Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1299 E. 2026/1453 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1299
- Karar No
- 2026/1453
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1299 Esas
KARAR NO : 2026/1453
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 11/06/2024
NUMARASI : 2022/117 E. - 2024/376 K.
DAVANIN KONUSU: Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımlı))
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/09/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin İstanbul 24.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden borçlu dava dışı ... ... ...Ticaret Limited Şirketi aleyhinde icra takibi başlattığı ve 12.11.2021 tarihinde davacı müvekkili şirketin "... Sanayi Sitesi Girişi ... No:2/20 .../İstanbul" adresinde haciz talep ettiği, müvekkili şirketin haczedilen mallar üzerinde istihkak iddiasında bulunduğu ve İstihkak iddiası üzerine icra dosyası icra müdürü tarafından değerlendirilmiş, İstanbul 9.İcra Hukuk Mahkemesi 2021/1442 Esas ve 2022/2 Karar numaralı ilamı ile dosya üzerinden inceleme yaprak takipte haczedilen menkuller yönünden mülkiyet karinesinin davalı şirket lehine olduğuna karar verdiğini, davalı şirketin icra mahkemesi tarafından verilen karar uyarınca 01.02.2022 tarihinde müvekkili şirketin adresine haciz ve muhafaza talebinde bulunarak müvekkiline ait menkuller üzerinde fotokopi makinesi, yazıcı, bilgisayarlar, klima, A4 kâğıtları, okul defterleri, zımbalar ve muhtelif menkuller üzerinde haciz ve muhafaza talebinde bulunduğunu, davalı şirket vekilinin haczedilen menkullerin yerinde bırakılmayacağını muhafaza altına alınacağını ve davacı müvekkilin ticari işletmesinin faaliyetlerinin durdurulacağını ifade ettiğinden müvekkili şirket yetkilisine tek bir şartla malları yerinde bırakacağını beyan ettiği ve davacı müvekkilinin seçim yetkisi bulunmayan ve tek çaresi davalı şirketin beyanı doğrultusunda dava konusu çeklerin düzenlenmesi olduğuna inanan müvekkili şirket yetkilisinin davalı şirket vekili ... lehine ... Bankası, ... seri numaralı, 25.02.2022 keşide tarihli 44.000 TL bedelli çek ve müvekkili tarafından ... Bankası, 2010306 seri numaralı, 30.05.2022 keşide tarihli 222.000 TL bedelli çek düzenleyerek davalı şirket vekilinin beyanları doğrultusunda hareket etmek mecburiyetinde bırakıldığını, müvekkili tarafından çeklerin tesliminden itibaren İstanbul 24.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden haczedilen menkullerin mülkiyetinin davacı müvekkile ait olduğuna ilişkin istihkak davasının 07.02.2022 tarihinde İstanbul 17.İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/79 Esas sayılı dosyası ile ikame edildiğini, müvekkili tarafından istihkak davası açılması üzerine 14.02.2022 tarihinde davalı şirketin müvekkil şirkete ait adreste İstanbul 24.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden haciz ve muhafaza talebinde bulunduğunu, Davacı müvekkilinin dosya borcundan sorumlu olmadığı halde dava konusu 2 adet çeki davalılara teslim etmiş olmasına rağmen davalı şirket vekilleri ... ve ... yanında çalıştığını beyan eden Selim Kazan isimli kişi dosya borcunu 14.02.2022 tarihinde hesapladığını ve bu paranın icra dairesine yatırılması karşısında çeklerin davacı müvekkile iade edileceğini ve mahcuzların muhafaza edilmeyeceğini beyan ettiğini ve beyan üzerine müvekkilince icra takip dosyasında 14.02.2022 tarihli dosya hesabı raporuna istinaden itirazı kayıt ile 262.506,37 TL ödendiğini, çeklerin icra dosyasına mahsuben verildiği için bedelsiz kaldıklarını, açıklanan bu nedenlerle; TBK m.1 ve TBK m.37 ve devamı uyarınca dava konusu çeklerin ticari faaliyetlerin durdurulacağı korkusuyla davacı müvekkili tarafından verildiğinin kabulü ile İstanbul 24.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasına borcun tamamının davacı tarafından yatırılmış olması nedeni ile çekler hakkında ödemeden men kararı verilmesi, çeklerin teminatsız olarak tedbiren durdurulmasına ve çeklerin keşide tarihinin çok yakın olması nedeni ile bu konuda muhatap bankaya yazılacak müzekkereye elden takip yetkisinin verilmesine karar verilmesini, çekler hakkında iptal kararı verilmesini, 3. Kişilere ciro edilmesi halinde borçlu olmadıklarının tespitini, müspet ve menfi zararlarının olması halinde davalılardan tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle;
