Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/987 E. 2026/1479 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/987
- Karar No
- 2026/1479
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2026/987 Esas
KARAR NO : 2026/1479
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 12/02/2026
NUMARASI : 2023/289 esas, 2026/127 karar
DAVANIN KONUSU: Alacak
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/09/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında düzenlenen faktoring sözleşmesine istinaden 31.03.2016 tarihli limit onay bildirimi üzerine ihracat evrakları hazırlandığını ve ... şirketine 04.04.2016 tarihinde saat 10.22 de düzenlenen ... seri numaralı 148.750-€ bedel karşılığında gıda maddesi satışı gerçekleştirildiğini ancak bedelin alıcı tarafından ödenmediğini, davalı tarafın ihracat işlemleri gerçekleştirildikten çok sonra müvekkili şirkete garanti limitinin geçersiz olduğunu bildirdiğini iddia ettiğini ancak kendilerince bir iptal bildirimi alınmadığını, çok önemli olan bu konuda kendilerinin aranmadığını, bu durumun sözleşmeye ve Uluslararası Faktoring Kurallarının (GRIF) 18 maddesine büyük bir aykırılık teşkil ettiğini, bilindiği üzere uluslararası faktoring uygulamalarında ihracat faktörünün yükümlüğü, müşterinin malı teslim ederek fatura suretlerini sunması üzerine derhal alacağın tamamını ödemekle yükümlü olduğunu ancak davalı ile yapılan görüşmelerin sonuçsuz kalması üzerine davalı ... Gaziantep 15. Noterliği'nin 24.02.2017 tarihli ihtarnamesinin keşide edildiğini ancak sonuç alınamadığını, gerçekleştirilen ihracat sonucu davalı şirket ile müvekkili şirket arasında düzenlenen faktoring sözleşme hükümlerine ve bu sözleşmeye dayanak olan Uluslararası Faktoring Kurallarına göre müvekkili şirkete fatura bedeli olan 148.750-€ rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek olan ticari faizi ile birlikte müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... A.Ş. ile davacı .... Ltd. Şti. arasında 16.02.2016 tarihli faktoring sözleşmesinin imzalandığını, davacı şirkete söz konusu faktoring sözleşmesine istinaden münhasıran Almanya'da mukim ... ... Gmbh firmasına gerçekleştirilecek ihracatları için 150.000-€’ya kadar bedelli 31.03.2016 tarihli Faktoring sistemi içinde Limit Onay Bildirimi (LOB) yapıldığını, taraflar arasında düzenlenen Faktoring Sözleşmesi ve Limit Onay Bildirimi; GRIF (General Rules of International Factoring Uluslararası Faktoring Genel Kuralları) çerçevesinde yapılmış olmakla birlikte şartlara mutlak uyum gerektiğini, Faktoringe dayalı söz konusu ihracat işlemlerinin GRIF kuralları çerçevesinde uluslararası bir sigorta şirketi tarafından da sigortalandığını, birlikte bu sigorta şirketi tarafından muhabir ..., "alıcının ödeme davranışına ilişkin olumsuz bilgiler nedeniyle limitin iptal edildiğine" dair bilgi verildiğini, bu durumun muhabir faktoring şirketi tarafından da teyit edilip ve onaylandığını, kredi sigortacısının muhabir faktöre, alıcının ödeme davranışlarındaki olumsuz bilgileri iletmesi üzerine, garanti limitinin 04.04.2016 tarihli "limit iptal bildirimi" ile 01.04.2016 tarihi itibari ile iptal edildiğini, çok önemi olan bu durumun taraflar arasında imzalanmış olan “faksla talimat uygulama sözleşmesi" kapsamında davacıya 04.04.2016 tarihinde faks ile bildirildiğini, ve tebliğ edildiğini, yurt dışı Muhabir Faktoring Şti tarafından verilen Garanti Limitinin her zaman ve her an iptal edilebileceğini, bu konuda kendileri tarafından yapılabilecek tek şeyin bu durumu ihracatçıya bildirmek olduğunu, bildirim konusununda