Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1797 E. 2026/1168 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1797
Karar No
2026/1168
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

15.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: ...

KARAR NO: 2026/1168

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: .../07/2026

NUMARASI: 2026/1797 Esas (Derdest)

DAVANIN KONUSU: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ : 21/09/2026

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :

Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili ... ile borçlu .... Şti. Arasında 1.SZM) 17.04.2024 tarihli ... numaralı İstanbul ili, ... İlçesi, ... Mahallesi, ...Caddesi,... Pafta, ... Ada, ... Parsel de yapılmakta olan ... ... ...için Otopark, Sosyal Tesis, Ticari Alanlar, Mekanik Odalar ve Peyzaj Alanları Mekanik Tesisat İşleri Sözleşmesi ile;(2.SZM) 10.03.2025 tarihli ... numaralı İstanbul ili, ... İlçesi, ... Mahallesi, ...Caddesi, ... Pafta, ... Ada, ... Parsel de yapılmakta olan ... ... ...için Yangın Tesisat Borularına Isıtıcı Kablo Sarımı İşleri Sözleşmesini imzalandığını, 17.04.2024 tarihli ... numaralı sözleşmeye göre yer teslimi yapılmış, Proje kapsamında betonarme imalatları ve işveren tarafından temin edilen mekanik malzemelerin tedariki tamamlandığını, ancak davalı firma ... tarafından İnşai işler ile paralel yürütülmesi gereken mekanik imalatlarda yaşanan gecikmeler nedeniyle, ... firması planlanan ilerleme seviyesinin çok gerisinde kaldığını, Söz konusu ... numaralı sözleşme 17.04.2024 tarihli olup, sözleşmede belirtilen işin bitiş süresi 8 ay olduğunu, söz konusu süreçte yüklenici davalı firma Bakırköy 1 . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/468 E. nolu dosyasından 21.05.2025 tarihinde konkordato ilan ettiğini bu durum davalı firmanın işlerini ve dolayısı ile projenin ilerleyişini olumsuz yönde etkilediğini, Müvekkili şirket ... ile davalı .... Şti. Arasında (1.SZM) 17.04.2024 tarihli ... numaralı ve (2.SZM) 10.03.2025 tarihli ... numaralı sözleşmeleri imzalandıktan sonra yaşanan süreç yukarıda izah edilmiş olduğu üzere; müvekkili şirketin sözleşmeler ve davalı firmanın hatalı, eksik ve geciken işleri nedeni ile zarara uğramış olup, bu zarar kalemleri halen de artmaya devam ettiğini, Borçlu ... firması içine düştüğü ödeme güçlüğü nedeni ile 20.05.2025 tarihinde Bakırköy 1 . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/468 E. nolu dosyası ile konkordato talebinde bulunmuş ancak, mahkeme konkordato talebini geçici mühlet sonrasında reddetmiş olduğundan, 3. Kişilere ve işçilerine borçlarını ödeyememeye, müvekkil şirket ile yapmış olduğu sözleşme yükümlülüklerine uymadığını, Bakırköy 05/09/2025 ... İCRA Dairesi ... Esas, .... İcra Dairesi ... Esas 10/09/2025, .... İcra Dairesi ... Esas 26/09/2025, .... İcra Dairesi ...Esas 30/09/2025 ,.... İcra Dairesi ...Esas 20/10/2025, .... İcra Dairesi ... Esas 28/10/2025,.... İcra Dairesi ...Esas 09/01/2026, .... İcra Dairesi ...Esas 19/01/2026 ,... İcra Dairesi ... Esas .../03/2026, İstanbul .... İcra Dairesi ...Esas 25/06/2026 nolu dosyalarından 89/1 haciz ihtarnamesi gönderildiğini, hatta ...'in alacaklıları tarafından müvekkili şirketin merkezine hacze dahi gelindiğini, ... firması tarafından müvekkili şirket şantiyesinde çalışan işçilere ödeme yapamadığı gibi, müvekkili şirkete karşı taşeron sözleşmesi kaynaklı edimlerini de yerine getirmediğini, Bu kapsamda Müvekkili şirket tarafından işin devamı için ... çalışanlarına sahadaki imalatların devamı edebilmesi için ödemeler yapılmak zorunda kalındığını Müvekkil şirket maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek, davanın kabulü ile Şimdilik 18.719.146,36- TL 'den açılan belirsiz alacak davada, (Fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydıyla, belirsiz alacaklarının tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere) alacağın tamamına fesih tarihinden itibaren değişen oranlarda TCMB kısa vadeli avans faizi / ticari avans faizi işletilmesine,