Davalı ... şirketinin dava dışı takip borçlusu ... şirketine çok sayıda kırtasiye ürünü satışı yaptığını, borçlunun cari hesaba karşılık verdiği senetlerin vadesinde ödenmemesi üzerine müvekkili şirketçe alınan ihtiyati haciz kararı, İst. 24. İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasıyla işleme konulduğunu ve Büyükçekmece 3. İcra Müdürlüğünün ... Tal. Sayılı dosyasıyla 12.11.2021 tarihinde adreste hazır bulunan Seyfullah Somuncuoğlu huzurunda ihtiyati haciz uygulandığını, Haciz sırasında hazır olan Seyfullah Somuncuoğlu adresin ... şirketine ait olduğunu, adresin (borçlu şirketten) satın alındığını iddia ettiğini, Haciz sırasında muhafaza işlemi yapılmamış, takip kesinleşmiş ve aradan aylar geçtikten sonra borcun ödenmeyeceği anlaşıldığından 01.02.2022 Tarihli tutanakla yeniden aynı adrese gidilerek fiili haciz uygulandığını ve haciz sırasında da ödeme vaadi sebebiyle muhafaza yapılmadığını, takip borçlusu ... şirketinin tek sahibi ve yetkilisi Sakine Reşitoğlu'nun eşi ..., istihkak iddiacısı şirketin yetkilisi ...'in birlikte 18.000 TL makbuz imzalayarak ödeme yaptıkları ve borcun ödenmesi amacıyla ileri vadeli 2 adet çek teslim ettikleri, davacının takip konusu borçtan sorumlu olacağı, takibe dayanak senet üzerinde borçlu şirket unvanını içeren kaşe üzerindeki adres olan ... keleş plaza adresine 12.11.2021 tarihinde haciz amacıyla gidildiğinde hazır bulunan Seyfi Somuncuoğlu’nun "Burası ... Dağıtımdan satın alınmıştır" dediği ve bu hususun tutanağa geçtiği, TBK. 202. Maddesi gereğince bir işletmeyi devralan/satın alan davacı şirketin, işletmenin borçlarından 2 yıl müddetle sorumlu olacağı, müvekkilinin en son 11.06.2021 tarihinde borçlu ... şirketine kırtasiye ürünü satarak bu adreste teslim ettiği, oysa davacı yanca sunulan kira sözleşmesinin 01.05.2021 tarihli olup, borçlu şirketçe müvekkilinden satın alınan ürünlerin adrese teslim edildiği tarihte davacı şirketin bu adreste faaliyet gösterdiğini, takibe konu senetlerde yeralan borcun kaynağını oluşturan fatura konusu ürünlerin, davacı şirket tarafından teslim alındığını, 12.11.2021 tarihli haciz sırasında tutulan tutanakta; "Yapılan evrak araştırması sonucunda borçlu şirket unvanının yazılı olduğu kolinin üzerinde etiket olduğu görüldü. Dosyaya sunmak üzere alacaklı vekilince fotoğraflandı" denildiği, fotoğraflar incelendiğinde bir fotoğrafta ... ..., diğer fotoğrafta ... kırtasiye etiketlerinin olduğu koliler açıkça görüldüğünü, Alel-acele, işletmenin devri yapılarak borcun ödenmesinden kurtulmaya çalışan davacı ve borçlu şirketin muvazaalı işbirliğinin açık verdiğini, davacının 12.11.2021 tarihli hacizden sonra bu hususu fark ederek ana sözleşmede amaç değişikliğine giderek yapılan ana sözleşme değişikliği ile işletmenin devralındığının bildirildiği tarihten 2 ay sonra ilan edildiğini, davacı şirketin, borçlunun bilgisiyle ve hatta borçluyla birlikte hareket ederek takip konusu borcu ödediğini, davacının mahcuz mallara ilişkin istihkak iddiasını, icra dosyasına yatırmak zorunda kaldığını iddia ettiği para üzerine kaydırarak istihkak prosedürü üzerinden sürdürmesi mümkün olduğunu, davacının İst. 17. İcra Huk. Mahk.'Nin 2022/79 E. sayılı dosyasıyla istihkak davası açarak, mahcuz malların kendisine ait olduğunu talep ve iddia ettiğini, davacının icra dosyasındaki borcu ödeme amacıyla müvekkiline çek keşide ederek verdiği ve söz konusu çeklerin icra dosyasına bildirildiğini, davacının gerekli olmadığı halde icra dosyasına yaptığı bu ödemeyi, icra dosyasının infaz edilmesi durumunda iade alacağı kuşkusuz olup, dolayısıyla ödeme olarak verilen çeklerle