kendileri tarafından yerine getirildiğini, buna rağmen davacı tarafın, basiretli bir tacir gibi davranmayarak, tam da limit iptalinin bildirildiği tarihli fatura ile dava dışı yurt dışında mukim alıcı firmaya mal satışı gerçekleştirdiğini, ayrıca söz konusu malın, iptal tarihinden sonra gümrüğe verilmiş olduğunu, nakliye aşamasının ise çok daha sonraki tarihlerde yapılarak, limit bildirimindeki hükümlere davacı tarafından uyulmadığını, davacı zararının kendi kusurundan kaynaklandığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
ÖNCEKİ KARARLAR:
İlk derece mahkemesinin 2018/826 esas, 2020/60 karar sayılı, 23/01/2020 tarihli kararı ile; "Taraflar arasında 04.03.2016 tarihli faksla talimat uygulama sözleşmesi imzalanmış ise de bu sözleşmenin sadece davacının vereceği talimatlar yönünden faks yoluyla bildirimin geçerli olacağının düzenlendiği, faktoring şirketi yönünden yapılacak bildirimlerin bu kapsamda olmadığı, Uluslararası Faktoring Genel kuralları çerçevesinde de telefonla yapılacak bildirimlerde yazılı teyit alma hususunun şart koyulduğu, dosyaya sunulu faks gönderim formundan limit iptal bildirimi olduğuna ilişkin kayıt veya şerh içermediği, gönderilen evrakın ne olduğunu ispata elverişli yazılı belge olmadığı, limit iptal bildiriminin yapıldığı hususu davalı faktoring şirketince ispatlanamadığından, davanın KABULÜNE, 148.750 Euro alacağın temerrüt tarihi olan 07/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline" karar verilmiştir. İşbu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması neticesinde Dairemizin 2020/2053 esas, 2023/357 karar sayılı, 13/04/2023 tarihli kararı ile; "Davalının rapora itirazları ve rapor ile çelişik sunulu hukuki mütalaa sebebiyle yeni bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verilmesi, çelişkilerin giderilmesi, itirazların eksiksiz ve belirsiz olarak karşılanması, davacı iddiası- davalı savunması ve tarafların toplanan delillerinin teknik raporda karşılanması gerekmektedir. Yeni bir bilirkişi heyet raporu alınması için;
1-Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;
2-İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/01/2020 tarih, 2018/826 E. 2020/60 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE "karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesi 2023/289 esas, 2026/127 karar sayılı, 12/02/2026 tarihli kararı ile; "Somut olay bakımından ihtilafın davalı tarafından davacıya 4.4.2016 tarihinde faksla gönderildiği iddia edilen ve 1.4.2016 tarihi itibari ile limit iptalinin gerçekleştirildiğini konu alan bildirimin yapılmış olup olmadığına ilişkin bulunduğu anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki Sözleşmenin 14. sayfası Faksla Talimatı Uygulama Sözleşmesi başlıklı olup, m. 1 de Sözleşmenin Konusu başlığı altında, “Bu sözleşme Müşteri’nin ...’de yaptıracağı işlemler için bizzat ...’e gitmeden işlemin daha süratle gerçekleştirilmesi için faksla işlem yapılmasını talep etmesi üzerine; tüm Faktoring işlemlerinde ...’e faksla talimat vermesinin, ...’in de bu talimatlar üzerine işlem yapılmasının koşullarını düzenlemektedir…”denilmektedir. Görüldüğü üzere bahsi geçen Faksla Talimatı Uygulama Sözleşmesinde davacının davalı faktöring şirketine davacının faksla vereceği talimatlar için
düzenlendiği, davalı faktöring şirketinin davacı şirkete yapacağı faksla yapacağı bildirimler hususunda bir hükmün bulunmadığıanlaşılmaktadır. Bu çerçevede, davalı şirketin faks cihazından, davacıya ait olduğu iddia edilen faks cihazına 04.04.2016 tarihinde saat 17.12 de bir faks mesajı gönderdiği faks cihazının “sending report (gönderme raporu)” undan anlaşılmakta ise de bu mesajın metni, yani bu mesajda hangi bilginin davalıya iletildiği görülememektedir. Davalıya göre, gönderilen faks mesajı Limit onay
