Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1134 E. 2026/2497 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1134
Karar No
2026/2497
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO:2026/1134

KARAR NO :2026/2497

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:03/12/2025

NUMARASI:2025/208 E - 2025/903 K

DAVANIN KONUSU:İstirdat

KARAR TARİHİ:24/09/2026

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya ait ... tesisat numaralı ticari işletmede elektrik enerjisinin, davalı lisanslı elektrik dağıtım şirketi nezdinde sözleşmeli abone olarak kullanıldığı, buna rağmen davalı tarafından ... seri numaralı tutanakla kaçak elektrik kullanıldığı iddiasında bulunulduğu, bu tutanağa dayanılarak 26.09.2024 tarihli ve sırasıyla 54.173,91 TL ile 660.546,10 TL bedelli iki ayrı kaçak ve ek tüketim faturası düzenlenerek davacı adına toplam 714.720,01 TL borç tahakkuk ettirildiği, davacının, Elektrik Piyasası mevzuatı uyarınca davalının bölgesinde tek yetkili dağıtım şirketi olması nedeniyle elektrik kesintisi tehdidi altında kaldığı, bu sebeple söz konusu bedelleri 07.10.2024 ve 09.10.2024 tarihlerinde toplam 717.346,00 TL olarak üçüncü bir kişi hesabından davalıya ödediği, ancak kullanım yerinde kaçak elektrik tüketiminin bulunmadığını, davalı şirket tarafından tek taraflı ve davacı imzasını içermeyen kaçak elektrik tespit tutanağının Yargıtay içtihatları uyarınca tek başına ispat gücüne sahip olmadığını, kaçak kullanım iddiasının HMK ve ilgili mevzuat gereği davalı tarafından somut, teknik ve hukuka uygun delillerle ispatlanması gerektiğini ileri sürdüğü ,davacının, davalı tarafından haksız şekilde tahakkuk ettirilen ve tahsil edilen bedellerle sebepsiz zenginleşme meydana geldiğini, istirdat alacağının miktarının uzman bilirkişi incelemesi ile belirlenebileceğini, bu nedenle davanın HMK’nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açıldığını, dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk sürecinin işletildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını, TBK’nın sebepsiz zenginleşmeye ilişkin hükümleri uyarınca yapılan ödemelerin ödeme tarihlerinden itibaren avans faiziyle birlikte iadesini talep ettiği, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin de davalıya yükletilmesini talep etmiştir.Davacı vekili talep arttırım dilekçesi ile 500,00 TLlık davadaki talebini 693.683,08 TL ya yükseltmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 6100 sayılı HMK’nın 194. maddesi uyarınca davacının iddialarını somut vakıa ve delillerle ortaya koyma yükümlülüğü bulunduğu, buna rağmen davacının soyut ve genel ifadelerle dava açtığı, bu nedenle iddia ve ispat yükünün gereği gibi yerine getirilmediği,davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının usule aykırı olduğu, zira istirdadı talep edilen bedelin davacı tarafından ödenen fatura tutarları itibarıyla belirli ve tespit edilebilir olduğu, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiği, aksi kanaatte olunması halinde ise davacıya dava değerini açıklaması ve harcını tamamlaması için süre verilmesi gerektiği ileri ,ayrıca, istirdat davasının İİK’nın 72. maddesinde düzenlenen koşullara tabi olduğu, somut olayda davacı aleyhine başlatılmış ve kesinleşmiş herhangi bir icra takibi bulunmadığı, ödemenin icra tehdidi altında değil, davacının serbest iradesiyle ve ihtirazi kayıt ileri sürülmeksizin yapıldığı, bu nedenle TBK’nın 78. maddesi uyarınca ödemenin geri istenemeyeceği,esasa ilişkin olarak ise, davacının kullanımında bulunan ... hizmet numaralı adreste 25.09.2024 tarihinde yapılan denetimde sayaç ve ölçü sistemine müdahale edilerek eksik ölçüm yapılmak suretiyle kaçak elektrik kullanıldığının tespit edildiği, bu tespite dayanılarak Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin 42/1-c maddesi kapsamında ... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağının düzenlendiği, mevzuata uygun hesaplamalar sonucunda 54.173,91 TL kaçak elektrik faturası ile 660.546,10 TL kaçak ek tahakkuk faturası oluşturulduğu ve bu bedellerin davacı tarafından ödendiği,kaçak elektrik tespit tutanağının, Yargıtay’ın yerleşik içtihatları uyarınca aksi ispat edilinceye kadar geçerli belge niteliğinde olduğu, davacının tutanak içeriğinin aksini ispatlayan somut bir delil sunamadığı, hesaplama ve tahakkuk işlemlerinin EPDK tarafından belirlenen zorunlu tarife ve mevzuata uygun şekilde yapıldığı, bu nedenlerle davanın haksız ve mesnetsiz olduğu, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.

