İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/415 E. 2026/126 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/415
Karar No
2026/126
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 28. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/415 Esas KARAR NO : 2026/126

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/11/2024 KARAR TARİHİ : 23/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketle davalı şirket arasında,15.02.2020 tarihinde başlamak üzere mal ve hizmet alışverişine dayalı sürekli bir ticari ilişki kurulduğunu, bu ilişki çerçevesinde davacı müvekkilin, davalıya mal ve hizmet tedarik ettiğini, davalı şirketin belirli zaman aralığında ödeme yapmak suretiyle borçlarını yerine getirmeyi taahhüt ettiğini, taraflar arasında ticari ilişkinin süresi boyunca çeşitli mal teslimleri ve hizmet sağlandığını, bu kapsamda bir çok fatura ve cari hesap kayıtları oluşturulduğunu, dava dilekçesi ekinde sunulan cari hesap dökümü ve fatura örneklerinin söz konusu ticari işlemleri kanıtlayıcı nitelikte olduğunu, cari hesap ekstresine dayalı olarak, 2.369.154,12 TL + 12.445,39 TL. işlemiş faiz olmak üzere, toplam 2.511.599,51 TL. alacak için icra takibine giriştiklerini, 3-Müvekkilinin 2.369.154,12 TL. alacağının kesin borç belgeleri kapsamında değerlendirilen cari hesap dökümleri ve faturalarla sabit olduğunu, bu nedenle davalının yaptığı itirazın ,borcun varlığına yönelik gerçeğe aykırı iddia niteliğinde olduğunu iddia ederek, davanın kabulü ile ... 11 icra dairesi ... E. sayılı dosyaya yapılan haksız itirazın iptaline, takibin devamına %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı yanın dava dilekçesinde,15.02.2020 tarihinden itibaren cari hesap dökümündeki tüm kayıtlara tek tek yer verdiğini, ayrıca taraflar arasında sözleşme, yazışma ve çek bulunduğunu belirttiğini, davacı vekilinin devamla taraflar arasında uzun süren bir ticari ilişki bulunduğunu öne sürdüğünü, dava dilekçesinde müvekkilinin davacı şirketten mal ve hizmet tedariki sağladığına dair beyanlarının asılsız ve yanıltıcı olduğunu, davacı yanın bu iddiasının aksine, süregelen bu ticari ilişki kapsamında davacı şirketin, müvekkili şirketlere mal ve hizmet tedarik etmediğini, aksine müvekkili olduğu şirketten mal ve hizmet tedariği sağladığını, bu meyanda, davacı şirketin, dava dışı .. Şirketinden, ... (sıkıştırılmış doğal gaz yakıtı) Tüpleri ile bu yakıt tüplerinin nakliye hizmetlerini, davalı şirketten ise ... Tüplerinin kurulumu ve depolanmasında kullanılan tesisat ürün ve parçaları ile bu malzemelerin nakliye hizmetini satın aldığını, davacı şirket tarafından borca dayanak olarak gösterilen, 31.07.2023 tarihli, 2.232.000,00-TL tutarlı, hizmet satış faturasının gerçek bir ticari ilişkiyi yansıtmadığını, müvekkilinin iş bu faturadan kaynaklı bir borcunun bulunmadığını, davacı şirkete mal ve hizmet tedarik eden konumunda olduğunu, davacı şirkete bir borcu bulunmadığını savunarak davanın reddine ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, İtirazın İptali istemine ilişkindir. Davacı aralarındaki ticari ilişki kapsamında cari hesaba dayalı olarak davalıdan alacaklı olduğunu, bakiyenin ödenmemesi üzerine icra takibi başlattıklarını iddia etmiştir. Davalı ise ticari ilişkide kendilerinin davacıdan mal veya hizmet satın almadığını aksine kendilerinin davacıya mal ve hizmet veren konumunda olduğunu, davacıya borçlarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkememizce toplanan deliller ve belgeler ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, resen seçilen SMMM bilirkişisinden rapor aldırılmıştır. Dosyaya sunulan 12.08.