Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/947 E. 2026/1365 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/947
- Karar No
- 2026/1365
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2026/947 Esas
KARAR NO : 2026/1365
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 23/11/2022
NUMARASI : 2021/461 E. - 2022/270 K.
DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/09/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda verilen kararın temyiz edilerek bozulması neticesinde, duruşmalı yapılan incelemesi sonunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, tasarımcı olduğunu, yarattığı eserleri/tasarımları www.....com adresinde, kendisine ait hesapta satışa sunduğunu, davalı yanın müvekkilinin izni ve bilgisi dışında, müvekkiline ait yedi adet eseri, hukuka aykırı olarak aldığını ve tekstil ürünlerinde kullanmış olduğunu, ... numarası olan ... ile ... arama motorunda arama yapıldığı zaman müvekkiline ait tasarımın çıktığını, söz konusu eserin www.....com internet sitesine 14.02.2018 tarihinde koyulduğunu, davalının müvekkiline ait görseli izin olmaksızın hiçbir değişiklik yapmadan kullanıldığını, izinsiz kullanılan eser/tasarımın kullanıldığı ürünü kendi internet sitesi de dahil https:... örnekleri olmak üzere çeşitli internet alışveriş sitelerinde sattığını, müvekkilinin hem FSEK kapsamında eser hem de SMK anlamında tescilsiz tasarım olarak korunduğunu beyan ederek; tecavüzün tespitini, men’ini, ref’ini, ihlale konu ürünlerin toplatılmasını ve internet ortamından kaldırılmasını, haksız rekabetin tespiti ile önlenmesini, şimdilik 500,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... web sitesi üzerinden alındığı iddia olunan ekran görüntülerinin delil vasfına sahip olmadığını, davacının ... hesap içeriğinde herhangi bir eser bulunmadığını, davaya konu tasarımın sınai mülkiyet kanunu kapsamında tescilsiz tasarımın korunması hükümlerinden faydalanamayacağını, nitekim tasarımın ilk kez Türkiye'de kamuya sunulması şartını taşımadığını, kaldı ki 3 yıllık koruma süresinin de geçmiş olduğunu, öte yandan yenilik ve ayırt edicilik unsurlarını taşımadığını, davacı ile müvekkilinin aynı veya benzer bir ticari alanda faaliyet göstermediğinden haksız rekabetten söz edilemeyeceğini, manevi tazminat taleplerinin dayanaksız ve hukuka aykırı olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...bilirkişi kök raporunda, davacıya ait eserin emsal telif bedelinin www.....com web sitesi tarafından 99,50 USD olarak belirlendiği, FSEK 68.md'si uyarınca arttırılması ile bulunan ve davacı vekilince harcı yatırılarak artırılan 2.418,17 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir. İhlal edilen manevi hakların mahiyeti, ihlalin şekli, manevi zararın boyutu birlikte nazara alınarak talep olunan 10.000,00 TL manevi tazminatın yeterli ve dengeleyici olacağı kanaatine varılmıştır. Davacı vekili her ne kadar men ve ref talebinde bulunmuş ise de, FSEK 68.madde uyarınca tazminat hükmü dolayısıyla taraflar arasında farazi sözleşmesel ilişki kurulduğu anlaşıldığından, bu talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
Tescilsiz tasarım yönünden yapılan değerlendirmede; SMK'nun 55/4 maddesine göre tescilsiz tasarım ilk kez Türkiye'de kamuya sunulmuş olması halinde korunur. İlk kez Türkiye'de kamuya sunulan bu tasarımın ayırdedici olmalı ve kamuya arzından itibaren 3 yıllık süre geçmemiş olmalıdır. Davaya konu tasarımın tescilsiz olduğu, ilk önce davacı tarafça kamuya sunulduğu ancak kamuya sunma tarihi üzerinden 3 yıl geçmekle koruma süresinin dava tarihi itibariyle dolduğu ve kamuya sunum tarihinden sonraki 3 yıllık süreçte davalı kullanımlarına ilişkin tarih içerir ve denetlenebilir delil sunulamadığı, rapor ile tespit olunan kullanımların tescilsiz tasarım koruma süresi sonrasına ait olduğu anlaşıldığından tasarım tecavüzünden kaynaklı talep ve davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Haksız rekabet talep ve davası yönünden yapılan incelemede, davacı yanın tescilsiz tasarıma tecavüzünün tespit edilemediği, bu itibarla bir haksız fiilin de bulunmadığı, FSEK kapsamında ise 68.maddesi hükmü ile taraflar arasında farazi sözleşmesel bir ilişki kurulduğu ve FSEK kapsamında korunan haklara ilişkin daha genel kanun TTK korumasının TBK 60 hükmü de nazara alınarak uygulama yerinin olmadığı anlaşıldığından,