Mahkeme;

"1-Davanın KABULÜNE

2-326.337,08 TL fazladan ödenen tutarın 07/10/2024 tarihinden,367.346,00 TL fazladan ödenen tutarın 09/10/2024 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine" karar vermiştir.Kararı davalı vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını,davacının ödeme yaparken ihtirazi kayıt ileri sürmediğini,kaçak elektrik tespit ve tahakkukunun mevzuata uygun olduğunu,kaçak tutanaklarının aksinin ispat edilemediğini,hükme esas bilirkişi raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmediğini,ek rapor dahi alınmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Dava,kaçak tahakkuku nedeniyle menfi tespit ve istirdat talebine ilişkindir.Yargılamada alınan bilirkişi heyet raporunda özetle;""Dosyada yer alan tüm belge ve yukarıda yer alan değerlendirmeler sonucunda, davacı tüketicinin bulunduğu yerinde davalı enerji dağıtım şirketi görevlileri tarafından elektrik tesisatına ilişkin yapılan kontrolde sayaca müdahale edilerek kaçak elektrik enerjisi kullanıldığının tespit edildiği, söz konusu kaçak kullanım durumunun hem tutanakta yer alan bilgilerden hem de sunulan CD içerisindeki video kayıtlarından anlaşıldığı, sayaca müdahale sonucu gerçekleşen kaçak kullanımına dayalı olarak davalı ... tarafından davacı tüketiciye düzenlenmesi gereken faturaların toplam bedelinin 23.662,92 TL olduğu, davacı tüketici tarafından davalı ...’a, ... tarafından düzenlenen kaçak tüketim faturasının bedeli ile faiz ve ferileriyle birlikte toplamı olan 717.346,00 TL’nin davalı şirkete 07.10.2024 tarihinde 170.000,00 TL, 07.10.2024 tarihinde 180.000,00 TL ve 09.10.2024 tarihinde 367.346,00 TL olmak üzere toplam 717.346,00 TL olarak ödendiği, davacı tüketicinin ödediği 717.346,00 TL’den ... tarafından davacı tüketiciye düzenlenmesi gereken faturaların toplam bedeli olan 23.662,92 TL’nin mahsup edilmesiyle davacının, faiz ve faizin KDV’si hariç olmak üzere, istirdat alacağının 693.683,08 TL olduğu"hesaplanmıştır.Bilirkişi heyet raporundaki tespitlere göre; davalı ... tarafından dosyaya sunulan kullanım yerine ait 09.01.2024-10.03.2025 dönemlerini gösterir tüketim endeks değerleri incelendiğinde, kaçak tespit tarihi öncesi (Tutanak öncesi) olan 09.01.2024-25.09.2024 tarihi arasındaki toplam tüketim miktarı,kaçak tespit tarihi sonrası (Tutanak sonrası) olan 25.09.2024-10.03.2025 tarihi arasındaki toplam tüketim miktarı ile kaçak tespit tutanağı sonrası dönem günlük ortalama tüketim miktarından kaçak tespit tutanağı öncesi dönem olan ve sayaçtan geçen günlük ortalama tüketim miktarının çıkarılması halinde kaçak tespit tutanağı öncesinde sayacın günlük ortalama ne kadar eksik tüketim kaydettiği hesaplanarak,video kaydında sayaca müdahale edilerek sayacın eksik tüketim kaydetmesine yol açtığı açıktır.Davalı ... kaçak tüketim hesabında kaçak kullanım süresini son okuma tarihi (09.09.2024) ile kaçak tespit tarihi (25.09.2025) arasındaki 16 gün,ek tüketimi ise 26.09.2023-09.09.2024 tarihleri arasındaki 349 günlük süre yönünden hesaplayarak tahakkuk yapmış,bu davanın buna dayalı olarak açıldığı anlaşılmıştır.Sunulu tüketimi endekslerinde kaçak tespit tutanağı öncesine ait tüketimlerin tutanak sonrasından daha düşük olduğu, ... tarafından 09.01.2024 tarihine kadar endeks dökümü sunulduğu, bu tarihten önceki döneme ait tüketim endeksleri sunulmadığından bilirkişiler tarafından bu tarih öncesi kaçak kullanım değerlendirmesi yapılamamıştır. Bu doğrultuda bilirkişilerce tüketicinin bu tarihten önce kaçak elektrik kullandığına dair somut bir bilgi ve belge bulunmadığından varsayımsal hesaplama yapılamadığı anlaşılmış,olmadığından 09.01.2024 tarihi kaçak başlangıç tarihi olarak hesaplamada baz alınarak, 09.09.2024-25.09.2025 tarihleri arasındaki 16 günlük süre yönünden kaçak kullanım tahakkuku,ayrıca 09.01.2024-09.09.2024 tarihleri arasında ise 244 gün yönünden ek tahakkuk hesabı yapılmasında aykırılık bulunmamıştır.Buna göre 16 günlük kaçak tüketim tutarı 2.577,2 TL,kaçak ek tüketim tutarı ise 21.085,72 TL olarak hesaplanmakla,davacının sayaca müdahale ederek kaçak elektrik kullanması nedeniyle davalı ...'a 2.577,2 TL kaçak+ 21.085,72 TL ek tüketim =23.662,92 TL borçlu olduğu ortaya çıkmıştır.Davacı tarafça davalıya 07.10.2024 tarihinde 170.000,00 TL, 07.10.2024 tarihinde 180.000,00 TL ve 09.10.2024 tarihinde 367.346,00 TL ,toplamda 717.346,00 TL ödemesi nedeniyle ödenen bu tutar olan 717.346,00 TL dan borçlu olunan 23.662,92 TL çıkartıldığında davacının davalıdan faiz ve faizin KDV’si hariç olmak üzere 693.683,08 TL.alacaklı olduğu anlaşılmıştır.Bilirkişi heyet raporu kapsamlı ve mevzuata uygun olarak taraf,mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli,mahkemenin kararı ise usul ve hukuka uygun bulunmuştur.Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre davalı ...'ın istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.

K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 47.351,34 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 11.847,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 35.504,34 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,) İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 361.madde uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 24/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1134, K. 2026/2497, T. 24.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1134-e-2026-2497-k-bd2ca8e87ef0