Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1445 E. 2026/1560 K. – Maddi Ve Manevi
Konu: Maddi Ve Manevi Tazminat
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1445
- Karar No
- 2026/1560
- Karar Tarihi
- Konu
- Maddi Ve Manevi Tazminat
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1445
KARAR NO: 2026/1560
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 27/01/2026
NUMARASI: 2025/998 Esas 2026/60 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda, mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalını, davacının eski personeli konumunda olduğunu, iş akdinin feshedilmesi akabinde sosyal medya platformu olan ...'de yayınladığı yazı ile davacının itibarını zedelediğini, somut gerçekliğe tamamen aykırı beyanlarda bulunduğunu ve dolayısıyla dürüstlüğe aykırı tutum ve eylemleri ile davacının kişilik haklarına saldırıda bulunduğunu, haksız rekabet teşkil eden söz konusu paylaşımı sebebiyle davacının maddi ve manevi zarara uğradığını, davalının sosyal medya platformunda yapmış olduğu paylaşımı ile davacıyı hedef alan açıkalamalar yaptığını, şirketin ticari itibarını zedelediğini, şeref ve haysiyetini incittiğini, müşteri portföyünü ve iş hacmini düşürdüğünü, haksız rekabet şartları oluştuğunu, davalının davacı nezdinde 17/07/2025 tarihinden 16/10/2025 tarihine kadar çalıştığını, işten ayrılmasının akabinde sosyal medya platformu olan ''...'' isimli sosyal medya platformu üzerinden '' 16.10.2025 itibariyle görev yaptığım firmadan kendi isteğimle ayrılmış bulunuyorum.
Bu kararı almamın nedeni, işe başlarken belirtilen şartlar ve sonrasında yaşanan olayların birbiriyle örtüşmemesi ve zaman zaman profesyonellik sınırlarını aşan söylemlerle karşılaşmam oldu. Söylenmeyen sözler için “Sen bu sözü verdin yapmadın” ya da “gidilen yerlerde konu mankeni gibi oturuyorsun” gibi ifadeler, çalışma ortamında benim için kabul edilebilir sınırların dışındaydı. İlk görüşmemizde Multinet imkânı, araç desteği ve evden çalışma olanağı gibi şartlar belirtilmişti. Ancak dördüncü ayımda, “Zaten ofiste yemek yeniyor” denilerek Multinet iptal edildi; Sigortam 2 ay “hata olduğundan denilerek” asgariden yattı, araç verilmedi; evden çalışma seçeneği de son aylarda tamamen kaldırıldı. Buna rağmen birçok firmayla bağlantı kurarak, işimi en iyi şekilde yapmaya gayret ettim.
Fakat zaman zaman sanki hiçbir katkı sağlamıyormuşum gibi hissettiren tavırlar ve kinayeli bakışlar, motivasyonumu olumsuz etkiledi. Ayrıca ...’de “...” seçeneğini aktif hale getirmem, yalnızca yeni fırsatlara açık olduğumu göstermek içindi; ancak bu durumun içeride yanlış anlaşılması da süreci zorlaştırdı. Tüm bu deneyimlere rağmen, bana katkı sağlayan ve destek olan arkadaşlarıma teşekkür ederim. Her bitiş, yeni bir başlangıcın habercisidir. ...#işhayatı ...#deneyim ...#motivasyon ...#yeniadımlar ...#saygı ...#yenibaslangiclar'' şeklinde paylaşımda bulunduğunu, davalının bu ithamlarının haksız, hukuksuz ve açıkça dayanaktan yoksun olduğunu, Linkedin gönderisinin elektronik tespit yaptırılarak resmi kayıtlara alınmıştır. ...Linkedin gönderisine ilişkin .... Noterliği'nin 08/12/2025 tarih ve ... yevmiye numaralı işlemi ile E - Tespit tutanağı düzenlendiğini, davalıya yapılan ihtarata rağmen davalının ilgili yazıyı dava tarihi itibariyle hala kaldırmadığını, davalı ve davacı arasındaki arasında akdedilen iş sözleşmesinin 26. maddesinde ''İtibar Koruma Koruma'' başlıklı bir maddesinde ''Personel, sosyal medya platformlarında (..., X (...) , ..., ..., ..., ... ve sair platformlar), internette, basında veya herhangi bir mecrada, İşveren’in itibarına zarar verecek beyan, iddia ve ithamlarda bulunmamayı taahhüt eder.
