Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/723 E. 2026/1366 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/723
Karar No
2026/1366
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2026/723 Esas

KARAR NO: 2026/1366

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

TARİHİ: 06/10/2022

NUMARASI : 2022/12 E. - 2022/197 K.

DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/09/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda verilen kararın temyiz edilerek bozulması neticesinde, duruşmalı yapılan incelemesi sonunda;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :

DAVA DİLEKÇESİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin uzun yıllardır vakum plastik alanında faaliyet gösterdiğini ve özellikle de motorlu araç aksesuarları üretimi konusunda ciddi emek sarf ettiğini, bu bağlamda müvekkilinin TPMK nezdinde ...sayı ile tescilli "Motosiklet İçin Taşıma Sepeti" başlıklı tasarımın sahibi olduğunu, davalı firma tarafından müvekkili şirkete noter aracılığı ile ihtarname gönderildiğini, bu ihtarnamede TPMK tarafından davalı müvekkili firmaya ait ... tescil numaralı "Motosiklet Çanta Kilidi" başlıklı tasarıma konu ürünleri kapsayan müvekkili şirketin faaliyetlerinin sona erdirilmesini, kendilerine ait olan tasarıma konu ürünün müvekkili şirket tarafından kullanıldığı ifade edilerek, davalı tarafından kilitlerin aynı olduğunun da ikrar edildiğini, davalı tarafından gönderilen bu ihtarnameyle, müvekkili şirketin adına tescilli tasarımın, davalı firmanın ihtarına konu olan kilit tasarımı ile aynı olduğunu ve davalı firma tarafından kullanıldığını ve hatta söz konusu tasarımın müvekkili şirketin tescilinden daha sonraki bir tarihte yine davalı firma tarafından tescil edildiğinin öğrenildiğini, bunun üzerine müvekkili tarafından davalıya cevabi ihtarname ile, davalının müvekkili şirketin tescilli tasarımına konu ürünü kapsayan faaliyetlerini durdurmasını, aksi halde kanuni yollara başvurulacağı hususlarının ihtarname ile tebliğ edildiğini, müvekkili tarafından gönderilen bu ihtarnamenin cevapsız bırakıldığını, davalının söz konusu eyleminin, müvekkilinin tescilli tasarımdan doğan haklarını ihlal ettiğini iddia ederek, davalı adına ... sayı ile tescilli "Motosiklet Çanta Kilidi" başlıklı tasarımın hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP DİLEKÇESİ

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin TPMK nezdinde ... sayı ile tescilli "Motosiklet Çanta Kilidi" başlıklı tasarımın sahibi olduğunu, davacı adına tescilli olan tasarımın motosiklet için taşıma sepeti ürünü olduğunu, müvekkili şirket tarafından tescil edilen ürün ile davacı tarafından tescil edilen ürünlerinin birbirlerinden tamamen farklı olduğunu, müvekkiline ait kilit tasarımında, kilit çantanın dışında görünmeyecek şekilde içeride gizlenmiş teknik detaylara sahip olduğunu, davacı tasarımında ise, kilide ilişkin herhangi bir ibare bulunmadığını, müvekkili şirkete ait kilidin spesifik ayırt edici niteliklere sahip bir kilit olduğunu, bu nedenle davacının önceden tescilinin mümkün olmadığını ve davacı iddialarının haksız ve de dayanaksız olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 06.10.2022 tarihli, 2022/12 E., 2022/197 K. Sayılı kararıyla; hükümsüzlüğü istenilen ... tescil no.lu tasarımın tescil başvuru tarihi olan 17.12.2019 tarihinden daha önce 23.02.2019 ve 06.12.2019 tarihlerinde kamuya sunulmuş olduğu ve böylece yenilik kriterini taşımadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, ... tescil numaralı tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.

İSTİNAF:

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; "Motorsiklet Çanta Kilidi" ibareli ürün Türk Patent Enstitüsü tarafından 17/12/2019 tarihinde ... numarası ile müvekkili şirket adına tescilli olduğunu, müvekkili tarafından tescil edilen ürün kilit, davacı tarafından tescil edilen ürünün çanta olması nedeniyle birbirlerinden tamamen farklı ürünler olduğunu, müvekkiline ait kilit tasarımında, kilit çantanın dışından görünmeyecek, içeride gizlenmiş teknik detaylara sahip olduğunu, davacı tarafından yapılan tescil yalnızca çanta tasarımına ilişkin olup kilide ilişkin herhangi bir ibare bulunmadığını, müvekkili şirkete ait kilit spesifik ayırt edici niteliklere sahip bir kilit olduğundan davacı tarafından önceden tescilinin kabulü mümkün olmadığını, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna itirazlarının mahkemece dikkate alınmadan karar verildiğini, müvekkili şirkete ait tasarım tamamen mekanik bir tasarım olduğunu, tasarıma ayırt edicilik ve yanilet katan hususu kilidin içindeki mekanik düzenek olduğunu, her iki tasarımda ürünü açma yerine "..." yazılmış olması tasarımların nitelikleri açısından benzer oldukları anlamını taşımadığını, davacı tarafından tescil edilen üründe kilide dair teknik ibare veya açıklayıcı görsel bulunmadığını, müvekkiline ait tasarım fotoğraf ve detayları incelendiğinde ise tescilin kilit üzerine olduğu ve kilide ilişkin teknik detaylar bulunduğunu, müvekkiline ait kilit tasarımında, kilit çantanın dışından görünmeyecek, içeride gizlenmiş teknik detaylara sahip olduğunu, müvekkiline ait kilit tasarımının mekanik bir tasarım olması ve ürüne ayırt edicilik özelliği katan hususun bu teknik tasarım olduğu değerlendirildiğinde kilidin davacıya ait ürünün birleşik parçası dahi sayılamayacağı kanun kapsamında açık olduğunu, 6769 sayılı Kanunun 56. maddesine göre normal kullanımda görülebilen, yeni ve ayırt edici olan parçalar tasarım korumasının kapsamı içinde olacağını, "Motorsiklet Çanta Kilidi" ibareli ürünün ''Motorsiklet İçin Taşıma Sepeti'' isimli üründe normal kullanımda görünür durumda olmadığını, kilidin görünür durumda olan kısmının (... yazısı ve kırmızı buton) yenilik ve ayırt edici nitelikte olmaması nedeniyle ''Motorsiklet İçin Taşıma Sepeti'' ürünün koruması kapsamında olmadığını, müvekkili söz konusu ürünü tasarım tarihinden hemen sonra tescil ettirmediğini, bir süre tescilsiz kullandığını, ilgili ürünün satışı ... tarihlerinde davacıya müvekkili tarafından satışının yapıldığını, bu süre içinde ürün kamuoyuna mal olmadığını, yenilik ve ayırt edicilik özelliğini kaybetmediğini, bu husus ürünün yenilik ve ayırt edilebilirlik özelliğini etkileyebilecek kapsamda olmadığını, SMK uyarınca tasarım sahibinin ürününün tasarım tarihinden itibaren ne kadar süre içinde tescil ettirebileceğine ilişkin açık bir hüküm bulunmadığını, bu boşluğun müvekkili aleyhine yorumlanması kanuna ve usule aykırı olacağını, davacının ürünün tasarımının kendisine ait olduğu yönündeki iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, alınan bilirkişi raporunda da taraflarına ait tasarımın internet üzerinden 23.02.2019 tarihinde satışa çıkarıldığı iddia edildiğini, ancak görselde sunulan ürün davacının tescil ürünü olan motosiklet taşıma çantası ibareli ürün olduğunu, ürün davacının tescil tarihinden önce satışa sunulduğunu, görseli yüklenen ürün ile müvekkili şirkete ait ürünün niteliği tamamen birbirinden farkı olduğunu, bilirkişinin bu kıyaslaması ve benzetme yoluyla yüklediği görsel kabul edilebilir olmadığını belirterek istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasını davanın reddini talep etmiştir.

İSTİNAFA CEVAP:

Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davalının istinaf iddialarının hukuki dayanağı olmadığını, müvekkili adına tescil edilen tasarımın bir parçasının bütünden ayrı değerlendirilmesi mümkün olmadığını, bir tasarım tescil edildiğinde tescil edilen ürünün bütün parçalarını kapsayacağını, tasarım tescilinde önemli olan görünüm olduğunu, sistem veya mekanizma, tasarım tescilinin konusu olmadığını, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun hükme esas almaya yeterli olduğunu, davalı Tümoparsan şirketinin istinaf dilekçesinde; "Motorsiklet Çanta Kilidi" ibareli ürünü bir müddet tescilsiz kullandıkları, hatta 09.03.2018 tarihinde söz konusu ürünün müvekkili şirkete satışının yapıldığı ve müvekkili şirket tarafından kopyalanarak kullanıldığı da iddia edilmişse de, bu iddiayı kabul etmediklerini, kaldı ki faturanın varlığı ispat edilse dahi dava konusu ürüne ait olup olmadığının belli olmadığını, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek kararın onanmasını talep etmiştir.