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; raporun “Analiz” bölümünde ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; davacı ... Şti.’nin 2020, 2021, 2022 ve 2023 yıllarına ait ticari defterleri incelenmiş olup, İncelenen ticari defterlerin e-defter uygulaması kapsamında elektronik ortamda tutulduğu, açılış ve kapanış onaylarının Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından süresi içinde gerçekleştirildiği ve kayıtların birbirleriyle uyumlu olduğu tespit edildiğini, Mahkeme’nin 28.05.2025 tarihli celsesinde, verilen ara karar uyarınca; Taraflar arasında cari hesaba dayalı bir ticari ilişki bulunup bulunmadığı: davacı ve davalı şirketlerden her ikisinin de tüzel kişi statüsünde, ticaret siciline kayıtlı oldukları, ticari işletme işleterek tacir sıfatına haiz oldukları anlaşıldığını, tacir sıfatını taşıyan taraflar arasında, yazılı şekilde cari hesap sözleşmesi yapılmadığını ancak olayımızda, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamakla birlikte, 2020–2023 yılları arasında kesintisiz olarak devam eden mal alım-satım ilişkisi, düzenlenen faturalar ve ödeme kayıtları (ÇEK ve EFT işlemleri) birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasında sözlü bir sözleşmenin var oluğu anlaşıldığını, davacı şirketin defter kayıtlarında yer alan cari hesap hareketleri incelendiğinde ise, yıllar itibarıyla tarafların birbirlerinden hem alacaklı hem borçlu oldukları, karşılıklı işlem ve ödemelerin bir birinden mahsup edilerek yürütüldüğü görüldüğünü, yapılan bu tespit, taraflar arasında cari hesaba dayalı ticari bir ilişkinin mevcut olduğunu gösterdiğini, davacının, davalıdan hizmet ve mal satışından kaynaklanan 2.369.154,12-TL tutarında alacağının bulunup bulunmadığı, davacı şirket tarafından ... 11. İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyasında 21.11.2023 tarihinde başlatılan takipte, 2.369.154,12 TL asıl alacak ile 142.445,39 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.511.599,51 TL tutarında alacak talebinde bulunulduğu, takip dayanağı olarak cari hesap ekstreleri ve düzenlenen faturalara yer verildiğinin görüldüğünü, davada ;Davacı, ... (sıkıştırılmış doğal gaz) iletim, dağıtım ve satış faaliyeti yürütmekte; davalı ise ... tüpleri, ürün ve tesisat parçalarının tedarik ve kurulumu ile iştigal ettiğini, bu kapsamda davacı alıcı, davalı ise satıcı konumunda olduğunu, ticari defter kayıtlarına göre: 2020 yılında, taraflar arasında fatura karşılığı mal alım-satımına konu işlemler yapılmış, yıl sonunda davacının davalıya fazla ödeme yaptığı ve bu kapsamda 18.199,75 TL alacaklı olduğunun görüldüğünü, 2021 yılında, benzer şekilde alım-satım ilişkisi devam etmiş ve davacının yıl sonu itibariyle 105.184,12 TL alacaklı olduğu tespit edildiğini, 2022 yılında, davacının davalıya 3.805.184,12 TL tutarında avans (ÇEK) verdiği (önceki yıldan devreden 105.184,12 TL ile birlikte), davalının buna karşılık toplam 3.646.200,00 TL tutarında fatura düzenlediği; bu işlemler sonucunda davacının, yıl sonunda davalıdan 158.984,12 TL alacaklı konumunda olduğu anlaşıldığını, başka deyişle taraflar arasında,2020-2021 ve 2022 yıllarında gerçekleşen alım satıma dayalı olarak uyuşmazlık bulunmadığını, uyuşmazlık, 30.08.2023 tarihinde, davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen 2.232.000,00 TL. bedelli faturaya ilişkin bulunduğunu, ancak, uyuşmazlık konusu faturaya ilişkin bir değerlendirmede bulunmadan önce,28.11.2022 tarihinde davalı şirket tarafından davacı şirket adına düzenlenen faturaya bakmak gerektiğini, davalı şirket tarafından davacı şirket adına düzenlenen 28.11.2022 tarih ve ... numaralı 3.292.200,00 TL bedelli fatura ile davacı şirkete , 9 adet “38x150 LT. ... Tüp Bundle” satışı yapıldığı görüldüğünü, davacı şirket, 28.11.2022 tarihli fatura ile satın aldığı 9 adet tüpü, defter kayıtlarında “255-DEMİRBAŞLAR” hesabına kaydettiğini (28.11.2022 tarih, 13010 nolu yevmiye maddesi) 2023 yılı cari hesap ekstresinin incelenmesinden, davalı şirketin ,2023 yılı açılış kaydında davacı şirkete 158.984,12 TL borçlu olduğu,bir başka deyişle