İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/832 E. 2026/647 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/832
Karar No
2026/647
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/832 Esas KARAR NO:2026/647

DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/11/2025 KARAR TARİHİ : 14/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı bünyesinde olan ... markasının yetkili bayi ve yetkili servisi olarak ... bölgesinde yaklaşık 20 yıldır faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirket ile davalı arasında belirsiz süreli sözleşmeler imzalandığını, en son 13/06/2019 tarihli sözleşmenin imzalandığını, davalının dürüstlük kuralına aykırı davranarak sözleşmeyi feshettiğini, müvekkili şirketin ticari açıdan ağır zarara uğradığını, davalının 23.03.2025 tarihinde müvekkili şirkete .... Noterliği aracılığı ile ... yevmiye numaralı bir ihtarname gönderdiğini, sözleşmenin 2 yıl sonra feshedileceğinin bildirildiğini ancak hiçbir gerekçe gösterilmediğini, davalı tarafa ihtarname gönderilerek uğranılan zararların tazmini talep edildiğini ancak ihtarnameye cevap verilmediğini belirterek şimdilik 1.000,00 TL maddi zararın fesih tarihinden itibaren işleyecek olan ticari faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA VE KARŞI TALEP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... A.Ş. Tarafından devir alındığını, davacının dava açmasında hukuki yarar bulunmadığını, davacının ileri sürdüğü iddialarının belirlenebilir nitelikte olduğunu, belirsiz dava açıldığından dolayı davanın reddinin gerektiğini, davacı tarafın somutlaştırma yükümlülüklerini yerine getirmediğini, taraflar arasındaki sözleşmenin feshe uygun olduğunu belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Deliller; Dosya mevcudu, cevap dilekçesi, müzekkere cevapları, bilirkişi raporu. Mahkememiz dosyasının 29/12/2025 tarihli celsesinin 4 numaralı ara kararı uyarınca dosyanın mali müşavir, borçlar hukuku nitelikli hesaplamalar uzmanı ve otomotiv bayiliği sektör temsilcisi bilirkişiden oluşan 3 kişilik bilirkişi heyetine tevdi ile -Taraflar arasındaki bayilik sözleşmesini davalı tarafından haksız olarak feshedilip feshedilmediği, haksız olarak feshedilmiş ise bu fesih nedeniyle davacının A-) İş gücü kaybı B-) Araç ve yedek parça stokları C-) Showroom kira ve masrafları D-) Ticari itibarının zedelenmesi E-) Müşteri portföy kaybı Zararlarının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise tutarı ve bu zararlardan sözleşme kapsamında davalının sorumlu olup olmadığı, varsa sorumlu olduğu tutar konusunda rapor düzenlenilmesine karar verildiği, 22/07/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Sayın Mahkemece “taraflar arasındaki bayilik sözleşmesini davalı tarafından haksız olarak feshedilip feshedilmediği, haksız olarak feshedilmiş ise bu fesih nedeniyle davacının; A-) İş gücü kaybı, B-) Araç ve yedek parça stokları, C-) Showroom kira ve masrafları, D-) Ticari itibarının zedelenmesi, E-) Müşteri portföy kaybı zararlarının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise tutarı ve bu zararlardan sözleşme kapsamında davalının sorumlu olup olmadığı, varsa sorumlu olduğu tutar” hususunda rapor hazırlanmasına karar verilmiş olup tüm dosya kapsamı incelendiğinde takdir, Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere; A. Mali inceleme neticesinde: Sayın Mahkemenizin verdiği yetki uyarınca davacı ... ...... Ltd. Şti. bünyesinde (yerinde yapılan incelemede) ticari defter tetkikleri sonucunda elde edilen mali tespitler şunlardır: 1-Ticari Defterlerin Usul Yönünden tetkik edildiğinde; Davacı ... ...... Ltd. Ştiimin davaya konu 2021-2025 yılları arasında E- Defter mükellefi olduğu, yevmiye ve defter-i kebir kayıtlarının