1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile;
-Davalının, davacıya ait eserden doğan mali ve manevi hakları ihlal ettiğinin tespiti ile, bu ihlalden kaynaklanan FSEK 68.maddesi gereği üç kat artırılmak suretiyle bulunan 2.418,17 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibareni işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-FSEK 68.maddesi hükmü ile taraflar arasında farazi sözleşmesel ilişki kurulduğu anlaşıldığından, dava tarihine kadar olan men ve ref taleplerinin reddine,
-Dava tarihinden sonra "..." ibaresini havi davacı yana ait desene (esere) benzer olduğu tespit olunan ve bilirkişi raporlarında görsellerine yer verilen ürünlerin satışının, dava tarihinden itibaren https://www... linklerinden kaldırılmasına,
-Davacının tescilsiz tasarım hakkına tecavüz davasının REDDİNE,
-Davacının haksız rekabet davasının REDDİNE" karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
-Yerel Mahkeme kararının aksine davacı tarafından davaya konu görselin davacıya ait olduğunun kesin ve şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanamadığını, davacı yanın davaya konu tasarıma ilişkin hak iddiasını kesin olarak ispatlayamamış olduğundan davacının davasının reddi gerektiğini, bilirkişi ek raporuyla davacının ... hesabı incelenerek bir takım ekran görüntüleri alıntılanmak suretiyle davaya konu görselin davacı tarafından ... hesabına yüklendiği çıkarımı yapılmış olsa da yapılan tespitlerin bu kanaate varmaya elverişli olmadığını, ... sayfasının halihazırda kapalı durumda olduğunu ve davacının kendisine ait olduğunu iddia ettiği görsellerin görüntülenemediğini, bu halde davacının davaya konu görsele ilişkin hak iddiasını şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatladığının kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafından eserin sahibi olduğu hususunun kuşkuya mahal vermeyecek şekilde ispatlanamamasına rağmen müvekkili şirketin davacının eserden kaynaklanan mali haklarından çoğaltma ve yayma haklarını ihlal ettiğine ilişkin vermiş olduğu kararın hukuka, usule ve yasaya aykırı olduğunu,
-tasarımın yeni ve ayırt edici olmadığını, tasarım incelendiğinde tasarımın ingilizce "..." yazısını içerdiğini, anılan söz araştırıldığında bu sözün Tibet ruhani lideri ...'ya ait olduğunun görüldüğünü, davaya konu görselin FSEK 4.maddesi kapsamında "desen" güzel sanat eseri olarak kabul edilebileceği belirtilmişse de davacının hak iddiasında bulunduğu görselin kanunun aradığı ayırt edicilik ve yenilik kriterlerini karşılamadığını,
-davacının yargılama süresince ne şekilde manevi zarara uğradığı hususunda herhangi bir açıklama yapmadığını, ayrıca manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu,
-davacının istinaf dilekçesinde yer alan iddialarının aksine yerel mahkeme kararı ile de tespit edildiği üzere davacının davaya konu eser hakkında men ve ref taleplerinin kabulünün mümkün olmadığını, Davacının iddialarını ve yerel mahkemenin tazminata ilişkin vermiş olduğu kararı kabul anlamına gelmemekle birlikte; davacı taraf FSEK’in 68/1 maddesi gereğince bedel ödenmesini talep etmiş olup yerel mahkeme tarafından davacının söz konusu talebinin kabulüne karar verildiğini, bu hüküm karşısında davacının ayrıca ref taleplerinin kabul edilmesinin mümkün olmadığını, men ve ref taleplerinin reddine ilişkin vermiş olduğu karar ve dolayısıyla reddedilen kısım açısından müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını,