İptal Bildirimi’dir; davacı ise bu faks mesajını hiç almadığını iddia etmektedir. Bir an için davalı tarafından davacının faksına gönderildiği iddia edilen mesaj metninin içeriğinin LOB mahiyetinde olduğu kabul edilse bile, davalı tarafından bu bildirimin davacıya yönelik
olarak zamanında ve etkin biçimde olup olmadığının tartışılması gerekir. Somut olayda, davalı tarafa muhabir faktöring (...)şirketinden alıcının ödeme davranışına ilişkin olumsuz bilgiler nedeniyle limitin iptal edildiğine dair bilginin 01.04.2016 tarihinde geldiği buna karşılık davalının söz konusu bilgiyi davacı ile 4.4.2016 tarihinde yani muhabir faktöring şirketinden gelen bilginin üzerinden 3 gün geçtikten sonra paylaştığı anlaşılmaktadır. GRIF (... Kuralları) m. 18, İndirim ve İptaller başlığı altında olup, “…İptal veya indirim bildirimini aldıktan sonra İhracat Faktorü hemen tedarikçiyi bilgilendirecek ve söz konusu iptal veya indirim tedarikçinin bu bildirimi almasından sonraki yüklemeler veya tamamlanan hizmetler için geçerli olacaktır…” hükmünü amirdir. İthalat Faktörü, İhracat Faktörüne gönderdiği herhangi bir iptal veya indirim bildirimini aynı gün veya sonrasında doğrudan tedarikçiye de gönderme hakkına sahiptir; ancak böyle bir durumdan İhracat Faktörünü haberdar edecektir.Bu noktada iki hususu birbirinden ayırmak gerekir. İlki, muhabir faktöring şirketi (somut olayda ...) yönünden kendini gösterir. Buna göre, GRIF kuralına göre, ithalat faktörünün, İhracat Faktörüne gönderdiği herhangi bir iptal veya indirim bildirimini aynı gün veya sonrasında doğrudan tedarikçiye de gönderme hakkına sahip olması, tedarikçinin bilgilenmesi hakkının tahkim edilmesine yönelik olup, ithalat faktörünün tedarikçiyi (somut olayda davacıyı) temelde ve doğrudan(ihracat faktörünü/somut olayda davalı) by-pass ederek bilgilendirme yükünden söz etmek mümkün olmadığı gibi, davalının derhal tedarikçiyi bilgilendirme yükünü ortadan kaldırmaz. Herhalde ithalat faktörü evleviyetle ve en temel bilgilendirme yükü ihracat (somut olayda davalı) faktörüne karşıdır. İkinci olarak, yukarıda zikredilen GRIF kuralına göre İptal veya indirim bildirimini aldıktan sonra İhracat Faktorü hemen tedarikçiyi bilgilendirecektir.“Hemen” ifadesini “derhal” biçiminde anlamak gerekir. Taraflar arasındaki (davacı/davalı/ithalat faktörü/dava dışı ...) ilişki bir bütün olarak ticari faaliyete ilişkin olduğu, ticari faaliyetlerin dinamizm ve sürat ekseninde iş ve işlemlerden oluştuğu, üstelik ihracata dayalı işlemlerde malların tedarikinde bir noktadan sonra geri dönülemez sonuçların meydana geldiği/geleceği dikkate alındığında LOB’nin 3 gün sonra davacıya bildirilmesi bir kenara belki de en geç birkaç saat içinde davacıya bildirilmesi gereğini aramak ticari yaşamın olağan akışına en uygun olan yorum biçimidir. Üstelik davalının bir tacir olması dışında bir güven kuruluşu olması da dikkate alındığında, her tür dikkat ve özeni göstererek muhtemel sorunların önüne geçmek için en kısa süre içinde tedarikçiyi bilgilendirmesi ve bilgilendirmenin de teyit ve ispatını mümkün kılacak ispat vasıtaları ile tevsik edebilecek hamleleri yapmasını beklemek gerekir. Oysa somut olayda dava dışı ...’den gelen bilginin 3 gün sonra davacı ile paylaşılmasının “hemen” bilgilendirme yükünün gereğinin davalı tarafından yerine getirilmiş sayılamayacağı sonucuna varılmıştır.
