Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/954 E. 2026/1385 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/954
Karar No
2026/1385
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2026/954

KARAR NO : 2026/1385

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

TARİHİ: 15/04/2026

NUMARASI : 2024/67 E. - 2026/85 K.

DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Tecavüzün Tespiti İstemli)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/09/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Tarafların İddia ve Savunmaları:

DAVA: Yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunan davalı vekili dilekçesi ile; davacı tarafından, müvekkili aleyhine açılan 2021/550 esas sayılı dosyasında, müvekkili şirket yetkilileri veya sigortalı çalışanına herhangi bir tebligat gelmediğini, müvekkili şirketin yetkilisinin Suriye vatandaşı olduğunu, kendisine veya tebligat almak için yetkilendirilmiş veya şirkette sigortalı çalışanına herhangi bir tebligat yapılmadığını, tebligatlarda belirtilen kişilerin müvekkili şirketin çalışanı olmadığını, müvekkili şirketin yargılama sürecinden haberi olmadan yargılamanın sona erdiğini, müvekkilinden habersiz yapılan yargılama neticesinde verilen karar ile müvekkilinin mağdur olduğunu, müvekkili aleyhine Mersin 2. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile açılan icra takibi neticesinde dosyadan haberdar olduğunu, usulsüz tebligat yapıldığından yargılamanın yenilenmesi için yeterli nedenleri olduğunu beyan etmiştir.

Davacı vekili 09/01/2023 havale tarihli cevap dilekçesi ile; davalı tarafın itirazının yersiz ve kötüniyetli olduğunu, ayrıca HMK 375 maddede sayılan sebeplere dayanmadığını, mahkeme dosyası üzerinden yapılan tüm tebligatların davalı şirketin mernis adresine, yani ticaret sicil gazetesinde ilan etmiş olduğu adrese yapıldığını, Tebligat Kanunu ilgili hükümleri uyarınca iş yerinde bulunan daimi çalışanlara tebligat yapıldığını, davalı tarafın tebligatı alan kişilerin sigortalı kişiler olmadığı yönündeki savunmasının kötüniyetli bir savunma olduğunu, zira davalı tarafın işyerinde bulunan ve sigortasız çalıştırmış olduğu kişiler üzerinden yapmış olduğu işbu başvuru hakkının kötüye kullanılmasından ibaret olduğunu, açıklanan nedenlerle, davalı tarafın usulsüz tebligat itirazı yersiz olduğundan, usulsüz tebligat itirazı ile yargılamanın iadesi taleplerinin reddi ile yargılama giderlerinin davalı taraf üzerine tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesinin 10/03/2023 tarih, 2023/9 Esas, 2023/68 Karar sayılı kararıyla; "Yargılamanın iadesi talebinin REDDİNE," karar verilmiştir.

Dairemizin 22/04/2024 tarih ve 2023/1781 Esas, 2024/372 Karar sayılı kararıyla; "Yargılamanın yenilenmesini talep eden vekilinin İstinaf başvurusunun kabulü ile 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-4. maddesi gereğince kaldırılmasına" karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı ile; "Yargılamanın iadesi talebinin reddine" karar verilmiştir.

İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:

Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi tarafından verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının tasarımlarının tescil tarihinden yıllar önce piyasada satışının yapıldığını, dava sebebinin ıslah edilmesine rağmen ıslahın dikkate alınmadığını, bilirkişi incelemesi yaptırılmadan yargılamanın iadesi talebinin reddedildiğini, bir önceki mahkeme kararının kopyalanarak gerekçeli karar oluşturulduğunu, gerekçeli kararda bu hususta değerlendirme yapılmadığını, davacı tarafından müvekkili aleyhine 2021/550 esas sayılı dosya ile 14/09/2019 tarihinde açılan davanın usulsüz tebligat nedeniyle müvekkilinin yokluğunda yürütüldüğünü, müvekkili şirket yetkilisinin Suriye vatandaşı olduğunu, kendisine veya yetkili çalışanına tebligat yapılmadığını, müvekkilinin yargılama sürecinden haberi olmadan kararın verildiğini, müvekkilinin yurda giriş yaptıktan sonra icra takibi ile durumdan haberdar olduğunu, davacının tescilli tasarımlarının yenilik doğurmadığını, davacının kötü niyetli olarak piyasada satılan ürünleri kendi tasarımı gibi tescil ettirdiğini, 2016-2018-2019-2020 yıllarına ait faturalar ve satış görselleri ile bu durumun sabit olduğunu, mahkemenin 30/09/2022 tarihinde 2022/184 Karar numarası ile verdiği kararın yine usulsüz tebligatlarla kesinleştirildiğini, bu durumun müvekkilini mağdur ettiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yargılamanın yenilenmesi talebinin kabul edilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme tarafından yapılan inceleme neticesinde yargılamanın iadesi talebinin reddine karar verildiği, davalı tarafın ileri sürdüğü istinaf sebeplerinin yargılamanın yenilenmesi davası ile değil davanın esasıyla ilgili olduğunu, davalı tarafın itirazlarının yersiz ve kötü niyetli olduğunu, tüm tebligatların davalı şirketin Mernis adresine ve ticaret sicil gazetesinde ilan edilen adresine usulüne uygun yapıldığını belirterek tebligatın usul ve yasaya uygun olduğunu belirtilerek davalı tarafın istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Gerekçe ve Sonuç:

Dava, Bakırköy 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 2021/550 Esas sayılı dosyasında verilen ve kesinleşen hükme karşı, dava dilekçesi ile diğer evrakların usulsüz tebliğ edildiği iddiasına dayalı yargılamanın yenilenmesi istemine ilişkindir.