-kabul anlamına gelmemekle birlikte bilirkişi kök raporunda yapılan inceleme sonucunda davacının talep edebileceği tazminat tutarının en fazla 2.418,17-TL olabileceğinin hesaplandığını ve ek raporda da bu husustaki görüş tekrarlandığını, ... web sitesi tarafından davaya konu tasarımın emsal telif bedeli 99,50-USD olarak belirlenmiş olup bu sebeple davacı yanın fahiş ve dayanaksız tazminat taleplerinin reddinin gerektiğini,
-iddia olunan tasarımın kamuya ilk defa 14.02.2018 tarihinde sunulduğu (... web sitesinde 14.02.2018 tarihinde yüklendiği) hem davacı vekili tarafından dava dilekçesinde belirtildiğini, hem de dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuyla sübuta erdiğini, bu halde dava tarihi itibariyle 3 yıllık koruma süresinin dolduğu açık olup bu hususun bilirkişi kök raporuyla da ortada olduğunu, davaya konu görselin koruma kapsamında bir tasarım olduğu kanaatine varılsa dahi 3 yıllık koruma süresi dolmuş olduğundan davacının müvekkili şirketten tazminat talebinde bulunabilmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafından müvekkili şirketin kullanımlarına ilişkin herhangi bir somut delil de sunulamadığını,
-Müvekkili şirketin yurt içi ve yurt dışında yer alan çok sayıda mağazasıyla faaliyet gösteren ve perakende iç giyim/giyim ürünleri satışı yapan bir şirket olduğunu, davacının ise iddia edildiği üzere tasarımlar yaparak internet ortamında tasarımlarının satışı yapan bir şahıs olduğunu, aynı veya benzer bir ticari alanda faaliyet göstermediklerini, müvekkilinin davacıya ait tasarımı kullandığı varsayılsa dahi davacının bu durum sebebiyle herhangi bir ticari zarara uğramayacağının açık olduğunu, haksız rekabete ilişkin kararın hukuka uygun olduğunu, verilmiş olan vekalet ücretinin da mevcut Avukatlık Asgari ücret tarifesine uygun olarak verildiğini, davacının bu yönde de istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiğini, kararın müvekkili şirket aleyhine olan kısım yönünden kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
-Maddi tazminat için esas alınan 99,50 USD bedelin son derece düşük olup, ayrıca maddi ve manevi tazminat taleplerinin dava tarihinden değil ihlalin tespit edildiği tarihten itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte müvekkile ödenmesi gerektiğini, mahkeme kararında, davalı lehine hükmedilen vekalet ücretleri de göz önüne alındığında müvekkil lehine hükmedilen tazminat tutarının son derece düşük kaldığını, müvekkilinin mahkemeye erişim hakkının kısıtlamakta olduğunu, bilirkişilere ödenen ücretin bile daha fazla olduğunu,
-Mahkemece FSEK 68.maddesi hükmü ile taraflar arasında farazi sözleşmesel ilişki kurulması nedeniyle, dava tarihine kadar olan men ve ref taleplerinin reddine ve bu red kararı nedeniyle davalı lehine vekalet ücretine hükmedildiğini, taraflar arasında kurulan farazi sözleşme ilişkisinin davalının davaya konu eylemlerini yasal hâle getirmediğini, ayrıca farazi sözleşmenin manevi hakları kapsamadığını, bu nedenle dava tarihine kadar olan men ve ref taleplerinin kabulü gerekirken bir de bu red yönünden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını,