davalı şirketin 2022 yılından devir eden borcunun 158.984,12 TLolduğu görülmüştür. Davalı şirket tarafından 07.06.2023 tarihinde 21.830,00 TL bedelli bir fatura düzenlendiği, bu faturanın kayda girmesiyle ,davacı şirketin davalı şirketten olan alacağının (158.984,12-21.830,00) 137.154,12 TL olduğunun görüldüğünü, davacı şirket, 30.08.2023 tarihinde davalı şirket adına ... numaralı ve 2.232.000,00 TL tutarında bir adet fatura düzenlenmiş, faturanın açıklama hanesinde “6 adet ... tüpü iadesi” ifadesine yer verildiğini, uyuşmazlık konusu bu faturanın davacı şirket kayıtlarına girmesiyle birlikte, davacı şirketin davalı şirketten olan alacağı TAKİP TARİHİ İTİBARİYLE ( 137.154,12 4 2.232.000,00 ) 2.369.154,12 TL olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkide mal ve hizmetin kim tarafından diğerine tedarik davacı şirket, EPDK lisansı ile sıkıştırılmış doğal gaz (... iletim ve dağıtım faaliyeti yürütmekte; davalı şirket ise bu faaliyetlerde kullanılan tüplerin ve ekipmanların tedarikini sağladığını, dolayısıyla, taraflar arasındaki ticari ilişkide davacı şirket alıcı, davalı şirket ise satıcı konumunda olduğunu, davacının fatura ve diğer ödeme belgelerine dayanarak başlattığı ... 11. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasında, davalı tarafın yaptığı itirazın haklı olup olmadığı, davacı taraf, ... 11. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasında, 21.11.2023 tarihinde davalı aleyhine icra takibi başlatmıştır. Takip talebine göre, 2.369.154,12 TL asıl alacak ile 142.445,39 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.511.599,51 TL tutarında bir alacak talep edildiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkiye göre, davalı (satıcı) tarafından 28.11.2022 tarihinde 9 adet ... tüpü satışına ilişkin olarak davacı adına 3.292.000,00 TL bedelli bir adet fatura düzenlendiğini, bu fatura, aynı gün davacı şirketin yasal defterlerine 255 nolu “Demirbaşlar” hesabına kaydedildiğini, davalı şirket tarafından düzenlenen 28.11.2022 tarihli faturanın davacı şirket defter kayıtlarında yer almış olması , fatura muhteviyatı malların (9 adet tüpün) davalı şirket tarafından teslim alındığını göstermektedir. Bu satışa ilişkin olarak taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığını, davacı şirket, davalı şirketten 28.11.2022 tarihinde aldığı, 9 adet Tüp'ün 6 adedini davalı şirkete iade etmiş, karşılığında 30.08.2023 tarihli, ... nımaralı,2.232.000,00-TL'lik bir adet fatura düzenlediğini, icra takibinde talep edilen 2.369.154,12 TL tutar; davacının bu iade faturasını da dikkate alarak yaptığı hesaplamaya dayandığını zira, iade faturası düzenlenmeden önce davalı, 137.154,12-TL borçlu görünmekteyken; bu fatura ile birlikte borç toplamı 2.232.000,00 * 137.154,12 = 2.369.154,12 TL'ye yükseldiğini, bu durumda, uyuşmazlığın çözümünde belirleyici unsur; 30.08.2023 tarihli iade faturasında yer alan 6 adet ... tüpünün gerçekten iade edilip edilmediği ve bu iade işleminin davalı şirketin ticari kayıtlarında yer alıp almadığı sorusu hususunun, söz konusu faturanın hüküm ve geçerliliğini doğrudan etkileyen temel unsur olarak öne çıktığını, İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28.05.2025 tarihli duruşmasında verilen 6 no'lu ara kararda da bu konuya dikkat çekildiğini, söz konusu ara kararda, talimat cevabının mahkemeye ulaşmasından sonra, davalıya ait 2020-2023 yıllarına ilişkin ticari defterlerin bir mali müşavir ve borçlar hukuku alanında uzman bir bilirkişi tarafından incelenmesine karar verildiğinin anlaşıldığını, sonuç olarak; tarafımca davacı kayıtları üzerinde yapılan inceleme Takip tarihi olan 21.11.2023 tarihi itibariyle, taraflar arasındaki borç alacak ilişkisi tespit edilmeye çalışılmıştır. İncelenen davacı şirket defter kayıtlarında, davacının takip tarihi itibariyle, davalıdan 2.369.154,12-TL alacaklı olduğunun