ilgili ikinci bir ödeme söz konusu olmadığı ve çekler mevcut borcun ödenmesi amacıyla müvekkiline verildiğinden ihtiyati tedbir talebinin hukuki dayanağının olmadığını ifade ederek, davanın ve ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "....Dava, bedelsiz kalan çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile kıymetli evrakın iptali davasıdır. Dava konusu uyuşmazlıkta davacı yanca birden fazla talepte bulunulmuş olmakla, talepler yönünden ayrı ayrı hukuki niteleme ve değerlendirme yapılması gerekmiştir. Davacının çeklerin iptali yönündeki talebinin değerlendirilmesi; Kıymetli evrakta hakkın çeke bağlı olması nedeniyle, çekin zayi edildiği durumlarda, çeke bağlı hakkın çeksiz de ileri sürülebilmesi için TTK 651.ve 652.maddelerinde hamile iptal davası açma hakkı getirilmiştir. Dolayısıyla keşidecinin iptal davası açma hakkı bulunmadığından davacı vekilinin bu yöndeki talebinin reddine karar verilmiştir. Davacının icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ve çeklerin istirdadına yönelik talebinin incelenmesi; davacı yanın mükerrer bir ödeme yapmadığı, davalı yanca dosya borcu olarak alınan çeklerin takip dosyasına beyan edildiği, davacı yanca üçüncü kişi sıfatıyla dosya borcunun teminatı olarak 262.506,37'TL'nin yatırıldığı, yatırılan teminatın davalı/alacaklıya ödenmediği de görülmekle çeklerin bedelsiz kalmadığı da anlaşılmakla açılan davanın ve tüm taleplerin reddine" karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
-Hakimin çeklerin iptali yönünden davanın reddine karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu, HMK m.33 uyarınca bir davada olayları belirtmek ve açıklama yapmak taraflara, hukuki nitelendirme hakime ait olduğunu, dava dilekçesinde keşideci olarak çek iptalini talep ettiklerini ancak olayın açıklamasında dava konusu çekler yönünden borçlu olmadıklarını haksız ve hukuka aykırı işlemlerle çeklerin ellerinden çıktığını buna istinaden İstanbul 17.İcra Hukuk Mahkemesi 2022/79 Esas sayılı istihkak davasını açtıklarını, borçtan sorumlu olmadıklarını açık bir şekilde belirterek "çeklerin iptali" denilmiş ise de asıl hukuki sebep çekler nedeniyle borçlu olunmadığını tespiti olduğunu, bu nedenle hakimin somut olayı çek zayi davası olarak nitelendirmesi ve keşidecinin çek zayi davası açmasının kanunen yasaklanması şeklinde kararın gerekçesini oluşturması hukuka aykırı olduğunu, dava, haksız ve hukuka aykırı olarak haciz yapılıp çeklerin davalılara teslim edilmesi nedeniyle çekler yönünden borçlu olunmadığının tespiti olduğunu,
-Dava dosyasında alınan mali müşavir bilirkişi raporlarında kök ve ek raporlarında davacı müvekkilinin davalı tarafa çek bedelleri kadar borcu bulunmadığını, esasında dava dışı ... ... Kırtasiye şirketinin davalıya borcu bulunmakta ve davacı müvekkilinin de bu borçtan haksız ve hukuka aykırı olarak sorumlu tutulmakta olduğunu, Dava dışı şirketin davalıya olan borcu yönünden mahkeme hakiminin tüzel kişiliğin perdesinin aralanması yönünden yapılan değerlendirmelere de katılmadığını kararında açıkça belirtmiş olmasına rağmen davacı müvekkilinin davalıya borcu olması gerekçe gösterilerek davanın reddine dair verilen kararın açıkça hukuka aykırı olduğunu,
-İstanbul 17.İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/79 Esas sayılı dava dosyası üzerinden davacı müvekkiline ait haczedilen mahcuzlara ilişkin davalı şirket aleyhinde istihkak davası ikame 07.02.2024 tarihinde ikame edildiğini, İstanbul 24. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına taraflarınca alacaklıya verilmek üzere dosya borcunun tamamı diğer bir deyimle davalılara verilen çekler karşılığı olan 262.506,37 TL olan tutar nakden 14.02.2024 tarihinde yatırıldığını, yatırılan bedel üzerinde İstanbul 17.