yasal süresinde ve usulüne uygun olarak tutulduğu Kağıt ortamında tutulan envanter defterlerinin açılış tasdiklerinin de TTK ve VUK hükümlerine uygun olarak süresinde yapıldığı, 2- İş Gücü Kaybı ve Personel Tazminatları yönüyle davacının ticari defter kayıtları tetkik edildiğinde; (noter ihtarnamesindeki süreye göre) Sözleşmenin sona erdiği anlaşılan 2025 yılı Mart ayı öncesi ve sonrasında şirketin işçi çıkarmaları olduğu (iş akitlerinin sona erdirildiği) Kendi isteğiyle (istifa, emeklilik, askerlik vb.) ayrılan personeller hesaplamalara dahil edilmediğinde, İşveren tarafından SGK 04 kodu (Haklı neden bildirilmeden fesih) ile işten çıkarılan 16 personel (işçi) olduğu, Bu kapsamda davacı şirketin ticari defterlerine yansıyan tazminat maliyetlerinin : Toplam Kıdem Tazminatı: 1.936.761,88 TL Toplam İhbar Tazminatı: 882.705,51 TL Toplam İş Gücü Tazminat Maliyeti: 2.819.467,39 TL. olduğu, 3- Araç ve Yedek Parça Stok Durumu (2025 Yıl Sonu İtibarıyla) yönüyle davacının ticari defter kayıtları tetkik edildiğinde; Davacı şirketin, sözleşmenin feshine konu olan ... marka sıfır araç stoklarının tamamını sattığı ve 2025 yıl sonu itibarıyla ... araç stok bakiyesinin 0,00 TL olduğu görülmüştür. 2025 yılı sonunda Şirketin elinde kalan toplam 5.185.685,90 TL'lik yedek parça stoğunun, alt sayım raporlarına göre markasal dağılımı şöyledir: ... Yedek Parça Stoğu: 1.701.018,25 TL. olduğu (Ancak; Yedek Parçaların özellikleri, cinsi, niteliği vb. teknik nitelikleri dikkate alındığında rakamsal olarak belirlenen stok bakiyenin ve kaydi envanter uygunluğunun sektörel teknik uzman bilirkişi uzmalık alanında kaldığından mali müşavir olarak değerlendirme yapılamadığı, bu nedenle kaydi bakiyenin raporumuza yazıldığı, Takidirn Sayın Mahkemenizde olduğu) 4- Showroom Kira Giderleri yönüyle davacının ticari defter kayıtları tetkik edildiğinde ; Davacı şirketin otomotiv faaliyetini yürüten şubesi adına fatura edilen ve Genel Yönetim Giderlerinde eritilen net kira bedelleri (giderlerinin) : 2024 Yılı Toplamı: 3.600.000,00 TL (+KDV) 2025 Yılı Toplamı: 6.000.000,00 TL (+KDV) olduğu, 5- Reklam Giderleri yönüyle davacının ticari defter kayıtları tetkik edildiğinde ; Davacı Şirket kayıtlarında muhasebeleştirilen reklam harcamalarının 2024 Yılı Toplamı: 1.252.436,37 TL 2025 Yılı Toplamı: 1.077.982,86 TL olduğu, (Ancak; Reklamcılık konusu mali müşavir olarak uzmalık alanım dışında Reklamcılık Sektörü uzmanlık alanında kaldığından, davacının ticari defterlerinde kayıtlı reklam gider toplamlarının raporumuza yazıldığı, iş bu reklamlarının detayının tarafımca tetkik edilemediği, Takidirin Sayın Mahkemenizde olduğu) 6- Davacının Ticari Defter Kayıtlarında Yıllar İtibarıyla Faaliyet Karı tetkik edildiğinde; Davacı şirketin inşaat ve ikinci el araç faaliyetleri dışarıda bırakılarak, sadece dava konusu yeni otomotiv (...) satışları, servis ve pazarlama giderleri dengelendiğinde elde ettiği net faaliyet karlarının 2021 Yılı Karı: 2.625.955,23 TL 2022 Yılı Karı: 4.876.427,21 TL 2023 Yılı Karı: 0.752.514,86 TL 2024 Yılı Karı: 6.629.829,43 TL. olduğunun görüldüğü,

7- Portföy Kaybı Hususunda davacının ticari defter, kayıtları (2020-2025 yılları arası 5 yıllık Prim Gelirleri yönüyle) tetkik edildiğinde; Davacının incelemeye sunduğu ticari defter kayıtlarında davalı firmadan elde ettiği prim gelirlerinin; “Satış Pazarlama Hedef Primleri ” 5 yıllık gelir kayıtlarına göre; Son 5 Yıllık Toplamının : 47.185.987,02 TL. olduğunun kayıtlı olduğu, Bu 5 Yılın ortalamasının : 9.437.197,40 TL. olduğunun hesaplanacağı “Servis Bonus Primleri “ 5 yıllık gelir kayıtlarına göre; Son 5 Yıllık Toplamının : 5.533.234,52 TL olduğunun kayıtlı olduğu, Bu 5 Yılın ortalamasının : 1.106.646,90 TL. olduğunun hesaplanacağı, kanaatine varılmıştır. B. Otomotiv Sektör Bilirkişisinin tespitlerine göre: 1- Davacı yan ve davalı yan arasında yapılmış olan 13.06.2019 tarihli "Yetkili Satış ve Servis Sözleşmesi" kapsamında, araç satışı ve satış sonrasında verilen servis hizmetleri bakımından davacı yanca dosya kapsamına sunulmuş olan veri kayıtları incelendiğinde davacı yanın kendisinden beklenen performansı sağlamış olduğu anlaşılmaktadır. 