Personel İşveren’in itibarını zedelememeye yönelik kasıtlı veya özensiz davranışlar sergilemek suretiyle İşveren’e zarar verdiği taktirde 14 (on dört) aylık net ücret tutarında ifaya ekli cezai şart tazminatı ihlalin gerçekleştiğinin İşveren tarafından öğrenildiği tarihten itibaren en geç 3 gün içerisinde İşveren’e ödemek zorundadır. İşbu durumda, İşveren Personel’in İş Sözleşmesi’nin haklı nedenle fesih hakkına sahip olup; diğer dava ve şikâyet hakları saklıdır.'' hükmüne göre davacının itibarını ve ticari hayattaki tanınırlığını zedeleyecek nitelikteki sosyal medya paylaşımlarını yayınlamasından uzak durması gerektiğini, ancak davalının bu madde hükmüne de aykırı olduğunu, TTK'nın 55.maddesinde dürüstlük kuralına aykırı davranışlar ve ticari uygulamaların düzenlendiğini, bu hükme göre iş şartlarına uymamak, özellikle rakiplere yüklenmiş olan veya bir meslek dalında veya çevrede olağan iş şartlarına uymayanların dürüstlüğe aykırı davranmış olacakları, bunun sonucunda da haksız rekabetin gündeme geleceğinin ifade edildiğini, davalının hem sözleşmedeki yükümlülüğünü ihlal ettiğini, hem de ticari dürüstlüğe aykırı davrandığını, davalının haksız rekabet teşkil eden eylemleri sebebiyle TTK'nın 56.maddesi ile TBK'nın 58.maddesi uyarınca davacının maddi ve manevi zararları tazmin etmekle yükümlü olduğunu, TTK'nın haksız rekabete ilişkin hükümleri uyarınca davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, 100,00 TL maddi tazminat, 250.000 TL manevi tazminatın haksız rekabet teşkil eden sosyal medya paylaşımının yayım tarihi olan 18/10/2025 tarihinden itibaren işleyecek yıllık yasal faizi ile davalıdan tahsiline, ayrıca 3.039,60 TL noter masrafının 08/12/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, savunmasında özetle; dava konusu paylaşımın, davacı şirketin ticaret unvanını içermediğini, davacı şirketin ürün/hizmetlerini hedef almadığını, müşterilere veya üçüncü kişilere ''davacıdan uzak durun/başka yere gidin'' gibi yönlendirme taşımadığını, ticari sır/özel bilgi ifşası içermediğini, davalının iş ilişkisinden doğan kişisel deneyim ve değerlendirmelerini ifade etmediğini, bu nitelikte bir paylaşımın, sırf ''rahatsız edici bulunması'' gerekçesiyle TTK anlamında haksız rekabet sayılmasının mümkün olmadığını, taraflar arasında iş sözleşmesinin olmadığını, haksız rekabet şartlarının oluşmadığını, davalının, işten ayrıldıktan sonra bugüne kadar yani yaklaşık üç ay boyunca herhangi bir işte çalışmadığını, herhangi bir ticari faaliyette bulunmadığını, davacının emsal gösterdiği kararların somut olayla örtüşmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; " ... TTK 55 maddesinde 'Dürüstlük kuralına aykırı davranışlar, ticari uygulamalar' başlığı altında incelenmiş ve haksız rekabete ilişkin başlıca haller sayılmıştır.
Bu itibarla, uyuşmazlığın ticari anlamda haksız rekabete ilişkin bir uyuşmazlık olmadığı, TBK' nın 58. maddesi kapsamında kişilik haklarına saldırı niteliğinde zarar olarak yorumlanması gerektiği, uyuşmazlığın genel yetkili Asliye Hukuk Mahkemeleri tarafından çözümlenmesi gerektiği kanaatine ulaşılmıştır. Görev hususunun kamu düzeni ile ilgili olduğu ..." gerekçesiyle, mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davada görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemeleri olduğunu, davalının Lınkedın isimli sosyal medya platformu üzerinde yapmış olduğu paylaşım ile müvekkil şirketi hedef alan açıkalamalar yapmış, şirketin ticari itibarını zedelemiş, şeref ve haysiyetini incitmiş, müşteri portföyünü ve iş hacmini düşürmüş olduğunu, TTK hükümleri kapsamında talepte bulunduklarını, TTK hükümlerinin uygulanması gerektiğini bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, TTK'nın 56 vd. maddeleri uyarınca haksız rekabet sebebiyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
TTK'nın 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesi ile ilgili olmalı (nispi ticari dava) ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın, TTK veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinde bakılacağı yönünde düzenlenme (mutlak ticari dava) olmalıdır.
Davacı vekili dava dilekçesinde, TTK'da düzenlenen haksız rekabet hükümlerine dayanarak iş bu davayı açmıştır. Haksız rekabet TTK'nın 4. maddesinde sayılan mutlak ticari davalardandır. Eldeki davada iddianın ileri sürülüşü ve dayanılan hukuki sebepler itibariyle de mutlak ticari dava niteliğinde olduğundan mahkemenin davaya bakmakla görevli olduğu anlaşılmaktadır. Bu açıklamalar ışığında, uyuşmazlığa asliye ticaret mahkemesince bakılması gerekirken, göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.3 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi soncunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu görevsizlik karanının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.a.3 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu görevsizlik kararının kaldırılmasına,
2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacılara iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, yeniden verilecek hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair;
HMK'nın 353/1.a. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 23.09.2026 tarihinde oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.