İcra Hukuk Mahkemesi 2022/79 Esas sayılı istihkak dava dosyasından tedbir kararı verilmesi talep edilmiş ise de bu taleplerinin reddedildiğini, bu nedenle davalı alacaklı bilgisine bu tutarın yatırıldığı ve çeklerin taraflarına iade edilmesi gerektiği bildirildiğini ancak çeklerin taraflarına davalı tarafından iade edilmediğini, davalıların çekleri iade etmemesi üzerine İstanbul 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/117 Esas sayılı dava dosyası ile davalılar aleyhinde menfi tespit davası ikame edildiğini, davalı tarafından dosyanın infazen kapatıldığı bildirilmişse de bu kapama talebi ve tahsil harcı yatırma işlemi işbu menfi tespit davası ikame edildikten yaklaşık 3 ay sonra 11.05.2024 tarihinde gerçekleştirildiğini, İstanbul 4.Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/117 Esas sayılı dava dosyası üzerinden İstanbul 24.İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyası veznesinde bulunan paranın alacaklıya ödenmemesine dair karar verildiğini ancak dava dilekçesinde taraflarınca sadece çekler hakkında ödemeden men talep edilmiş, icra takibinin durdurulması yahut icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi konusunda herhangi bir talepte bulunulmamış olmasına rağmen hakimin hatalı bir şekilde tensip zaptının 14.maddesinin son cümlesinde İİK 72/2 ve İİK 72/3 uyarınca icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmemesine karar verdiğini, dava aşamasında defaaten İstanbul 17.icra Hukuk Mahkemesi 2022/79 Esas sayılı dava dosyası üzerinden İstanbul 24.icra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyasındaki para üzerinde tedbir kararı olmadığı belirtilmiş olmasına rağmen, bu durumun mahkeme tarafından dikkate alınmadığını, Hakimin gerekçeli kararında İstanbul 24.icra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasında hangi gerekçeyle paranın alacaklıya ödenmemiş olmasını sorması ve icra dairesinin gerekçe gösterememiş olgusuna dayandığını, hakim talebimiz olmadan icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmemesine karar vermiş ayrıca icra dairesinin hangi sebeple paranın alacaklıya ödenmediğini gerekçe göstermek suretiyle (tensipten habersiz şekilde) kendi vermiş olduğu ara kararlarla hüküm kısmında açık bir şekilde çelişkiye düşmüş olduğunu, Dava dosyasında alınan bilirkişi raporlarının esasında dava konusu çeklerin bedelinin icra dairesine ödendiği ve çeklerin de bedelsiz olarak kaldığının sabit olduğu, Mahkemenin talep olmaksızın İİK m.72/2-3 uyarınca İstanbul Anadolu 24.İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına giren paranın alacaklıya ödenmemesi konusunda karar vermesi nedeniyle bilirkişi raporlarıyla çeklerin bedelinin ödendiği ancak bunun icra dairesi tarafından alacaklıya ödenmemiş olduğunun ve icra dairesinin bir sebep gösterememiş olduğu şeklinde yorumlaması açık bir şekilde hatalı, hakkaniyete aykırı bir karar olduğunu, Davanın esası hakkında çelişkili olacak şekilde karar verilmiş olması nedeniyle hukuka aykırı verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu İstanbul 24. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosya borcunun 18.000 TL'lik kısmı nakit, 44.000 TL'lik ve 222.000 TL'lik kısımları ise davacı şirket tarafından düzenlenen çeklerle ödenerek kapatıldığını, 1.02.2021 tarihli protokolün çeklerin ifa amacıyla verildiğini ispat ettiğini, icra dosya alacaklısı sıfatıyla taraflarınca icra dosyasına dosya alacağının 18.000 TL nakit, 44.000 TL çek ve 200.000 TL çek alınarak haricen tahsil edildiği icra dosyasına bildirildiğini, haricen tahsil harçları icra dosyasına ödenmiş ve hacizlerin kaldırılması talep edildiğini, Davacı tarafın da icra dosyasına, dava konusu çeklerin davalılar tarafından tahsil edildiği, 222.000 TL bedelli çekle ilgili olarak İstanbul 24. İcra Hukuk Mahkemesi'nde dava dışı ... A.