Davalı vekilinin talebi doğrultusunda müzekkere yazılan dava dışı ... ... Limited Şirketi'nin yazı cevabında " İlgi 10.11.2025 - 2023/289 Tarihli yazısı uyarınca şirketimize gönderdiğiniz müzekkere uyarınca hamule senedi yazımız ekinde sunulmuştur,Ürünlerin Suben Almanya gümrüğünde 15.04.2016 tarihinde As sped evrakcı aracılığı le gümrükleme işlemi yapılmış olup, 17.04.2016 tarihinde ...şirketine teslim edilmiştir" şeklinde bilgi verdiği ve hamule senedinin bir örneğini sunduğu görüldüğünden davalının, davacı tarafça 31.03.2016 tarihli Limit Onay Bildiriminin gereklerini yerine getirmediği yönündeki savunması da yerinde görülmmemiştir. Sonuç olarak 148.750 Euro'luk bedelden davalının garanti kapsamında sorumlu olduğu, ihtarname tarihinden itibaren temerrüde düşülmüş olduğu anlaşıldığından;
1-Davanın KABULÜNE,
148.750,00 Euro alacağın temerrüt tarihi olan 07/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline" karar vermiştir.
İSTİNAF:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu, ancak vekalet ücreti hesaplamasının hatalı yapıldığını, AAÜT kapsamında yapılan hesaplamanın yanlış olduğunu, davanın yabancı para cinsinden olması sebebiyle karar tarihindeki kurun dikkate alınması gerektiğini, Türk Lirası'na çevrilerek vekalet ücreti hesaplanması gerektiğini, kararın bu yönüyle hatalı olduğunu, istinaf etme gereğinin hasıl olduğunu, hükmün bu kısmının düzeltilerek kararın onanmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ... A. Ş. aleyhine İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 12.02.2026 tarihinde verilen 2023/289 E. ve 2026/127 K. sayılı kararın usul, yasa ve ticari teamüllere aykırı olduğunu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi tarafından verilen bozma ilamına rağmen yerel mahkemenin eksik incelemeyle hüküm kurduğunu, 08.09.2025 tarihli bilirkişi raporunda davacının 31.03.2016 tarihli Limit Onay Bildirimi şartlarını yerine getirmediğinin ve malların çekincesiz teslim edildiğine dair delil bulunmadığının tespit edildiğini, müvekkilinin 04.04.2016 tarihinde faks yoluyla gönderdiği limit iptal bildiriminin HMK 193 anlamında kesin delil teşkil ettiğini, davacının bu bildirimi almasına rağmen 09.04.2016 tarihinde malları sevk ederek basiretli tacir gibi davranmadığını, uluslararası faktoring kuralları (GRIF) uyarınca alıcının ödeme yapmaması veya ihtilaf çıkarması durumunda garantinin doğmayacağını, dava dışı ...firmasından on yıl boyunca hiçbir ödeme veya teyit alınamamasının ticari bir ihtilaf karinesi oluşturduğunu, davacının CMR kapsamında yolda durdurma hakkını kullanmayarak zararın doğmasına kendi kusuruyla sebebiyet verdiğini, yerel mahkemenin faks bildiriminin içeriğinin ispatlanamadığı yönündeki gerekçesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının kendi ihmali sonucu oluşan zararı müvekkili şirkete yüklemeye çalıştığını belirterek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava; ihracat/faktoring sözleşme ilişkisinden kaynaklanan alacak (148.750-€) istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verildiği, davacı vekilinin karar tarihindeki kur üzerinden vekalet ücreti hesaplanması gerektiğinden bahisle, davalı vekilinin ise esasa yönelik yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurdukları görülmüştür.