görüldüğünü ancak davacı tarafından düzenlenen 30.08.2023 tarihli iade faturasının içeriğinde belirtilen malların davalıya fiilen teslim edilip edilmediği ve bu işlemin davalı defterlerinde yer alıp almadığı hususlarının tespiti, icra takibine yönelik yapılan itirazın haklı olup olmadığının belirlenmesi açısından önem arz ettiğini, itiraz şartlarının bulunup bulunmadığı; davalıya ait 2020-2023 yıllarına ilişkin ticari defterlerin henüz bilirkişi incelemesine tabi tutulmamış olması ve iade konusu malların fiili teslimine ilişkin belgelerin taraflarca sunulmamış olması nedeniyle, bu aşamada davalının itiraz şartlarının bulunup bulunmadığı hususunda kesin bir değerlendirme yapılamamaktadır. Bu hususta, ileride yapılacak ticari defter incelemeleri ve tarafların delil sunumuna bağlı olarak sayın mahkemece bir değerlendirme yapılacağı kanaatine varılmıştır. 24.04.2026 tarihli SMMM ve Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı bilirkişi heyetinden aldırılan raporda; Borçlar mevzuatına yönelik inceleme neticesinde: Davalı tarafından süregelen bu ticari ilişki kapsamında davacı şirketin, davalı şirkete mal ve hizmet tedarik etmediğinin iddia edildiği; dosya kapsamı incelendiğinde TBK m. 1 ve TBK m. 15 hükmü gereğince karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamaları ile kurulmuş ve imzalanmış yazılı sözleşmeye rastlanmadığı; dolayısıyla sözleşmenin kurulduğunun anlaşılamadığı; sözleşme özgürlüğünce taraflar arasında sözleşmenin kurulduğu kabul edilse bile bu halde de sözleşme hükümlerinin açık bir şekilde tespit edilmesinin mümkün olmadığı; davacı tarafından davalı aleyhine 23/11/2023 tarihinde ... 25. İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinde 2.369.154,12-TL asıl ve 142.445,39-TL (31.07.2023-21.11.2023 Arası) işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.511.599,51-TL'nin ödenmesinin talep edildiği; dava dilekçesinde “cari hesap dökümüne göre” icra takibinin başlatıldığının beyan edildiği; ayrıca takipte “borcun sebebi” nin “bakiye hesap alacağı” olarak gösterildiği; dolayısıyla alacak miktarının ancak mali yönden yapılacak hesaplama neticesinde tespit edilebileceği, mal tesliminin yapılıp yapılmadığının ise tespit edilemediği kanaatine varıldığı; takdirin TMK m. 4 ve HMK hükümleri gereğince Mahkeme’ye ait olduğu, Mali inceleme neticesinde: Davalı Şirketçe 8 Ay önce düzenlenen ve Davacı Şirketçe Ticari Defterlerinde Demirbaş kaydı yapılan Faturaya istinaden, eksik teslim edildiği iddia edilerek düzenlenen ve KDV Dahil 2.232.000.-TL Bedelli “6 ADET....” Mal İade Faturasının, Davalı Şirket aleyhine Borç Külfeti getirip, getirmeyeceği hususu, Nihai Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere Davacının İspatına muhtaç olduğu, Sayın Mahkemenin; - İşbu Faturanın, Davalı Şirket aleyhine Borç Külfeti getirebileceği yönünde hüküm kurması halinde, Davacı Şirketin Davalı Şirketten Talep edebileceği Alacağın, Ticari Defter Kayıtları itibarıyla, 2.369.154,12 TL olabileceği, - İşbu Faturanın, Davalı Şirket aleyhine Borç Külfeti getiremeyeceği yönünde hüküm kurulması halinde ise, Davacı Şirketin Davalı Şirketten Talep edebileceği Alacağının; (2.369.154,12 TL C/H Bakiyesi – 2.232.000.-TL İade Faturası=) 137.154,12 TL olabileceği tespit ve kanaatine varılmıştır. Tüm bu açıklamalar ışığında; davacı ile davalı arasında davalının mal satımına dayalı ticari ilişki bulunduğu, talimat aracılığıyla incelenen davacı defterleri uyarınca davacının davalıdan 2.369.154,12-TL alacaklı olduğu, ancak 30.08.2023 tarihli 2.232.000,00-TL tutarlı iade faturasının davalı kayıtları ile teslim olgusu ile araştırılması gerektiğinin raporda yer aldığı, bu fatura dikkate alınmadığından davacının davalıdan 137.154,12-TL alacaklı olacağı, davalı kayıtları da incelenerek alınan karşılaştırılmalı rapor da dikkate alındığında sonuç olarak; taraflar