Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/2277 E. 2026/1509 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/2277
Karar No
2026/1509
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2277 - 2026/1509 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (D Ü Z E L T E R E K Y E N İ D E N E S A S H A K K I N D A K A R A R)

ESAS NO : 2022/2277 KARAR NO : 2026/1509

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 07.07.2022 ESAS-KARAR NUMARASI : 2021/533 E., 2022/617 K. DAVA : Tazminat KARAR TARİHİ : 17.09.2026 YAZIM TARİHİ : 17.09.2026

Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: İktisadi devlet teşekkülü niteliğindeki müvekkili şirkete bağlı ... Müdürlüğü'nün ÖYK kararı ile özelleştirme kapsamına alındığını, bu aşamadan sonra santralde bulunan 4 adet gaz türbini ve yardımcı tesislerin sökülerek başka bir santralde kullanılması kararı alınarak elektrik üretim lisansının iptali başvurusunda bulunulduğunu, ihalenin 05.10.2017 tarihli Resmi Gazetede yayımlandığını, yapılan bu işlemler çerçevesinde santraldeki faaliyetin durdurulduğunu, 01.08.2015-317/2018 tarihleri arasında davalıdan ihale ile temin edilen bakıma ilişkin hizmet alım sözleşmesinin santralin özelleştirme kapsamına alınması nedeniyle yenilenmediğini, bunun sonucu olarak davalı nezdinde çalışan 30 işçiden ikisinin istifa ettiğini, kalan 28 işçinin ise iş akdinin feshedildiğini, müvekkili ile davalı arasındaki sözleşmeler hizmet alım sözleşmesi niteliğinde olup davalı yüklenicinin istihdam ettiği personelin muhatabının davalı olduğunu, iş akdinin feshedilmesi nedeniyle davalının işçilerinden ... tarafından işe iade talebiyle açılan davanın Aliağa İş Mahkemesinin 2017/561-2018/595 sayılı kararı ile işçi lehine sonuçlanmış olup işçi tarafından işçi alacakları ve işe başlatmama tazminatının tahsili talebiyle Aliağa İcra Müdürlüğü'nün 2019/898 sayılı dosyasında başlatılan takip nedeniyle müvekkilinin işçi alacakları için 19.06.2019 tarihinde 69.277,69 TL ve icra dosyası vekalet ücreti için 02.04.2019 tarihinde 3.290,91 TL ödeme yaptığını ve mahkemece hüküm altına alınan, sözleşmeye göre davalı şirketin sorumlu olduğu bu ödemeler sebebiyle müvekkilinin davalıya rücu hakkının bulunduğunu ileri sürerek 72.568,60 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili özetle: Uyuşmazlığı çözmekle görevli ve yetkili mahkemenin müvekkilinin yerleşim yerinin bulunduğu Diyarbakır Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, ödemenin yapıldığı ve davanın açıldığı tarihler esas alındığında 2 yıllık zaman aşımı süresinin geçtiğini, dava dışı işçi tarafından davacı aleyhine açılan alacak davası müvekkiline ihbar edilmediğinden bu yargılama sonucu verilen kararın müvekkilini bağlamadığını, davacı ile müvekkili arasındaki işveren-alt işveren ilişkisinin muvazaalı ve dolayısı ile dava dışı işçinin davacı idarenin işçisi olduğunu, davacının kanun gereği alt yüklenicilere rücu edebileceği alacakların yalnızca dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarından ibaret olduğunu, davacının kendi kusurundan kaynaklanan icra takip ve vekalet ücreti masraflarının alt yüklenicilere rücu imkanının bulunmadığını, davacının sözleşme ve teknik şartnamelere genel işlem şartı hükmünde maddeler koyduğunu, yüklenicilerin rızaları olmadan bu şartları kabul etmek zorunda kaldığını, 4857 sayılı İş Kanunu 112. madde, aynı Kanun geçici 9. madde ve 6552 sayılı Kanun 8. madde uyarınca davacının işçi alacaklarından sorumlu olduğunu, davacıyla yapılan sözleşme ve şartnamelerin hiçbirisinde kıdem tazminatı ödemesinden ötürü alt işverene rücu edileceğine dair açık bir hükmün bulunmadığını ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatları çerçevesinde, müvekkilinin sorumluluğu kabul edilse dahi işçilik alacaklarının asıl işveren ile alt işveren arasında yarı yarıya oranda paylaştırılması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "...Taraflar arasındaki sözleşmede ,sözleşme süresince yüklenici şirket bünyesinde çalışan işçilerin işe alınması ve işten çıkarılması neticesinde doğabilecek tüm yükümlülüklerin yüklenici şirkete ait olacağının hüküm altına alındığı, Yargıtay içtihatları uyarınca her bir yüklenicinin işçi çalıştırdığı döneme isabet eden miktarla sınırlı olarak kıdem tazminatından ve buna karşılık yıllık izin ücreti alacağı ve fesih ihbar alacağından son işverenin sorumlu olduğu, yerleşik Yargıtay kararları uyarınca işe iade kararının işin niteliği gereği, ancak davacıya ait iş yerinde gerçekleştirilebileceği, ayrıca müteselsilen sorumluluğa karar veren mahkeme hükmü nazara alındığında dava dışı işçiye ödenen işe iade tazminatından davalının yarı oranında sorumlu olduğu gerekçesi ile 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; dava konusu 2.123,95 TL rücu alacağının ödeme tarihi olan 02/04/2019 tarihinden itibaren, 44.711,81 TL rücu alacağının ödeme tarihi olan 19.06.