Ş aleyhine açılan davanın da ...Esas sayılı dosya üzerinden reddedildiğini bildirerek, icra dosyasına teminat olarak yatırdığı paranın iadesi talep edildiğini, Davacı taraf İst. 24. İcra Müd. Nün ... E. sayılı icra dosya borcunu icra dosyasına ödediğini iddia ederek, bu dosya alacağına karşılık daha önce 01.02.2022 tarihli protokolle verilen çeklerin iptalini ve bu çeklerden borçlu olmadığının tespitini talep ettiğini, bilirkişi raporunda da açıkça tespit edildiği üzere davacı tarafından icra dosyasına yatırılan 262.506,37 TL.lik ödeme dosya borcunun ifası amacıyla değil, teminat olarak ödendiğini, davacı tarafın mükerrer ödeme yaptığını iddia ederek dava konusu çeklerin bedelsiz kaldığını bu nedenle iptalini talep etmesinin kabul edilemeyeceğini, çünkü söz konusu ödemenin, ifa amacıyla değil, teminat amacıyla olduğunu,. Dava konusu İstanbul 24. icra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyası incelendiğinde, davacı tarafın 14.02.2022 tarihli beyanında, “(…) Müdürlüğünüz dosyasına davacı üçüncü kişi müvekkil şirket olarak dosya borcunun tamamını ihtirazi kayıt ile teminat olarak yatırmaktayız. Dosya borcunun tamamının yargılama sırasında icra müdürlüğünüze davacı üçüncü kişi olarak yatırmış bulunduğumuzdan, bu durumun Büyükçekmece 3. İcra Müdürlüğü ... Talimat sayılı dosyasına bildirilmesini ve talimatın bila iade infazına ivedi şekilde karar verilmesini talep ederiz. Dosyaya yatan paranın alacaklıya ödenmemesi ve bu konuda tensip tutanağının 10 numaralı kararı uyarınca icra mahkemesinden dosyada yatan paranın akıbetinin sorulmasını vekaleten talep ederim (…)” açıklaması ile 262.506,37 TL tutar yatırıldığını, teminat olarak icra dosyasına ödenen bedelin taraflarına ödenmediğini, ek raporda, İstanbul 24. icra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasına davacı tarafından ödenen paranın alacaklıya ödendiyse senedin bedelsizliğinin ileri sürülebileceği, ödenmediyse senedin bedelsizliğinin ileri sürülemeyeceği tespit edildiğini, İstanbul 24. icra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyası incelendiğinde, davacı tarafından teminat olarak yatırılan bedelin takip alacaklısı sıfatıyla taraflarına ödenmediğini, icra dosyasına yapılan bu ödemenin taraflarına ödenmesinin de mümkün olmadığını, çünkü bu ödemenin, ifa amacıyla değil, teminat amacıyla ödendiğini, bizzat davacı taraf icra dosyasına yapmış olduğu bu ödemenin teminat amacıyla yatırıldığını ve takip alacaklısına ödenmemesi gerektiğini icra dosyasına verdiği 14.02.2022 tarihli dilekçesinde bildirdiğini; icra dosyasındaki bu para takip alacaklısı sıfatıyla taraflarına ödenmediğini, davacı tarafın söz konusu icra dosyasına 3.03.2022 tarihinde verdiği dilekçesinde ; “(…) 18.03.2022 tarihli müdürlüğünüz kararıyla alacaklı tarafından haricen tahsil bildiriminde bulunulması üzerine alacaklı vekili tarafından tahsil harcı yatırılmış ve dosyada hacizlerin kaldırılmasına karar verilmiştir. Bu nedenle dosyaya yatan teminatın da serbest bırakılarak, tarafımıza iade edilmesine karar verilmesini saygılarımla bilvekale talep ederim (...)” şeklinde talepte bulunduğunu, İstanbul 24. İcra Müd.nün ... E. sayılı dosyasında 06.03.2023 tarihinde ; “(…) karar: üçüncü şahıs vekilinin usul ve yasaya uygun talebinin alacaklı vekilinin haricen tahsil bildirimi olduğu ve harçların tamamlanmış olduğu görülmekle kabulüne" karar verildiğini, ancak müdürlük 28.04.2023 tarihli kararında 06.03.2023 tarihli kararından dönerek, dosyadaki teminatın davacıya ödenmemesine karar verdiğini yani icra dosyasına davacı tarafından ödenen teminat bedeli halen icra dosyasında olduğunu, düzenlenen raporda TBK 202. Maddesi hükmü uyarınca bir malvarlığını veya işletmeyi aktif ve pasifleri ile birlikte devralanın bunu alacaklılara bildirdiği ya da ilanla duyurduğu tarihten başlayarak onlara karşı malvarlığındaki veya işletmesindeki borçlardan sorumlu olacağı bu sorumluluğun 2 yıl müddetle devralan ile birlikte devam edeceği ifade edildiğini, her ne kadar bu yönde bir ilan yayınlanmamış olsa da, haciz tutanağında “…. Buradaki bütün mallar ... enerjiye aittir, Vergi levhası suretini dosyaya sunuyoruz, burası ... Dağıtımdan satın alınmıştır…” dendiği, 3. Şahıs şirket yetkilisi ...’in haciz mahalline geldiği, söz alarak istihkak iddiamız vardır, borçlu şirketi Haziran ayında satın aldık, borçlardan sorumlu değiliz, şeklinde