2- Davacı yan ve davalı yan arasında düzenlenmiş olan 13.06.2019 tarihli "Yetkili Satış ve Servis Sözleşmesi" kapsamında, araç satışı ve Satış sonrasında verilen servis hizmetleri bakımından davacı yanca dosya kapsamına sunulmuş olan veri kayıtlarının doğru olmadığının gösteren herhangi bir veri kaydı görülememiştir. Davalı yan tarafından sunulmuş olan verilerin, davacı yanın vermiş olduğu satış ve satış sonrası hizmetlerine ilişkin yapılmış Müşteri memnuniyet anket sonuçlarından ibaret olduğu, bu sonuçların da 2021 yılına ilişkin sonuçlar olduğu, bayilik iptalini gerektirecek bir sonuç olmadığı, diğer bir ifade ile çok küçük aksiyon planlaması ile kısa sürede düzeltilebilecek bir durum olduğu kanaatine varılmıştır. C. Borçlar Mevzuatı Yönünden İnceleme Neticesinde: 1- Davacı ile davalı şirket arasında 13.06.2019 tarihinde Üsküdar 30. Noterliği'nde imzalanan 03537 yevmiye numaralı, "Yetkili Satış ve Servis Sözleşmesi" başlıklı sözleşmenin kurulduğu; davacının bayi ve yetkili servis olduğu, 2- Davalı tarafından 23.03.2023 tarihinde davacı şirkete .... Noterliği'nden gönderilen ... yevmiye numaralı ihtarnamede özetle ... sayılı Motorlu Taşıtlar Sektöründeki Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği gereğince feshi ihbar süresinin 2 yıl olduğunun, işbu ihtarnamenin tebliğinden itibaren 2 yıl geçmekle hüküm ifade etmek üzere sözleşmenin feshedildiğinin, fiili fesih tarihi itibariyle ... markasının kullanımının ve servis faaliyetlerinin sonlandırılması gerektiğinin belirtildiği; 3- Davacı tarafından .... Noterliği'nden 13.03.2025 tarihinde davalıya gönderilen ... yevmiye numaralı ihtarnamede özetle davalının feshinin haklı nedene dayanmadığını belirtildiği ve zararların tahsilinin talep edildiği, 4- Taraflar arasında kurulan sözleşmenin 16.2 maddesinde diğer tarafa bildirimde bulunmak suretiyle bayinin veya ...in sözleşmeyi her zaman feshedebileceğinin; sözleşmenin 17.1 maddesinde ise sözleşmenin feshi halinde bayinin fesih sebebiyle tazminat istemeyeceğinin kararlaştırıldığı, dolayısıyla davalının sözleşmeyi fesih hakkına sahip olduğunun sözleşme özgürlüğünce taraflarca açıkça kararlaştırıldığı; davalının sözleşmeyi feshi halinde davacının tazminat talep edemeyeceği kanaatine varıldı. 5- Ancak sektörel inceleme neticesinde sözleşmenin, davalı tarafından haklı bir sebebe dayanmaksızın feshedildiği yönünde tespitte bulunulduğu için eğer Sayın Mahkemece aksi kanaate olunur ve sözleşmenin 16.2 ve 17.1 maddesina rağmen davacının, davalının sözleşmeyi feshi gereğince tazminat talebinde bulunabileceği kabul edilir ise bu halde davacının bu yüzden uğradığı maddi zararın tazminini TBK m. 114/II (“Haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler, kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hâllerine de uygulanır.”) hükmünün açık atfı dolayısıyla TBK m. 49/1 (“Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.") kapsamında talep edebileceği; bu kapsamda: a. İşgücü kaybı, araç ve yedek parça stokları, showroom kira ve masrafları, müşteri portföy kaybı yönündeki maddi tazminat taleplerinin mali inceleme kısmında değerlendirildiği; denkleştirme vs. taleplerine ilişkin şartların ticaret mevzuatına dahil olması nedeniyle uzmanlık alanımızın haricinde kalan bu hususa ilişkin değerlendirmenin yapılamadığı, b. Ticari