Asıl dava, ...ne ait ... tescil numaralı tasarımdan doğan haklara tecavüzün tespiti ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Mahkemenin 2021/550 Esas, 2022/184 Karar sayılı ve 30/09/2022 tarihli kararıyla tasarıma tecavüzün tespitine, 20.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve hüküm 23/11/2022 tarihinde kesinleşmiştir.

Mahkemece yargılamanın yenilenmesi istemi ilk olarak 2023/9 Esas, 2023/68 Karar sayılı ve 10/03/2023 tarihli kararıyla reddedilmiş, istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 2023/1781 Esas, 2024/372 Karar sayılı ve 22/04/2024 tarihli ilamıyla, yargılamanın yenilenmesi isteminin bağımsız bir dava olduğu, dava değeri gösterilmeden ve harç tamamlatılmadan karar verildiği gerekçesiyle istinaf başvurusu kabul edilerek karar kaldırılmıştır.

Kaldırma kararı sonrasında dava değeri, asıl hükümdeki 20.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminat üzerinden toplam 30.000,00 TL olarak bildirmiş ve harç ikmal edilmiştir.

Mahkemece 15/04/2026 tarihli kararla istemin kabule şayan bulunmadığı gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesi talebi reddedilmiştir. Karara karşı yargılamanın yenilenmesini isteyen davalı vekili istinaf talep etmiştir.

Uyuşmazlık, Bakırköy 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 2021/550 Esas, 2022/184 Karar sayılı ve 30/09/2022 tarihli kesinleşmiş hükmü hakkında yargılamanın yenilenmesi koşullarının bulunup bulunmadığına ilişkindir.

Yargılamanın iadesini talep eden davalı vekili, şirket yetkilisinin Suriye vatandaşı olduğunu, tebligatların yetkiliye veya çalışana yapılmadığını, davadan icra takibi ile haberdar olduklarını belirterek 2024/67 Esas, 2026/85 Karar sayılı kararın kaldırılmasını ve yargılamanın yenilenmesi isteminin kabulünü talep etmiş, Dairemiz kaldırma kararı sonrası sunduğu ıslah dilekçesi ile; tebligat usulsüzlüğü yanında davacının ... numaralı tasarımının yenilik niteliği bulunmadığını, bu hususta 2016, 2018, 2019 ve 2020 yıllarına ait faturalar, internet satış sayfaları, sipariş ve satış formları ile görseller sunduklarını beyanla yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulü ile asıl davanın esastan reddini talep etmiştir.

Yargılamanın yenilenmesi, kesinleşmiş hükümlere karşı ancak HMK’nin 375. maddesinde sınırlı olarak sayılan sebeplerden birinin varlığı halinde başvurulabilen olağanüstü bir kanun yoludur. Dava dilekçesi ve diğer tebligatların şirket yetkilisine veya tebligatı almaya yetkili bir çalışana tebliğ edilmediği iddiası, HMK’nin 375. maddesinde düzenlenen yargılamanın yenilenmesi sebeplerinden değildir. Diğer yandan söz konusu tebligatların davalı şirketin ticaret sicildeki adresinde işyeri çalışanına tebliğ edilmiş olduğu , bu kişilerden birinin SGK 'lı çalışan listesinde adı olan ... olduğu görülmüş, SGK kaydının olmamasının işçi işveren ilişkisi bulunmadığını tek başına kanıtlayan bir durum olmadığı değerlendirilmiştir.

Talep eden tarafından sunulduğu belirtilen 2016, 2018, 2019 ve 2020 yıllarına ait faturalar, internet satış sayfaları, ürün sipariş ve satış formları ile görsellerin asıl yargılama sırasında talepte bulunanın elinde olmayan sebeplerle elde edilemediği kanıtlanmadığından ,yargılama sırasında elde edilmesi mümkün olan delillerin hükmün kesinleşmesinden sonra sunulması yargılamanın yenilenmesi sebebi oluşturmaz. Bu nedenle HMK’nin 375/1-ç maddesinin de uygulama şartları mevcut değildir.

Yargılamanın yenilenmesini gerektiren bir sebep bulunmadığından, ayrıca ancak hükümsüzlük davasında incelenmesi mümkün asıl uyuşmazlığa ilişkin tasarımın yenilik ve ayırt edicilik koşullarının incelenmesine, bu konuda bilirkişi raporu alınmasına ve tasarımın hükümsüzlüğü veya hakka tecavüzün bulunup bulunmadığı hakkında esasa ilişkin yeni bir değerlendirme yapılmasına gerek bulunmamaktadır. Bu nedenle ıslahın değerlendirilmediği, bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı ve tasarımın yenilik niteliğine ilişkin delillerin incelenmediği yönündeki istinaf sebepleri yerinde değildir.

Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1- Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 15/04/2026 tarih ve 2024/67 E., 2026/85 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı davalı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 17/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/954, K. 2026/1385, T. 17.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-954-e-2026-1385-k-48399a8baa8b