra: 02/03/2005-5311 S.K./17.mad) İtiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. İstinaf yoluna başvuru, ihtiyatî haciz kararının icrasını durdurmaz." hükümleri mevcuttur. Ayrıca dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle ara kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu ara kararın esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati haciz talep eden davacı vekili ile ihtiyati hacze itiraz eden davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine, yerel mahkemece ayrı harç alınmadan davanın taraflarınca aynı ara karara ilişkin verdikleri istinaf dilekçeleri yönünden sehven ikinci kez gönderilen dosyanın Dairemizin 2026/1334 Esas sırasını aldığı anlaşıldığından birleştirilen Dairemizin 2026/1334 Esas ve 2026/1918 Karar sayılı dosyası ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına, karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/217 Esas sayılı dosyasında ihtiyati hacze itiraz yönünde verilen 30/04/2026 tarihli ARA KARAR, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan ihtiyati haciz talep eden davacı vekili ile ihtiyati hacze itiraz eden davalı vekilinin istinaf kanu yolu başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Birleştirilen Dairemizin 2026/1334 Esas ve 2026/1918 Karar sayılı dosyası ile ilgili olarak KARAR VERİLMESİNE YER OMADIĞINA, 3-İstinaf başvurusu sırasında davacıdan alınması gereken 732,00.TL maktu karar harcı peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 4-İstinaf başvurusu sırasında davalıdan alınması gereken 732,00.TL maktu karar harcı peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 5-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan taraflar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadan karar verildiğinden bu aşama için taraflar yararına/aleyhine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Kararın taraflara tebliği ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere 17/09/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1206, K. 2026/1942, T. 17.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1206-e-2026-1942-k-03025ade9398