Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/292 E. 2026/1356 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/292
Karar No
2026/1356
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/292 KARAR NO : 2026/1356

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/65 KARAR NO : 2023/273 DAVA TARİHİ : 28/01/2020 KARAR TARİHİ : 13/04/2023 DAVA : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 01.10.2026 KARARIN YAZ. TARİHİ: 01.10.2026

İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13.04.2023 tarih ve 2020/65 Esas, 2023/273 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü. İSTEM: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, Silvan ... Enerji Santrali ara ...Enerji Nakil Hattı Orta Gerili Projesi ve...2015 YILI Batman ili ... Mahallesi ... Tesis Yapım işlerini yerine getirdiği ve karşılığında Seri A sıra 883365 nolu 31.03.2016 tarihli 238.360.-TL bedelli,Seri A sıra 883403 nolu 25.03.2016 tarihli 14.304,55.-TL bedelli, Seri A Sıra 883402 nolu 29.02.2016 Tarihli 224.200.-TL bedelli ve seri A Sıra 883401 29.01.2016 Tarihli 200.600.-TL bedelli faturaları tanzim ederek 2016 yılında davalı şirkete ibraz ettiğini, davalı şirketin söz konusu faturalara itiraz etmediğini, davalı şirketin yukarıdaki faturaları ödediğini ancak söz konusu 190.464,59.-TL'lik faturaya ilişkin ödemeyi yapmadığını, Batman 6.Noterliği'nin 14.04.2017 tarihli 04718 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bakiye 190.464,59.-TL'nin ödenmesi hususunun davalı şirkete ihtar edildiğini, davalı şirketin 26.04.2017 tarihli 0037184 seri nolu fiyat farkı bedeli adı altında fatura tanzim ettiğini ve İzmir 9.Noterliği'nin 30.05.2017 Tarihli 5451 yevmiye numaralı 08.06.2017 tarihli ihtarnamesi ile 26.04.2017 tarihli 0037184 seri nolu fiyat farkı bedeli adı altında kesilen faturayı davalı şirkete iade ettiğini, davalının 26.04.2017 tarihinde tanzim edilen faturanın geçerliliği olmadığını, söz konusu faturaya süresi içinde noter yoluyla itiraz edildiğini ve faturanın davalı şirkete iade edildiğini, faturanın gerçeği yansıtmadığını, müvekkil şirket tarafından 883365,883403,883402 ve 883401 nolu faturalara konu işlerin tamamının yapılmış olmasına rağmen davalı şirketin fatura bedellerinin tamamını ödediğini, davalının bakiye 190.464,59-TL'yi ihtarname tarihi olan 14.04.2017 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte ödemesi gerektiğini, bu nedenlerle haksız ve dayanaksız itirazın iptaline ve bu itirazlar sebebiyle duran takibin devamına, bu mebla üzerinden borçlunun temerrüde düştüğü tarih itibariyle ticari temerrüt faizi uygulanarak tahsiline, davalı borçlu hakkında %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir. YANIT: Davalı vekili yanıt dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ... Batman İl Geneli 2015 yılı ..Elektrik Tesis ve Kozluk ...Yapım ihalesini aldığı bu ihalede yapılacak bazı imalatlar açısından davacı ile görüşmeler yaptığını ve söz konusu imalatların davacı tarafından yapılması konusunda anlaşma sağlandığını, ihale kurumundan hakedişler ölçüsünde alınan ödemeler doğrultusunda ödeme yapılacağı konusunda mutabakata varıldığını, yapılacak iş ve işlemlerin tahmini bedeli tespit edildiği ve faturaların bu tahmini bedellere göre tanzim edildiği 2016 yılına ait gerekli ödemelerin alınabilmesi amacı ile yapılmış olduğunu, fatura bedeli kadar imalat yapılmadığını, faturaların ihale kurumundan yıl sonu ödeneği alabilmek amacı ile peşinen tanzim edildiğini, taraflar arası yazışmalardan da anlaşılacağı üzere alacaklı firmanın tamamlamış olduğu iş ve işlemlerinin karşılığı olan herhangi bir borç bulunmadığını, alacaklı tarafın dayanak gösterdiği faturalar kadar iş ve işlem yapılmamış olması nedeni ile şirket yetkilisi ile müvekkil iş yerinde yapılan hesaplamalar doğrultusunda varılan mutabakat çerçevesinde alacak-borç ilişkisi belirlenerek iade faturası tanzim edildiğini ve davacıya noter kanalı ile tebliğ edildiğini, davacı tarafından 26.04.2017 tarih ve 37184 seri nolu 157.464,55.