-tescilsiz tasarım yönünden bu davaya konu müvekkili çalışmalarının hem eser hem de tescilsiz tasarım haklarından faydalanmaları mümkün olduğunu, dosyaya sunulu görsel künyelerinden de görülebileceği üzere, oluşturulma ve kamuya sunma tarihleri dikkate alındığında söz konusu eser/tasarım tescilsiz tasarım olarak da korunacağını. hem eser hem tasarım haklarını haiz müvekkiline ait bu yaratıların, davalı yanca müvekkilinin bilgisi olmadan ve izni alınmaksızın tekstil ürününe basılarak satışının yapılması ve bundan gelir elde edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin söz konusu eserini www.....com internet sitesine 14.02.2018 tarihinde koyduğunu, Davalı yanın haksız ve hukuka aykırı kullanımları nedeniyle oluşan nizanın barışçıl bir yolla çözülmesi amacıyla 28.11.2020 tarihinde arabuluculuğa başvurulmuş ise de, o aşamada da sorunun çözülememesi üzerine, müvekkilinin haklarının korunması için iş bu davanın açılması gereği duyulduğunu, hukuki süreç 27.11.2020 tarihinde başlamış olup, müvekkiline ait tasarımın kamuya sunulduğu 14.02.2018 tarihinden hukuki sürecin başlangıcına kadar ki zaman dilimi içerisinde, mahkeme kararında açıklanan gerekçenin aksine henüz üç yıllık koruma süresi dolmadığını, davalı yanın kullanımı açık bir şekilde 3 yılık sürenin içinde olup, davanın bu süreden sonra açılmasının bir önemi bulunmadığını, haksız rekabet şartlarının oluştuğunu,
-müvekkili lehine hükmedilen tazminat bedelinin düşük olması karşısında davalı yan lehine hükmedilen vekalet ücretinin hak arama özgürlüğün kısıtlanması anlamına geldiğinden, davalı yan lehine takdir edilen yüksek vekalet ücretinin varlığı karşısında, müvekkilinin maddi zararının hiçbir şekilde karşılanmadığı sabit olmakla, müvekkili aleyhine olan kısımlar yönünden kaldırılmasına ve davalarının tümü ile kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF KARARI:
Dairemizin 17/10/2025 tarihli 2023/697 Esas-2025/1301 Karar sayılı kararıyla; "Somut olayda , hak sahibi olduğu ileri sürülen tasarımın; davacıya ait olduğu, davacı tarafından yayınlandığı ve çoğaltıldığına dair hak sahipliğinin ispatına yarar somut delil bulunmadığı, dava konusu tasarımım www.....com sitesinde yer almadığı, yapılan internet aramalarında bu görselin siteye yüklendiğine dair bir bulguya rastlanmadığı, sunulan görsellerde davacı ismi yer almadığından davacı ...'in ... hesabında, ... tasarım programında çalışılmış bir dokümanın bulunduğuna dair bir ekran fotoğrafı delil olarak sunulmuş ise de , bu delilin eser sahipliği iddiasının ispatına ve davacı lehine karine doğmasına yeterli olmadığı, eserin davacı tarafından yayınlandığı ve çoğaltıldığının da ispatlanamadığı, bilirkişi ek ve kök raporunda ilgili görüntüye ulaşılamadığı, hak sahipliği ileri sürülen tasarıma ilişkin herhangi bir net tespit de bulunmadığı, bu nedenlerle mahkemece eser sahipliği hususunun ispatlanamadığı gerekçesi ve tescilsiz tasarım yönünden davaya konu edilen tasarımın kime ait olduğu ve kamuya ne zaman ve kim tarafından sunulduğu hususlarının ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi yerinde olmadığı" gerekçesiyle; davalı istinaf talebinin HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulüne, kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davacı istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
YARGITAY BOZMA KARARI:
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 07/05/2026 tarihli 2025/6710 Esas-2026/2747 Karar sayılı kararıyla; "Somut olayda davacı kendisine ait olan tescilsiz tasarım ve FSEK kapsamında grafik eser olan ve davalı tarafın izinsiz kullanımlarına konu görselin kendisine ait olduğunu ispat etmek amacıyla ... isimli web sitesine ilk yükleme tarihi ile yükleyen kişinin kendisi olduğunun tespitini talep etmiş olup bilişim uzmanının yer aldığı bilirkişi heyetinin davacı bilgisayarı üzerinde yaptığı inceleme neticesinde; FSEK kapsamında grafik eser niteliğine haiz dava konusunun, 14.02.2018 tarihinde ... isimli web sitesine davacı taraf bilgisayarından yüklendiği tespit edildiği, bu hususun davacı lehine eser sahipliği yönünden karine oluşturduğu, bu karinenin aksinin davalı tarafça ispat edilmediği sürece davacının eser sahibi olduğunun kabulü gerektiği, Bölge Adliye Mahkemesince, eser sahipliğine ilişkin yapılan tespit ve karine göz ardı edilmek suretiyle yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı.
