İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/2270 E. 2026/122 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/2270
Karar No
2026/122
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 23. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/2270 Esas KARAR NO : 2026/122

DAVA : Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/07/2026 KARAR TARİHİ : 24/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi özetle; Mahkememize açtığı 04/07/2026 tarihli dava ile, 01.03.2026 tarihinde, saat 23:30 sularında ... zerinde meydana gelen zincirleme trafik kazası, birden fazla kusurlu eylemin birleşmesi neticesinde ...’a ait ... plakalı ... marka aracın ağır hasar almasına sebebiyet verdiğini, ...’a ait ... plakalı araçta meydana gelen hasar bedeli ve değer kaybı tazminatı karşılığı olarak fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 50.000 TL’nin kaza tarihi olan 01.03.2026 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, kazanın oluşumundaki gerçek kusur durumunun tespiti ve aracımdaki zararın belirlenmesi amacıyla dosyanın uzman bilirkişi heyetine tevdiine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini, dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi özetle: Davacı tarafça hakkımda açılan huzurdaki dava haksız, hukuki dayanaktan yoksun ve usule aykırı olup reddi gerektiği, davacı yan, kazanın meydana gelmesinde hiçbir kusuru, ihmali veya kural ihlali bulunmayan şahsını davalı olarak gösterildiği, Olay anında aracı kurallara uygun şekilde park halinde olup, kazanın oluşumuna veya zararın doğmasına sebebiyet verecek hiçbir eylemde bulunmadığı, Tarafıma husumet yöneltilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiği, Esasa İlişkin İtirazlarımız ve Maddi Olayın Gelişimi 01/03/2026 tarihinde gerçekleşen zincirleme trafik kazasında, gerçekte sürücü olan Üsteğmen ... yönetimindeki ... plakalı araç, meskün mahal içerisinde aşırı süratli, ehliyetsiz ve tehlikeli bir şekilde (drift atarak) seyir halindeyken, karşı yönden gelen ... idaresindeki...plakalı aracın şeridini ihlal ederek doğrudan çarptığı, Sürücü Kimliğinin Gizlenmesi Çabası: Kaza sonrasında davacı ..., asli kusurlu oğlu Üsteğmen ...'ın hukuki ve cezai sorumluluğunu örtbas etmek amacıyla aracı kendisinin kullandığını beyan etmişse de, olay yerindeki görgü tanıklarının müdahalesi ve kolluk kuvvetlerinin tespiti neticesinde aracı kullanan kişinin ... olduğu sabitleştiği, olay yerine yaklaşık 300 metre mesafedeki kavşak kamerasının incelenmesi halinde de bu durum açıkça ortaya çıkacağı, Aracımın Durumu ve İlliyet Bağının Kesilmesi: Şahsıma ait ... plakalı araç, ...Caddesi üzerinde, park yasağı bulunmayan (yalnızca kasis uyarısı bulunan) yol kenarında kurallara uygun şekilde park halindedir. ... plakalı aracın çarpması sonucu savrularak kontrolden çıkan... plakalı araç, irade dışı savrularak park halindeki aracına çarpmış ve aracımın kaldırıma çıkmasına neden olduğu, kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü 2918 sayılı KTK'nın 56/1-A maddesini ihlal ederek asli kusurlu bulunduğu, şahsımın ve aracımın kazada 40 (sıfır) kusurlu olduğu sabit olduğu, maza ile şahsı veya aracı arasında hiçbir illiyet bağı bulunmadığı, Oluşan zararlardan tamamen asli kusurlu sürücü sorumlu olduğu, tüm bu nedenlerle Haksız, hukuka aykırı ve pasif husumet yokluğu bulunan davanın reddine, Yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, Karar verilmesini talepli cevap dilekçesi sunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat talebine yöneliktir. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Somut olayda; Davacının işleteni olduğu aracın otomobil olduğu hasar bedeli ve değer kaybının talep edildiği, bu dava ile ticari kazanç kaybı dava konusu edilmediği, kaza tutanağına göre kazaya karışan iki aracın otomobil olup bir başka ifadeyle kazaya karışan her iki aracın bir ticari işletme unsuru olduğu, tarafların tacir olduğuna dair dosya kapsamında bir bilgi bulunmadığı anlaşılmakla uyuşmazlığın genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemeleri tarafından görülüp, sonuçlandırılması gerektiği değerlendirildiğinden mahkememizce aşağıdaki karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- HMK 114/1-c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması ile ilgili dava şartı noksanlığı sebebiyle HMK 115/2. Maddesi gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE, 2-HMK 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleşme tarihinden, İstinaf yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren taraflardan birinin 2 hafta içerisinde mahkememize başvurması halinde dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, aksi taktirde mahkememizce re'sen davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına (tebliğ ile ihtarın yapılmış sayılmasına) 3-HMK 331/2. Madde birinci cümlesi uyarınca yargılama giderleri hakkında görevli mahkemece karar verilmesine, 4-Görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki (2) hafta içerisinde dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi için taraflardan biri tarafından başvuruda bulunulmadığı takdirde, mahkememizce dosyanın re'sen ele alınarak, HMK'nın 20/1. maddesi gereğince davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmesine, harç, yargılama gideri, vekalet ücreti, gider avansı ve diğer hususların talep halinde HMK'nın 331/2. Madde ikinci cümlesi gereğince mahkememizce hüküm altına alınmasına, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 24/09/2026

Katip e-imzalıdır

Hakim e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/2270, K. 2026/122, T. 24.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-2270-e-2026-122-k-49f7c7d9415b