beyanda bulunduğu, haczedilen menkul malların mahalde bulunan 3. Şahıs Şirket Yetkilisi ...’e yediemin sıfatıyla teslim edildiği görüldüğünü, düzenlenen raporda 12.11.2021 tarihli haciz tutanağında, borçlu şirket unvanının yazılı olduğu kolinin üzerinde etiket olduğu, bu durumun fotoğraflanarak dosyaya alındığı, sevk adresinin "... .... Ltd. Şti. ... Giriş Kat No:... .../İstanbul" ödemeli koli bulunduğu, 6 koli ... etiketli kolinin fotoğraflandığı, buna göre borçlu şirket ile davacı şirket arasında organik bağın varlığından söz edilebileceği tespit edildiğini, haciz mahallinde, haciz sırasında Gönderenin .... A.Ş olduğu, sevk adresinin borçlu ... .... Ltd. Şti olduğu, (haciz adresi olan) “... San. Sit. ... Giriş Kat No:... .../İstanbul” olduğu, , davaya konu çekler incelendiğinde ... Enerji Firmasının keşideci olduğu, ...’nun avalimdir yazarak imzaladığı, Davacı ... Firmasının enerji alanında faaliyet göstermesine rağmen dava konusu hacizlerden sonra şirket ana sözleşmesindeki amaç ve konusunu değiştirerek Ticaret Sicil Gazetesinin 17.01.2022 tarih, 10496 sayı ve 14138 nolu ilandaki 27-30. Maddeler arasında “Kırtasiye Malzemelerinin alım-satımının” da eklendiği, 2.11.2021 tarihli haciz sırasında yapılan evrak araştırmasında bir kolinin üzerinde borçlu firmanın ünvanın yazılı olduğu, etikette borçlunun adresi olarak yazılı adresin de haciz adresi olduğu, davalı alacaklı firma tarafından borcun doğumundan önceki tarihli borçlu şirkete çok sayıda fatura kesildiği, faturalardaki borçlu şirket adresinin de haciz adresi olduğu dosya kapsamından anlaşıldığını, organik bağ nedeniyle tüzel kişilik perdesinin aralanarak davacı şirketin borçtan sorumlu olduğu sonucuna varılması gerektiğini, ... şirketinin ... şirketine ait işletmeyi muvazzalı satın aldığı, nitekim davalı ... dan borçlu ... firmasına satılan kırtasiye kolilerinin haciz mahallinde görüldüğü ve fotoğraflandığı, iki şirketin aynı adreste aynı iş kolunda faaliyet gösterdiği ve organik bağ bulunduğu dolayısıyla ... şirketinin işletmenin borçlarından sorumlu olduğunu, gösterdiğini, taraflar arasında 01.02.2021 tarihli protokolle 18.000 TL nakit ödeme yapılmış, davacı tarafa 44.000 TL ve 222.000 TL bedelli çeklere borçlu şirket yetkilisi aval imzasını atarak icra borcunu ödemek amacıyla çekleri takip alacaklısı olan müvekkile teslim ettiğini, tacir sıfatına sahip olan tarafların protokol kapsamındaki nakit ve çekleri icra dosya borcunu ödemek amacıyla verdikleri yazılı protokolle sabit olmasına rağmen bu çeklerin baskı ve korkutma nedeniyle verildiğini ileri sürmeleri kabul edilemeyeceğini, dava konusu çekler icra dosya borcunu ödemek amacıyla verildiğinden 01.02.2021 tarihli protokole rağmen bu çeklerin iptali hukuken mümkün olmadığını, tarafların 01.02.2021 tarihli protokolle borcu yenilediğini, bu protokolü davacı taraf da imzaladığından protokolün aksi ileri sürülemeyeceğini, Davacı taraf aynı iddialarla İstanbul 17. İcra Hukuk Mahkemesi 2022/79 Esas saylı dosyası üzerinden istihkak davası açtığını, dosya kapsamında düzenlenen 02.02.2023 tarihli bilirkişi raporunda, haciz adresinin borçlu şirketin eski ticaret sicil adresi olduğu, haciz sırasında ve haciz mahallinde bulunan koli üzerinde borçlu şirketin ünvanı yazılı olan etiket bulunduğu, haciz adresinin takip talebi, ödeme emri ve takip dayanağı bonolardaki borçlu şirket kaşesinde yazılı adres olduğu, Davacı 3. Şahıs ... Firması tarafından sunulan tüm faturaların borcun doğumundan (bonoların tanzim tarihi 05.04.2021) sonraki tarihli faturalar olduğu, borcun doğumundan sonraki tarihli faturaların mülkiyet karinesinin aksini ispat için kesin delil olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği hususundaki takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu tespitinin yapıldığını istinaf talebinini reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava, bedelsiz kalan çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile kıymetli evrakın iptali davasıdır.