Yine dava konusu, görselin aynı zamanda tescilsiz tasarım hükümlerine göre korunması gerektiği yönündeki talebin dava açılış tarihi itibariyle SMK'nın 69/2 hükmünde yer alan üç yıllık sürenin geçmiş olması sebebiyle SMK kapsamında korunmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla birlikte aynı zamanda iş mahsulü olan dava konusu görselin davalı tarafça kullanmasının TTK'nın 54 ve devamı maddeleri hükümleri uyarınca haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı araştırılıp incelenerek sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken aksine gerekçe ile haksız rekabet talebinin reddine karar verilmesinin de hatalı olduğu" gerekçesiyle, Dairemiz kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Yarfıtay bozma ilamı ve duruşma günü taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davacı vekili bozma ilamına uyulmasını, davalı vekili ise önceki kararda direnilmesini talep etmiş, usul ve yasaya uygun görülmekle, Yargıtay bozma ilamına uyulmuş, bozma kararı doğrultusunda yargılamaya devam olunmuştur.
GEREKÇE;
Dava, davalının, davacıya ait "..." ibaresini içeren grafik eserinden ve tasarımından kaynaklı haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men ve ref'i ile maddi ve manevi tazminat talebine yöneliktir.
Mahkemece davaya konu tasarımın FSEK 4. Maddesi kapsamında grafik eser vasfında olduğu, davalı tarafça izinsiz kullanıldığı, davacının mali ve manevi haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle, ihlalin tespiti, FSEK 68. Madde gereğince 2.418,17 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont tazminatı ile davalıdan tahsiline, taraflar arasında farazi sözleşmesel ilişki kurulduğundan men ve ref talebinin reddine, internet sitesi linklerinden görsellerin çıkarılmasına, tescilsiz tasarımdan ve haksız rekabetten kaynaklanan davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Dairemizce uyulmasına karar verilen Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda yargılamaya devam olunmuş, tarafların usuli kazanılmış hakları göz önüne alınmıştır.
Mahkemece alınan 23/02/2022 havale tarihli bilirkişi heyeti raporu ve ek raporunda, Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ve ek rapor kapsamında, davaya konu edilen "..." ibareli grafik tasarımın estetik ve özgün nitelik taşıdığı, bu nedenle 5846 sayılı FSEK m.4/6 kapsamında güzel sanat eseri, aynı zamanda FSEK m.2/3 kapsamında endüstriyel tasarım ve reklam metni olarak korunabileceği, davacı bilgisayarında yapılan incelemede, görselin ... isimli web sitesine 14/02/2018 tarihinde yüklendiği, eser sahibinin davacı olduğu, grafik görselin davalı tarafça tişörtler üzerinde kullanılarak çeşitli internet sitelerinde satışa sunulduğu tespit edilmiştir.
Davalı vekilinin istinaf başvurusunda, davacının eser sahibi olduğunu ispatlayamadığı ileri sürülmüştür. Eser sahibi olduğunu iddia eden kişi bu iddiasını ispatla mükellef olup, her tür delil ile ispat olanağı bulunmaktadır. FSEK m.8 gereği , bir eserin sahibi onu meydana getirendir. FSEK m. 11 gereği " Yayımlanmış eser nüshalarında veya güzel sanat eserinin aslında, o eserin sahibi olarak adını veya bunun yerine tanınmış müstear adını kullanan kimse, aksi sabit oluncaya kadar o eserin sahibi sayılır. Umumi yerlerde veya radyo televizyon aracılığı ile verilen konferans ve temsillerde, mutad şekilde eser sahibi olarak tanıtılan kimse o eserin sahibi sayılır, meğer ki, birinci fıkradaki karine yoluyla diğer bir kimse eser sahibi sayılsın." FSEK m. 12 gereği sahibinin adı belirtilmeyen eserlerde: " Yayımlanmış olan bir eserin sahibi 11 inci maddeye göre belli olmadıkça, yayımlayan ve o da belli değilse çoğaltan, eser sahibine ait hak ve salahiyetleri kendi namına kullanabilir. Bu salahiyetler, 11inci maddenin 2'nci fıkrasındaki karine ile eser sahibinin belli olmadığı hallerde konferansı verene veya temsili icra ettirene aittir. Bu maddeye göre salahiyetli kimselerle asıl hak sahipleri arasındaki münasebetlere, aksi kararlaştırılmamışsa, adi vekalet hükümleri uygulanır." denilmektedir. FSEK’in 11. Maddesi eser sahibinin adının belirtildiği eserlerde eser sahipliği karinesini düzenlenmiş, 12. Maddede ise yayımlanabilir eserler için; sahibinin ismi belirtilmeyen eserlerde eser sahipliği dolayısıyla ortaya çıkan haklardan kimin yararlanabileceği düzenlenmiştir. Yasal hükümler incelendiğinde, davaya konu grafik eserin davacının bilgisayarından yüklendiği ve davacı İlker ismi ile kullanılan hesapta yayınlandığı anlaşılmakla, eser sahipliği karinesinin davacı lehine olduğu ve davalı tarafça aksinin ispatlanamadığı anlaşılmıştır.
Davalının davacının grafik tasarımını tişörtler üzerinde desen olarak kullanarak, davacının eser üzerindeki çoğaltma ve yayma hakkını ihlal ettiğinin kabulü gerekmiştir.
Bilirkişilerce emsal lisans bedeli sitede yayınlanan ... Lisans Sözleşmesi ve genişletilmiş lisans esas alınarak 99,50 USD olarak tespit edilmiş, davacı vekili 17/10/2022 tarihli dilekçesi ile, 500,00 TL olan maddi tazminat talebini rapor doğrultusunda 2.418,17 TL olarak ıslah etmiş, mahkemece dava tarihindeki karşılığı üzerinden FSEK 68. Madde gereğince üç kat tazminata hükmedilmiştir. Davacı vekilinin 17/10/2022 tarihli dilekçesi ile talebini 2.418,17 TL'ye artırarak bu miktarla sınırladığı, dava tarihinden önce ihlal tarihine ilişkin delil sunulmadığından, tazminata dava tarihinden itibaren faiz işletilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır.
Dava konusu grafik tasarımın davalı tarafça tişörtler üzerinde kullanıldığı ve dava tarihinden sonra yapılan incelemede de; internet satış sitelerinde görsellerin tanıtıldığı anlaşılmakla, mahkemece dava tarihine kadarki kullanımlar yönünden tişörtlerin toplatılmasına ilişkin talep yönünden, taralar arasında farazi sözleşme ilişkisi kurulduğundan mahkemenin red talebi yerinde ise de, davadan sonraki kullanımlar yönünden tecavüzün meni ve internet sitelerinden çıkarma kararı verilmesi yerinde olduğundan, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf isteminin kısmen kabulü gerekmiştir.
Uyulmasına karar verilen Yargıtay bozma ilamında , davacı grafik tasarımının kamuya sunulduğu tarihten dava tarihine kadar üç yıllık sürenin geçtiği, SMK hükümlerine göre korunamayacağına ilişkin tespit davalı yönünden usuli kazanılmış hak teşkil ettiğinden, tescilsiz tasarıma yönelik davanın reddine karar verilmiştir.