Yanlar arasında 16.02.2016 tarihli faktoring sözleşmesinin
akdedildiği ihtilafsız olup sözleşme kapsamında davacının Almanya’da mukim dava dışı ... ... GMBH’ne 148.750,00 EUR tutarında ihracat gerçekleştirdiği, işbu ihracat bedeli için davalı faktoring şirketi ile faktoring işleminin başlatıldığı, davalı şirketin faks aracılığıyla 31.03.2016
tarihinde Limit Onay Bildirimi ile davacıya 150.000,00 EUR tutarlı limit tahsis edildiği, ancak tahsis edilen bu limitin faks aracılığıyla 04.04.2016 tarihli Limit İptal Bildirimi ile iptal edildiği görülmüştür. Davalı taraf faktoring işleminde belirlenen garantinin geçerli olabilmesi için gerek faktoring sözleşmesinde gerekse LOB’da (Limit onay bildiriminde) belirtilen koşulların mutlak şekilde harfiyen gerçekleşmesinin şart olduğunu, kredi sigortacısının muhabir faktöre, alıcının ödeme davranışlarındaki olumsuz bilgileri iletmesi üzerine, limitin 04.04.2016 tarihli Limit İptal Bildirimi ile geriye dönük 01.04.2016 tarihi itibari ile iptal edildiğini, söz konusu hususun taraflar arasında imzalanmış istihbaratın alındığı 01.04.2016 günün Cuma gününe denk gelmesi ve mesai saati sebebiyle davacıya ilk iş günü olan 04.04.2016 tarihinde bildirildiğini ve tebliğ edildiğini, bildirimin daha önce LOB’nin gönderildiğini, müşterinin de anında teyit ettiğini ve tüm iletişimin yapıldığını aynı ve faktoring sözleşmesi üzerinde yer alan kaşesinde yer alan faks numarası aracılığı ile yapıldığını, bu faks numarasının şirketin tüm resmi kanallarında ilan edildiğini, iletişimin yürütüldüğü faks numarası olduğunu, bu faks numarasına önceden olduğu gibi faksın gönderilmiş olduğunu ve davacı firmaya ulaştığına ilişkin onay alındığını savunmuştur.
Davacı şirket ise dosyada iptal bildiriminin iletildiğine dair davalı tarafından savunmasının belgelenemediğini, faksın delil niteliğinin bulunmadığını, faks içeriğinin ne olduğunun bilinemediğini, işbu savunmayı hiç bir şekilde kabul etmediklerini ileri sürmüştür.
Dairemizin önceki kaldırma kararı kapsamında bilirkişi raporu ile dosyaya sunulan uzman görüşü arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla dosyanın yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilmesine karar verildiği, bilirkişi heyeti tarafından 03/01/2025 tarihli bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğu, davalı vekilinin bilirkişi raporuna karşı itirazları doğrultusunda en son rapor sunan bilirkişi heyetinden ek rapor alındığı, bilirkişi heyeti tarafından sunulan 08/09/2025 tarihli ek bilirkişi raporunda kök rapora yapılan itirazlar değerlendirilerek; "Davacının 31.03.2016 tarihli Limit Onay Bildiriminin gereklerini yerine getirmemiştir. Limit Onay Bildiriminde gösterilen garantinin geçerli olabilmesi için ihracata konu emtianın ithalatçısı tarafından çekincesiz bir şekilde teslim alınmış olması gerekmektedir. Ayrıca davacıya tanınan limit dahilinde bulunan bir faturaya ithalatçının ihtilaf iddiasında bulunması durumunda limit muhabir garantisi dışında kalacaktır.
Taraflar arasındaki 58153 sayılı Sözleşme m. 7 de “...Müşteri, malların borçlu tarafından bir çekince olmaksızın teslim alınacağını, maddi ve hukuki ayıplardan ari olacağını, satış, ihracat ya da sair işlemlerin mevzuata, prosedürün uygun tanzim ile gerçekleşeceğini, Faktor'un bu sebeple de bir itiraz ve/ veya defi ile karşılaşmayacağını garanti etmektedir.” denilmektedir.
Diğer yandan, 31.03.2016 tarihli Limit Onay Bildiriminde 90 gün vadede 150.000,00 EUR limit tutarıyla 21.01.2017 bitim tarihine göre davalı tarafından davacıya faktöring hizmeti sağlandığı görülebilmektedir. Belgenin ikinci paragrafında ise “Yukarıda tanımlanan limitin geçerli olabilmesi için, önceki paragrafta sayılan hususlara ilave olarak,...temlik konusu faturalara ilişkin emtianın borçlunuz tarafından bir çekince ileri sürülmeksizin teslim alınması, ...gerekmektedir...bu limit dahilinde kalan bir faturaya borçlunuz tarafından bir ihtilaf iddiasında bulunulması halinde, ilgili alacak yukarıda bildirilen muhabirin garantisi dışında kalacaktır...” ifadeleri bulunmaktadır.