Davalı ... firması daha önce konkordato talep etmiş olduğundan, 3. Kişilere ödeme yapamadığından müvekkili şirkete bir çok 89/1 haciz ihbarnamesi gönderildiğinden, İcra ve iflas Kanunu m. 257 ve devamı hükümleri gereği davalı şirketin taşınır taşınmaz malları ile bankalardaki paralarına ve 3. Kişilerden olan hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemenin .../07/2026 tarihli ara kararında; dosya kapsamına göre İİK m.257 gereğince, taraflar arasındaki uyuşmazlığın sözleşmeden kaynaklandığı, sözleşme edimlerinin karşılıklı olarak ifasının bu aşamada henüz belli olmadığı ve buna bağlı olarak alacağın varlığı ve miktarının bu aşamada bilinebilir olmadığı, muacceliyet şartının gerçekleştiğinin, yargılamanın bu aşamasında söylenemeyeceği, yaklaşık ispatın yargılama aşamasında sunulacak başka delillerle tespite muhtaç olduğu, İİK 257/2.maddesinde açıklanan şartların da mevcut olmadığı anlaşılmakla şartları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesiyle, ilgili sözleşmeler uyarınca yer teslimi yapıldığını ve davacı şirket üzerine düşen edimleri eksiksiz yerine getirmiş olmasına rağmen, davalı firmanın planlanan iş programının çok gerisinde kaldığını ve taahhütlerini ihlal ettiğini, davalının üçüncü kişilere olan borçları nedeniyle haciz işlemlerinin müvekkil şirket merkezine kadar ulaşması üzerine davalının şantiyede faaliyetini sürdürmesinin imkânsız hale geldiğini ve 09...2026 tarihinde sahadan uzaklaştırıldığını, davalının alacaklılarının davacının merkez ofisine hacze geldiğini, dosyaya sunulan fesih ihtarnamelerinin müvekkilince davalı adına işçilere ve SGK'ya yapılan ödeme dekontları ile davalının borçları sebebiyle davacıya tebliğ edilen 89/1 haciz ihbarnamelerinin ihtiyati haciz için aranan yaklaşık ispat koşulunu fazlasıyla sağladığını, dosya kapsamına sunulan eser sözleşmeleri, haklı nedenle feshe ilişkin noter ihtarnameleri, davacı şirket tarafından davalı adına yapılan işçi ücretleri ve sgk primi ödemelerine ilişkin banka dekontları, davalının mali durumunu ortaya koyan konkordato dosyası, müvekkil şirkete tebliğ edilen çok sayıdaki İİK m. 89/1 haciz ihbarnamesi ile ticari defter, cari hesap kayıtları, faturalar ve ba/bs formları birlikte değerlendirildiğinde, hem alacağın varlığı ve muacceliyeti hem de tahsilinin ciddi şekilde tehlikeye düştüğü hususlarının yaklaşık ispat ölçüsünde açıkça ortaya konulduğunu, oysa somut olayda, hem alacağın varlığı ve muacceliyetinin hem de alacağın tahsilinin ciddi şekilde tehlikeye düştüğünün yaklaşık ispat seviyesinde ortaya konulmuş olduğunu belirterek istinafa konu ara kararın kaldırılması ile ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

DEĞERLENDİRME:

Uyuşmazlık, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.

İİK'nın 257. maddesinde; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcu alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ancak borçlunun belirli bir yerleşim yerinin bulunmaması veya mallarını gizleme, kaçırma, kaçma gibi alacaklının haklarını ihlal eden eylemlerde bulunması halinde ihtiyati haciz kararı verilebileceği düzenlenmiştir. Aynı kanunun 258. maddesinde; ihtiyati haciz talep eden tarafın, öncelikle dilekçesinde dayandığı ihtiyati haciz sebebini belirtmesi ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ve yasal delillerle ispat etmesi gerektiği belirtilmiştir.

Dosya muhteviyatı, davanın eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davası olduğu ve mevcut deliller birlikte değerlendirildiğinde; sözleşme edimlerinin karşılıklı olarak ifasının bu aşamada henüz belli olmadığı ve buna bağlı olarak alacağın varlığı ve miktarının bu aşamada bilinebilir olmadığı, muacceliyet şartının gerçekleştiğinin, yargılamanın bu aşamasında söylenemeyeceği, yaklaşık ispatın yargılama aşamasında sunulacak başka delillerle tespite muhtaç olduğu, İİK 257/2.maddesinde açıklanan şartların da mevcut olmadığı anlaşılmakla şartları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi isabetli olmuştur.

Açıklanan nedenlerle, 6100 Sayılı HMK 355.madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamında, kararın dayandığı deliller ile yasanın gerektirdiği nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre mahkeme ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1.bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1- .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin .../07/2026 tarih ve 2026/... Esas sayılı ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre,.davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince REDDİNE,

2 - İstinaf harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,

3 - Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,

4 -İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f bendi gereğince KESİN olmak üzere 21/09/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1797, K. 2026/1168, T. 21.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1797-e-2026-1168-k-142eeacbc7b9