Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1076 E. 2026/1439 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1076
Karar No
2026/1439
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2026/1076 Esas

KARAR NO : 2026/1439

İNCELENEN ARA KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

TARİHİ: 05/06/2026 (Ara Karar)

NUMARASI : 2026/53 E.

DAVANIN KONUSU: Marka (Maddi Tazminat İstemli)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/09/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin şirket adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli ... esas unsurlu ve ibareli markalarının aynısı ve/veya ayırt edilemeyecek kadar benzeri olan ... esas unsurunu müvekkilinin herhangi bir izin ve icazeti olmaksızın davalı ... ... LİMİTED ŞİRKETİ tarafından kullanılarak müvekkilinin marka haklarına tecavüz eden, haksız rekabete neden olan davalı yanın işbu eylemlerinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine ve bu suretle haksız tecavüzün giderilmesine, müvekkilinin ... .... LTD. ŞTİ.‘nin uzun yıllardan beri nizasız ve fasılasız surette kullanmakla ayırt edicilik kazandırdığı ... esas unsurlu markalarının, aynı zamanda müvekkili şirket ... unvanının kök unsuru olan ... ibaresinin kullanılmasıyla

tüketiciler nezdinde karışıklığa neden olan davalı yanın, ... ... LİMİTED ŞİRKETİ şeklindeki ... UNVANINDAN ... ibaresinin TERKİNİNE veya davalının ... unvanının kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesine, müvekkili şirket adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli ... esas unsurlu ve ibareli markalarının aynısı ve/veya ayırt edilemeyecek kadar benzeri olan ... esas unsurlu ve ... ibareli davalı taraf internet sitelerine, sosyal medya hesaplarına erişimin engellenmesi veya davalının resmi internet sitesinden ve sosyal medya hesaplarından mezkur unvanın çıkarılmasına, ayrıca internet üzerindeki yer sağlayıcılar ve içerik sağlayıcılar nezdinde işbu unvanın kullanılmasının önlenmesine, davalının, müvekkilinin tescilli unvan ve markaları olan ... ibaresini içeren ... unvanının TTK m. 52 vd ile SMK’nın amir hükümleri uyarınca haksız rekabet vasfında olduğunun tespiti sonucunda müvekkilinin unvanına tecavüz niteliği arz etmesi nedeni ile müvekkilinin marka ve ... unvanına tecavüz suretiyle meydana getirilen maddi durumun ortadan kaldırılmasına karar verilerek davalınınmezkur unvanı kullandığı araç, mal, ambalaj ve her türlü emtianın imhasına, mahkemece yapılacak yargılama sonucunda verilecek kararın Türkiye çapında yayın yapan tirajı en yüksek gazete de ilanına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; kesinleşen mahkeme kararına göre işbu davanın esasını teşkil eden "... ... ..." bu markada esas unsur ... ibaresi olmadığını, dava dilekçesinde; "Yukarıda yer verilen kullanımlardan da görüleceği üzere Müvekkil markalarında esas unsur olarak “...” ibaresi kullanılmıştır." önermesinin doğru olmadığını, kesinleşen mahkeme kararı ile muayyen olduğu üzere işbu önerme üzerine açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesinin 05/06/2026 tarihli 2026/53 E. Sayılı Ara kararı ile; "...Davacı vekilinin yasal şartları oluşmayan ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE...." karar verilmiştir.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;