-TL bedelli faturanın 02.06.2017 tarihinde tebliğ edildiği iddia edilmiş ise de bu durumun gerçek olmadığını, İzmir 9.Noterliği'nin 02.05.2017 tarih ve 4689 yevmiye nolu ihtarnamesi ekinde gönderildiğini ve söz konusu ihtar ve ekindeki faturanın davacı adresinde daimi şirket çalışanına 15.05.2017 tarihinde tebliğ edildiğini, iade faturasına süresi içinde itirazda bulunulmadığını, davacının sicil kayıtlarında yer alan “...Mah.... Cad.No... Merkez-BATMAN” adresine gönderilen ihtarname ve faturanın Ticaret sicil kayıtlarında “... Mah....Cad.... Apt. .. No:.. Merkez-ŞANLIURFA” adresinde bulunan ....Şti. tarafından Batman 6.Noterliği'nin 23.05.2017 tarih ve 6368 yevmiye nolu ihtarnamesi ile müvekkil şirkete iade edildiğini, adresi şanlıurfa olan bir firmanın kendisine gelen ihtar ekindeki faturayı Batman ilinden iade etmesinin de esasen tebligatın davacı şirkete yapıldığını açıkça ortaya koyduğunu, aynı ihtar ve faturanın İzmir 9.Noterliği'nin 30.05.2017 tarih ve 5451 yevmiye nolu ihtarnamesi ile adresi Şanlıurfa ili olan başka bir firma tarafından yapılan fatura iadesinin iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, "...Mah....Cad.No:... Merkaz-BATMAN” adresine gönderilmiş ve Batman 6.Noterliği'nin 08.06.2017 tarih ve 7173 yevmiye nolu fatura iadesi yolundaki ihtarnamenin bir hükmü bulunmadığını, 15.05.2017 tarihinde tebliğ edilen ihtara 23.05.2017 tarihinde itiraz edidiğini ve kanuni süresinde itiraz edilmediği için içeriğin kabul edildiğini, davacının haksız ve dayanaksız davasının reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yüklenilmesine karar verilesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesinin 13.04.2023 tarih ve 2020/65 Esas, 2023/273 Karar sayılı kararı ile özetle; "...davaya konu uyuşmazlığın davacı şirket tarafından Silvan ... Enerji Santrali ara ... Enerji Nakil Hattı Orta Gerilim Projesi ve ... 2015 yılı Batman İli, ...Mahallesi ... Tesis Yapım işleri kapsamında verilen hizmet doğrultusunda davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ile asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, İzmir 25. İcra Dairesinin 2019/13581 Esas sayılı dosyasında davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine 190.464,59-TL asıl alacak ve 1.455,88-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 191.920,47-TL üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, ödeme emrine dayanak alacağın davacı şirket tarafından Silvan ... ile ....enerji Santrali ara....Enerji Nakil Hattı Orta Gerilim Projesi ve .. 2015 yılı Batman İli, ... Mahallesi ....Tesis Yapım işleri kapsamında verilen hizmet doğrultusudna davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturadan kaynaklandığı, ... Batman İl Müdürlüğü nezdinde C-15-1100-1072-00...Proje Kodlu ...Batman İli Merkez ... Mahallesi ....Tesis Yapım işi kapsamında bir ticari ilişki bulunduğu, ticari ilişkinin varlığının her iki tarafın da kabulünde olduğu keza taraflara ait ticari defter ve belgelerin incelenmesi neticesinde de ticari ilişkinin varlığının tespit edildiği, davacı şirkete ait ticari defter ve belgeler üzerinde yapılan incelemeler neticesinde davacı şirketin takip tarihi itibariyle davalı şirketten 289.699,55-TL tutarında alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalı şirkete ait ticari defter ve belgeler üzerinde yapılan inceleme neticesinde ise cari hesap çerçevesinde davacı şirketin davalı şirketten 157.464,55-TL tutarında alacaklı olduğu ancak davalı şirket tarafından davacı şirket adına düzenlenen 157.464,55-TL tutarında fiyat farkı faturası bedelinin mahsubu neticesinde borç ilişkisinin kapatıldığının tespit edildiği, hakkediş raporları, 3 nolu kesin hakediş raporu ve geçici kabul tutanağı birlikte değerlendirdiğinde C-15-1100-1072-00... Proje Kodlu ... 