itbarın zedelenmesi iddiasına ilişkin olarak ise ticari itibarın zedelenmesi nedeniyle uğranılan zararın talep edilebilmesi için TBK m. 49 hükmü uyarınca kişilik hakkına hukuka aykırı tecavüzle, yani borca aykırı bir davranışla manevi zarar (kişilik hakkına vaki tecavüzden duyulan acı, elem ve ızdırap vs.) arasında uygun illiyet (nedensellik) bağının olması gerektiği; her ne kadar davalı tarafından sözleşmenin haklı neden olmaksızın sonlandırıldığı tespit edilmiş olsa da bu sebeple ticari itibarının da zedelendiğini iddia eden davacının, bu zarara uğradığını HMK m. 194(1) ve TMK m. 6 hükümlerince somutlaştırıp somutlaştırmadığı; dosya kapsamına sunulan deliller uyarınca TBK m. 114/11, TBK m. 58/1 hükümleri uyarınca aranan şartların uyuşmazlıkta oluşup oluşmadığı yönündeki değerlendirmenin, TMK m. 4 hükmü gereğince MÜNHASIRAN Sayın Mahkeme'ye ait olduğu kanaatine varılmıştır." şeklinde değerlendirme yapılmıştır. GEREKÇE : Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Dava; Taraflar arasında 26/04/2019 yürürlük tarihli Bayi Yetkili Satış ve Servis Sözleşmesi bulunduğu, davalı tarafından haklı bir neden olmaksızın dürüstlük kurallarına aykırı şekilde sözleşmenin .... Noterliği 23/03/2023 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile feshedileceğinin bildirildiği, bilahare Kadıköy 13. Noterliğinin 13/03/2025 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiği, bu fesih nedeniyle davacının davalıdan; A-) İş gücü kaybı B-) Araç ve yedek parça stokları C-) ... kira ve masrafları D-) Ticari itibarının zedelenmesi E-) Müşteri portföy kaybı Maddi zararlarının oluştuğu iddiasıyla belirsiz alacak tanımlamasıyla toplam 1.000,00 TL'nin ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesi talebini içerir dava olduğu, dava dosyasındaki bilgi belgeler, dosyaya ibraz edilen rapor ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, dosya arasına bilirkişi heyeti tarafından alınan 22/07/2026 tarihli raporda borçlar mevzuatı yönünden yapılan incelemede sözleşmenin ve davalı tarafından davacıya, davacı tarafından da davalıya gönderilen ihtarnamelerin incelendiği, taraflar arasında kurulan sözleşmenin 16.2 maddesinde diğer tarafa bildirimde bulunmak suretiyle bayinin veya ...in sözleşmeyi her zaman feshedebileceği ibaresinin bulunduğu, sözleşmenin 17.1 maddesinde ise sözleşmenin feshi halinde bayinin fesih sebebiyle tazminat istemeyeceğinin kararlaştırıldığı ibaresinin bulunduğu, davalının sözleşmeyi feshetme hakkına sahip olduğunu, sözleşmenin feshi halinde tazminat talebinde bulunmayacağı hususunda görüş bildiridiği görüldüğünden bilirkişi raporunun denetime uygun hüküm kurmaya elverişli olduğu, tüccar olan davacının TTK amir hükümleri gereği sözleşmeyi imzalarken basiretli bir tacir davranmakla yükümlü olduğu, akdi ilişkinin hukukun temelini oluşturduğu, ayrıca sözleşmede yer alan 2 yıllık fesih ihbar süresinin yeterli ve sözleşmenin niteliğine göre makul bir süre olduğu, davalı tarafından bu süreye uyularak sözleşmenin sonlandırdığı, sözleşmenin feshi nedeniyle davacının dava konusu alacak kalemlerini davalıdan talep edebileceğine dahil herhangi bir hükmün sözleşmede yer almadığı, göz önüne alınarak, davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: 1-Davanın reddine, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına. 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine, 6-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına. Dair, Taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/09/2026

Katip ... (e-imzalıdır)

Hakim ... (e-imzalıdır)

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/832, K. 2026/647, T. 14.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-832-e-2026-647-k-201eef602871