-Davalının hukuka aykırı eylemleri nedeniyle müvekkili nezdinde geri dönülemeyecek maddi ve manevi zararlar oluşacak olması nedeniyle ihtiyati tedbirin uygulanmasının gerekli olduğunu, bilişim Uzmanı bilirkişi vasıtasıyla gerçekleştirilen tespit işlemleri neticesinde davalı tarafa ait olduğu belirtilen www.....com alan adlı internet sitesinin inceleme tarihi itibarıyla erişilebilir aktif ve faal durumda olduğu, ancak ilgili alan adının “www.....com” alan adına yönlendirildiği tespit edildiğini, söz konusu yönlendirilen internet sitesinin içerik yapısı incelendiğinde, site üzerinde “... ...” ibaresi ve buna ait "**" logosu ile faaliyet yürütüldüğünü, Davalıya ait olduğu belirtilen www.....com alan adının ... kayıtları incelendiğinde, ilgili alan adının 12.10.2019 tarihinde tescil edildiği ve alan adı sahibinin açıkça belirtilmediği gizli tutulduğunu, Davalıya ait olduğu belirtilen www.....com “alan adının yönlendirildiği www.....com” alan adının ... kayıtları incelendiğinde, ilgili alın adının 27.01.2026 tarihinde tecil edildiği ve alan adı sahibinin açıkça belirtilmediği gizli tutulduğunu, Davalıya ait olduğu belirtilen “@..._” isimli Instagram sosyal medya hesabının https: //www.... / adresinde yer alan profil sayfası incelendiğini, hesap adının “... ... Türkiye” olarak kullanıldığı, internet bağlantısının “www.....com” olarak belirtildiği, ilgili hesabın Aralık 2024 tarihinde oluşturulduğu tespit edildiğini, inceleme tarihi itibarıyla ilgili Instagram hesabında 44 takipçi ve 25 adet paylaşım bulunduğu, paylaşımların genel olarak “... isimli çaya dair” temalı tanıtım içeriklerinden oluştuğu görüldüğü, hesapta yer alan ilk paylaşımın 04 Mart 2025 tarihinde, en son paylaşımın ise 06 Mayıs 2026 tarihinde yapıldığı anlaşıldığını, hesap üzerinde yer alan paylaşımların genelinde davaya konu edilen “... ...” ibaresini ve buna ilişkin görselleri içeren paylaşımların da bulunduğu tespit edildiğini, söz konusu Instagram hesabına ilişkin yapılan inceleme neticesinde belirlenen ilk ve son paylaşımlar değerlendirme kısmında ayrıntılı olarak sunulduğunu, ... platformu üzerinde yapılan teknik incelemelerde; “... ...” isimli mağaza hesabının erişilebilir ve aktif durumda olduğu, mağaza içerisinde “... ... ...” ibareli ürünlerin satışa sunulduğu, mağaza satıcı bilgilerinde “... ... LİMİTED ŞİRKETİ” unvanının yer aldığı, ilgili mağaza altında farklı ürünlerin aktif olarak listelendiği teknik olarak tespit edildiğini, ... platformu üzerinde yer alan “...” isimli mağaza hesabında da “... ... ...” ibareli ürünlerin satışta bulunduğu, mağaza satıcı bilgilerinde “...LİMİTED ŞİRKETİ” unvanının yer aldığı, inceleme tarihinde mağaza ve ürün sayfalarının erişilebilir durumda olduğu teknik olarak tespit edildiğini, Hepsiburada platformu üzerinde yapılan teknik incelemelerde; “... ...” isimli mağaza hesabının aktif durumda olduğu, mağaza içerisinde “... ... ...” ibareli ürünlerin satışa sunulduğu, satıcı bilgilerinde “...LİMİTED ŞİRKETİ” unvanının yer aldığı ilgili mağaza altında çok sayıda ürün listelemesinin bulunduğu teknik olarak tespit edildiğini, davalı yanlarca markaya tecavüzün yanı sıra haksız rekabet de teşkil eden mezkur kullanımların halihazırda devam ettiğini, davalı yanların tespit edilen eylemleri markaya tecavüzün yanı sıra haksız rekabet teşkil ettiğini, bu bağlamda yerel mahkeme haksız rekabet yönünden değerlendirme gerçekleştirilebilmesi amacı ile dosyayı alanında uzman bilirkişilere tevdi ederek yaklaşık ispat hususunu değerlendirmesi gerekirken sadece bilişim uzmanına dosyayı atayarak kullanımların varlığının tespiti ile tespit taleplerini sürüncemede bırakması ve yaklaşık ispatın oluşmadığı yönündeki kanaati hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, davalı yanların eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğini, "..." ibaresinin SMK kapsamında koruma göremeyeceği yönündeki hatalı tespiti doğru kabul edilse dahi Müvekkilinin "..." ibaresini ... emtiası üzerinde uzun yıllardır fiilen kullandığı, ciddi bir pazar payı ve müşteri çevresi edindiğini, kaldı ki müvekkilinin tescilli markası mevcut olup tescilin kendisine sağladığı korumadan da faydalanması gerektiğini,