arasında 2020 yılından başlayarak 2023 yılı içerisinde sürdürülen ticari ilişki olduğu, davalı tarafından düzenlenen 28.11.2022 tarihli faturada 9 adet CNG tüpünün davacıya satıldığının belirtildiği, 3.292.000,00-TL tutarlı bu faturanın davacı kayıtlarına alındığı ve tüplerin davacı tarafından demirbaş olarak defterlerine kaydedildiği, akabinde davacının 31.07.2023 tarihli 2.232.000,00-TL tutarlı "6 adet ... tüpünün iadesi" içerikli iade faturasını düzenlediği, 6 adet tüpün davalı şirkete fiziken iadesinin sağlandığına ilişkin delilin bulunmadığı, kaldı ki davacının "zaten bu 6 tüpün davalı tarafından kendilerine teslim edilmediği, onun için iade faturası düzenledikleri" beyanı ile iade faturasına konu 6 tüpün davalıya fiziken teslim edilmediği hususunun ikrar edildiği, davacının 9 adet tüpü demirbaş olarak kaydetmesi karşısında 6 adet tüpün kendisine teslim edilmediği iddiasının yerinde olmadığı, ayrıca eksik teslime ilişkin 8 ay sonra iade faturasının düzenlenmesinin de olağan olmadığı anlaşılmıştır. Tüm bu hususlar dikkate alındığında, davalı tarafından davacıya kesilen 28.11.2022 tarihli 3.292.000,00-TL tutarlı faturadaki 9 adet ... tüpünün davacıya teslim edildiği, davacı tarafından tüplerin demirbaş olarak kaydedilmesi karşısında davacının eksik teslim savunmasının yerinde olmadığı, davacının 31.07.2023 tarihli 2.232.000,00-TL tutarlı iade faturasının davalı kayıtlarında yer almadığı, tüplerin fiziken iadesininde sağlanmadığının davacının kabulünde olduğu göz önüne alındığında bu iade faturası dikkate alınmadığında davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 137.154,12-TL alacaklı olduğu anlaşıldığından davanın bu kapsamda kısmen kabulüne karar verilmiştir. Takipten önce temerrüt oluşmadığından davacının işlemiş faiz istemi de kabul edilmemiştir. Davanın kabul edilen kısmı yönünden; alacak hesabı yargılamayı gerektirdiğinden davacı lehine, davanın reddedilen kısmı yönünden takibin kötü niyetle başlatıldığı sabit olmadığından davalı lehine tazminata hükmedilmemiştir. HÜKÜM; Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, -Davalının ... 11. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile takibin 137.154,12-TL asıl alacak üzerinden devamına, alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin ve işlemiş faiz isteminin reddine, 2-Alacağın varlığı ve hesabı yargılamayı gerektirdiğinden davalı aleyhine icra inkar tazminatı hükmedilmesine yer olmadığına, 3-Davanın reddedilen kısmı yönünden şartlar oluşmadığından davacı aleyhine tazminata hükmolunmasına yer olmadığına, 4-Alınması gereken 9.369,00-TL harçtan, peşin alınan 30.333,85-TL peşin harcın indirilmesi ile fazla kalan 20.964,85-TL harcın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 5-Davacı tarafından yatırılan 30.333,85-TL peşin harç ve 427,60-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 30.761,45-TL harcın davalıdan alınması ile davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 40.177,00-TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre hesaplanan 2.193,66-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geriye kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-7155 Sayılı Kanun ile değişik 6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 14. fıkrası uyarınca arabulucuk ücreti olan 3.600,00-TL'nin kabul ret oranına göre 3.403,44-TL'sinin davacıdan, geriye kalan 196,56-TL'sinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddedilen tutar üzerinden hesaplanan 350.422,35-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince(5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize verilecek veya başka bir Mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/09/2026

Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/415, K. 2026/126, T. 23.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-415-e-2026-126-k-cee3678df657