Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/965 E. 2026/1300 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/965
- Karar No
- 2026/1300
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2026/965 Esas
KARAR NO: 2026/1300
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
NUMARASI: 2026/85 Esas, 13/05/2026 tarihli ara karar
DAVANIN KONUSU: Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan
KARAR TARİHİ: 24/09/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA:
Davacı vekili, müvekkili bankanın Türkiye'nin en büyük ikinci özel bankası konumunda olduğunu, Haziran 2019 tarihinden itibaren faaliyetlerini “...” markasıyla sürdürdüğünü, ..., “... Sürdürülebilirlik Endeksi'nde yer alan tek Türk şirketi olduğunu, TÜRK PATENT nezdinde bir kısmı son derece tanınmış olan 600 adetin üzerinde başvuru konusu edilen ve tescilli markası bulunduğunu, ayrıca müvekkili bankaya ait “...” ve “...” markalarının da TÜRKPATENT nezdinde tanınmış marka statüsünde olduğunu, davalı şirketin ticaret unvanında kullandığı ve yine işletme adında “... Döviz & Altın” şeklinde kullanım bulunduğunun tespit edildiğini, müvekkili bankanın tanınmış markası olan “...” ve seri markalarına gerek tabela kullanımı gerekse de unvan kullanım yoluyla tecavüzde bulunulduğunu, davalının döviz ve finans alanında faaliyetlerinin olduğunu, bu faaliyetleri müvekkili bankanın Genel Müdürlüğü ve şubelerinin yakınlarında gerçekleştirdiği dikkate alındığında tecavüz eylemiyle haksız kazan elde etmeyi amaçladığını, marka kullanımının sona erdirilmesi talepli ihtarname keşide edilmişse de ihlalin sona erdirilmediğini, davalının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden marka ve unvan kullanımı nedeniyle ihtarnamede sonuç alınamaması üzerine suç duyurusunda bulunulduğunu, savcılık tarafından verilen tespit kararı neticesinde kullanılan tabelanın kaldırılarak bu kez dava dilekçesinde yer alan görseldeki şekilde tabelada ve davalıya ait tanıtım dokümanlarında ticaret unvanı kullanımının gerçekleştirildiğini, bu kullanım üzerine haksız rekabet eyleminin devamı üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde 2026/53097 numarasıyla devam eden soruşturma dosyası üzerinde tabela kullanımının tespitine ilişkin kolluğa müzekkere yazılmış ve kolluk tarafından müvekkili bankanın marka hakkına tecavüz teşkil eden tabela ve diğer tanıtım dokümanlarının tespitinin gerçekleştirildiğini beyan ederek davalının başta "... Altın" ibaresi ile "... Altın ve Döviz Ticareti Sınırlı Yetkili ..... A.Ş." şeklindeki unvan kullanımın açıkça haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz teşkil etmesi nedeniyle başta tabela ve tanıtım evrakı olmak üzere kullanımın ihtiyati tedbir yoluyla engellenerek, bu tabelanın indirilmesi ve ilgili tanıtım dokümanına el konulmasına, yapılacak yargılama neticesinde öğrenildiği anda ihtarname yoluyla ihlalin giderilmesi talebine konu edilen ticaret unvanın sicilden terkini, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesi ile 100.000 TL manevi ve şimdilik 100.000 TL maddi tazminat dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile müvekkili bankaya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:
İlk derece mahkemesinin 13/05/2026 tarihli ara kararında;
"...Tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre, davanın niteliği ve bulunduğu aşamadaki mevcut deliller gözetilmekle, davacı vekilinin tedbir talebi yönünden tespit olunacak iddia ve savunmalarının yargılamaya muhtaç olduğu, yargılama sürecinde delillerin toplanıp değerlendirilebileceği, talep doğrultusunda tedbir kararı verilmesini gerektirir delillerin bu an için dosya kapsamında bulunmadığı ve bu noktada yaklaşık ispat şartının oluşmadığı anlaşılmakla;
-Davacı vekilinin bu aşamada yargılama gerektiren ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE, " şeklinde karar vermiştir.
İSTİNAF İSTEMİ:
Davacı vekili istinaf isteminde;
Davalı şirket tarafından kullanılan ticari unvanının açıkça haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, müvekkili bankanın genel müdürlüğü yanında faaliyet gösteren davalı tarafın kullanımı gecikmesinde sakınca olan bir hal olup ihtiyati tedbir talebinin yaklaşık ispat şartıda yerine getirilmişken reddilmesi hatalı olduğunu,
“...” ve “...” kökünden üretilen seri markalar müvekkil Banka tarafından gerek Türk Patent Enstitüsü nezdinde ulusal bazda gerekse ..... (....) nezdinde uluslararası alanda tescilli ve tanınmış markalar olduğunu,
Davalı tarafın müvekkili bankanın Genel Müdürlüğünün yaklaşık 400 metre ilerisinde üzerindeki şubede yer aldığı caddenin üzerinde müvekkili ile şubeler aracılığı ile yapılan döviz ve altın satış alanında faaliyet gösterdiğini, müvekkili bankanın tanınmışlığından yararlanmakta olduğunu, haksız rekabette de bulunmuş olduğunu,
Davalının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden marka ve unvan kullanımı nedeniyle ihtarnamede sonuç alınamaması üzerine suç duyurusunda bulunulmuş olup savcılık tarafından verilen tespit kararı neticesinde birebir Müvekkil Banka markası kullanılan tabela kaldırılarak bu kez aşağıda yer alan görseldeki şekilde tabelada ve davalıya ait tanıtım dokümanlarında ticaret unvanı kullanımı gerçekleştirildiğini, görsellerin sunulduğunu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde 2026/53097 numarasıyla devam eden soruşturma dosyası üzerinde tabela kullanımının tespitine ilişkin kolluğa müzekkere yazılmış ve kolluk tarafından Müvekkil Banka'nın marka hakkına tecavüz teşkil eden tabela ve diğer tanıtım dokümanlarının tespiti gerçekleştirilmiş olduğunu, başta tabela olmak üzere kullanmış olduğu iş ve tanıtım evrakı üzerindeki "... ...." ibaresi ile "... ..... YETKİLİ .... A.Ş." şeklindeki ticareti unvanı Müvekkil Banka ile kesişen faaliyet alanları da olduğu dikkate alındığında marka hakkına tecavüz ile açıkça haksız rekabet teşkil ettiğini, Davanın sonucun beklenmesi davalının haksız şekilde tabela ve tanıtım döküman kullanımı gecikmesinde sakınca olan bir hal teşkil edeceğini, Emniyet tespit tutanağı, noter tespiti ve diğer delillerle yaklaşık olarak ispat yapılmasına rağmen hiç bir gerekçe gösterilmeden talebin reddediliğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, meni, refi, ticaret unvanının terkini ve tazminat istemlerine ilişkindir. Dairemiz önüne gelen somut uyuşmazlık ise; ihtiyati tedbir talebinin reddine dair 13/05/2026 tarihli ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta; dava dilekçesi ve ekinde sunulan görsele göre, davalı hakkındaki ihtarname ve şikayet dilekçesi sonrasında işyeri tabelasındaki kullanımın değiştirildiği, mevcut kullanım olarak ibraz edilen deliller yönünden ise iddianın yargılamayı gerektirdiği, yargılama aşamasında toplanacak delillere göre yeniden talepte bulunulabileceği de dikkate alındığında mahkemece bu aşamada ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiş, davacı vekilinin istinaf isteminin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;
1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,
2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.24/09/2026