Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/711 E. 2026/1133 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/711
- Karar No
- 2026/1133
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2025/711 Esas 2026/1133 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/711 KARAR NO : 2026/1133
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/10/2024 NUMARASI : 2024/404 Esas 2024/660 Karar DAVA : Menfi tespit (İtirazın İptali davasına karşılık açılan ) DAVA TARİHİ : 27/02/2024 KARAR TARİHİ : 16/09/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/09/2026
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasına karşılık olarak açılan menfi tespit istemine ilişkin işbu davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçeyle davanın açılmamış sayılmasına yönelik olarak verilen hükme karşı, davacı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı, itirazın iptali davasına karşılık olarak açtığı menfi tespit istemli dava dilekçesinde özetle; kredi sözleşmelerinden doğan kefaletinin geçersiz olduğunu, davacının takip ve dava konusu yaptığı alacağın teminatı olarak ipotek tesis edildiğini, bu ipoteklerin, kefillerin kefaletini de kapsadığını, takip alacaklısına maddi hukuk yönünden bir borcu bulunmadığını, şirketin ... grubu ile alacaklı banka arasında imzalanan kredi genel sözleşmelerinden dolayı borçlu olmadığını, davacıya karşı yöneltilen takibin durdurulması gerektiğini, talep edilen icra inkar tazminatının haksız olduğunu, dava dışı asıl borçlu ile davacı/ karşı davalı arasındaki kredi çerçeve sözleşmesindeki kefaletin yetkisiz temsilci tarafından imzalanarak geçersiz olduğunu, asıl davada, kendilerine karşı yöneltilen takibin durdurulmasına, davada istenen alacak taleplerinin zamanaşımına uğraması sebebiyle reddine, haksız olan davanın ve icra-inkar tazminatı talebinin reddine, başlatmış olduğu icra takibinde davacının haksız ve kötü niyetli olduğundan reddolunan miktarın %20'sinden az olmamak üzere tazminat ödemesine, davacının aynı taleplerle daha önce açmış olduğu ve Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen 2024/140 Esas sayılı itirazın iptali davasıyla birleştirilmesine, aksi kanaatte olunması halinde, bu davanın bekletici mesele yapılmasına, davalı/ karşı davacı tarafından ikame olunan karşı dava kapsamında ise, kefalet sözleşmesinin geçersizliğinin tespitine; davacı/ karşı davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacı/ karşı davalının takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminat ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı banka cevap dilekçesinde özetle; Banka ile ... Tic. A.Ş. arasında akdedilen 05/08/2019 tarihli 25.000.000,00 TL tutarlı ve 09/06/2020 tarihli 50.000.000,00 TL tutarlı kredi sözleşmeleri uyarınca banka tarafından borçluya kredi kullandırıldığını, kredi ödemelerinin zamanında yerine getirilmemesi üzerine asıl borçlu ve müşterek borçlu - müteselsil kefillere Ankara 62. Noterliğinin 20/10/2023 tarih ve ... yevmiye numaralı kat ihtarnamesinin keşide edildiğini, ihtarnamede belirtilen süre içerisinde ödeme olmaması üzerine Ankara Banka Alacakları İcra Dairesinin 2023/98104 Esas sayılı dosyası ile borçlu ve kefiller aleyhine genel haciz yolu ile ilamsız icra takibine başlanıldığını, borçlular ve vekilleri tarafından bankanın alacağının tahsilini geciktirmek ve güçleştirmek maksadıyla itiraz edildiğini, karşı davacının, Ankara Banka Alacakları İcra Dairesinin 2023/98104 Esas sayılı takip dosyasına itirazlarının iptaline, takibin tüm ferileri ile birlikte devamına, çek yaprak bedelleri ödenerek nakde dönen 3 adet çek yaprak bedeli olan 27.810,00 TL'nin 31/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek %81 temerrüt faizi ve %5 BSMV ile tahsiline, davacının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; takipsiz bırakılan menfi tespit davasına ilişkin karşı davacı vekilince 10/06/2024 tarihli yenileme dilekçesi verilmesi üzerine 10/06/2024 aynı tarihli yenileme tensip zaptı ile dosyanın yenilenmesine karar verilmekle birlikte, aynı tarihli tensip ara kararı ile karşı davanın menfi tespit talebine ilişkin bulunması gözetilerek kısmi dava olarak açılamayacağı belirtilip eksik harcın ve gider avansının ikmali için karşı davacı vekiline ihtaratlı kesin süre verilmesine rağmen, yasal 3 aylık süre içerisinde eksik harcın ikmal edilmediğinin anlaşıldığı, bu durumda Harçlar Kanunun 30,32 maddeleri ve HMK'nın 150 maddesi gereğince karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; "HMK'nun 150 maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına" dair karar verilmiş, karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı istinaf dilekçesinde özetle; menfi tespit davası kısmi dava olarak açılabileceğinden tam davanın harcının ikmalinin istenmesinin hukuka aykırı olduğunu, yargılama giderinden tasarruf etmek için kısmi dava açmalarında korunmaya değer bir hukuki yararın mevcut olduğunu, Anayasa mahkemesinin 36.maddesinde yer alan hak arama hürriyetini kısıtlanması sebebiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; davacının müteselsil kefil sıfatıyla yer aldığı 05/08/2019 tarihli 25.000.000,00 TL tutarlı, 09/06/2020 tarihli 50.000.000,00 TL tutarlı genel kredi sözleşmelerindeki müteselsil kefaletinin şimdilik her bir genel kredi sözleşmesi için 1.000,00 TL üzerinden olmak üzere toplam 2.000,00 TL tutar üzerinden kefalet sözleşmesinin geçersizliğinin tespiti ile iptali, bu genel kredi sözleşmelerine istinaden Ankara Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün 2023/98104 Esas sayılı dosyasına konu edilen 282.610,70-TL alacaktan dolayı şimdilik 2.000,00 TL tutar üzerinden borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Somut olayda, davalı bankaca dava dışı ... A.