2015 yılı Batman ili... mah. ... Montaj ve Elektrik Tesis Yapım işi işin tamamının bitmiş olduğu, ihale dosyasında yer alan 3 numaralı kesin hakkediş raporunda da görüldüğü üzere bu istikhak dahil yapılan toplam iş ve yüzdesi kısmına %101,21 oranının yazıldığı, yani yatırım ödeneği üzerine yapılan iş ile birlikte yüzdelik oranın arttığı, belirtilen hususlardan tüm işin yapıldığının anlaşıldığı, davacı ile davalı arasında yani yüklenici ile taşeron arasında bir hakediş yapılmadığı, sözleşmede belirtilen maddelere göre ödeme yapılacağının kararlaştırıldığı, fiyat farkı faturasının hangi sebeple düzenlendiğinin anlaşılamadığı, bilirkişiler tarafından yapılan tespit ve belirlemelere göre taraflara ait ticari defter ve belgelerde yer alan kayıtlar çerçevesinde davacı şirketin davalı şirketten 157.464,55-TL tutarında alacaklı olduğu, alacağın faturaya dayalı olması ile alacak bedelinin ödenmesinin ihtarı amacıyla davacı şirket tarafından davalı şirket adına gönderilen ihtarnamenin tebliğ tarihinin 24/04/2017, takip tarihinin 15/05/2017, ihtarnamenin tebliği ile takip tarihi arasında geçen sürenin 22 gün ve takipte talep edilen faiz oranının yasal faiz oranı olduğu dikkate alınarak mahkememizce resen yapılan hesaplama neticesinde davacı tarafça talep edilebilecek işlemiş faiz bedelinin (157.464,55-TL*9-22/36500) 854,19-TL olduğu sonucuna ulaşılmış, açıklanan gerekçeler dahilinde davalı şirketin ödeme emrine yönelttiği itirazlarının kısmen haklı kısmen haksız olduğu kanaatine varılarak, açılan davanın davanın kısmen kabulüne kısmen reddine" dair karar verilmiştir. İSTİNAF EDEN: Davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı vekili tarafından verilen 20.11.2023 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; Davacı tarafından açılan dava sonrasında taraflarınca verilen cevaplardan da anlaşılacağı üzere taraflar arasında müvekkilinin yüklenicisi olduğu ...Batman İl Geneli 2015 yılı ....Tesis ve Kozluk ...Yapım ihalesi kapsamında yapılan iş ve işlemler açısından ticari ilişki bulunduğunu, müvekkili şirket tarafından alınan bu ihalede yapılacak bazı imalatlar açısından davacı ile görüşmeler yapıldığını ve sözkonusu imalatların davacı tarafından yapılması konusunda anlaşma sağlandığını, davacı şirket ile de müvekkili şirketin varmış olduğu bu mutabakat çerçevesinde yapılacak iş ve işlemlerin tahmini bedeli tespit edildiğini ve faturalar bu tahmini bedele göre tanzim edildiğini, her ne kadar ticari yaşamda fatura, serbest meslek makbuzu gibi belgeler, mal teslim edildikten veya hizmet gerçekleştirildikten sonra tanzim edilmekte ise de bazı hallerde alınan avans mukabilinde müşterinin isteği üzerine avans makbuzu değil, fatura verilmesi, keza müşterinin istemi doğrultusunda gelecek aylarda teslimi yapılacak mal veya yapılacak hizmet için fatura tanzimi gibi durumlar söz konusu olabildiğini, örneğin, bazı kamu kurumlarının bütçe ödeneklerini sene sonuna doğru iptal edilmemek üzere erken faturalandırma talebinde bulunduklarının görülebildiğini, özellikle kamu kurumlarında Kasım, Aralık ayları ödeneklerin ertesi yıla sarkıtılmaması için satıcı firmalardan erken fatura tanzim edilmesinin istenildiğini, yine, aynı şekilde satıcı firmanın devrolan KDV’si, alıcı firmanın da ödenecek KDV’si doğması durumlarında erken faturalama işlemi bir vergi planlaması aracı olarak görülebildiğini, KDV Kanunu'nun mal teslimi veya hizmet ifasından önce fatura düzenlenebilmesi olanağı verdiğini, taraflar arasında tanzim edilen bu faturaların da ihale kurumundan 2016 yılına ait gerekli ödeneklerin alınabilmesi amacı ile yapıldığını, vergilendirme, KDV ve diğer mali durumlar açısından vergi planlaması mahiyetinde olduğunu, öte yandan her ne kadar faturalar davacı firma tarafından peşinen tanzim edilmiş ise de, taraflar arasındaki sözleşme ve yazışmalardan da anlaşılacağı üzere fatura bedeli kadar imalat yapılmadığı, faturaların ihale kurumundan yıl sonu ödeneği alabilmek amacı ile peşinen tanzim edildiğini, keza taraflar arasındaki yazışmalardan da anlaşılacağı üzere alacaklı firmanın tamamlamış olduğu iş ve işlemlerinin karşılığı olan bedelin tamamının ödendiğini, halihazırda müvekkili şirketin muhasebe kayıtlarında alacaklıya herhangi bir borç bulunmadığını, alacaklı tarafın dayanak gösterdiği faturalar kadar iş ve işlem yapılmamış olması nedeni ile şirket yetkilisi ile müvekkilinin işyerinde yapılan hesaplamalar doğrultusunda varılan mutabakat çerçevesinde alacak-borç ilişkisi belirlenerek iade faturası tanzim edildiğini ve davacıya noter kanalı ile tebliğ edildiğini, hesap mutabakatının muhasebeleştirilmek sureti ile sağlandığını, davacı tarafından her ne kadar 26.04.2017 tarih ve 37184 seri nolu 157.464,55 TL bedelli faturanın 02.06.2017 tarihinde tebliğ edildiği iddia edilmiş ise de bu durumun gerçek olmadığını, 26.04.2017 tarih ve 37184 seri nolu 157.464,55 TL bedelli faturası İzmir 9.Noterliği'nin 02.05.2017 tarih ve 4689 yevmiye nolu ihtarnamesi ekinde gönderildiğini ve sözkonusu ihtar ve ekindeki fatura davacı adresinde daimi şirket çalışanına 15.05.2017 tarihinde tebliğ edildiğini, davacı şirket tarafından sözkonusu ihtara ve ekindeki iade faturasına süresi içerisinde herhangi bir itirazda bulunulmadığını, esasen 26.04.2017 tarih ve 37184 seri nolu 157.464,55 TL bedelli faturanın 15.05.2017 tarihinde davacı işyerinde daimi çalışana tebliğ edildiğinden ve davacı tarafından da süresi içerisinde itiraz edilmediğinden daha sonrasında yasal itiraz süresi geçtikten sonra Batman 6.Noterliği'nin 08.06.2017 tarih ve 7173 yevmiye nolu fatura iadesi yolundaki ihtarnamenin bir hükmünün bulunmadığını, zira TTK'nın 21/2. Maddesi uyarınca fatura içeriğine itiraz süresinin 8 gün olduğu ve bu süre içerisinde itiraz edilmemesi halinde fatura içeriğinin kabul edildiğinin açık olduğunu, yerel mahkemece her ne kadar "fiyat farkı faturasının hangi sebeple düzenlendiğinin anlaşılamadığı," gerekçesine dayanmış ise de fiyat farkı faturası açısından dosyada mevcut davacı yan ile müvekkili şirket arasında 10.01.2016 tarihli .... (...) tarafından gönderilen sözleşme içeriğinden de anlaşılacağı üzere; ....Batman İli Aydınlatma Fazı İlavesi, Aydınlatma Sayacı Uzaktan Okuma ve Elektrik Tesis Yapım İşi Kapsamındaki İşlerin bedeli Hakedişin Tenzilatsız Tutarının yüzde kırksekiz(%48)’i, işçilik bedeli olarak kum, çimento, nakliye, klemens, hırdavat, araç kiralama vb. montaj esnasında kullanılan malzeme veya hizmetlerin faturası karşılığında artı %18 KDV olarak işveren tarafından yükleniciye ödeneceğini, ... Batman İl ve İlçe Merkezi Aydınlatma Tesisi Yapım İşi Kapsamındaki İşlerin bedeli ... tarafından Yapılacak Olan Hakedişin Tenzilatsız, tutarının yüzde kırksekiz(%48)’i işçilik bedeli olarak yada kum, çimento, nakliye, klemens, hırdavat, araç kiralama vb. montaj esnasında kullanılan malzeme veya hizmetlerin faturası karşılığında artı %18 KDV olarak işveren tarafından yükleniciye ödeneceğini,... Batman İli Merkez ... Mahallesi Yeraltı .. Montaj ve Elektrik Tesis Yapım İşi Kapsamındaki İşlerin bedeli, Hakedişin Tenzilatsız Tutarının yüzde elli(%50)’si işçilik bedeli olarak yada kum, çimento, nakliye, klemens, hırdavat, araç kiralama vb. montaj esnasında kullanılan malzeme veya hizmetlerin faturası karşılığında artı %18 KDV olarak işveren tarafından yükleniciye ödeneceği şeklinde mutabakat olduğunu, (Mail örneğinin dosyaya ibraz edildiğini) davacı şirket tarafından muhasebe kayıtlarına alınan faturaların bu minvalde değerlendirilmesinin gerektiğini, dosyaya taraflarınca sunulan 05.11.2016 tarihli .... adresinden şirket yetkilisi ... tarafından gönderilen mail içeriğinden de anlaşılacağı üzere 98.000,00 TL ödeme yapıldığı hususunun kabul edildiğini, davacı tarafça bu ödemenin ticari defter ve kayıtlara işlenmediği de ortada olduğunu, esasen bu yazışmanın dahi davacı ticari defter ve kayıtların usulüne uygun tutulmadığını açıkça ortaya koyduğunu, davalı defterleri açısından Kapanış tasdiklerinin yapılmış olması içerik itibariyle tüm kayıtların doğru tutulduğu anlamına gelmediğini, kendi mail yazışması ile yapılan ödemeyi kabul etmesine rağmen bunu ticari defterlerine işlemeyen davacı açısından defter ve kayıtlarının yasal delil kabul edilmesinin mümkün olmadığını, gerek iade faturasının davacı tarafa tebliğinden sonra yasal süresi içerisinde bu faturaya itiraz edilmemiş olması ve gerekse davacı şirket mail adresinden gönderilen gerek mutabakat ve gerekse 98.000,00 TL'lik ödeme yapıldığının kabul edilmesi karşısında yerel mahkemece salt bilirkişi raporlarındaki ticari defter ve belgelere göre tanzim edilmiş kayıtlar baz alınarak yapılan değerlendirmelere göre sonuca varılmasının hatalı olduğunu, davacı şirket yetkilisi tarafından davacı şirket adına olan mail adresi üzerinden 98.000,00 TL ödeme alındığının kabul edildiğini, davacı şirket yetkilisince kabul edilen bu ödemenin ticari defter ve kayıtlarda yer almadığı hususu nazara alındığında sırf yıl sonu kapanış tasdiki yapılmış olmasının davacı ticari defter ve kayıtlarına yasal delil statüsü kazandırmayacağını, bu beyan ve açıklamalara ve sunulan belgelere rağmen yerel mahkemece bu husus açısından herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmamış olmasının eksik inceleme niteliğinde olup hükmün bu nedenle kaldırılması gerektiğini, kabule göre de verilen kararın hatalı olduğunu, zira davacı tarafça müvekkili şirket aleyhine başlatılan icra takibinde 190.464,59-TL asıl alacak ve 1.455,88-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 191.920,47-TL üzerinden icra takibi başlattığını, yapılan yargılama neticesinde alacağı kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacı şirketin 157.464,55-TL asıl alacak ve 854,19-TL işlemiş faiz bedeli olmak üzere toplamda 158.318,74-TL alacaklı olduğuna karar verildiğini, halihazırda mevcut alacağın davacı talebinden farklı olması nedeni ile likit alacak olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığını, keza talep edilen faiz oranının da farklı olması alacağın likit olmadığını ortaya koyduğunu, mevcut durumda yerel mahkemece alacağın likit olduğundan bahisle kısmen kabul edilen alacak açısından %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de hatalı olduğunu, hükmün bu nedenle de kaldırılması gerektiğini, belirtilen nedenlerle eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı yerel mahkeme usul ve yasaya aykırı olmakla kararının kaldırılmasına karar verilmesi için tehiri icra talepli olarak istinafa başvurduklarını, Yukarıda belirtilen nedenlerle; İzmir 7.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin13.04.2023 tarih ve 2020/65 E. - 2023/273 K. Sayılı esas dosyasındaki açılan davanın kısmen kabulü ile İzmir 25. İcra Dairesinin 2019/13581 Esas sayılı dosyasındaki icra takibine ilişkin itirazının 157.464,55-TL asıl alacak ve 854,19-TL işlemiş faiz bedeli olmak üzere toplamda 158.318,74-TL yönünden iptaline ve %20 oranında icra inkar tazminata yönelik kararı usul ve yasaya aykırı ve hatalı olduğundan kaldırılmasına, duruşma günü tayin edilmek sureti ile yeniden yargılama yapılarak esas hakkında talepleri doğrultusunda davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ederek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda; Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulüne karar verildiği, verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edildiği görülmüştür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27/062003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. (6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.) Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez davalıya geçtiği kabul edilmelidir. Borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir.." şeklindedir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2025/2784 E. 2025/6212 K. sayılı, Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2019/3926 E. 2020/2954 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 09/12/2015 tarihli 2015/2467 E. 2015/7975 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 11/01/2016 tarihli 2015/4473 E. 2016/19 K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir. Somut olayda, davalı şirketin ... Batman İl Geneli 2015 yılı ... Tesis ve Kozluk .. Elektrik Yapım ihalesini aldığı, Silvan ...Enerji Santrali ara ...Nakil Hattı Orta Gerili Projesi ve.. .. 2015 YILI Batman ili ...Mahallesi....Tesis Yapım işleri için taşeron olarak davacı ile anlaşma yaptığı, davacı taşeron ile davalı yüklenici arasında eser sözleşmesi yapıldığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı vekili, eser sözleşmesine konu edimlerin yerine getirildiğini, çeşitli tarihlerde fatura düzenlenerek davalıya gönderildiğini, bir kısım faturaların bedellerinin ödendiğini, ödenmeyen fatura ile ilgili olarak davalıya ihtarname gönderildiğini, ihtarnamenin ardından davalı tarafça fiyat farkı adı altında fatura düzenlenerek kendisine tebliğ edildiğini, bu faturaya süresi içinde itiraz edilerek faturanın iade edildiğini, davalıya gönderilen fatura bedelinin ödenmediğini ve başlatılan takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek eldeki itirazın iptali davasını açmıştır. Davalı vekili ise, taraflar arasında yapılan anlaşmada, yapılacak işin tahmini bedelinin belirlendiğini, taraflar arasında tanzim edilen faturaların ihale kurumundan 2016 yılına ait ödeneklerin alınabilmesi amacıyla yapıldığını, vergi planlaması mahiyetinde olduğunu, fatura bedeli kadar imalat yapılmadığını, takip konusu faturanın bu nedenle davacıya iade edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasındaki 01/10/2015 tarihli sözleşmede iş bedelinin kararlaştırılmadığı, yükleniciye yapılacak ödemelerin ne şekilde olacağının 9. maddede belirtildiği anlaşılmaktadır. Asıl işe ilişkin ihale evrakları incelendiğinde, işin tamamının bitmiş olduğu, kesin hak edişlerin yapıldığı, davacı tarafça davalıya tebliğ edilen ve davalının ticari defterlerine kaydedilen faturalara yasal süresinde itiraz edilmediği, bilirkişiler tarafından yapılan tespit ve belirlemelere göre taraflara ait ticari defter ve belgelerde yer alan kayıtlar çerçevesinde davacı şirketin davalı şirketten 157.464,55-TL tutarında alacaklı olduğu, alacağın faturaya dayalı olması ile alacak bedelinin ödenmesinin ihtarı amacıyla davacı şirket tarafından davalı şirket adına gönderilen ihtarnamenin tebliğ tarihinin 24/04/2017, takip tarihinin 15/05/2017, ihtarnamenin tebliği ile takip tarihi arasında geçen sürenin 22 gün ve takipte talep edilen faiz oranının yasal faiz oranı olduğu dikkate alınarak yapılan hesaplama uyarınca faize hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı fiyat farkı faturası düzenlemiş ise de davacının bu faturaya süresinde itiraz ederek iade ettiği, davalının fiyat farkına ilişkin alacağını ispata yarar bir delil sunmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; Mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olup, davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13.04.2023 tarih ve 2020/65 Esas, 2023/273 Karar sayılı kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olup, alınması gereken 10.814,75 TL istinaf karar harcından peşin alınan toplam (269,85 TL + 2.433,84 TL) 2.703,69 TL'nin mahsubu ile kalan 8.111,06 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yatırılan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, Dairemizce taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/(1) maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 01.10.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/292, K. 2026/1356, T. 13.04.2023, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-292-e-2026-1356-k-5426c690960a