04.04.2023 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "Somut davamızın konusu ve davacının talepleri arasında; Dava konusu çeklerin ticari faaliyetlerin durdurulacağı korkusuyla verildiğinin kabulü ile İstanbul 24.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasına borcun tamamının yatırılmış olması nedeni ile çekler hakkında ödemeden men kararı verilmesi, çeklerin teminatsız olarak tedbiren durdurulmasına ve çeklerin keşide tarihinin çok yakın olması nedeni ile bu konuda muhatap bankaya yazılacak müzekkereye elden takip yetkisinin verilmesine karar verilmesini, talep edilmektedir. Dosyada mübrez tutanağa göre icra esnasında 18.000 TL Nakit 44.000 TL bedelli çek 222.000 TL bedelli çek olmak üzere toplam 284.000 TL tutarındaki ödeme ... şirketi tarafından İstanbul 24. İcra müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına mahsup edilmek üzere alacaklı tarafa teslim edildiği, İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinde müdürlük tarafından yapılan 14.02.2022 tarihli kapak hesabında borç tutarının tüm ferileri ile birlikte 280.506,37 TL hesap edildiği, ... şirketinin; 18.000,00 TL nakit 262.506,37 TL nakit 280.506,37 TL İstanbul 17. İcra Hukuk 2022/79 esas sayılı mahkeme kararı uyarınca ödeme yapılmış ve borç/alacak tüm ferileri ile birlikte kapatıldığından, A. 25.02.2022 Vadeli 44.000 TL bedelli davalı ... emrine keşide edilen çekin konusuz kaldığı ve davacıya iade edilmesi gerekeceği, B. 30.05.2022 vadeli, 222.000,00 TL bedelli ... şirketine keşide edilen çekin bedelinin tüm ferileri ile birlikte ... şirketi tarafından ödenmiş olması nedeniyle konusuz kaldığı ve davacıya iade ve iptal veya ödemeden men edilmesi gerekecekleri mütalaa edilmiştir." sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
31.05.2023 Tarihli Bilirkişi Ek Raporunda Özetle; "Kök raporumda yapmış olduğum tespitlerde herhangi bir değişiklik gerektirmediği, Davacının, dava dosyasında bulunmayan icra dosyaları nedeniyle kök rapora itiraz ettiği, bu dosyaların, dava dosyasına celbi konusunda takdir yetkisinin mahkemeye ait olduğu, Dosyaların; İstanbul 28.İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası, İstanbul 24. İcra Hukuk ...Esas sayılı dosyası olduğu ve davacının celplerini talep ettiği, Davalı vekilinin dosyaya hukukçu bilirkişi eklenmesi talebinin Takdirinin sayın mahkemeye ait olduğu," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
27.11.2023 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; "i. Sayın Mahkemece davacı ve dava dışı üçüncü şirket arasında bir devir sözleşmesi olduğu ve ilan da yapıldığı sonucuna varılırsa ilan tarihinden itibaren davacının işletmenin borçlarından sorumlu olacağı, ii. Sayın Mahkemece davacı ve dava dışı üçüncü şirket arasında bir devir sözleşmesi olduğu fakat ilan yapılmadığı sonucuna varılırsa, pasifler devralana intikal etmeyeceğinden; dava dışı şirketin, davalıya karşı adeta devir hiç gerçekleşmemişcesine sorumlu olmaya devam edeceği, davacının ise sorumlu olmayacağı, iii. Davacı ve dava dışı şirketin aynı iş adresinde faaliyet göstermeleri koşulunun varlığı halinde; davacı ile dava dışı şirket arasında organik bağın varlığından söz edilerek davacının işletmenin borçlarından sorumluluğunun gündeme geleceği; Muhterem Mahkemece aksi kanaatte olunması halinde şirketler arasında organik bağın mevcudiyetinden bahsedilmesinin mümkün olmayarak işletmenin borçlarından sorumluluğunun gündeme gelmeyeceği, iv. Muhterem Mahkemece ... Bankasına ait ... seri numaralı, 25.02.2022 keşide tarihli 44.000,00-TL bedelli çek ve ... Bankasına ait 2010306 seri numaralı 30.05.2022 keşide tarihli 222.000,00-TL bedelli çekin davalılar tarafından tahsil edildiği kanaatine varılır ise borcun ifa ile sona erdiği; Mahkemece aksi kanaatte olunması halinde davacının borcunun devam ettiği," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