Dosya kapsamında davacının dava dışı ...'e gerçekleştirdiği ihracat işlemi neticesinde, ...'in ihracata konu olan emtiayı alıp almadığı yahut davacının gerçekleştirdiği işlemler için bir çekincesinin bulunup bulunmadığı, davacı ile ... arasında başkaca bir ihtilafın yaşanıp yaşanmadığı konusunda bir bilgiye rastlanılamamaktadır. Kök raporda, “Dosya kapsamında davacının dava dışı ...adına kesilmiş 04.04.2016 düzenleme tarihli 04.04.2016 sevk tarihli 148.750,00 EUR tutarlı “Patlayan Şeker 5 gr x 50x 24” adlı ürün için tanzim edilmiş ... sayılı İrsaliyeli Fatura görülebilmektedir. Ayrıca dosya kapsamında Gaziantep Gümrük Müdürlüğünce vizelenmiş ... numaralı 05.04.2016 tarihli Dolaşım Belgesi görülmektedir. Dosya kapsamında 04.04.2016 tarihli ... Müdürlüğünce tanzim edilmiş Sağlık Sertifikası, 04.04.2016 tarihli 148.750,00 EUR bedelli İngilizce “... (Ticari Fatura)”, 05.04.2016 tarihli Gümrük Beyannamesi, 09.04.2016 tarihli Uluslararası Hamule Senedi görülebilmektedir. Bu durumda, davalının 04.04.2016 tarihinde faksla davacıya gönderdiğini öne sürdüğü Limit İptal Bildiriminde belirtilen “01.04.2016 tarihinden itibaren 31.03.2016 tarihli Limit Onay Bildiriminde tahsis edilen 150.000,00 EUR limitin iptal edildiği” bildirimine karşın davacı tarafından 04.04.2016 tarihinde fatura tanzim edildiği, 04.04.2016 tarihinde Sağlık Sertifikası alındığı, 05.04.2016 tarihinde Dolaşım Belgesi ve 05.04.2016 tarihinde Gümrük Beyannamesi tanzim edildiği ve 09.04.2016 tarihinde Uluslararası Hamule Senedi hazırlandığı anlaşılabilmektedir.” şeklinde tespitlere yer verilmişti. Ancak, bu işlemlerin gerçekleştirilmiş olması, ...'in ihracata konu emtiayı teslim aldığı yahut bu süreçte bir çekincesinin bulunup bulunmadığını göstermemektedir.
Davacının ihraç ettiği emtianın ... tarafından teslim alınmaması yahut çekinceyle teslim alınmış olması gibi hal veya hallerin olması durumunda somut olayın ve taraflar arasındaki uyuşmazlığının yeniden değerlendirilmesi gerekebilecektir. Örneğin davacı ile ... arasında ortaya çıkması muhtemel bir uyuşmazlık halinde GRIF çerçevesinde, m. 10 da, uyuşmazlığın giderilmesi için izlenebilecek yolun gösterilmiş olduğu görülebilmektedir. Dosya kapsamında eğer davacı ile ... arasında bir uyuşmazlık varsa, tahkim/ hakem yoluna gidildiği hususunda bir bilgi ve belge bulunmamaktadır.
Somut olayda, eğer ...'in konuyla ilgili bir çekincesi bulunuyorsa, böyle bir durumda muhabir faktöring kuruluşunun garantisini sona erdirme olanağı bulunduğu anlaşılabilmektedir.
İhracatı yapılan malın alıcısına ihtilafsız bir şekilde teslim edilmiş olması/ tevsik edilmesi gerekmektedir. Bedel ödenmediği takdirde aciz halinin oluşup oluşmadığı teyit edilmelidir.