Davacının eser vasfında olan ve aynı zamanda iş ürünü olan ve ... hesabında yayınlanan grafik tasarımının, davalı tarafça izinsiz olarak, ticaret alanına çıkardığı tekstil ürünü üzerinde neredeyse birebir aynısının kullanılarak gelir elde edildiği, fiilin TTK 55/1-a-4 maddesinde düzenlenen davacı iş ürününden haksız yararlanma teşkil ettiği, SMK 55/4 maddesinde düzenlenen tescilsiz tasarıma ilişkin hükümlerin somut olayda uygulanmamasının haksız rekabet hükümlerinin uygulanması yönünden engel teşkil etmeyeceği, davacının ...'ya ait olduğu bilinen sözü güzel sanat eseri vasfında grafik eser olarak tasarladığı ve ... lisanslama platformunda yayınlayarak gelir elde etmeyi amaçladığı, bu platform üzerinden izinsiz olarak alarak tekstil ürünleri üzerinde kullanımın haksız rekabet teşkil ettiği anlaşıldığından, mahkemenin haksız rekabete yönelik davanın reddi kararı ve gerekçesinin hatalı olduğu kanaatine varılmıştır.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin kısmen haklı olduğu, davalı vekilinin istinaf isteminin ise yerinde olmadığı kanaatiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile;
-Davalının, davacıya ait eserden doğan mali ve manevi hakları ihlal ettiğinin tespiti ile meni ile, bu ihlalden kaynaklanan FSEK 68.maddesi gereği üç kat artırılmak suretiyle bulunan 2.418,17 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibareni işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-FSEK 68.maddesi hükmü ile dava tarihine kadarki ihlaller yönünden taraflar arasında farazi sözleşmesel ilişki kurulduğu anlaşıldığından, ürünlerin toplatılması isteminin reddine,
-Dava tarihinden sonra "..." ibaresini havi davacı yana ait desene (esere) benzer olduğu tespit olunan https://www....Linklerinden kaldırılmasına,
-Davacının tescilsiz tasarım hakkına tecavüz davasının REDDİNE,
-Davacının fiilinin aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, haksız rekabetin menine,
2-İlk derece harç ve yargılama giderleri yönünden;
2/a- Alınması gereken haksız rekabete yönelik dava yönünden 732,00 TL, FSEK'den kaynaklanan haklara tecavüzün tespiti, meni ve refi yönünden 732,00 TL ve tazminat talepleri yönünden 848,28 TL harç olmak üzere toplam 2.312,29 TL harçtan, peşin alınan 179,32 TL harç ve 35,00 TL ıslah harcının mahsubu ile, bakiye 2.097,97 TL harcın, davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
2/b-Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre telif haklarına dayalı tecavüzün tespiti davası ve haksız rekabetin tespiti davası yönünden ayrı ayrı 55.000,00 TL olmak üzere (55.000,00 TL X 2) toplam 110.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2/c-Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesine göre, maddi tazminat davası yönünden 2.418,17 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2/ç-Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine manevi tazminat davası yönünden 10.000,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2/d-Davalı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen ref davası yönünden 55.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
2/e-Davalı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen tescilsiz tasarım davası yönünden 55.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
2/f-Davacı tarafça yapılan 179,32 TL peşin harç, 59,30 TL başvurma harcı ve 35,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 273,62 TL harç giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2/g-Davacı tarafça yapılan 171,50 TL posta/tebligat masrafı, 10.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.671,50 TL yargılama giderinin, kabul ve red oranında hesaplanan 7.114,33 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
2/ğ-Karar kesinleştiğinde kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
3-İstinaf ve temyiz aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
3/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10-TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
3/b-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
3/c-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 492,00-TL istinaf yoluna başvurma harcı ve davalı tarafından yapılan 3.608,50-TL temyiz başvurma harcı olmak üzere toplam 4.100,50-TL harcın davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,
3/ç-Davacı tarafından istinaf ve temyiz aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
3/d-İstinaf aşamasında bir duruşma yapıldığından Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, 22.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
Dair, duruşmalı olarak yapılan inceleme sonunda davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK Ek 1'inci maddesine, (14 Kasım 2024 tarihli, 32722 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren) 7531 sayılı 7/11/2024 tarihli kanunun 22. maddesi ile 3. fıkra olarak eklenen madde gereğince temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/09/2026
TASHİH ŞERHİ
Dairemizin 17/09/2026 tarihli 2026/947 Esas- 2026/1365 Karar sayılı kararının hüküm
Kısmı ( 1 ) numaralı bendinin son paragrafında sehven "Davacının fiilinin aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, haksız rekabetin menine" şeklinde yazılan hükmün; "Davalının fiilinin aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, haksız rekabetin menine" şeklinde tashihi ile maddi hatanın düzeltilmesine karar verilmiştir. 28/09/2026