Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1035 E. 2026/1501 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1035
Karar No
2026/1501
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1035 - 2026/1501 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ)

ESAS NO : 2026/1035 KARAR NO : 2026/1501

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 22.04.2026 tarihli ara karar ESAS-KARAR NUMARASI : 2026/203 E. DAVA : Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesi) KARAR TARİHİ : 17.09.2026 YAZIM TARİHİ : 17.09.2026

Davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Müvekkili şirket ile davalı arasında RES katkı payı sözleşmesi imzalandığını, davalının, taraflarca imzalanan sözleşmenin 3. maddesine ve bu anlaşmanın dayanağı olan yönetmeliğin 9. maddesine aykırı olarak RES katkı payı hesaplayıp işbu davaya konu ... numaralı, 20.01.2026 tarihli KDV dahil 97.437.968,92 TL bedelli faturayı düzenleyerek e-fatura sistemi üzerinden müvekkiline gönderdiğini, müvekkilinin gelen faturaya itiraz ile anlaşma ve yönetmelik hükümlerine göre fatura bedelinin KDV dahil 6.600.533,31 TL olması gerektiği hususunda davalıya bildirimde bulunarak itiraz konusu olmayan bedeli davalıya ödediğini, düzenlediği faturanın bakiyesinin tahsili için müvekkili hakkında hukuki yollara müracaat edeceğini bildiren davalının icra takibine başvurması halinde müvekkil şirketin bankalar nezdindeki itibarının zedeleneceğini, ihalelere giremeyeceğini ve telafisi mümkün olmayan zararlara uğrayacağını ileri sürerek ... numaralı 97.437.968,92 TL bedelli faturanın KDV dahil 90.837.435,61 TL’lik kısmından müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve ayrıca fatura bakiyesi 90.837.435,61 TL’nin icra takibine konu edilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili özetle: Müvekkilinin RES katkı payını, Yönetmelik, taahhütname, teklif mektubu ve taraflar arasında yapılan anlaşma hükümlerine uygun olarak hesaplayıp davalıya fatura ettiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince: "Uyuşmazlık sözleşme hükümlerinin yorumlanması sırasında taraflar arasında ortaya çıkan uyuşmazlık sebebiyle tanzim edilen faturanın sözleşmeye uygun olup olmadığı hususunda toplanmakta olup mevcut delil durumu ve davanın mahiyetine göre işbu faturaya dayalı olarak yapılacak takibin davacıyı telafisi imkansız zararlara uğratma ihtimali bulunduğu" gerekçesi ile davalının 9/3/2026 tarihli tedbire yönelik itirazının reddine" karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Tarafların sözleşme ve eklerinden kaynaklanan hak ve borçları çerçevesinde talebe konu faturanın hangi tutarda istenebilir olduğu hususunun taraf delilleri toplanmak suretiyle yapılacak yargılama neticesinde değerlendirilebileceğini, bu itibarla talep yargılamaya muhtaç olduğundan yaklaşık ispat koşullarının bulunmadığını, müvekkili tarafından yapılan hesabın Yönetmelik, taahhütname, teklif mektubu formu ve RES katkı payı anlaşmasından oluşan bütüne uygun olduğunu, kaldı ki davaya konu teklif mektubu içeriğinde davacı tarafından, toplam RES katkı payı tutarının, teklif yılından ödemeye esas üretim yılına kadar, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından Ocak ayında açıklanan yıllık tüketici fiyat endeksi (TÜFE) oranında güncelleştirilerek (kümülatif) teşekkülümüze ödeneceğinin çekincesiz şekilde kabul ve taahhüt edildiğini ve tedbir nedeniyle müvekkilinin hak kaybına uğrayacağını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve tedbirin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Talep, taraflar arasındaki RES katkı payı anlaşması nedeniyle düzenlenen faturaların bir kısmından dolayı borçlu olmadı iddiasıyla menfi tespit talepli davada verilen ihtiyati tedbir kararına itiraza ilişkindir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK 355/1 madde gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine, 2-) Alınması gereken harç peşin alındığından başka harç alınmasına gerek olmadığına, 3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK 359/4 madde gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile 302/5 madde gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 362/1-f ve 394/son maddeleri uyarınca KESİN olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 17.09.2026

Başkan Üye Üye Katip

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1035, K. 2026/1501, T. 17.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1035-e-2026-1501-k-c0747464249f