-Türk ... Kanunu'nun 54. ve 55. maddeleri uyarınca, Davalı yanın, müvekkilinin fiilen kullandığı ve piyasada yüksek bilinirliğe sahip "..." markasını daha önce farklı davalar nezdinde ve huzurdaki dava nezdinde 07.05.2026 tarihli bilirkişi raporu ile defaatle tespit edildiği Üzere- ibare, renk, şekil, tasarım gibi birçok unsur ile taklit ettiğini, bu eylem TTK m. 55/1-a, 4 bendi uyarınca "Başkasının malları, iş Ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak" kapsamında açık bir hukuka aykırılık olduğunu, bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere müvekkili şirketin nizasız ve fasılasız surette kullanarak ayırt edicilik kazandırdığı, aynı zamanda ... unvanı olan "..." ibareli markasının aynısı ve/veya ayırt edilemeyecek kadar benzeri davalıların e-... platformları başta olmak üzere çeşitli internet sitelerinde kötü niyetli bir şekilde kullanıldığını, "... ..." markası; yalnızca Türkiye sınırları içerisinde değil, başta Almanya olmak üzere tüm Avrupa pazarında "Türk ..."nın bayrak taşıyıcısı ve tartışmasız kalite sembolü haline geldiğini, davalının eylemi basit ve tesadüfi bir benzerlik değil; müvekkilinin 40 yıllık emeği üzerinden tek kuruş harcamadan haksız kazanç elde etmeyi hedefleyen, bariz kötü niyetli bir eylem olup, bertaraf edilememesi; sadece müvekkili şirketin telafisi imkânsız maddi kayıplar yaşamasına ve markasının sulandırılmasına değil, aynı zamanda ülkemizin marka hukuku sistematiğine, mülkiyet hakkının özüne ve uluslararası yatırımcının, hukuki güvenliğine vurulmuş ağır bir darbe olacağını, bu nedenle tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

Davalılar vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; İstinaf dilekçesinin, "... ... ..." bu markada esas unsurun "..." ibaresi olduğu kabul edilerek yazıldığını, esas unsurun ... olmadığını, Davacı tarafça, “meylane tea saf yaprak ... ... ...” markasının iptali talebi ile Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde açılan davada mahkeme, 03/11/2022 gün ve E.2022/147, K.2022/382 sayılı kararı ile davacı adına tescilli "... ... ..." markasında esas unsurun ... olduğunu kabul ederek, davanın kabulüne karar verdiğini ancak ancak Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi 23/01/2025 gün ve E.2022/2064, K.2025/79 sayılı ilamı ile ilk derece mahkemesi, davacı adına tescilli "... ... ..." markada esas unsurun ... ibaresi olamayacağı gerekçesi ile Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 03/11/2022 gün ve E.2022/147, K.2022/382 sayılı kararını kaldırmış, davanın reddine karar verdiğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 04/12/2025 gün ve E.2025/2538, K.2025/7275 sayılı ilamı ile davacı taraf adına tescilli "... ... ..." markada esas unsurun ... ibaresi olmadığına karar verdiğini, kesinleşen mahkeme kararına göre işbu davanın esasını teşkil eden "... ... ..." bu markada esas unsur ... ibaresi olmadığını, istinaf dilekçesinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dava, davalının ... ibaresini içeren ... unvanının TTK m. 52 vd ile SMK’nın amir hükümleri uyarınca haksız rekabet vasfında olduğunun tespiti ve ortadan kaldırılması ve ... esas unsurlu markalarının kullanımının durdurulması istemine ilişkindir.