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine..." karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Taraflar arasındaki sözleşmeye ve ilgili kanunlara göre müvekkili tarafından dava dışı işçiye yapılan ödemelerin tamamı için müvekkilinin davalıya rücu etme hakkının bulunduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda rücu talebi haklı görülmüş olmasına rağmen miktarın eksik hesaplandığını, bu eksik hesabın nedeninin anlaşılır olmadığını, müvekkili ile alt işverenlerle yapılan sözleşmelerde alt işverenin, İş Kanunu, SSK Kanunu ve çalışma hayatı ile ilgili kanun tüzük ve yönetmeliklere göre personelinin her türlü ücret, vergi, harç, SSK ve işsizlik sigortası primi vs. tüm yasal yükümlülüklerinden sorumlu olduğunu ve arabuluculuk tutanağında taraf olarak adı ifade edilmiş olmasına karşın dava dilekçesinde husumet yöneltilmesi unutulan ... Ticaret Ltd. Şti. firması aleyhine ek dava açmak üzere süre verilmemesinin açıkça kanuna aykırı olduğunu, kararda ayrıca harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin yanlış hesaplandığı nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının taraflar arasındaki hizmet sözleşmesine istinaden davalıdan rücuen tahsili taleplidir. Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup, bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü göz önüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. Bu durumda İlk derece Mahkemesince, bu ilkeler doğrultusunda işçinin başkaca işverenler nezdinde geçen çalışma süreleri de dikkate alınarak son işverenin davalı olduğu, sözleşmeye göre 22.1.madde, teknik şartnamenin 7.maddesine göre davalının tam sorumluluğu esas alınarak bilirkişi tarafından rücu edebileceği miktarın hesaplandığı, ancak boşta geçen süre ile işe başlatmama tazminatı yönünden tarafların yarı oranında sorumluluğunun esas alınması, bu alacakların fesih sonrası iş mevzuatından kaynaklanan yükümlülükler içine gireceği ve sözleşme gereğince yüklenicinin sorumlu olduğu tespit edildiğinden 2019/1659 sayılı icra takibi için yapılan ödeme nedeniyle davanın 56.057,28 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, işe başlatmama ücreti ile boşta geçen süreye ait ücretten davacının %50 oranında sorumlu olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. Davacı vekili, müvekkili şirket ile sözleşme yapan ve kıdem tazminatından kısmen sorumlu olduğunu iddia ettiği diğer işverene karşı dava açması için süre verilmemesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüş ise de, yargılamanın bulunduğu aşama itibariyle bu kişiye karşı dava açılmasının beklenmesi ve açılacak davanın eldeki dava ile birleştirilmesinin yargılamanın uzamasına neden olacağı, davalı şirket ile diğer alt işveren arasında zorunlu dava arkadaşlığından söz edilemeyeceği ve davalı hakkında verilen kararın diğer alt işverene herhangi bir etkisinin bulunmadığı nazara alındığında, usul ekonomisi ve makul sürede yargılanma hakkı gereğince davanın açılmasının beklenmesi talebinin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Buna göre Dairemizce, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, İlk derece Mahkemesi kararını düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile: HMK m. 353/1.b.2 gereğince, Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/533 E., 2022/617 K. sayılı, 07.07.2022 tarihli kararını düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesine, Buna göre: "1-) Davanın KISMEN KABULÜ İLE; dava konusu 2.123,95 TL rücu alacağının ödeme tarihi olan 02/04/2019 tarihinden itibaren, 56.057,28 TL rücu alacağının ödeme tarihi olan 19/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-) Alınması gereken 3.829,27 TL harçtan peşin alınan 1.239,30 TL harcın mahsubu ile kalan 2.589,90 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-) Davacı tarafından yapılan 2.100 TL bilirkişi ücreti ve 230 TL yargılama gideri ile 1.239,30 TL peşin harç olmak üzere toplam 3.569,30 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-) Arabulucu ücreti olarak yatırılan 1.320 TL ücretin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 5-) Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 45.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-) Artan gider ve delil avanslarının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine," 2-) Peşin alınan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-) HMK 359/4 madde gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile 302/5 madde gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 362/1.a madde gereğince miktar itibari ile kesin olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 17.09.2026

Başkan Üye Üye Katip

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/2277, K. 2026/1509, T. 17.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-2277-e-2026-1509-k-5caaf9a83619