27.03.2024 Tarihli Bilirkişi Ek Raporunda Özetle; "Dosya kapsamı incelendiğinde T.C. İstanbul 24. İcra Dairesi ... E. sayılı dosyasına üçüncü kişi... tarafından yatırılan “teminat” tutarının iade edildiğine dair bir belgeye rastlanmadığı; İstanbul 17. İcra Hukuk Mahkemesi 2022/79 Esas sayılı dava dosyasında da herhangi bir tedbir kararı ya da paranın alacaklıya ödenmesine dair bir kararın yer aldığına dair bir bilgi yahut belgeye de ulaşılamadığı, ii. Şayet Mahkemece, T.C. İstanbul 24. İcra Dairesi ... E. sayılı dosyasından ödeme alındığı sonucuna varılır ise, senedin bedelsizliği ileri sürülebileceği fakat, T.C. İstanbul 24. İcra Dairesi ... E. sayılı dosyasındaki para tahsil edilemediyse senedin bedelsizliği ileri sürülemeyeceği," sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Somut olayda, davalı şirketin İstanbul 24.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile borçlu dava dışı ... ... ...Ticaret Limited Şirketi aleyhinde icra takibi başlattığı, borç nedeniyle davacı şirkete hacze gelindiği, yapılan hacizler nedeniyle İstanbul 9.İcra Hukuk Mahkemesi 2021/1442 Esas sayılı dosyasında açılan davada takibin devamına karar verildiği, davacı şirket tarafından haciz sonrası muhafaza işlemlerinin durdurulması için davalı şirket vekili ... lehine ... Bankası, ... seri numaralı, 25.02.2022 keşide tarihli 44.000 TL bedelli çek ve ... Bankası, 2010306 seri numaralı, 30.05.2022 keşide tarihli 222.000 TL bedelli çek keşide edilerek teslim edildiği, bu aşamadan sonra takip konusu borcun tamamının 262.506,37 TL olarak dosyaya yatırıldığı ve bu nedenle dava konusu çeklerin bedelsiz kaldığı iddia edildiği, taraflar arasında 01.02.2021 tarihli protokolle 18.000 TL nakit ödeme yapıldığı, davacı tarafa 44.000 TL ve 222.000 TL bedelli çeklere borçlu şirket yetkilisi aval imzasını atarak icra borcunu ödemek amacıyla çekleri takip alacaklısı olan davalıya teslim ettiği, aynı zamanda takip konusu borcun tamamının 262.506,37 TL olarak dosyaya yatırılmış olduğu da anlaşıldığı, hem davacı/borçlu hem de davalı/alacaklı tarafından icra takibine yatırılan paranın davacı/borçluya ödenmesi talep edilmiş ise de, verilen icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmesinin durdurulması yönündeki tedbir nedeniyle icra müdürlüğü tarafından iade edilmediği, 01.02.2021 tarihli protokol incelendiğinde protokolün borçlu şirket yetkilisi ..., Davalı Şirket ... A.Ş VE Davacı Şirket Yetkilisi ... tarafından imzalandığı, Davacının 03.03.2022 tarihli dosyadaki teminatın iadesine ilişkin talep dilekçesi, İcra Müdürlüğünün teminatın davacı tarafa iadesine ilişkin 06.03.2023 tarihli kararı ve teminatın davacıya iadesinden vazgeçtiğine dair 28.04.2023 tarihli kararına göre, davacının sonradan icra dosyasına yatırdığı paranın teminat olarak değerlendirilerek ödeme yapılmadığı, bu nedenle davacıya mükerrer bir ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır.
HGK'nun 2022/3-80 Esas. 2022/107 Karar sayılı ilamında;" Gelinen noktada, icra takibinin davacı şirket adına yapılmamış olması, başka bir deyişle davacının icra dosyasının borçlusu konumunda bulunmaması davanın istirdat davası olmaması yönünden ayırıcıdır. Çünkü yukarıda da izah edildiği üzere, istirdat davalarında icra takibinin borçlusu, borçlu olmadığını düşündüğü bir parayı cebri icra tehdidi altında ödemek zorunda kalmış olmaktadır. Kaldı ki, dosya kapsamı itibariyle, hacze gelinen adresin dahi asıl borçlu şirkete ait olmadığı, davacı şirkete ait olduğu, ödeme emri tebligatının dahi bu adrese yapılmadığı görülmektedir. Tüm bunlara rağmen, asıl borçluyla ilgisi bulunmayan davacının adresine gelinerek malları haczedilmeye çalışılmış, bunun üzerine davacı vekili haczi engellemek adına dosya borcunu ihtirazî kayıtla ödemek durumunda kalmıştır. O hâlde, eldeki davanın sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayalı olduğu kabul edilmelidir." denilmektedir.
Somut olayda, davacılar tarafından senedin haciz esnasında baskı altında alındığının ileri sürüldüğü, davacılar tarafından istihkak iddiasında bulunulduğu, davacı tarafça açıldığı söylenen İstanbul 17. İcra Hukuk Mahkemesi 2022/79 Esas sayılı istihkak dava dosyasının sonucunun araştırılmadığı, taraflarca düzenlenen protokolün icra baskısı altında düzenlenip düzenlenmediği yoksa borcun üstlenilmesi niteliğinde olup olmadığının değerlendirilmediği, mahkemece eksik inceleme ile karar verildiği anlaşılmakla davacıların istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir.
Tüm bu nedenlerle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın esastan incelenmesi için ait olduğu mahkemeye iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve soncuna sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;
2-İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/06/2024 tarih, 2022/117 E. 2024/376 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,
5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 24/09/2026