07/05/2026 tarihli bilirkişi raporda; "...Davalı İnternet Sitesine İlişkin Teknik İncelemesi: Yapılan teknik inceleme neticesinde, davalı tarafa ait olduğu belirtilen www.....com alan adlı internet sitesinin inceleme tarihi itibarıyla erişilebilir, aktif ve faal durumda olduğu, ancak ilgili alan adının “www.....com” alan adına yönlendirildiği tespit edilmiştir. Söz konusuyönlendirilen internet sitesinin içerik yapısı incelendiğinde, site üzerinde “... ...”ibaresi ve buna ait logosu ile faaliyet yürütüldüğü, site içerisinde genel olarak “... isimli çaya dair tanıtımın yapıldığı” teknik olarak tespit edildiği (Bknz: 3.1 maddesindeki ekran görüntüleri), davalıya ait olduğu belirtilen www.....com alan adının ... kayıtları incelendiğinde, ilgili alan adının 12.10.2019 tarihinde tescil edildiği ve alan adı sahibinin açıkça belirtilmediği gizli tutulduğu, davalıya ait olduğu belirtilen www.....com alan adının yönlendirildiği “www.....com” alan adının ... kayıtları incelendiğinde, ilgili alan adının 27.01.2026 tarihinde tescil edildiği ve alan adı sahibinin açıkça belirtilmediği gizli tutulduğu, Instagram Sosyal Medya Platformu Verileri Kapsamında Teknik Tespiti ve Değerlendirilmesi

davalıya ait olduğu belirtilen “@...._” isimli Instagram sosyal medya hesabının https://www. .._/ adresinde yer alan profil sayfası incelenmiştir. Yapılan incelemede; hesap adının “... ... Türkiye” olarak kullanıldığı, internet

bağlantısının “www.....com” olarak belirtildiği, ilgili hesabın Aralık 2024 tarihinde oluşturulduğu tespit edildiği, inceleme tarihi itibarıyla ilgili Instagram hesabında 44 takipçi ve 25 adet paylaşım bulunduğu, paylaşımların genel olarak “... isimli çaya dair” temalı tanıtım içeriklerinden oluştuğu görüldüğü, hesapta yer alan ilk paylaşımın 04 Mart 2025 tarihinde, en son paylaşımın ise 06 Mayıs 2026 tarihinde yapıldığı anlaşıldığı, Ayrıca, hesap üzerinde yer alan paylaşımların genelinde davaya konu edilen “... ...” ibaresini ve buna ilişkin görselleri içeren paylaşımların da bulunduğu tespit edilmiş olup, söz konusu Instagram hesabına ilişkin yapılan inceleme neticesinde belirlenen ilk ve son paylaşımlar değerlendirme kısmında ayrıntılı olarak sunulduğu (Bknz: 3.2 maddesi altında yer alan ekran görüntüleri), Pazaryeri Platformları Verileri Kapsamında Teknik Tespiti ve Değerlendirilmesi ... platformu üzerinde yapılan teknik incelemelerde; “... ...” isimli mağaza hesabının erişilebilir ve aktif durumda olduğu, mağaza içerisinde “... ... …” ibareli ürünlerin satışa sunulduğu, mağaza satıcı bilgilerinde “... ... LİMİTED ŞİRKETİ” unvanının yer aldığı, ilgili mağaza altında farklı

ürünlerin aktif olarak listelendiği teknik olarak tespit edildiği (Bknz: 3.3 maddesi altında yer alan ekran görüntüleri),Yine ... platformu üzerinde yer alan “...” isimli mağaza hesabında da“... ... …” ibareli ürünlerin satışta bulunduğu, mağaza satıcı bilgilerinde “...LİMİTED ŞİRKETİ” unvanının yer aldığı, inceleme tarihinde mağaza ve ürün sayfalarının erişilebilir durumda olduğu teknik olarak tespit edildiği, Hepsiburada platformu üzerinde yapılan teknik incelemelerde; “... ...” isimli mağaza hesabının aktif durumda olduğu, mağaza içerisinde “... ... …” ibareli ürünlerin satışa sunulduğu, satıcı bilgilerinde “...LİMİTED ŞİRKETİ” unvanının yer aldığı, ilgili mağaza altında çok sayıda ürün listelemesinin bulunduğu teknik olarak tespit edildiği (Bknz: 3.5 maddesi altında yer alan ekran görüntüleri), İnceleme konusu internet siteleri, sosyal medya hesapları ve e-... mağaza sayfaları üzerinde “...” ibaresinin; alan adı, mağaza adı, kullanıcı adı, ürün başlığı, ürün görselleri, profil açıklamaları ve bağlantılı dijital içerikler içerisinde aktif şekilde kullanıldığının teknik olarak gözlemlendiği, yapılan incelemelerin; yalnızca dosya kapsamına sunulan dijital veriler, erişilebilir internetiçerikleri, açık kaynak kayıtları, sosyal medya profilleri, alan adı sorguları ve e-... platformları üzerinde inceleme tarihinde erişilebilir durumda bulunan dijital içerikler esas alınarak