Ş ile akdedilen ve davacı şirketin de müteselsil kefil sıfatıyla yer aldığı 05/08/2019 tarihli 25.000.000,00 TL tutarlı ve 09/06/2020 tarihli 50.000.000,00 TL tutarlı genel kredi sözleşmelerinden kaynaklanan kredi boçlarının ödenmediği iddiasıyla hesabın katedilerek Ankara Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün 2023/98104 Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibin davalının itirazı nedeniyle durması üzerine dava değeri 282.610,70-TL olarak gösterilmek suretiyle Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/140 Esas sayılı dosyasındaki itirazın iptali davası ile birleştirilmek üzere Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/148 Esas sayılı itirazın iptali davasının açılarak birleştirme kararı verilmek suretiyle yargılamanın Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/140 Esas sırasından sürdürüldüğü, davalı ... ... A.Ş vekilince sunulan 04/03/2024 tarihli cevap dilekçesi ile itirazın iptali davasının reddi talep edilerek ... A.Ş'nin, davalı banka ile arasındaki 05/08/2019 tarihli 25.000.000,00 TL tutarlı ve 09/06/2020 tarihli 50.000.000,00 TL tutarlı genel kredi sözleşmelerindeki kefaletlerinin geçersiz olduğu iddia edilerek anılan sözleşmelerdeki müteselsil kefaletin şimdilik her bir genel kredi sözleşmesi için 1.000,00 TL olmak üzere toplam 2.000,00 TL tutar üzerinden kefalet sözleşmelerinin geçersizliğinin tespiti ile iptali ve bu sözleşmeler dayanak gösterilerek Ankara Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün 2023/98104 Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibinde talep edilen 282.610,70-TL tutarındaki alacaktan dolayı şimdilik 2.000,00 TL tutar üzerinden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi istemiyle işbu karşı davanın açıldığı, Mahkemece, 2024/140 Esas sayılı dosyanın 31/05/2024 tarihli ön inceleme duruşmasında karşı davacı /davalı tarafından takipsiz bırakılan işbu karşı davanın tefriki ile ayrı bir esasa kaydının yapılmasına karar verilerek menfi tespit davasının aynı mahkemenin 2024/404 Esas numarasına kayıt edildiği, Mahkemece 2024/404 Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sırasında karşı davacı /davalı vekilince yenileme dilekçesi verilmesi üzerine 10/06/2024 tarihli tensip tutanağı ile karşı davacı/davalı vekiline Ankara Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün 2023/98104 Esas sayılı dosyasında takibe esas alacağın davacı şirket bakımından 282.610,70-TL olduğu belirtilerek bu tutar üzerinden eksik olan 3.923,747-TL peşin harcın yatırılması için Harçlar Kanununun 30.maddesi uyarınca 2 haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde Harçlar Kanununun 30.ve HMK'nun 150.maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılacağı ve mütakip işlemlere devam edilmeyeceği ve 3 aylık yasal süre sonunda davanın açılmamış sayılacağı hususunun ihtarına karar verildiği, Davacı yanca kesin süre içerisinde harçların yatırılmaması üzerine 17/07/2024 tarihli "Duruşma Dışı Ara Karar" ile davanın HMK'nun 150.maddesi uyarınca yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, Mahkemece 18/10/2024 tarihinde de davacı yanca kesin süreye rağmen harçların tamamlanmadığı gerekçeleriyle davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Davacı tarafın istinaf itirazları doğrultusunda dosyamız kapsamında halli gereken uyuşmazlığın, somut olayda davanın açılmamış sayılması koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi noktasında toplandığı görülmüştür. Davacı tarafça dava değeri, toplam 100.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmelerindeki kefaletin geçersizliği nedeniyle iptali istemi yönünden şimdilik 2.000,00 TL, Ankara Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün 2023/98104 Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibinde talep edilen 282.610,70-TL tutarındaki alacaktan dolayı da şimdilik 2.000,00 TL gösterilmek suretiyle karşı dava açılmıştır. Harçlar Kanunu’nun 30. maddesi “Muhakeme sırasında tespit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılıyorsa, yalnız o celse için muhakemeye devam olunur, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 409. maddesinde (HMK 150) gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulması noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır.” şeklinde, 32. maddesi ise “Yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılmaz. Ancak ilgilisi tarafından ödenmeyen harçları diğer taraf öderse işleme devam olunmakla beraber bu para muhakeme neticesinde ayrıca bir isteğe hacet kalmaksızın hükümde nazara alınır.” şeklinde düzenlenmiştir. Harçlar Kanunu'nun uygulanması kamu düzenini ilgilendirmesi nedeniyle hakim tarafından re'sen gözetilmesi gereken bir husustur. İlk derece mahkemesi karar tarihi itibarıyla dosyanın işlemden kaldırıldığı 17/07/2024 tarihinden itibaren 3 aylık sürenin geçtiği, bu süre içerisinde mahkeme ihtarına konu eksik peşin harcın karşı davacı şirket tarafından tamamlanmadığı görülmüştür. Hal böyle olunca, mahkemece usulüne uygun ihtara rağmen karşı davacı şirketin eksik peşin harcı verilen kesin sürede ikmal etmediği gibi, dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren 3 aylık süre içerisinde de eksik peşin harcın ikmal edilmediği gözetilerek Harçlar Kanunun 28, 30, 32. maddesi göndermesiyle HMK'nun 150. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın açılmamış sayılması yönündeki kararında isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/09/2026
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -