Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/2020 E. 2026/1214 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/2020
Karar No
2026/1214
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 24. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/2020 - 2026/1214 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 24. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/2020 KARAR NO : 2026/1214

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/11/2023 NUMARASI : 2022/529 E. 2023/856 K. DAVANIN KONUSU : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ :15/09/2026 KARAR YAZMA TARİHİ :02/10/2026

Mahkemece verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında 28/01/2021 tarihinde elektrik satış sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme kapsamında davacının davalı şirkete teminat yükümlülüğü kapsamında 50.000,00 TL tutarında kesin teminat mektubu teslim ettiğini, davacı şirketin, sözleşme hükümlerinde gösterilen sürelere riayet ederek usulüne uygun şekilde sözleşmeyi feshettiğini, fesih anına kadar kullanmış olduğu elektrik bedelinin tamamını ödediğini, davalı şirkete hiçbir borcunun bulunmadığını, davalı tarafça 30/11/2021 tarihli fatura bedelinin ödenmediğinden bahisle davacı şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını ve itiraz üzerine takibin durduğunu, akabinde davalı tarafın itirazın iptali davası açmak yerine davacı tarafça verilmiş olan kesin teminat mektubunu nakde çevirdiğini davacı şirket, dava dışı banka ile olan ilişkilerinin zarar görmemesi için teminat senedinin nakde çevrilmesine ihtirazi kayıtla muvafakat etmiş ise de, davalı şirketin davacı şirketten hiçbir alacağı yok iken teminat mektubunu nakde çevirmesinin haksız ve hukuka aykırı ve davacının ticari itibarını da zedeler nitelikte olduğunu belirterek, 50.000,00 TL'nin irat kaydedilerek haksız şekilde paraya çevrildiği tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan istirdadı ile davacı aleyhine kötüniyetle takip başlatan davalının bu takip nedeniyle kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, şayet bu talepleri kabul görmez ise davacı şirketin ticari itibarının zedelenmesi nedeniyle davalı şirket lehine 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine aykırı olup öncelikle hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının taraflar arasındaki sözleşmede düzenlenen yükümlülüklerini yerine getirmediğini, fatura borçlarını ödemediğini, kötüniyetli ve haksız şekilde sözleşmeyi feshettiğini, alacağını tahsil edemeyen davalının icra takibi başlattığını, davacının takibe itirazı üzerine sözleşmesel hakkını kullanarak teminatı nakte çevirdiğini, alacağını bu surette tahsil edebildiğini, bu hususun sözleşmede açıkça yer aldığını belirterek, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEME KARARI:Mahkemece davanın kısmen kabulü ile, 50.000,00-TL'nin 24/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile (istirdadı ile) davacıya verilmesine, davacı vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin reddine, davacı vekilinin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde, teminat mektubunun nakde çevrilmesinin haksız ve kötü niyetli olup davacının ticari itibarının zedeler nitelikte olduğunu, bu sebeple manevi tazminat taleplerinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın bu yönüyle kaldırılmasını ve manevi tazminat talepleri yönünden de davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde, davacı tarafın imzaladığı sözleşme hükümlerini yerine getirmediğini, davacının borcunu tam olarak ödememesi üzerine davalının alacağını icra takibi yoluyla tahsil etmek zorunda kaldığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE :Dava; borçlu olunmadığının tespiti, istirdat ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Yargılama sırasında dosyaya kazandırılan ve hükme esas alınan 26/10/2023 tarihli uzman bilirkişi heyet raporunda özetle; "..elektrik tedarik eden davalı ... A.Ş.'nin 01/07/2021 tarihinden sonraki faturalarda 28/01/2021 tarihli elektrik satış sözleşmesinin 4. maddesi satış birim fiyatı ve fatura hesaplama başlığı altında belirtilen Protokol 1. maddesine göre 01/03/2021-28/02/2022 tadihleri arasında 1 yıl süreyle aynı protokolün 3. maddesine göre belirlenmiş olan enerji birim fiyatı (aktif birim fiyat) 510 TL/1 MW = 0,51/1 kwh olarak davacı abone ... San. A.Ş.'ne faturalandırma yapmadığı anlaşılmıştır. Davalı elektrik tedarik eden ... A.Ş.'nin 28/01/2021 tarihli elektrik satış sözleşmesi ve ekindeki protokole göre davacı şirkete faturalandırma yapmaması sebebiyle dava konusu davacı şirkete ait kesin teminat mektubunun sözleşme hükümlerine göre nakte çevrilmesinin haklı olmadığı" belirtilmiştir. Raporun hüküm kurmaya ve yasa yolu denetimine elverişli olduğu anlaşılmıştır. Davacı dava dilekçesinde terditli olarak, davalının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, şayet bu talepleri kabul görmez ise, davalı şirketin davacı şirketten hiçbir alacağı yok iken teminat mektubunu nakde çevirmesinin haksız ve hukuka aykırılığı yanında davacının ticari itibarını zedeler nitelikte olması nedeniyle davacı lehine manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. Mahkemece, eldeki davanın itirazın iptali davası olmadığı gerekçesiyle şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun ise de, terditli olarak talep edilen manevi tazminat yönünden davacının ticari itibarının zedelendiğinin ispat edilemediği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 58 inci maddesi hükmüne göre, manevi tazminata karar verilebilmesi için 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 24 üncü maddesi hükmünde genel olarak açıklanan kişilik haklarına bir saldırı bulunması, hukuka aykırı fiil sonucunda kişilik haklarının zarar görmüş olması zorunludur. Mahkeme kararının gerekçe kısmında da belirtildiği üzere, Medenî Kanun ve Borçlar Kanunu'nda kişilik hakları ve bunların korunması bakımından gerçek kişi tüzel kişi ayrımı yapılmamış olup, yerleşik Yargıtay kararlarına göre, tüzel kişilerin, gerçek kişilere özgü olanlar dışında kalan kişilik haklarının zarara uğrayabileceği ve bu nedenle manevi tazminat talebinde bulunabilecekleri kabul edilmektedir. Bu durumda, davacı tarafından davalıya verilmiş olan kesin teminat mektubunun davalı tarafça haksız şekilde nakde çevrilmesinin davacının dava dışı banka nezdindeki itibarını zedeler nitelikte olup, bu durumun davalının kişilik hakkına yönelik bir saldırı niteliğinde olduğu tereddütsüz olduğundan, manevi tazminat yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Belirtilen nedenlerle, manevi tazminat yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğinden davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile HMK 353/1-b.3 maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin "Davacı vekilinin manevi tazminat talebinin reddine" ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılarak "Davacı vekilinin manevi tazminat talebinin kabulüne, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine" ilişkin hüküm kurulmak suretiyle YENİDEN ESAS HAKKINDA karar vermek gerekmiş, davalı vekilinin istinaf talebi yönünden ise, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, ileri sürülen istinaf sebepleri ve mahkeme gerekçesinde açıklanan nedenler dikkate alındığında, davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE karar vermek gerekmiştir. İnceleme, 6100 sayılı HMK.'nın 355. md. hükmüne göre istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; A)-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, B)-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 28/11/2023 tarih ve 2022/529 E. 2023/856 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, Bu itibarla HMK.nun 353/1-b-3 maddesi uyarınca yeniden hüküm kurmak gerektiğinden, Davanın KABULÜ İLE; 1-50.000,00-TLnin 24/06/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile (istirdadı ile) davacıya verilmesine, 2-Davacı vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 3-Davacı vekilinin terditli manevi tazminat talebinin KABULÜNE, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 4-Alınması gereken harç 4.098,60 TL olup peşin alınan 853,88 -TL harcın mahsubu ile eksik alınan 3.244,72 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 5-Peşin harç, başvuru harcı ve vekalet harcı olarak alınan toplam 946,08-TL’nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 6-Davacının dosya, pul, davetiye, yazışma ve bilirkişi ücreti olarak sarf ettiği 3.729,00-TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 7-Yargılama sırasında davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. uyarınca belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Yargılama sırasında davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hükmolunan manevi tazminat yönünden, A.A.Ü.T.'nin 13/2 maddesi uyarınca belirlenen 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, C)-İstinaf harç ve yargılama giderleri yönünden; 1-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin harcının talep halinde iadesine, 2-Alınması gereken 4.098,60 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan 60,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 4-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 362/1-a.maddesi gereğince KESİN olmak üzere 15/09/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan e-imzalıdır

Üye e-imzalıdır

Üye e-imzalıdır

Katip e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/2020, K. 2026/1214, T. 15.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-2020-e-2026-1214-k-5518c5aa2e0a