gerçekleştirildiği, teknik inceleme tarihi sonrasında ilgili içeriklerde değişiklik yapılmasının, içerik kaldırılmasının, kullanıcı bilgilerinin değiştirilmesinin veya hesap erişim durumlarının farklılaşmasının teknik olarak mümkün olduğu..." yönünde görüş ve kanaate ulaştıkları anlaşılmıştır.

6769 sayılı Kanun'un 159.maddesinde ihtiyati tedbirler düzenlenmekte olup, madde hükmü "(1) Bu Kanun uyarınca dava açma hakkı olan kişiler, dava konusu kullanımın, ülke içinde kendi sınai mülkiyet haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını ispat etmek şartıyla, verilecek hükmün etkiniğini temin etmek üzere, ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden talep edebilir." şeklinde olup, söz konusu ihtiyati tedbir kararı, sınai mülkiyet hakkına tecavüz teşkil eden fiillerin önlenmesi ve durdurulması, sınai mülkiyet hakkına tecavüz edilerek üretilen veya ithal edilen tecavüze konu ürünlere, bunların üretiminde münhasıran kullanılan vasıtalara ya da patenti verilmiş usulün icrasında kullanılan vasıtalara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engelleyecek şekilde, Türkiye sınırları içinde veya gümrük ve serbest liman veya bölge gibi alanlar dahil, bulundukları her yerde elkonulması ve bunların saklanması, herhangi bir zararın tazmini bakımından teminat verilmesi şeklinde verilebilir. Bu kanunda hüküm bulunmadığı durumda 6100 sayılı HMK hükümleri uygulanır.

HMK 389.maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelecek bir değişiklik nedeniyle gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında tedbir kararı verilebilir.

Somut olayda, davacının tescilli marka hakkına ve uzun süre kullandığını ileri sürdüğü ambalaj tasarımı ve ticari sunumuna dayalı olarak davanın açıldığı hem SMK hem haksız rekabet hükümlerine göre korunma istendiği, davalı tarafından haksız eylemleri neticesiyle tecavüz edildiği belirtilmek suretiyle, ihtiyati tedbir talebinin kabulü, haksız fiil teşkil eden tasarım hakkına tecavüz fiillerinin durdurulmasına ve önlenmesine dair ihtiyati tedbir kararı talep edilmiş olduğu; davacının "..." marka ismi esaslı unsura dayalı açtığı davaların bulunduğu ancak davanın reddine karar verilerek, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 04/12/2025 gün ve E.2025/2538, K.2025/7275 sayılı ilamı ile kesinleştiği, bununla birlikte davacının tasarım üzerinde haksız rekabet hükümlerine dayalı isteminin bulunduğu, marka üzerinde de öncelik hakkına dayandığı ve bilinir hale getirdiğinin öne sürüldüğü, tüm taraf iddia ve savunmalarının yargılamayı gerektirdiği, mahkemece bu aşamada yaklaşık ispat koşulları oluşmadığından tedbir talebinin reddine karar verilmiş ise de, bilirkişi raporundaki görsellere göre davacı ve davalı kullanımlarının değerlendirilmesinin marka patent bilirkişisinin ve ambalaj tasarımı üzerinde inceleme yapabilecek uzmanlığı bulunan bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik değerlendirme ile karar verildiği anlaşılmakla talep eden vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın Dairemizin kararında işaret edildiği şekilde yargılamaya devam edilmek üzere mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.

Tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın esastan incelenmesi için ait olduğu mahkemeye iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;

2-İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 05/06/2026 tarih, 2026/53 E. Sayılı Ara Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,

5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,

6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 24/09/202

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1076, K. 2026/1439, T. 24.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1076-e-2026-1439-k-631fa2247502