Dairemizin 03/07/2025 tarihli, 2023/328 Esas 2025/953 Karar sayılı kararıyla;

"Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından davalı adına kayıtlı ... tescil numaralı "motorsiklet çanta kilidi"nin 17/12/2019 tarihinde başvurusunun yapıldığı, davalı adına olan tasarım tescilinin ayırt edilemeyecek kadar benzerinin 23/02/2019 tarihinde kamuya sunulmuş olduğu , yenilik ve ayırt edicilik özelliklerinin bulunmadığının bilirkişi raporu ile tespit edildiği, kaldı ki, davalı vekilinin istinaf dilekçesinde tasarımı tescil tarihinden önce makul bir süre tescilsiz kullanıldığı, 09/03/2018 tarihinde davacıya satıldığının beyan edildiği, bu beyanın yargılama sırasında davalı vekilinin bilirkişi raporuna itirazında da beyan edildiği, 09/03/2018 tarihli faturanın dosyaya sunulduğu bu tarihin tasarım başvuru tarihi olan 06/12/2019 tarihinden önce ve 12 aylık rüçhan süresinden de önce olduğu" açıklanarak, mahkeme kararının gerekçesi düzeltilerek davanın kabulüne karar verilmiş; "1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,

2- Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 06/10/2022 tarih, 2022/12 E., 2022/197 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden düzeltilmiş gerekçe ile yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,

3-Davacının davasının KABULÜNE, davalı adına tescilli ... tescil numaralı tasarımın hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine" şeklinde hüküm kurulmuş, karara karşı taraf vekillerince temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

Yargıtay, 11. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2026 tarih ve 2025/4827 Esas, 2026/1663 Karar sayılı ilamı ile; "...6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 57. maddesinin ikinci fıkrasına göre; koruma talep edilen bir tasarımın, başvuru tarihinden veya rüçhan talebi varsa rüçhan tarihinden önceki on iki ay içinde tasarımcı veya halefi ya da bu kişilerin izni ile üçüncü bir kişi tarafından veya tasarımcı ya da halefleri ile olan ilişkinin kötüye kullanımı sonucu kamuya sunulması hâlinde tasarımın yeniliği ve ayırt edici niteliği etkilemeyeceği, somut olayda ise nihai hükmü veren Bölge Adliye Mahkemesince, yukarıda yazılı hüküm dikkate alınarak ve İlk Derece Mahkemesi gerekçesinden farklı olarak, dava konusu tasarımı taşıyan ürünün 09.03.2018 tarihinde davacıya satıldığını gösterir 09.03.2018 tarihli faturanın dosyaya sunulduğu, bu tarihin tasarım başvuru tarihi olan 06.12.2019 tarihinden önce ve 12 aylık rüçhan süresinden de önce olduğu hususu gerekçeye dahil edildiği, ancak anılan gerekçe kurulmadan önce davacının, davalı taraf istinaf dilekçesinde de beyan ile itiraz ettiği faturanın sıhhatinin tespiti gerektiği, bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince, davacının bu faturayı kabul etmediği de gözetilerek, faturanın taraf defter kayıtları üzerinde tespiti yahut yetkili vergi dairesi kanalı ile sorgulanması ve faturadaki ürün ile dava konusu ürünün aynı olup olmadığının tespiti neticesinde varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi bozmayı gerektirdiği" gerekçesiyle; davacı vekilinin temyiz başvurusunun kabulüne, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar verildiği görülmüştür.

Yargıtay bozma ilamı ve duruşma günü taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davacı vekili bozma ilamına uyulmasını, ancak bozma ilamında açıklandığı üzere inceleme yapılması sonuca etkili olmadığından, bilirkişi incelemesi yapılmamasına karar verilmesini, davalı vekili ise Yargıtay bozma ilamına uyulmasını talep etmiş, usul ve yasaya uygun görülmekle Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.

GEREKÇE:

Davanın konusu, davalı adına ... sayı ile tescilli tasarımın hükümsüzlüğü talebine ilişkindir.

Dosyaya celp edilen TPMK kaydına göre, ...tescil numaralı tasarımın, 06/12/2019 tarihinden itibaren 5 yıl müddetle davacı adına, hükümsüzlüğü talep edilen ... tescil numaralı tasarımın ise, 17/12/2019 tarihinden itibaren 5 yıl müddetle davalı adına tescil edildiği görülmüştür.

Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

29/07/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" hükümsüzlüğü talep edilen 17.12.2019 başvuru tarihli ... numaralı tasarım

tescili ile hükümsüzlüğe dayanak olarak sunulan 06.12.2019 başvuru tarihli ... numaralı tasarım tescili arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde ve bütüncül algısında belirgin farklılıklar bulunmadığı, ayrıca resen yapılan araştırmaya göre de davalı adına olan tasarım tescilinin ayırt edilemeyecek kadar benzerinin 23/02/2019 tarihinde kamuya sunulmuş olduğu, bu sebep ile ayniyet derecesinde benzer olarak algılandıkları, ... numaralı tasarım tescilinin başvuru tarihi olan 17.12.2019 başvuru tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olmadığı ve belirtilen nedenlerle hükümsüzlük şartlarının oluştuğu" belirtilmiştir.

Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, hükümsüzlüğü talep edilen davalı adına kayıtlı ... tescil numaralı "motorsiklet çanta kilidi"nin 17/12/2019 tarihinde tescil başvurusunun yapıldığı, bilirkişi heyeti tarafından yapılan incelemede, davacı adına tescilli 06/12/2019 başvuru tarihli ...sayılı, "Motorsiklet İçin Taşıma Sepeti Tasarımında" bulunan kilit tasarımı ile karşılaştırıldığında, tasarımcının seçenek özgürlüğü kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda, hükümsüzlüğü talep edilen ... numaralı tasarım tescili ile dayanak olarak sunulan 06.12.2019 başvuru tarihli ...numaralı tasarım tescili arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde ve bütüncül algısında belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile ayniyet derecesinde benzer olarak algılandıkları sonucuna varıldığı, yine internet üzerinde resen yapılan incelemede, tasarım tescilinin başvuru tarihi olan 17.12.2019 tarihinden evvel 23.02.2019 tarihinde https://www.... adresinde yüklü vaziyette olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır.

6769 Sayılı SMK 56. Maddesinde, tasarımın yeni ve ayırt edici olması halinde korunabileceği, SMK 56/4 maddesinde, bir tasarımın aynısının tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce, dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarımın yeni kabul edileceği, bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce, kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edileceği düzenlenmiştir.

Davaya konu hükümsüzlüğü istenen tasarımın ayırt edilemeyecek derecede benzerinin, davalının 17/12/2019 başvuru tarihinden önce gerek davacının 06/12/2019 başvuru tarihli tasarım başvurusu, gerekse 23.02.2019 tarihinde https://www.... adresinde kamuya sunulduğu, yeni ve ayırt edici olmadığının, hükümsüzlük koşullarının oluştuğunun tespit edildiği anlaşılmakla mahkemece verilen hükümsüzlük kararının doğru olduğu kanaatine varılmıştır.

Dairemizin önceki kararında; " davalı vekilinin istinaf dilekçesinde tasarımı tescil tarihinden önce makul bir süre tescilsiz kullandığı, 09/03/2018 tarihinde davacıya satıldığını beyan ettiği, bu beyanın yargılama sırasında davalı vekilinin bilirkişi raporuna itirazında da beyan edildiği, 09/03/2018 tarihli faturanın dosyaya sunulduğu bu tarihin tasarım başvuru tarihi olan 06/12/2019 tarihinden önce ve 12 aylık rüçhan süresinden de önce olduğunun" anlaşıldığı açıklanarak, mahkeme gerekçesinin düzeltilmesine karar verilmişse de, bu beyanın, davacı vekilince kabul edilmediği gibi bu hususun yargılama sırasında denetlenmediği , ancak bilirkişi raporu ile davacının önceki tarihli ...sayılı tasarım tescili ile https://www.... adresinde kamuya sunulan ürün tasarımının, davalı tasarım tescilinin, yenilik ve ayırt edicilik özelliğini kaldırarak hükümsüzlük koşullarının oluştuğu tespit edilmekle, davalı beyanında geçen davacıya satışa ilişkin beyan, bu davanın sonucuna etkili olmadığından ve sonucu değiştirmeyeceğinden, yargılamanın hızlı ve en az masrafla yürütülmesi ilkesi gereği incelenmesine gerek bulunmadığından, Dairemizin karar gerekçesinden çıkartılarak, yenilik ve ayırt edicilik özelliği bulunmayan davalı tasarımının hükümsüzlüğüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın KABULÜNE,

2-Davalı adına tescilli ... Tescil numaralı tasarımın hükümsüzlüğüne sicilden terkinine,

3-Karar kesinleştiğinde TPMK'ya bildirilmesine,

4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;

4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL karar harcından peşin alınan 80,70-TL'nin mahsubu ile 651,30-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 80,70-TL başvurma harcı, 80,70-TL peşin harç, 11,50-TL vekalet harcı, 4.500,00-TL bilirkişi ücreti, 76,00-TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 4.748,90-TL'nin, davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,

4/c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,

5-İstinaf ve Temyiz aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;

5/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

5/b-Davalı tarafça istinaf ve temyiz aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

5/c-Temyiz yargılaması için davacı tarafından yapılan 3.608,50-TL temyiz başvurma harcının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,

5/ç-İstinaf aşamasında bir duruşma yapıldığından Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, 22.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,

Dair, duruşmalı olarak yapılan inceleme sonunda davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK Ek 1'inci maddesine, (14 Kasım 2024 tarihli, 32722 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren) 7531 sayılı 7/11/2024 tarihli kanunun 22. maddesi ile 3. fıkra olarak eklenen madde gereğince temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/723, K. 2026/1366, T. 17.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-723-e-2026-1366-k-ffe777a74548