Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1162 E. 2026/1538 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1162
Karar No
2026/1538
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1162 - 2026/1538 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ)

ESAS NO : 2026/1162 KARAR NO : 2026/1538

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 08.06.2026 tarihli ara karar ESAS-KARAR NUMARASI : 2026/492 E. DAVA : Sıra Cetveline İtiraz KARAR TARİHİ : 17.09.2026 YAZIM TARİHİ : 17.09.2026

Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili: Ankara Batı İcra Müdürlüğünün 2025/15 iflas sayılı dosyası üzerinden yapılan sıra cetvelinin iptaline, sıra cetvelinin yeniden düzenlenmesine, sıra cetveline itiraz edildiğinden satış ve paranın paylaştırılması aşamalarına dava sonuna kadar geçilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili özetle: İflas alacaklılarının alacaklarını iflas masasına bildirmelerinin zorunlu olduğunu, iflas idaresinin kararı, karar tarihinde mevcut resmi bilgi ve belgeler esas alınarak tesis edilmiş olup hukuka uygun olduğunu, davacının, dava konusu alacağının iflas tarihinden önce doğduğunu iddia etmesine rağmen, bu iddiasını alacak başvurusu sırasında ileri sürmediğini, davayı hak düşürücü süre içerisinde açmadığını, dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını savunarak ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "...Davacının ihtiyati tedbir istemi 08/06/2026 tarihli tensip tutanağının 9. maddesinde değerlendirilmiş ve talebin reddine karar verilmiştir. İcra işlemleri ancak icra hukukuna ilişkin ilkeler çerçevesinde durdurulabilir bir davadan söz edilerek cebri icra satışının önlenmesine yasal olanak kalmadığından tedbir talebinin reddine..." karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: HMK 389. maddesinin; " (1) Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. (2) Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır." hükümlerini içerdiği, somut olayda ihtiyati tedbirin şartlarının mevcut olduğu, ihtiyati tedbir talebinin reddi kararının haksız ve hukuka aykırı olduğu, dava konusu amme alacağının tahsil edilebilmesi için teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiği nedenleriyle yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, sıra cetveline itiraz davasında verilen ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ara kararın istinafına ilişkindir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK 355/1 madde gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine, 2-) Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK 359/4 madde gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile 302/5 madde gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 362/1.f madde gereğince miktar itibari ile KESİN olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 17.09.2026

Başkan Üye Üye Katip

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1162, K. 2026/1538, T. 17.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1162-e-2026-1538-k-8307143ee6b4