Yukarıda da değinildiği üzere, ihracata konu emtia, davacı ile ... arasında herhangi bir ihtilaf olmaksızın, ...'in bir çekincesi bulunmaksızın, beklendiği gibi olağan sürecinde teslim edilmiş ise bu durumun konşimento, teslim tesellüm belgesi, gümrük beyannamesi üzerinde onay, ticari fatura üzerinde “teslim alındı kaşesi” vurulması, gözetim veya kalite kontrol raporları gibi belgelerle gösterilmesi gerekmektedir, Dosya kapsamında emtia ithalatçısını ...'in ihracata konu emtiayı teslim aldığına ilişkin bir belge görülememektedir.
Diğer yandan, ihracata konu emtianın teslim alınmaması yahut bedelinin ödenmemesi durumunda davacı ve/ veya ...'in aciz içine düşmüş olduğu konusunda bir belge de dosya kapsamında görülememektedir.
Hamule senedi tarihi, limit iptal tarihi olan 04.04.2016 tarihinden beş gün sonra olup, dosya kapsamında ihracatı yapılan malların alıcısına teslim edildiğine dair bir belge bulunmamaktadır. Bu sebeple; ihracata konu emtianın taşımasının yapılıp yapılmadığı, alıcısının emtiayı teslim alıp almadığı, emtia ile ilgili alıcının herhangi bir çekincesinin bulunup bulunmadığı, emtia bedelinin kısmen yahut tamamen ödenip ödenmediği, ihracat bedelinin süresi içinde yurtdışından ülkeye getirilip getirilmediği hususlarının irdelenmesi gerekmektedir.
Dosya kapsamında davacının dava dışı ...adına kesilmiş 04.04.2016 düzenleme tarihli 04.04.2016 sevk tarihli 148.750,00 EUR tutarlı “...” adlı ürün için tanzim edilmiş ... sayılı İrsaliyeli Fatura görülebilmektedir. Ayrıca dosya kapsamında Gaziantep Gümrük Müdürlüğünce vizelenmiş ... numaralı 05.04.2016 tarihli Dolaşım Belgesi görülmektedir.
Dosya kapsamında 04.04.2016 tarihli ... Müdürlüğünce tanzim edilmiş Sağlık Sertifikası, 04.04.2016 tarihli 148.750,00 EUR bedelli İngilizce “... (Ticari Fatura)”, 05.04.2016 tarihli Gümrük Beyannamesi, 09.04.2016 tarihli Uluslararası Hamule Senedi görülebilmektedir. Uluslararası Hamule Senedinin düzenlenme tarihinin 09.04.2016 tarihi, yani limit iptal bildiriminden beş gün sonra düzenlenmiş olduğu anlaşılmaktadır. Ancak, bu durumun davacı tarafından 04.04.2016 tarihli limit iptali bilindiği halde gerçekleştirildiği, yoksa davacı iddialarında bulunduğu üzere, faks yoluyla limit iptal bildiriminin davacı tarafından alınmamış olması sebebiyle bilinmemesinden mi kaynaklandığı dosya kapsamından anlaşılamamaktadır.
Ancak dosya kapsamında; ... Müdürlüğünce düzenlenen 04.04.2016 tarihli Sağlık Sertifikası, aynı tarihli ... sayılı Ticari Fatura (...), 05.04.2016 tarihli ... sayılı Gaziantep Gümrük Müdürlüğü onaylı Dolaşım Sertifikası, 09.04.2016 tarihli Hamule Senedi (Türkiye — Almanya arası taşımanın dava dışı ... Ltd. Şti. Tarafından yapılacağını da gösteren) görülebilmektedir. Bu belgelere göre ülkemizden çıkşı yapılmış olması gereken emtianın Almanya'ya ithalatçı ...'e gönderilmiş olduğu kanaati oluşmakla birlikte, emtianın alıcı ... tarafından teslim alınıp alınmadığı mevcut dosya kapsamından anlaşılamamaktadır.
Alıcı ... firmasının davacıya kısman yahut tamamen bir ödeme yapıp yapmadığı, ihracat bedellerinin süresi içinde ülkeye getirilip getirilmediği gibi hususları gösteren belgelere de dosya kapsamında rastlanılamamaktadır.
Davacının iddiası, davalı tarafından faks yoluyla kendisine gönderilen limit iptal bildiriminin ulaşmadığı iken davalının iddiası ise davacının sözleşmeye sunulan garantinin gereklerini yerine getirmemesidir. Muhakemesi yapılması gereken konunun aslında bu olması gerektiği ifade edilmektedir.
