Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1359 E. 2026/1286 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1359
- Karar No
- 2026/1286
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1359 - 2026/1286 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/1359 KARAR NO : 2026/1286
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/07/2026 NUMARASI : 2026/126 Esas 2026/599 Karar
DAVACI : VEKİLİ : Av.
DAVALI : ... VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 24/09/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 25/09/2026 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; kuruluşa ait ...'nın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otobüs 17/08/2025 günü ...'a ait rögar kapağına çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın akabinde kuruluşlarında hasar saptama komisyonu tarafından yapılan çalışma neticesinde 296.007,92 TL kuruluş zararı olduğunun tespit edildiğini, başlatılan icra takibine davalı tarafça kötüniyetli itiraz üzerine icra takibinin durdurulduğunu, arabuluculuğa başvuru neticesinde anlaşma sağlanamadığını belirterek, alacağın likit olması ve borçlunun kötü niyetle ve müvekkilinin alacağını tahsil etmesini geciktirmek için borca itiraz etmiş olması nedeniyle % 20 icra inkar tazminatı ile itirazın iptal edilerek takibin devamını karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu olayın davacı tarafın iddia ettiği şekilde müvekkili şirketin herhangi bir kusur veya ihmalinden kaynaklanmadığını, üçüncü bir kamu idaresinin yol ve asfalt kazı çalışması sonucu meydana geldiğini, yol yapım ve asfalt çalışması sırasında herhangi bir güvenlik tedbiri alınmaması ve yolun trafiğe açık bırakılması, asli ve tam kusurun yol çalışmasını yürüten kamu idaresine ait olduğunu açıkça ortaya koyduğunu, somut olay kapsamında düzenlenen kaza tespit tutanağı ve olay yeri raporlarında da belirtilen, cadde üzerinde yürütülen asfalt yenileme çalışması sırasında herhangi bir uyarı levhası, işaretleme, fiziki güvenlik önlemi veya trafik yönlendirmesi yapılmadığını, buna rağmen yolun trafiğe açık bırakıldığını, yol güvenliğinin sağlanmasının belediyenin asli yükümlülüğünde olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte altyapı unsurunun müvekkili şirkete ait olmasının tek başına sorumluluk doğurmayacağını, davanın Ankara Büyükşehir Belediyesine ihbarını, dosyaya sunulan ve talep edilen zarar miktarının gerçek olmadığını, müvekkilinin olayda zarar veren değil, zarara uğrayan konumunda olduğunu, davacı tarafın alacak iddiasının hukuken tartışmalı olduğunu bildirerek, icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığını, müvekkili hakkında açılmış bulunan işbu davanın öncelikle usulden, aksi kanaat hasıl olursa esastan reddine karar verilmesini, kötüniyet ile yapılan icra takibinden kaynaklı olarak asıl alacağın % 20'sinden aşağı olmamak kaydı ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, dava konusu olay nedeniyle düzenlenen kaza tespit tutanağında, meydana gelen trafik kazasında, sürücü ...'nın herhangi bir kusurunun olmadığı, etraftaki asfaltı kazıdığından dolayı rögar kapakları gevşediğinden yol yapım ve çalışmasından sorumlu kamu kurum ve kuruluşun kusurlu olduğunun belirtildiği, dosyaya kazandırılan 08/06/2026 tarihli bilirkişi raporunda, davacı ... ... Müdürlüğüne ait ... plakalı otobüs sürücüsü ...'nın meydana gelen olayda kusursuz olduğu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun "Belediye Trafik Birimleri, Görev ve Yetkileri" başlıklı 10. Maddesi uyarınca yol yapım ve bakımından sorumlu kuruluşun olayda % 100 oranında kusurlu olduğu, dava konusu ... plakalı araçta 278.311,67 TL hasar ve 17.696,25 TL gelir yoksunluğu zararının tespit edildiği, somut olayda, davacı tarafça her ne kadar hasara sebep olan eylemin davalıya ait rögar kapağından meydana geldiği iddia edilerek aleyhine icra takibi başlatılmış ise de, kaza tespit tutanağı ve olay yeri fotoğrafları ile dosya arasına temin edilen bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde yol yapım ve bakımından sorumlu kuruluşun olay mahallinde bulunan kazı çalışması yapılan alanı trafiğe kapatması ya da çalışma alanını kısmen trafiğe kapatarak, kapattığı alanı araçların giremeyeceği şekilde Karayolları Genel Müdürlüğü'nün hazırladığı meskun mahal içerisinde yapılacak çalışmalar ile ilgili düzenlenen işaretleme standartlarına göre işaretleme yapması gerekirken, aksine hiç bir önlem almadan çalışma yapılan alanı trafiğe açık bırakarak olayın hazırlanması ve vukuuna neden olduğu, buna göre kazanın yol yapım ve bakımından sorumlu kuruluşun eyleminden kaynaklandığı, büyükşehir belediye sınırları içerisinde yolların bakım ve onarımının Büyükşehir Belediyesine ait olduğu gerekçesiyle; "1-Davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle REDDİNE, 2-Yasal şartları oluşmadığından ve davacının kötü niyeti ispat ve tespit edilmediğinden davalının tazminat talebinin REDDİN" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı ... ... Müdürlüğü vekili istinaf dilekçesinde; kazaya ilişkin resmi evraklarda ve tutulan maddi hasarlı trafik tespit tutanağında da görüleceği üzere hasardan sorumlu kuruluşun...A.Ş. olduğunu, olup davalı şirkete ait rögar kapağı kuruluşun aracının hasar görmesine sebep olduğunu, bahsi geçen rögar kapaklarının bakım ve onarımından sorumlu şirketin kusurlu bulunduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemidir. Hükme esas alınan kusur raporunda, yol yapım ve bakımından sorumlu kuruluş olay mahallinde bulunan kazı çalışması yapılan alanı trafiğe kapatması ya da çalışma alanını kısmen trafiğe kapatarak, kapattığı alanı araçların giremeyeceği şekilde Karayolları Genel Müdürlüğünün hazırladığı meskun mahal içerisinde yapılacak çalışmalar ile ilgili düzenlenen işaretleme standartlarına göre işaretleme yapması gerekirken, aksine hiç bir önlem almadan çalışma yapılan alanı trafiğe açık bırakarak olayın hazırlanması ve vukuuna neden olduğundan olayda tam kusurlu bulunduğu, kaza tespit tutanağında da asfalt kazılması nedeniyle rögar kapaklarının gevşediğinin ve yüksekte kalan rögar kapaklarının üzerine trafik dubaları konulduğunun, alçakta kalan rögar kapaklarında herhangi bir önlem alınmadığının belirtilmesi karşısında raporun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Yukarıda belirtilen hukuki ve fiili durumlar ışığında davacı vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği vicdani kanaati ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 732,00 istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 954,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 222,40 TL harcın talep halinde davacıya iadesine 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine, Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU açık olmak üzere 24/09/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.