Huzurdaki davada taraflar arasındaki uyuşmazlık noktalarının neler olduğunun takdiri Tamamen Sayın Mahkemeye aittir. Ayrıca, Sayın Mahkeme, davalı tarafından davacıya gönderilen faks mesajının ulaşıp ulaşmadığı hususunun ötesinde davacının üzerine düşen vecibeleri gerçekleştirip gerçekleştirmediğinin değerlendirilmesi ve bunun için davalının 03.02.2025 tarihli dilekçesinde ek olarak incelenmesini talep ettiği hususların dava kapsamında incelenip incelenmemesinin takdiri de Sayın Mahkemenindir.
Limit iptal bildirimi ile ilgili olarak kök raporda varılan görüş ve kanaatlerimizi muhafaza etmekteyiz." şeklinde görüş belirtildiği görülmüştür.
Somut olayda davalı şirketin faks cihazından, davacıya ait faks cihazına 04.04.2016 tarihinde saat 17.12' de faks mesajı gönderildiği faks cihazının “sending report (gönderme raporu)” undan anlaşılmakta ise de mesajın metni, hangi bildirim/ bilginin davacıya iletildiği görülememekte olup davacı limit iptalini içerir bir faks mesajı almadığını iddia etmiştir. Bu noktada limit iptal bildiriminin davacıya usulüne uygun şekilde gönderildiğini ve faks içeriğinin limit iptali olduğunu ispat yükü bu bildirimin hukuki sonuçlarına dayanan davalı taraf üzerinde olup işbu bildirimin yapıldığı hususu dosya kapsamında ispata muhtaç kalmıştır. Ancak davalı taraf 15.04.2025 tarihli ıslah dilekçesi ile cevap dilekçesini ıslah etmiş olup davacının davasını dayandırdığı 31.03.2016 tarihli limit onay bildiriminin gereklerini yerine getirmediğini, emtianın dava dışı ...firmasına teslim edilmediğini ve garanti bedelini tahsile hak kazanamadığını savunmuştur. Bu kapsamda dosyaya sunulan taşıma belgelerinin konusunda uzman bilirkişi marifeti ile incelenmesi gerekirken bu yönde yeterli inceleme yapılmadan hüküm kurulduğu, hukukçu akademisyen ve mali/finans bilirkişisi tarafından hazırlanan ek bilirkişi raporunda; dosya kapsamında emtia ithalatçısını ...'in ihracata konu emtiayı teslim aldığına ilişkin bir belge görülemediği, ihracata konu emtianın taşımasının yapılıp yapılmadığı, alıcısının emtiayı teslim alıp almadığı, emtia ile ilgili alıcının herhangi bir çekincesinin bulunup bulunmadığı, emtia bedelinin kısmen yahut tamamen ödenip ödenmediği, ihracat bedelinin süresi içinde yurtdışından ülkeye getirilip getirilmediği hususlarının irdelenmesi gerektiği, emtianın alıcı ... tarafından teslim alınıp alınmadığının mevcut dosya kapsamından anlaşılamadığı saptamalarına varıldığı görülmüştür. Dolayısıyla bu durumda yapılması gereken; davalının ıslah sureti ile ileri sürdüğü savunmanın değerlendirilmesi için taşıma alanında uzman bilirkişi eklenmek sureti ile bilirkişi heyetinden rapor alınarak davacının limit onay bildiriminin gereklerini yerine getirmediği, emtianın dava dışı ...firmasına teslim edilip edilmediği ve garanti bedelini tahsile hak kazanıp kazanmadığının dosyadaki belgeler kapsamında tetkik edilerek hasıl olacak neticeye göre karar verilmesinden ibarettir. Anılı gerekçeler ışığında bu aşamada davacı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesine yer olmadığına, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemizin kararında açıklandığı şekilde inceleme yapılarak denetime elverişli şekilde rapor alınması için mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesine bu aşamada YER OLMADIĞINA,
2-Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12/02/2026 tarih, 2023/289 E. 2026/127 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,
5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 24/09/2026